<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazetda</title>
    <link>https://www.gazetda.com/</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazetda.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Gazetda</copyright>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 04:32:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarladan sofraya güvenli zincir için eğitim seferberliği]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/tarladan-sofraya-guvenli-zincir-icin-egitim-seferberligi-h90875.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen “ISO 22000:2018 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi” eğitimleri, öğrencilere gıda güvenliği konusunda teorik ve uygulamalı bilgi kazandırarak sektörle güçlü bir bağ kurmalarını sağladı.</b></p>

<p>Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan&nbsp;Yakın Doğu Üniversitesi, öğrencilerin sektördeki bilgi ve farkındalıklarını artırmayı hedefleyen önemli bir eğitim programına ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda,&nbsp;Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan DESAM Araştırma Enstitüsü&nbsp;ile Veteriner Hekimliği Fakültesi iş birliğinde “ISO 22000:2018 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi” eğitim programı düzenlendi. İki gün süren eğitimler, gıda güvenliği alanında farkındalık oluşturmayı ve sektörel bilgi birikimini artırmayı hedefledi.</p>

<p>Veteriner Hekimliği Fakültesi’nde gerçekleştirilen programın ilk gününde,&nbsp;GLADER Gıda Bilimleri Enstitüsü&nbsp;Başkanı Vet. Hekim&nbsp;Tolga Yaroğlu&nbsp;tarafından kapsamlı bir eğitim verildi. Vet. Hekim&nbsp;Tolga Yaroğlu, ISO 22000:2018 standardının temel prensiplerini, gıda güvenliği yönetim sistemlerinin uygulanmasını ve sektördeki güncel yaklaşımları katılımcılarla paylaştı. Eğitimde ayrıca Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP) prensipleri ve uygulamaya dönük örnekler üzerinden gıda güvenliği süreçleri de detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p>Akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, katılımcılara teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulama becerileri de kazandırdı. Gıda sektöründe kalite ve güvenlik standartlarının önemine dikkat çekilen eğitimler, katılımcıların kendi kurumlarında daha etkin ve sürdürülebilir gıda güvenliği sistemleri kurmalarına katkı sağlamayı amaçladı.</p>

<p><b>Gıda zincirinde güçlü halkalar için...</b></p>

<p>Etkinlikte sunum yapan Veteriner Hekim Tolga Yaroğlu ise gıda sektörünün geniş ve çok disiplinli yapısına dikkat çekti. Gıda üretiminin “tarladan sofraya” uzanan bütüncül bir süreç olduğunu vurgulayan Yaroğlu, “Bu alan; üretimden denetime, lojistikten tüketime kadar pek çok meslek grubunun birbiriyle iç içe çalıştığı geniş bir ekosistemdir” dedi. Veteriner hekimlerin özellikle hayvansal gıdaların güvenliği, hijyen ve hijyenik tasarım süreçlerinde kritik rol üstlendiğini belirten Yaroğlu, üretimin bir zincir olduğunu hatırlatarak “Gıda zincirinin tüm halkaları güçlü olmalı. Güvenli gıda üretimi için tehlikeleri doğru tanımak ve sürecin her aşamasını kontrol altında tutmak zorundayız” ifadelerini kullandı. Program, katılımcıların teorik ve uygulamaya dönük bilgi edinmelerine katkı sağladı.</p>

<p><b>Prof. Dr. İsfendiyar Darbaz: “Sürecin her aşamasını bilimsel temelde yönetebilecek donanıma sahip öğrenciler yetiştiriyoruz!”</b></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr.&nbsp; İsfendiyar Darbaz, gıda güvenliği alanında düzenlenen eğitim programlarının öğrencilerin mesleki gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Darbaz, gıda üretiminin yalnızca bir süreç değil, çok disiplinli bir sorumluluk alanı olduğunu belirtti. Öğrencilerin bu tür eğitimlerle akademik bilgi birikimlerini geliştirerek sahada karşılaşacakları süreçlere yönelik yetkinlik de kazandığını dile getiren Prof. Dr. Darbaz, “Gıda güvenliği, insan sağlığını doğrudan etkileyen en temel unsurlardan biridir. Bu nedenle geleceğin veteriner hekimlerinin ve gıda profesyonellerinin sürecin her aşamasını bilimsel temelde yönetebilecek donanıma sahip olması gerekir” dedi. Prof. Dr. Darbaz ayrıca, üniversite olarak sektörel iş birliklerini güçlendirmeye ve öğrencileri uluslararası standartlara uygun şekilde yetiştirmeye devam edeceklerini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/thumbnail_42.jpg" style="width: 1000px; height: 671px;" /></p>

