Rum Yönetimi, 1996 sınır olaylarıyla ilgili tutuklama kararlarını uluslararası gündeme taşımak için harekete geçti. Tassos İsaak’ın ölümüyle ilgili soruşturma dosyasında adı geçen Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, yeniden gündemde. 2012’de Bişkek’te gözaltına alınıp Türkiye’nin müdahalesiyle serbest bırakılan Arıklı için Rum tarafının iade ve tutuklama takibini sürdüreceği öne sürüldü
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 1996 yılında Derinya’da yaşanan olayları yaklaşık 30 yıl sonra yeniden uluslararası gündeme taşımaya hazırlanıyor.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, geçmişte çıkarılan tutuklama emirlerinin uygulanması konusunda girişimlerin artırılacağını açıklaması, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı hakkındaki eski dosyanın da yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Rum basınında yer alan haberlerde Arıklı’nın ismi, 1996 yılında hayatını kaybeden Tasos İsak’a ilişkin soruşturma dosyası kapsamında yeniden öne çıkarıldı.
Böylece yıllardır tartışılan bir olayın dosyası, Kuzey Kıbrıs’ta görev yapan Türk bir bakan üzerinden tekrar uluslararası boyuta taşınmış oldu.
Rum yönetimi Başkanı Nikos Christodulides, Kıbrıs'ta sınırda bulunan Türk bayrağını indirmeye çalışırken vurularak öldürülen Solomu Solomu ve olaylarda ölen Tassos İsaak için yeni tutuklama emirleri çıkarma çalışması yaptığını açıkladı.
Rum liderliğinin tutuklama emirleri çıkarmak için çaba harcadığı isimlerden birinin de KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın olduğu öne çıkarıldı.
Rum medyası; son bir haftadır Arıklı ile ilgili geniş haberlere yer verdi. Haberlerde Arıklı'nın 2012 yılında Kırgızistan'da gözaltına alındığı, Türkiye'nin müdahalesi sonrasında Rumlara iadesinin engellendiği kaydedildi.
Arıklı'nın ayrıca 2017 yılında Tunus'a tatile gittiği ancak burada yakalanamadığı belirtildi.
Rum makamlarının geçmişte yürüttüğü işlemlere göre Erhan Arıklı’nın adı, Tasos İsak’ın ölümüyle ilgili hazırlanan dosyada bulunuyor. 1996 yılında çıkarılan tutuklama emirlerinin 2013’te usule ilişkin gerekçelerle iptal edildiği, daha sonra ise Mağusa Bölge Mahkemesi tarafından yeni tutuklama kararlarının alındığı belirtiliyor.
Arıklı’nın ismi İsak dosyasında geçerken, aynı dönemde hayatını kaybeden Solomos Solomu’ya ilişkin tutuklama emirlerinde yer almadığı ifade ediliyor.
Buna rağmen Hristodulidis’in son açıklamalarının ardından Rum basınının Arıklı’yı yeniden gündeme taşıması, konunun yalnızca hukuki bir dosya olarak değil, Kıbrıs’taki siyasi gerilim açısından da değerlendirilmesine neden oldu.
1996’DA GERİLİM SINIR HATTINDA TIRMANDI
Bugün yeniden gündeme getirilen dosyanın arka planında, Ağustos 1996’da Kıbrıs’ta yaşanan ve ciddi gerilime dönüşen olaylar bulunuyor.
O dönemde Rum motosiklet gruplarının gerçekleştirdiği gösteriler sırasında çok sayıda gösterici Birleşmiş Milletler kontrolündeki tampon bölgeye yöneldi. 11 Ağustos’ta Derinya bölgesinde yaşanan olaylarda Tasos İsak feci şekilde dövülerek hayatını kaybetti.
İsak’ın cenazesinin ardından 14 Ağustos’ta sınır hattında yeni gösteriler düzenlendi. Bu gösteriler sırasında Solomos Solomu, Türk bayrağının bulunduğu direğe tırmanarak bayrağı indirmeye çalıştı. Solomu, direğe çıktığı sırada açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.
Türk tarafının olaylara ilişkin değerlendirmesinde, dönemin sınır güvenliği, tampon bölgedeki hareketlilik ve Rum göstericilerin sınır hattına yönelik eylemleri ön plana çıkarken; Rum Yönetimi ise özellikle yaşanan ölümler üzerinden kendi anlatısını uluslararası kamuoyunda öne çıkarmayı sürdürüyor.
ARIKLI DAHA ÖNCE DE ULUSLARARASI ARAMA GİRİŞİMİNİN HEDEFİ OLMUŞTU
Erhan Arıklı açısından bu dosyanın yeniden gündeme gelmesi ilk kez yaşanmıyor.
Arıklı, 2012 yılında Kırgızistan’da bulunduğu sırada hakkında uluslararası arama kaydı bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Dönemin haberlerine göre Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliğinin devreye girmesinin ardından Arıklı serbest bırakıldı.
Rum Yönetimi ise o süreçte Arıklı’nın kendilerine teslim edilmesi yönünde girişimlerde bulundu ancak bu talep sonuçsuz kaldı.
Aradan geçen 14 yılın ardından aynı dosyanın yeniden gündeme taşınması, Rum Yönetimi’nin eski uluslararası arama ve tutuklama girişimlerini yeniden canlandırabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.
ESKİ DOSYA YENİ BİR SİYASİ GERİLİM BAŞLIĞINA DÖNÜŞÜYOR
Hristodulidis yönetiminin 1996 olaylarıyla bağlantılı eski dosyaları yeniden uluslararası platformlara taşımaya yönelik açıklamaları, Kıbrıs meselesinde yeni bir gerilim alanı oluşturuyor.
Rum Yönetimi bir yandan güven artırıcı önlemler ve müzakere sürecine ilişkin mesajlar verirken, diğer yandan KKTC’de görev yapan bir bakanın yaklaşık 30 yıl önceki olaylar nedeniyle uluslararası alanda yeniden gündeme getirilmesi, Türk tarafında siyasi baskı girişimi olarak değerlendiriliyor.
Bu süreçte 1996’daki olayların tüm boyutlarıyla ele alınıp alınmayacağı da tartışma konusu. Türk tarafı, dönemin sınır hattındaki gelişmelerin ve tampon bölgedeki gösterilerin olayların bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Son gelişmeler, 30 yıl önce yaşanan Derinya olaylarının yalnızca tarihsel bir dosya olmaktan çıktığını gösteriyor. Eski tutuklama kararlarının yeniden gündeme getirilmesiyle birlikte mesele, KKTC’nin görevdeki bir bakanının uluslararası alanda hedef alınması ve Kıbrıs’taki siyasi gerilimin yeniden yükselmesi başlıklarıyla yeni bir boyut kazanıyor.