Takip Edin

Writing Essay domyhomework help online service

Güncel

Bu Acının Tarifi Yok! Son Cümlesi “Bye Bye” Oldu

Karın ağrısı şikâyeti ile önceki akşam önce Güzelyurt’taki Cengiz Topel Hastanesi’ne başvuran ardından da ambulansla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sevk edilen 10 yaşındaki Atlas Rüstemoğlu, iki saat sonra taburcu edilmiş ve evinde yaşamını yitirmişti.

Ölümüyle ülkeyi de acıya boğan küçük Atlas’ın yaşamını yitirmeden üç saat önce sosyal paylaşım programı Instagram’dan kendi videosunu paylaştığı ortaya çıktı.

Saat 04.46’da yatağında yatırken paylaşım yapan küçük Atlas’ın perişan bir halde “Hasta oldum, ateşim var arkadaşlar, bye bye” dediği görülüyor”

Bu paylaşımdan üç saat sonra Atlas Rüstemoğlu yatağında cansız bedeni bulunmuştu.

Öte yandan 10 yaşında hayata gözlerini yuman Atlas Rüstemoğlu bugün toprağa verildi.

Güzelyurt’ta kılınan öğle namazının ardından Yuvacık’ta toprağa verilen Atlas Rüstemoğlu’nun cenazesinde tarifsiz bir acı yaşandı.

Rüstemoğlu’nun ailesinin feryatları yürekleri dağladı.

YANLIŞ İLAÇ KURBANI MI?

Öte yandan Sağlık Bakanlığı Atlas Rüstemoğlu’nun ölümü ile ilgili araştırma başlattı.

KKTC Sağlık Bakanlığı, Atlas Rüstemoğlu’nun ölümü ile ilgili açıklama yaptı. Bakanlık basın bürosu aracılığıyla yapılan açıklamada, 10 yaşındaki Atlas Rüstemoğlu’nun ölümü ile ilgili geniş çaplı bir araştırma ve soruşturma başlatıldığı ve bunun sonucunda elde edilecek tüm sonuçların şeffaflıkla paylaşılacağı vurgulandı. Açıklamanın devamında şöyle denildi:

“Atlas Rüstemoğlu’nun yapılan otopsisinde, göğüs aortunda yırtılma ve iç kanama tespit edilmiş, ölümüne etkili başkaca hastalığı olup olmadığının, uygulanan tedavilerde kullanılan ilaçların, yanlış bir uygulama ya da ihmalin olup olmadığının tespit edilmesi için hem Türkiye Adli Tıp Kurumu’nda hem de Dr. Burhan Nalbantoğlu’nda tetkik edilmesi için, doku örnekleri, idrar, kan ve mide içeriği örnekleri alınmıştır. Aynı zamanda bakanlığımız tafaından geniş çaplı idari bir araştırma da başlatılmıştır. Araştırma komitesinin el edeceği tüm bulgular, kamuoyunun bilgisine şeffaf bir şekilde sunulacak ve eğer bir ihmal varsa bunun gereği de yapılacaktır. Atlas Rüstemoğlu evladımıza Allah’tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı dileriz.”

NE OLMUŞTU?

Güzelyurt İlçesine bağlı Yayla’da sakin Hasan ve Alev Rüstemoğlu çiftinin oğlu 10 yaşındaki Atlas Rüstemoğlu, dün sabah saat 08.20 sıralarında evinde aniden rahatsızlanarak yaşamını yitirmişti.

Rüstemoğlu’nun kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için otopsi yapılmıştı.

Yapılan otopsi sonrası Atlas’ın kesin ölüm sebebinin kan ve doku örnekleri alınarak yapılacak olan tetkikler sonucunda belirleneceğini açıklandı.

Güzelyurt Özgürlük İlkokulu 5. Sınıf öğrencisi olan Atlas Rüstemoğlu’nun önceki gün karın ağrısı şikayetiyle okula gitmediği ve önceki akşam saatlerine doğru ailesi tarafından Güzelyurt’taki Cengiz Topel Hastanesi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Cengiz Topel Hastanesi’nde kendisine iğne yapılan Atlas, ardından ileri tetkikler için ambulansla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi’ne sevk edildi.

Atlas Rüstemoğlu’ndan dün sabaha yakın saat 01.15 raddelerinde acil serviste kanı alındı. Saat 01.45 raddelerinde Atlas’ın kan tahlil sonuçlarının çıktığı ve ardından Çocuk Servisi’ne yatırılarak serum takıldığı öğrenildi.

Atlas Rüstemoğlu’na film çekildiği, fitil de verildiği ve 02.30 raddelerinde ise acil servisten taburcu edildiği öğrenildi.

