Sahte diploma iddiasıyla yargılanan UBP Girne Kadın Kolları Eski Başkanı Fatma Ünal, Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı eleştirdi: “Belgen varsa konuş. Delilin varsa ortaya koy. Yoksa sus”
Sahte diploma iddiasıyla yargılanan UBP Girne Kadın Kolları Eski Başkanı Fatma Ünal, (Juju) sosyal medya hesabından yaptığı yazılı bir açıklama ile isim vermeden Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ı eleştirdi.
Ünal açıklamasında, “Kendi hayatındaki ve siyasi geçmişindeki başarısızlıkların ardından gündemde kalma çabanı anlayabiliyorum. Fakat bunun yolu başkalarını itibarsızlaştırmak, ima ve algılar üzerinden siyaset yapmak değildir. Eğer elinde benimle ilgili herhangi bir belge, bilgi veya somut delil varsa çıkar ortaya koy. Açıkça konuş ve iddianın arkasında dur” sözlerini kullandı.
Ünal’ın açıklaması şöyle:
“Neden üzerine alındın?” diyeceğini biliyorum.
Ama mesele kimin üzerine alındığı değil; senin sürekli aynı yöntemi kullanman. Benim mahkeme günüm yaklaşırken ortaya çıkıp yeni bir gürültü çıkarıyor, gündemi başka yere çekmeye ve kendine yeniden bir alan açmaya çalışıyorsun. Üstelik hedef olarak kimi veya neyi göstermeye çalıştığını bu toplum da, ben de çok net biliyoruz.
Bu nedenle sana açık ve net cevabım var:
Kendi hayatındaki ve siyasi geçmişindeki başarısızlıkların ardından gündemde kalma çabanı anlayabiliyorum. Fakat bunun yolu başkalarını itibarsızlaştırmak, ima ve algılar üzerinden siyaset yapmak değildir.
Eğer elinde benimle ilgili herhangi bir belge, bilgi veya somut delil varsa çıkar ortaya koy. Açıkça konuş ve iddianın arkasında dur.
Şunu da herkes bilsin: Benim adım kadar eminim; bahsettiğin böyle bir girişim ne oldu, ne var ne de olacak. Olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek kamuoyunda algı oluşturmaya çalışmak gerçeği değiştirmez.
Ben buradayım. Bir kadın olarak verdiğim mücadelenin arkasındayım ve kimseden korkmuyorum.
Belgen varsa konuş. Delilin varsa ortaya koy. Yoksa sus.
Çünkü siyaset, başkalarını itibarsızlaştırarak gündemde kalma çabası değildir. İtibar; başkasının itibarını zedeleyerek kazanılmaz.
Bu toplumun, her fırsatta gürültü çıkararak kendisine alan açmaya çalışan insanların sesine değil; dürüstlüğe, cesarete, emeğe ve gerçek hizmete ihtiyacı var.
Gündem değişebilir. Algılar değişebilir. Söylemler değişebilir.
Ama gerçek değişmez. Bunu daha güçlü, dua diliyle ve “insanlığı koruma” vurgusunu en başa alarak şöyle düzenleyebiliriz:
“Bu mübarek günde Rabbim, sen benim kalbimi de niyetimi de biliyorsun. Kalbi kirlenmiş, yalanlarıyla dünyayı ve insanlığı kirleten insanlardan beni, sevdiklerimi ve tüm masum insanları muhafaza eyle. Bizi kötülükten, fitneden, zulümden ve kötü niyetli insanlardan koru. Kalbimizi onların kalbine benzetme; doğruluktan, merhametten ve insanlığımızdan ayırma. Allah’ım, sen her şeyi en iyi bilensin. Bizi ve sevdiklerimizi daima korumanı, iyiliğin ve hakikatin tarafında sabit kılmanı diliyorum. Âmin.”