gazetda

Sosyal medya kullanıcıları da tehlikede

Güncel

Basın-Sen Avukatı Cansu Nazlı, düzenlemenin yalnızca gazetecileri değil, sosyal medya hesabından paylaşım yapan vatandaşları da cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabileceğini kaydetti

Basın-Sen Avukatı Cansu Nazlı, 23B maddesinin Anayasa’nın 1, 7, 10, 11, 18, 21 ve 24 ile 30’uncu maddeleri arasındaki hükümlere aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde dava dosyaladıklarını söyledi.

Gazetecilerin ve basın örgütlerinin masumiyet karinesinin korunmasına yönelik herhangi bir itirazı bulunmadığını belirten Nazlı, 23B maddesinin ise bu ilkeyi korumaya yönelik bir düzenleme olmadığını savundu.

Nazlı, maddenin yargılanan kişilerin yanı sıra tanık ve şikâyetçilerin isim ve fotoğraflarının yayımlanmasını da suç saydığını, düzenlemenin başta basın ve ifade özgürlüğü olmak üzere temel hakları Anayasa’ya aykırı biçimde sınırlandırdığını ileri sürdü.

Gazetecilik faaliyetlerini suç kapsamına aldığı gerekçesiyle maddeye ilk günden beri karşı çıktıklarını söyleyen Nazlı, düzenlemenin yalnızca gazetecileri değil, sosyal medya hesabından paylaşım yapan vatandaşları da cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabileceğini kaydetti.

Nazlı, madde kapsamında gazetecilere dava açılması halinde basın araçlarına el konulması riskinin de bulunduğunu savundu. Nazlı, Anayasa’da basın araçlarının müsadere edilemeyeceğine ilişkin hüküm bulunduğunu belirtti.

Hapis cezasının metinden çıkarılmasının yeterli olmadığını belirten Nazlı, para cezasını ödeyemeyen kişilerin yine hapisle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Nazlı, ifade nedeniyle para cezası verilmesinin dahi ifade özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğunu savunarak, 23B maddesinin suç olmaktan çıkarılması gerektiği yönündeki görüşlerini mahkeme sürecinde sürdüreceklerini kaydetti.

Avukat Öncel Polili ise yasalar hazırlanırken öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerektiğini belirterek, 23B maddesinde kamu yararı ve samimiyet görmediğini söyledi.

İnternette zanlı ve sanıklar hakkında geçmişte yayımlanmış çok sayıda haber bulunduğunu ve bunların bir bölümünde masumiyet karinesinin ihlal edilmiş olabileceğini ifade eden Polili, bu tür içeriklerin giderilmesi için dünyada kabul gören “Unutulma hakkına” ilişkin düzenlemeler yapılabileceğini kaydetti.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.