Ailesiyle birlikte evine dönen Atlas, dün sabah annesi tarafından evde yatağında hareketsiz şekilde bulundu.

Küçük Atlas olay yerine çağrılan Güzelyurt 112 Acil servis ile hemen Lefkoşa Devlet Hastanesine sevk edildi. Edinilen bir başka bilgide, 10 yaşındaki Atlas Rüstemoğlu’nun kalbinin durduğu ve acil servise geldiği zaman hayata döndürülemeye çalıştığı ancak çocuğun yaşamını kaybettiği öğrenildi.

Atlas’ın hayatını kaybetmesi bölgede şok etkisi yarattı.

Küçük Atlas’ın önceden hiçbir sağlık sorunu olmadığı hatta geçtiğimiz Pazar günü kolej deneme sınavına katıldığı bildirildi.

Atlas’ın 3 yaşında Asya isminde bir kız kardeşi de olduğu öğrenildi.

Okulunda sevilen bir çocuk olan Atlas Rüstemoğlu’nun ölümü, Güzelyurt Özgürlük İlkokulu’nu yasa boğdu.

Güncel

Tatar, turuncu maskesiyle gündem oldu

Başbakan Ersin Tatar, turuncu maskesiyle sosyal medyada gündem oldu.

Tatar, bugün Hemşireler ve Ebeler Sendikası’nı kabulünde taktığı turuncu renk maske ile dikkat çekti.

Kabulde çekilen fotoğrafı görenler, şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Birçok kişi sosyal medya hesaplarından Tatar’ın bu fotoğrafını takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmedi.

Devamını oku

Güncel

“Yurdu kötüleyenler havaalanında dipdipe sigara içiyorlardı”

İngiltere’den dün gece charter seferle adaya gelen ve Güzelyur’ta karantinaya alınan Kıbrıslı Türk öğrencilerden Serkan Kaan Onurel, “Manzaram portakal bahçesi, internet var, müziğim var, temiz olmayan yerleri temizledim, içim rahat” diyerek paylaşımda bulundu.

Onurel, kaldıkları yurdu kötüleyen kişilerin İngiltere’deki Heathrow havaalanında kendi çevresiyle dipdibe sigara içip sohbet ettiğini anlattı.

Onurel, Yani hem öyle hem böyle olmaz bu iş. Bu da gösterir ki bazı yazıların sebebi politikadır” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Serkan Kaan Onurel’in yazısı şöyle:

“Ben de Güzelyurt yurdunda karantinada kalırım. Evet tuvaletler ”pırıl pırıl” değildi belki ama aldım elime dettolu sildim. 

Evet yerde saçlar vardı. Kız kardeşi, kız arkadaşı, eşi, annesi olan bilir kadınların saçları onlar fark etmeden her yere dökülür ve kaldığımız yurt da bir kız yurdu. Bazen yeri moplarsın ve sadece o saçları bir köşeye taşımış olursun bunu temizleyen de fark etmez. Şikayeti edenler de kızlar, belki de benim düşünce yapımda bir sorun var. 
Benim için en büyük sorun uçak yolduluğuydu çünkü bizleri koordine eden bir görevli olmadığından kimse sosyal mesafe kurallarına uymadı, kaldı ki uyulması da imkansızdı. Çünkü sonuçta uçağın içi öğrenci doluydu ve öksürük sesleri bariz bir şekilde duyuluyordu. Bu uçuşun 6 saat olduğunu ve bu süre zarfında uçaktan inmediğimizi düşünürseniz aramızda illa ki pozitif vakalar çıkacaktır. 

Valiz meselesine kesinlikle hakveririm. Sabahın köründe hastalık yoksa bile hasta edecek kadar stresli bir yolculuğun sonunda valizinizin gelmediğini düşünün ve empati yapın. Ben 7 valizin gelmediğini ilk duyduğumda dedim ki kesin benim valiz içlerinden bir tanesidir. Çünkü içinde bir sürü vitamin ve protein tozu var. Konserve ton balığı vesayre vesayre. Ama şanslıyım ki benim ki gelebildi, ki olması gereken de o.

Ben yine de moralimi yüksek tutmaktan yanayım. Manzaram portakal bahçesi, internet var, müziğim var, temiz olmayan yerleri temizledim, içim rahat. Sabah sporumu yaptım. Protein shake imi içtim. Tezime başladım. Kahvaltı tatmin edicimiydi, benim açımdan değildi, çünkü ben güne 6 yumurta 2 sosis 4 baconla başlayan bir tipim ama benim gibi anormal olmayan birine bir yumurta peynir domates salatalık ve zeytin ekmeğin yetmesi gerekir diye düşünürüm. 

