BM’nin Kıbrıs için yeni bir belge hazırlamak konusunda kararlı göründüğü, BM Genel Sekreteri Guterres’in amacının da, büyük olasılıkla Temmuz’da Cenevre’de gerçekleştirilecek 5+1 formatındaki toplantıda Kıbrıs sorunundaki müzakerelerin yeniden başladığını ilan etmek olduğu ifade edildi
Rum Ulusal Konseyi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis başkanlığında dün yeni oluşumuyla ilk kez toplandı.
Ulusal Konseyin mayıs ayı sonunda Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen milletvekilliği seçimlerinin ardından yeni üyeleriyle dün ilk kez toplandığını yazan Fileleftheros gazetesi, konsey üyelerinin Hristodulidis tarafından Kıbrıs sorunuyla ilgili bilgilendirildiğini yazdı.
Gazete “(BM Genel Sekreteri) Müzakerelerin Başlamasını İstiyor- Holguin Guterres’i Görüyor ve Ardından Costa ve Ursula İçin Brüksel’e Gidiyor- Müzakerelerin Yeniden Başlaması Konferansı” başlıkları altında geniş yer verdiği haberinde, ulusal konseyin DİSİ, AKEL, ELAM, DİKO, “Alma” ve “Amesi Dimokratia’nın” katımıyla dün ilk kez toplandığını kaydetti.
Haberde, BM Genel Sekreteri Guterres’in amacının, büyük olasılıkla temmuz sonunda Cenevre’de gerçekleştirilecek 5+1 formatındaki gayri resmi toplantıda Kıbrıs sorunundaki müzakerelerin yeniden başladığını ilan etmek olduğu ifade edildi.
Haberinde Holguin’in gerçekleştirdiği temasların belirleyici olduğuna da işaret eden gazete, Holguin’in Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’le görüşmek için Brüksel’e gitmesinden önce, bu hafta BM Genel Sekreteri Guterres’le New York’ta görüşeceğini belirtti.
BM açısından ortaya çıkan "yoğun hareketliliğin" önceki günkü Ulusal Konsey toplantısında ele alındığını yazan gazete, BM’nin yeni bir belge veya Guterres’in ortaya koyduğu gibi bir çerçeve hazırlamak konusunda kararlı göründüğünü öne sürdü.
Haberde, BM Genel Sekreteri ve çalışma arkadaşlarının, Avrupa Birliği (AB) unsuruna çok fazla yatırım yaptıklarına da işaret edildi.
Gazete, Kıbrıs sorunundaki perde gerisini ve Rum siyasi liderliğinin dün yaptığı toplantıda görüşülenleri bilen “kaynaklara” atıf yaparak, şu ifadelere yer verdi:
“ Holguin ve Patti Londono’yla (Holguin’in yardımcısı) birlikte BM açısından iki düzeyde yoğun hareketlilik yaşanırken, Birleşmiş Milletler (BM) yeni bir belge veya Guterres’in (başka bir isimle) hazırladığı gibi bir çerçeve hazırlamak konusunda kararlı görünüyor. Birleşmiş Milletler müzakerelerin yeniden başlamasını ilan edecek genişletilmiş bir konferans istiyor, BM Genel Sekreteri ve çalışma arkadaşları Avrupa Birliği (AB) unsuruna çok fazla yatırım yapıyor”
Siyasi liderliğin bilgilendirilmesinden BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in bu hafta içerisinde Guterres’le görüşmek ve atılacak bir sonraki adımları ele almak için New York’ta olacağının ortaya çıktığını da kaydeden gazete, Holguin’in önümüzdeki hafta Brüksel’de olacağını belirtti.
Holguin’in Brüksel’de Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa’yla randevusunun ayarlandığını, ayrıca Holguin’in Brüksel’de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de görüşeceğini ancak randevu tarihiyle ilgili henüz yanıt alamadığını ifade etti.
Haberde, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in geçen hafta Brüksel’de gerçekleştirdiği temaslar çerçevesinde gerek Costa gerekse de Ursula von der Leyen’le Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri ele aldığı da anımsatıldı.
Kıbrıs sorununda son günlerde yapılan tüm görüşmelerde ortaya çıkan sonucun, AB unsurunun bundan sonraki gelişmelerde sahip olduğu önem olduğuna işaret eden gazete, gerek Hristodulidis gerekse siyasi parti liderlerinin AB’nin rolüyle ilgili olarak, Holguin’in yaklaşımında bariz bir farklılaşma olduğunu kayda geçirdiklerine işaret etti.
Holguin’in adadaki temaslarında ilettiği mesajın, BM Genel Sekreterinin AB’nin bir sonraki uluslararası konferansta yer almasını istediği yönünde olduğunu kaydeden gazete, BM Genel Sekreterinin mesajının (Türk tarafını daha çok ilgilendiren) ikinci bir yöne de sahip olduğuna işaret ederek, Guterres’in bu mesajla, kişisel temsilcisi Holguin’e verdiği direktiflerin Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) için değil, uluslararası bir konferans için çalışması yönünde olduğunu netleştirdiğini belirtti.
Gazete, AB-Türkiye meselelerine bakıldığında ise Türkiye’yi ilgilendiren konuların ise giriş vizeleri, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Türkiye’nin SAFE programı ile AB’nin silahlanma programlarına katılımı olduğuna işaret etti.