<p style="margin-top:0px; margin-bottom:1rem; text-align:left; -webkit-text-stroke-width:0px">--</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/tarladan-sofraya-guvenli-zincir-icin-egitim-seferberligi-h90875.html</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:08:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2026/03/tarladan_sofraya_guvenli_zincir_icin_egitim_seferberligi_h90875_79605.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Halk sağlığı tehdit altında”]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/halk-sagligi-tehdit-altinda-h89547.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dalkan vurguladı: “Yediklerimiz, içtiklerimiz ve soluduğumuz hava denetlenmiyor. Havuz ve deniz kirlilik raporları şeffaf şekilde paylaşılmıyor. Yediğimiz etlerde deli dana hastalığı riski konusunda net bilgi yok. Sebzelerdeki pestisit varlığı, yeterince kontrol edilmiyor”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, toplum sağlığını koruma ve geliştirmenin, yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, sağlıklı bir çevre, güvenli, temiz gıda ve etkin denetimlerle mümkün olduğuna işaret ederek, bugün ülkede halk sağlığına öncelik veren bir yönetim tarzı ve politika bulunmadığını savundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dalkan, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yayınladığı mesajda, “Yediklerimiz, içtiklerimiz ve soluduğumuz hava düzenli ve şeffaf biçimde denetlenmemektedir ve tamam değildir. Havuz ve deniz kirlilik raporları kamuoyuna güven verici şeffaf şekilde paylaşılmamaktadır. Yediğimiz etlerde deli dana hastalığı riski konusunda net bilgi yoktur. Sebzelerdeki pestisit varlığı, özellikle ithal ürünlerde yeterince kontrol edilmemektedir” ifadelerini kullandı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuzey Kıbrıs’ta her yerde hava kirliliği bulunduğunu, çevre ve havanın halkı zehirlerken, yetkililerin ise bunu sadece izlediğini ifade eden Dalkan, AKSA ve Teknecik’ten salınan kapkara dumanla halk sağlığının tehdit altında olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">44/2008 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma ve Denetim Yasası’nın denetimsizlik nedeni ile fiilen askıya alındığını da kaydeden Dalkan, çocukların yanı sıra tüm halkın bu zehirli havayı soluduğunu, Güngör Çöplüğü'nün sürekli yanarak, zehir saçtığını söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“SAĞLIK ANAYASAL HAKTIR, ERTELENEMEZ”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dalkan, mesajına şöyle devam etti:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Halk sağlığı ancak güçlü bir önleyici sağlık hizmetleri ile korunabilir. Bugün sağlık sistemimiz, üçüncü basamak tedavi edici hizmetlere odaklanmış durumdadır. Tarama ve erken tanı programları, koruyucu sağlık hizmetleri yok denecek kadar azdır. Halkın sağlığını, sağlıklı kalmasını önceleyen bir sağlık sistemini artık vakit geçmeden kurmamız gereklidir. Ülkemizin her köşesine yayılmış sağlık ocakları aracılığıyla yapılacak koruyucu sağlık hizmetleri ve tarama programları, sağlıklı yaşam eğitim faaliyetleri halkımızı hastalanmaktan koruyacak veya erkenden tanı almasını sağlamayacaktır. Bu yaklaşım hem toplum sağlığını yükseltecek hem de tedavi edici sağlık hizmetlerine odaklı sağlık sistemine binen ağır yükü azaltacaktır. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak çağrımız açıktır; temiz gıdaya erişim hakkı güvence altına alınmalı, düzenli, şeffaf ve sıkı denetimler kamuoyuyla paylaşılmalıdır.Çevreyi kirleten ve halkı zehirleyen tüm faaliyetler durdurulmalıdır. Koruyucu, önleyici sağlık hizmetleri güçlendirilmeli, ülkemiz sağlık ocakları sistemi ile yeniden halkın sağlığını önceleyen bir yapıya kavuşturulmalıdır. Halk sağlığını korumak, başta yöneticilerimiz olmak üzere, devletin, kurumların, hepimizin asli görevlerindendir. Sağlıklı bir toplum için önce sağlıklı çevre, sağlıklı gıdaya erişim güvence altına alınmalı, ülkede koruyucu önleyici sağlık hizmetleri geliştirilmelidir. Sağlık anayasal bir haktır ve ertelenemez.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/halk-sagligi-tehdit-altinda-h89547.html</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Sep 2025 15:58:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/09/halk_sagligi_tehdit_altinda_h89547_658f2.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kötü ağız bakımı, kalp ve damar hastalıklarını tetikleyebilir!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kotu-agiz-bakimi-kalp-ve-damar-hastaliklarini-tetikleyebilir-h89476.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Başhekimi ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, düzenli olarak günde iki kez diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabileceğini söyledi.</b></p>