Virüs bulaşmış olabilir mi, çok çok yüksek ihtimalle ben de pozitif vakayım. Ama stresli olursam da bu hastalığın daha kötü hale geleceğinin de bilincindeyim. Kimse elinde olmayan sebeplere takılmasın, kendinizi daha fazla yıpratırsınız. Size faydası olmaz. 

Bu arada yurttaki koşulları kötüleyen arkadaşlara da saygım var bu zor ortamlarda kalmak tecrübe ve sabır gerektirir. Ruhsal açıdan da hazırlıklı olmak gerekir, yoksa en küçük şeyde çözüm yerine panik yaparsınız ve bunun da kimseye faydası olmaz, aksine zararı olur. Ne yazık ki kötüleyen arkadaşlardan birkaçı Heathrow havaalanında kendi çevresiyle dipdibe sigara içip sohbet ediyordu, yani hem öyle hem böyle olmaz bu iş. 

Bu da gösterir ki bazı yazıların sebebi politikadır ki yazanların politik çevresini de hesaba katmak ve buna göre değerlendirmek gerekir. Bir de çok sevdiğim kardeşim saydığım bir arkadaşın havaalanında yaptığı çağrıya çok kızdım. ”Arkadaşlar gelin toplanalım bir fotopraf çekelim”. Ve o fotoğraf bugün gazetelerde.  

Bu 14 gün geçecek ve yaz gelecek virüs etkisini kaybedecek, sabahları deniz akşamları mangal yakacağız. Güneşlenirken biramızı yudumlayacağız. Bunları İngilterede yapmak imkansız. O yüzden şimdiki duruma katlanalım yarınlar güneşli ve umutlu.

Devamını oku

Güncel

Rum hemşireler isyan etti: “Zorbalık yaşıyoruz”

“PanKıbrıs Hemşireler Birliği” (PASİNO) Rum Sağlık Bakanı Konstantinos Yoannu’ya hitap ettikleri açık mektuplarında “bıçak kemiğe dayandı” uyarısında bulundu.
Politis ve diğer gazetelere göre açık mektupla, Covid-19’un yönetilmesindeki gerçek durumu izah etmek isteyen Hemşireler Birliği, hemşirelerin çoğu yöneticisinin bu pandemiyle ilgili büyük ve kritik meseleleri yönetme yeterliliğine sahip olmadığına dikkat çekti.
“Herkes istediğini yapıyor, aramızda uygun gerekli iletişim yok, yönergelere ve protokollere uyulmuyor. Virüsün hemşireler arasında büyük ölçüde yayılma riski var.  Net yönergeler olmadan, protokollere uyulmadan çalışıyoruz. Direktifler yanlış, karışık, yarım yamalak, hedefsiz. Bizi idare edenlere güvenimizi kaybettik. Büyük bir güvensizlik içerisinde çalışıyoruz, personel arasında büyük bir panik var. Bıçak kemiğe dayandı” denilen mektupta, Rum Sağlık Bakanı’ndan derhal duruma müdahale etmesi istendi.
“ENFEKTE SAĞLIKÇILARA ZORBALIK, TOPLUMSAL DIŞLAMA”
Fileleftheros “‘Zorbalık Yaşıyoruz’… Bizi Çaresiz Bıraktılar… Covid-19 Saptanan Sağlıkçılar Toplumsal Dışlanma Yaşıyor” başlıklı haberinde Covid-19 bulaşan iki Rum sağlık çalışanının ırkçılığa maruz kaldığını, sağlıklı kişilerce kendilerine zorbalık yapıldığını ve toplumsal açıdan dışlandıklarını yazdı.
Habere göre enfekte olan sağlık çalışanlarından biri, “bize zorbalık yapılıyor. Korkutuluyoruz. Bize nasıl olduğumuzu sormak için değil, son görüştüğümüzde maskemiz olup olmadığını ve yanlarında oturup oturmadığımızı soruyorlar” diyerek yakındı.
Diğer bir sağlık çalışanı ise Baf Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’ndeki İngiliz hasta ile, covid-19 pozitif olduğunu bilmeden yakın temas ettiğini, durumu sonradan öğrendiğini, test yapıldığında kendisinin de özel doktor olan eşinin de pozitif çıktığını, eşinin bütün hastalarının telefonla aranarak uzak durmalarının istendiğini anlattı.
“HASTALARA STERİL OLMAYAN KAP KACAKTA YEMEK”
Yine aynı gazete Larnaka hastanesinde covid-19 tedavisi gören hastalara steril olmayan tabak, çatal, bıçakla yemek verildiğini, bir hasta yakının durumdan şikayetçi olduğunu yazdı.
Hastanenin bulaşık makinesinin standart dışı olduğu ve pandemi öncesinde de hastalara steril olmayan kap-kacakta yemek verildiği doğrulandı. 

Devamını oku

En Çok Okunanlar