gazetda

Rifat Tuğsal'ın ölümünde şüphe

Güncel

İstanbul'da bir hastanede mide küçültme ameliyatı olan ve taburcu edildikten kısa süre sonra fenalaşarak hayatını kaybeden Kıbrıslı Türk psikolog Rifat Tuğsal’ın ölüm raporu, "adli vakaya" çevrildi

19 Ocak'ta hayatını kaybeden psikolog Rifat Tuğsal'ın ölüm raporu, ilk etapta "doğal ölüm" olarak düzenlenmişti. Ancak ailenin itirazı üzerine savcılık kararıyla rapor "adli vakaya" çevrildi.

İstanbul'da gastrik bypass ameliyatı (mide küçültme) için Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi'ne başvuran Kıbrıslı Türk psikolog Rifat Tuğsal, taburcu edildikten kısa süre sonra fenalaşarak hayatını kaybetti.

19 Ocak tarihinde hayatını kaybeden Rifat Tuğsal'ın ilk etapta "doğal ölüm" olarak düzenlenen raporu, ailenin itirazı üzerine savcılık kararıyla "adli vakaya" çevrildi.

İhlas Haber Ajansı'na (İHA) konuşan ailenin avukatı Saruhan Tunca Turhan, müvekkillerinin oğlunun İstanbul'daki özel bir hastanede gastrik bypass ameliyatına alındığını, ameliyat öncesinde gerekli tetkiklerin yapılmadığını ve hastaya hayati risk bulunmadığının söylendiğini iddia etti.

Avukat Turhan, şunları söyledi:

"Müvekkillerimin oğlu şifa bulmak üzere İstanbul'da Gaziosmanpaşa Avrasya Hastanesi'nde gastrik bypass ameliyatına alınmıştır. Ameliyat öncesinde hiçbir şekilde gerekli tetkikler yapılmamış ve özellikle de ameliyatta hiçbir hayati tehlikesinin bulunmadığı müvekkillerime ve müteveffaya beyan edilmiştir. Buna karşılık ameliyat sonrasında 40'ıncı saatte müvekkillerim, doktor ve hemşirenin baskısıyla taburcu edilmek mecburiyetinde bırakılmışlar. Müvekkillerim her ne kadar bu durumu istemeseler de hastanede yoğun mikrop olması bahane gösterilerek hastane tarafından taburcu edilmiştir."

"BİR BUÇUK SAAT SONRA FENALAŞTI"

Doktor tarafından ıslak imzalı olarak "Yurt dışına uçabilir diye elverişlidir" şeklinde bir rapor verildiğini ifade eden Turhan, "Müvekkillerim çocuklarının yoğun şikayetine binaen Kıbrıs'a dönmeyi tercih etmemiş ve akabinde Kadıköy'deki evlerine gelmişlerdir. Hastaneden taburcu olduktan 1 buçuk saat sonra evde fenalaşan müteveffa doktoruyla temasa geçmiş; doktoru da WhatsApp üzerinden kendisine 'Seni hastaneden erken çıkarmanın bedelini ödüyorum' şeklinde bir mesaj paylaşmıştır. Bu hastanın tekrar hastaneye gelmesini isteyen doktor A.D., hasta geldikten sonra hiçbir şekilde hastaneye gelmemiş ve müteveffa bir gün boyunca hastanede ağrı kesici verilmek suretiyle bekletilmiştir. Kendisine birtakım tetkikler yapılmış; bu tetkikler neticesinde de vücudundaki CRP seviyesi ve midesindeki kaçak tespit edilmiş olmasına rağmen kendisine hiçbir şekilde acil olarak gerekli tıbbi müdahale uygulanmamıştır." diye konuştu.

DOKTOR: BU AMELİYATA GİRMESEYDİM MESLEKİ KARİYERİMDEN OLURDUM, SİZ DE OĞLUNUZU KAYBETMİŞ OLURDUNUZ

Ailenin avukatı Turhan, hastaneye yatışından bir gün sonra hastanın durumu daha da kötüye doğru gitmiş ve akabinde, ameliyatta kendisine eşlik eden hekimin tam zamanlı olarak çalıştığı Cerrahpaşa Hastanesi'ne acil kodu ile sevk edilen Rifat Tuğsal'ın, Cerrahpaşa Hastanesi'nde yaklaşık 18 saat boyunca servis katında bekletildiğini ve tıbbi müdahale uygulanmadığını söyledi.

Turhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hastanın durumunun artık bir vahamet noktasına ulaşmasıyla birlikte ancak gerekli tıbbi müdahale yapılmıştır. İkinci ameliyat neticesinde ilk ameliyatı yapan doktor bu ameliyatta da müvekkillerimin feryatları, figanları sonucunda hazır bulunmuştur. Ameliyatın bitiminde ilgili doktor müvekkillerime, 'Oğlunuzun hiçbir şeyi yok, kendisinde sadece bir ameliyat izi kalacak. Bu ameliyat izini de gerekirse dövme yoluyla sona erdirebilir. Ama size şunu söyleyebilirim ki ben bugün bu ameliyata gelip şahit olmasaydım, benim zorumla bu ameliyat yapılmasaydı ben mesleki kariyerimden olurdum; siz de biricik oğlunuzu kaybetmiş olurdunuz' diyerek, tanıkların huzurunda beyanda bulunmuştur."

"ÖLÜM ŞÜPHELİ BULUNARAK ÖLÜM RAPORU 'ADLİ VAKA' OLARAK DEĞİŞTİRİLDİ"

Hastanın hayatını kaybetmesinin ardından ölüm önce "doğal ölüm" olarak kayda geçtiğini ifade eden avukat Turhan, ancak ailenin başvurusu üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı şüpheli bularak otopsi kararı verdiğini söyledi. Yapılan incelemeler sonrasında ölüm raporunun "adli vaka" olarak değiştirildiğini aktaran Turhan, "Aradan geçen bir aylık zaman zarfında hala başsağlığı dilemeyen bu doktorun gerekli tıbbi müdahaleyi hem ameliyatta ve hem de ameliyat sonrasında literatüre uygun bir şekilde uygulamadığı kanısındayız. Cerrahpaşa Hastanesi'nde gerçekleşen ölümün akabinde ne acıdır ki ölümün 'doğal bir ölüm' olduğuna karar verilip ölüm raporu bu şekilde tanzim edilmiştir. Ailenin müracaatları netice Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyanın şüpheli olduğuna kanaat getirip otopsi işlemi uygulanmasına karar verilmiş. Akabinde de ölüm şüpheli bulunarak ölüm raporu 'adli vaka' olarak değiştirilmiştir." dedi.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.