Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Ekonomide 2027’yi de Kaybetmek Üzereyiz” konulu güncel konuşma gerçekleştirdi.
CTP Genel Başkanı İncirli, insanlar işlerin kötü gittiğinin farkında olduğuna dikkat çekerek, “Fakat rakamları işitince bu hissiyatın ne kadar gerçek olduğunu çok acı bir şekilde herkes görecek. Bu hükümet şu anda çırpınıyor. Denize düştüler fakat yüzmüyorlar. Kendilerini boğarken memleketi de boğuyorlar” dedi.
UBP-DP-YDP Hükümeti’nin seçim tarihiyle ilgili tutarsız açıklamaları olduğuna vurgu yapan İncirli, “Bu kadar tutarsızlık ve belirsizlik memleketin canını okuyor. Yarın seçim olacak olsa CTP hazır durumdadır. Fakat belli ki hükümet partileri hazır değil” ifadelerini kullandı.
“2027 yılı daha büyük felaketlere gebe bir yıl olacak”
İncirli, 2026 yılının felaketlerle geçtiğini, hükümet bu şekilde davrandığı sürece 2027 yılının daha büyük felaketlere gebe bir yıl olacağını belirten İncirli, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Alınmayan her karar, ertelenen yapısal işler ve görmezden geldiğiniz mali gerçekler, bu memleketi 2027 yılında çok daha yıkıcı sosyal ve ekonomik bir tablo ile karşı karşıya bırakacak. Bugün yapılmayanlar bundan sonraki zamanı da olumsuz etkileyecek. Bizim derdimiz geleceği kurtarmaktır. Bu noktada hepimizin yapması gereken şeyler var. Eğer bu ülkeye karşı birazcık sorumluluk taşıyorsanız bu tutarsızlıklardan vazgeçersiniz.”
2026 bütçesinin, 2027 bütçesiyle ilgili bize bazı ipuçları verdiğine dile getiren İncirli, “2026 bütçesi, gerçekçi bir bütçe olmadı, rakamlar birbirini tutmadı. Gelir hedefleri sürekli saptı. Borçlanma da kontrolden çıktı” diye konuştu.
İncirli, “Öyle bir düzenek kurdunuz ki, borcu borçla ödüyorsunuz. Borçla ödenen bir borç ödenmiş sayılmaz. Bu hükümet yaptıklarıyla borç stokunu çok arttırmış vaziyettedir. İçinden çıkılmaz bir borç sarmalı oluştu. Bu da 2027’yi de fazlasıyla riske atan bir durumdur” açıklamasında bulundu.
“Bütçe açığı da her ay büyüyor. Çünkü hükümetin mali disiplinden yoksun bir ekonomi politikası var” diyen İncirli, değişimin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.
“Paçanızı bu işten kurtaramayacaksınız”
İncirli, hükümetin aklı sıra seçimin zamanını kendine göre şekillendirmeye çalıştığına vurgu yaparak, “Paçanızı bu işten kurtaramayacaksınız. Böyle bir beklenti içerisine girmeyin” dedi.
Rakamlar her şeyi açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade eden İncirli, devletin mali tablosuna ilişkin şu verileri paylaştı:
“Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS), 9 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla 20 milyar 886 milyon TL’ye ulaştı. Korkunç bir rakam. Haziran ayında ödenecek olan borç miktarı 5 buçuk milyar TL… Devletin Temmuz ayında ödemesi gereken borç miktarı ise 8 buçuk milyar TL civarında. Bu ise Eylül ayına kadar neredeyse 21 milyar TL’ye dayanacak. Buna karşın hükümetin yönetimindeki maliyenin aylık geliri taş patlasın 9 milyar TL. Devlet bütün gelirleriyle ancak borcu ödeyebilecek. Bu ülke nasıl geçirecek? Bu ülke ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak? Size uyarılarımızı aylardır yapıyoruz. Aynı akılla biraz daha devam edilmesi halinde daha da kötü duruma düşülecek. Bu hükümetin aklıyla devletin kendi borcunu ürettiği bir model yaratıldı. He geçen ay borç daha da büyüyor, gelirler borcu karşılayamayacak kadar cılız kalıyor.”
“Hükümet son 4 yılda bu memleketin bütçe açığını 100 milyar TL’nin üzerine çıkardı”
İncirli, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin, son 4 yılda bu memleketin bütçe açığını 100 milyar TL’nin üzerine çıkardığına dikkat çekerek, “Bu rakamla ilgili savaşın etkilerinden başka izahlara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Kamu gelirlerinin de alarm verdiğine değinen İncirli, “Vergi sistemini genişletemiyorsunuz. Vergide çok ciddi bir adaletsizlik söz konusu. Hükümet vergide adaleti sağalamadığı için re’sen vergilerle insanların boğazını sıkıyorsunuz. Bunlarla ilgilenecek kapasiteniz yok” diye konuştu.
İncirli, hükümet geçen 4 yılda ekonomik faaliyetleri de kayıt altına alamadığına söyleyerek, “Çok ciddi bir kayıt dışılık yaratıldı. Dolaylı vergileri de artırdıkça artınız. Çünkü en kolayınıza giden bu oldu. Fakat doğrudan vergiler konusunda çuvallamış vaziyettiniz” açıklamasında bulundu.
Bu mali tablo ve akılla devletin gelir üretemediğini ifade eden İncirli, “Sosyal adalet de her geçen gün biraz daha düşüyor. Aylık gider zorunlu giderle birlikte 12 milyar TL civarında. Aylık gelir ise taş çatlasın 9 milyar TL. Yani bu bitçe her ay 3-3 buçuk milyar TL açık veriyor” dedi.
“Gelir üretemeyen bir devletin ayakta durması mümkün değil”
İncirli, “Bu hükümet döneminde bütçe açığı kalıcı bir hale geldi. Gelir üretemeyen bir devletin ayakta durması mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Bu hükümet döneminde kamusal hizmetlerde çok ciddi gerileme olduğuna dikkat çeken İncirli, “İnsanlar her gün bunların acısını çekiyor. Sizin yüzünüzden bu memlekette yaşamak çile doldurmakla eş değer bir durum oldu” diye konuştu.
İncirli, ne çalışanların ne de iş dünyasının mevcut hükümetin idaresinde rahat yüzü görmediğini kaydederek, “Durum çığırından çıkmış vaziyette. Bir tarafta insanlar geçinemezken diğer tarafta da iş dünyası ayakta kalabilmek için çile dolduruyor” açıklamasında bulundu.