Takip Edin

Dünya

İdlib’de son 2,5 ayda 100’ü çocuk, 313 sivil öldü

Beşşar Esed ordusu, İran destekli yabancı terörist gruplar ve Rusya’nın saldırılarında, Kasım 2019’un başından itibaren İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde 100’ü çocuk, 313 sivil hayatını kaybederken, yerinden edilenlerin sayısı 382 bini aştı.
Bölgede göç verilerine ilişkin çalışma yürüten Suriye Müdahale Koordinatörlüğünden alınan bilgiye göre, Kasım 2019’un başından itibaren İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde yaklaşık 67 bin104 aileden oluşan 382 bin 466 sivil göç etmek zorunda kaldı.
Aynı süre içerisinde 100’ü çocuk, 313 sivil öldü, 1843 sivil yaralandı.
Ayrıca, 48 cami, 3 Sivil Savunma merkezi, 1 ambulans ve 9 sağlık ekibi, 15 sağlık tesisi, 11 çadır kent, 8 su santrali, 51 okul ve 14 pazar yeri hedef alındı.
Saldırılarda 322 milyon dolarlık maddi hasar oluştu.
GÖÇ EDENLERİN DURUMU
Yerinden edilen sivillerin büyük kısmı, Türkiye sınır hattı yakınındaki bölgelere sığınırken, bir kısmı da Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgelerine gidiyor.
Cebel ez-Zeviye bölgesinde de göçler başlarken, saldırıların yeniden şiddetlenmesi halinde 250 bin sivilin daha yerinden edilmesinden endişe ediliyor.
İdlib’deki kampların dolması, yeni çadır kurulacak alan ile altyapının bulunmaması ve yardımların azalması nedeniyle binlerce sivil, sığınacak yer bulmakta güçlük çekiyor.
Saldırılardan kaçarak evsiz kalan binlerce aile, yardım bekliyor.
ASTANA ANLAŞMALARI VE SOÇİ MUTABAKATINA UYMADILAR
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib ili neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi niteliğinde bulunuyor. İç göçle, nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib’in merkezi, 2015’te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.
Türkiye, Rusya ve İran’ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017’deki Astana toplantısında, İdlib ili ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 gerginliği azaltma bölgesi oluşturuldu.
Ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilan edilerek durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 bölgeden İdlib hariç kalanları, Rusya’nın hava desteği sayesinde ele geçirdi. Saldırılardan kaçan yüz binlerce sivil, kuzeyde Türkiye sınırına yakın kesimlere göç etti.
Rusya’nın, Türkiye’yle 17 Eylül 2018’de vardığı Soçi mutabakatından bir süre sonra da saldırılar devam etti. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ni hedef alan Rusya, rejim ve İran destekli teröristler, yalnızca 2019 başından bu yana Türkiye sınırı yakınlarına, yaklaşık 1 milyon 300 bin sivilin göç etmesine sebep oldu. Bombardımanlarda bin 600’den fazla sivil, can verdi.

Devamını oku

Dünya

Çin açıkladı: Aşıyı bulduk

Çin’in Rusya Büyükelçisi Zhang Hanhui, korona virüsü için aşının bulunduğunu ancak piyasaya çıkması için son testlerinin yapılmasının beklendiğini duyurdu.

Çin’in Rusya Federasyonu Büyükelçisi Zhang Hanhui, Moskova’da Rus basınına yaptığı açıklamada, “Çin’deki bilim adamlarımızın bulduğu ilaç etkisini kanıtladı ve testler başarılı şekilde devam ediyor. İlaca yönelik çalışmaların son kısmının kısa süre zarfında bitirilmesi hedefleniyor ve Şubat sonuna kadar Çin’deki tüm şehirlerde hayat normale dönecek. Virüsün yayılma merkezinde ise hayatın Mart sonuna kadar düzelmesi planlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’yle çalışıyoruz. Ekibimizin içinde 2 Rus bilim adamı da var. Rusya’ya ve halkına destekleri için teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

İlk olarak Çin’in Hubei eyaletindeki Wuhan kentinde ortaya çıkan korona virüsü nedeniyle şu ana kadar 2 bin 600’e yakın kişi hayatını kaybetti. Virüs, son olarak İran ve Irak’ta görüldü.

Devamını oku

Dünya

“Dünya düzdür” iddiası hayatına mal oldu

Dünya’nın düz olduğunu kanıtlamak için uzaya kendi yaptığı roket ile uçuş yapan Mike Hughes bu deney sırasında yaşanan kaza sonucu hayatını kaybetti.

BBC’de yer alan habere göre, 64 yaşındaki Hughes, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Barstow’da ev yapımı ve buharla çalışan roketiyle kendini havaya fırlattı ancak roket yere çakıldı.

Hughes bu fırlatma işlemini yeni programları ‘Homemade Astronauts’ (Ev Yapımı Astronotlar) için hayata geçirmişti. Hughes’ın roketle birlikte yer küreden 1.5 km uzaklaşmayı hedefliyordu.

San Bernardino Polis Departmanı bir kişinin çölde roketin yere çakılması sonucu hayatını kaybettiğini doğruladı ama ölen kişinin kimliğini henüz paylaşmadı.

Ancak olay yerinde bulunan ve Hughes’ın iş partneri Waldo Stakes, arkadaşının ölümünü doğruladı.

Devamını oku

Dünya

Koronavirüsü ilk kez dünyaya duyuran Çinli gazeteciler birer birer ortadan kayboluyor

Koronavirüs salgınını ve Çin hükümetinin virüsle mücadele şeklini dünyaya anlatan gazeteciler birer birer ortadan kayboluyor. Koronavirüs krizi ülkedeki basın özgürlüğü tablosunu gözler önüne seriyor.

