'KKTC hiçe sayılamaz'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) hiçe sayan yaklaşımını kabul etmediklerini belirterek, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yaptırım uygulamasının, Kıbrıs sorununun barışçıl yollarla çözümüne asla yardımcı olmadığını bildirdi. Çeviköz, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyinin, Doğu Akdeniz'deki Fatih ve Yavuz gemileriyle yürüttüğü doğal gaz sondaj çalışmaları nedeniyle Türkiye'ye yönelik dört başlıkta yaptırım kararı aldığını hatırlattı.

Güncel 17.07.2019, 18:15 17.07.2019, 18:15
'KKTC hiçe sayılamaz'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal
Çeviköz, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni
(KKTC) hiçe sayan yaklaşımını kabul etmediklerini belirterek, Avrupa
Birliği'nin Türkiye'ye yaptırım uygulamasının, Kıbrıs sorununun barışçıl
yollarla çözümüne asla yardımcı olmadığını bildirdi.

Çeviköz, yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Konseyinin,
Doğu Akdeniz'deki Fatih ve Yavuz gemileriyle yürüttüğü doğal gaz sondaj
çalışmaları nedeniyle Türkiye'ye yönelik dört başlıkta yaptırım kararı aldığını
hatırlattı. 

 Türkiye'nin en önemli ekonomi ve ticaret ortağı AB'nin yaptırım kararları
ve yaptırımların devam edebileceğine ilişkin tutumunun Doğu Akdeniz'deki
tansiyonu düşürecek bir yaklaşım olmadığını vurgulayan Çeviköz, şu ifadeleri
kullandı:

"Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti arasındaki ihtilaf çözülmeden ve Ada'da tam anlamıyla bir barış
tesis edilmeden Güney Kıbrıs'ı üye olarak kabul etmekle büyük bir hata
yapmıştı. Avrupa Birliği'nin ikinci büyük hatası ise Annan Planı'na 'Evet'
diyen KKTC'ye yönelik izolasyonları kaldırmaması olmuştu. Avrupa Birliği, ne
yazık ki, üçüncü büyük hatasını da Doğu Akdeniz'deki doğal gaz kaynakları
bağlamında yapmaktadır. Avrupa Birliği'nin Türkiye ve KKTC'yi hiçe sayan
yaklaşımını kabul etmiyoruz. Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması
Kıbrıs sorununun barışçıl yollarla çözümüne asla yardımcı olmamaktadır."

Türkiye'nin Avrupa Birliği ile mülteciler sorunu ve terörle mücadelede iş
birliği içinde olduğunu anımsatan Çeviköz, bu iş birliğinin karşılıklı yarar
sağladığını düşündüklerini belirtti.

Çeviköz, bazı AB ülkelerinin Türkiye'den geçen enerji nakil hatlarından
yararlandıklarına, AB ile uyumlu ve iş birliği içindeki bir Türkiye'nin bölge
barışı ve güvenliği açısından da önemli kazanç olduğuna dikkati çekerek, şöyle
devam etti:

"Bütün bu gerçekler ışığında AB'nin Türkiye'ye yaptırım uygulaması haksız
ve meşru dayanaklardan yoksun bir davranış olmuştur. Sayın Dışişleri Bakanı'nın
yaptırımları küçümseyen ifadesiyse AKP iktidarının Türkiye-AB ilişkilerine
değer vermediğinin yeni bir göstergesini oluşturmaktadır."

Avrupa Birliği’nin yaptırım kararı alacak kadar ileriye gidebilmesinin altında,
iktidarın Türkiye'yi Doğu Akdeniz’de yalnızlaştıran hatalı dış politikaları
olduğunu ileri süren Çeviköz, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'e yönelik
politikalarının bir yandan KKTC'nin haklarını gözetirken bir yandan da
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yalnızlığını ortadan kaldıracak şekilde
yürütülmesi gerektiğini savundu. Çeviköz, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki yalnızlaşmasının ve etkisizleşmesinin önüne
geçmek için bölge ülkeleriyle ivedilikle diyalog zemini yaratılmalıdır. Bu
kapsamda Kahire, Şam ve Tel Aviv'deki Büyükelçilerimiz ile Kudüs'teki
Başkonsolosumuz ivedilikle yeniden görev yerlerine dönmelidir. Türkiye,
Akdeniz'de münhasır ekonomik bölge (MEB) ilanını bütün olasılıkları
hesaplayarak en kısa zamanda kapsamlı bir değerlendirme yapmak için masaya
yatırmalıdır."


Yorumlar (0)