Çin’in Hubey eyaletindeki Vuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 500’e, virüsten etkilenenlerin sayısıysa 79 bine yaklaştı.

Çin’de koronavirüs salgınını en başında, ilk defa dünyaya duyuran yurttaş gazetecilerden ise bugün haber alınamıyor.

O gazetecilerden biri Fang Bin. Giyim mağazasında satış danışmanı olan Bin, Vuhan Hastanesi önünde çektiği videoda en az 8 ceset torbası olduğunu söylemişti. Bin, internette tanınır hale gelmesini sağlayan 40 dakikalık bu videoyu yayınladıktan sonra 2 haftadan kısa bir süre içinde ortadan kayboldu ve yaklaşık 15 gündür nerede olduğu bilinmiyor.

Kaybolmadan önce Çinli yetkililer Bin’i ceset torbalarını saydığı videoya atıfla “yalan haber yaymakla” suçlamıştı.

Salgını duyurması sonrası hakkında haber alınamayan tek gazeteci Fang Bin değil.

Profesyonel medyanın devlet tarafından sıkı bir şekilde kontrol edildiği Çin’de koronavirüs krizini anlatan bir diğer bağımsız gazeteci Chen Qiushi de günler önce kayıplara karıştı. Qiushi’nin ailesi ve arkadaşları zorla karantinaya alındığına inanıyor.

Qiushi ve Bin’in yayınladığı onlarca videonun ortak noktası, salgının merkezindeki hastanelerden hasta ve hasta yakınlarının durumunu ve Çinli yetkililerin virüsle nasıl başa çıkmaya çalıştığını gösteren görüntülerdi.

Hükümete yönelik ‘dozajı düşük’ eleştirilerin bile hızla çevrim içi platformlardan kaldırıldığı Çin’de profesyonel medya kuruluşları dışından gelen bu görüntüler, sansüre ilişkin tartışmalar başlattı.

Koronavirüse karşı ilk uyarıları yapan doktor öldü
Kovid-19’u erken döneminde tespit ederek halkı uyarmaya çalışan Vuhanlı doktor Li Wenliang’in ölümüyse Çin’in sosyal medya kanallarından hükümet sansürüne yönelik isyan dalgasına yol açtı.

Doktor Li Wenliang’ın koronavirüs uyarısını geniş çaplı salgının patlak vermesinden haftalar önce yaptığı ancak yerel makamlar tarafından susturulduğu kaydedilmişti.

Li, “internette söylenti yaymak ve kamu düzenini bozmak” ile suçlandı, ifadesi alındı, ilgilendiği hastalardan koronavirüsün bulaşması sonucu 11 Ocak’ta hastaneye kaldırıldı, şubat ayı başlarındaysa hayatını kaybetti.

Li, 30 Aralık tarihinde Çin’de sıkça kullanılan mesajlaşma uygulaması WeChat üzerinden koronavirüs hakkında arkadaşlarını uyarmıştı. Söz konusu mesaj daha sonra sosyal medya üzerinden hızla yayılmıştı.

Senden korktuğumu mu düşünüyorsun Komünist Parti?”
Çin İnsan Hakları Savunucuları örgütüne göre, Çin’de en az 350 kişi salgınla ilgili “söylenti yaydığı” suçlamasıyla cezalandırıldı.

Kayıp gazetecilerden Chen Qiushi, salgın öncesi de tanınan bir avukattı. Youtube üzerinden yayınladığı ve milyonlarca kez izlenen videolarda Qiushi, yakınlarını kaybetmiş kişilerle görüşüyor, karantina merkezlerinin ve tedavi bekleyen hastaların durumunu izleyiciye aktarıyordu. Quishi yalan haber yaydığı gerekçesiyle WeChat uygulamasından engellendi.

Chen Qiushi 30 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Korkuyorum, önümde virüs var, arkamdaysa Çin’in yasal ve idari gücü” ifadelerini kullanmıştı.

Yetkililerin ailesiyle temasa geçmesinin ardından çektiği bir videodaysa hükümete seslendi: “Ölümden bile korkmuyorum, senden korktuğumu mu düşünüyorsun Kominist Parti?”

Ailesi ve arkadaşları 6 Şubat’tan beri Qiushi’ye ulaşamıyor.

Qiushi’nin aksine Fang Bin daha önce bilinen bir figür değildi, videoları da onunki kadar profesyonelce hazırlanmıyordu. Ancak bu videolar hastaneler ve Vuhan kentinin boş sokaklarından kayda değer görüntüler içeriyordu.

Hazırladığı son videolardan birinde konuşan Bin, yaşadığı yerin çevresinin polislerle çevrili olduğunu söyledi.

Bin, arkadaşlarının güvende olabilmesi için hükümeti eleştirmekten vazgeçmesini söylediğini belirterek, “Dünyanın gözü üzerimizde olduğu için bana bir şey yapmaya cüret edemezler, bu mümkün, ancak duramam, bana bir şey yapamayacak olsalar bile hedefleri siz olacaksınız” şeklinde konuşmuştu.

8 Şubat’ta yayınladığı 13 saniyelik kısa videoda Fang Bin, “Direnin yurttaşlar! Gücü hükümetten alın ve halka geri verin” ifadeleri yazılı bir kağıt gösteriyor.

Son videolarında Doktor Li’nin ölümü ve avukat Chen Qiushi’nin ortadan kaybolmasını da eleştiren Bin’e 9 Şubat’tan beri ulaşılamıyor.

Devamını oku

En Çok Okunanlar