<p>Düzenli bir ağız ve diş bakımı, yalnızca sağlıklı bir gülümseme için değil, aynı zamanda genel vücut sağlığının korunması için de büyük önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Başhekimi ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, düzenli olarak günde iki kez diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın, kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 10 ila 20 oranında azaltabileceğini söylüyor.</p>

<p>Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, kötü ağız hijyeninin diş eti hastalıklarına yol açarak vücutta yaygın iltihaplanma oluşturduğunu ve bunun atardamarların sertleşmesini tetikleyerek kalp krizi ve felç riskini yükselttiğini ifade etti. Kan dolaşımına karışan bakterilerin kalp kapaklarında ciddi enfeksiyonlara neden olabileceği uyarısında da bulunan Prof. Dr. Korkmaz, sağlıklı kalpler için ağız bakımının düzenli ve özenli yapılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Düzenli diş hekimi kontrollerinin de sağlıklı ağız ve kalp sağlığı için vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirten Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, “Erken dönemde fark edilen diş eti problemleri ve enfeksiyonlar, uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir ve kalp-damar sistemine olan olumsuz etkiler en aza indirgenebilir. Ayrıca, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak da ağız ve kalp sağlığını korumada büyük rol oynar” dedi. Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, halkı bilinçlendirmek ve koruyucu önlemleri artırmak için ağız sağlığının kalp sağlığıyla olan bağlantısına dair farkındalığın yaygınlaştırılmasının gerekliliğine de dikkat çekti.</p>

<p><b>Sadece dişlerinizi kaybetmekle kalmazsınız!</b></p>

<p>Ağız ve diş sağlığının, genel vücut direnci ve kronik hastalıkların önlenmesinde de önemli bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, “Ağızda oluşan bakteriyel enfeksiyonlar sadece kalbi değil, aynı zamanda diyabet, kronik böbrek hastalıkları ve solunum yolu enfeksiyonları gibi pek çok sistemik hastalığı da tetikleyebilir” dedi. Ağız sağlığını ihmal etmenin sadece diş kaybına değil, aynı zamanda genel sağlık durumunun bozulmasına da zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, bu yüzden ağız bakımının bir yaşam tarzı haline getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><b>Bazı enfeksiyonların tedavisi zor ve uzun süreçler gerektirebilir!</b></p>

<p>Dişlerdeki enfeksiyonların iki önemli zararlı etkisi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, “Ağızda gelişen enfeksiyonlar vücudun bağışıklık sistemini etkileyerek yaygın iltihaplanmaya yol açar. Bunun yanında, ağır diş enfeksiyonlarında bakteriler kana karışarak kalbe ulaşabilir” dedi. Bu iltihaplanma ve kandaki bakteri varlığının kalp sağlığını nasıl etkilediğini açıklayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Başhekimi ve Kalp-Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, “Vücuttaki iltihaplanma, atardamarların sertleşmesine ve daralmasına yol açan tetikleyicilerden biridir. Bu durum, damar tıkanıklığı kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının riskini artırır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kan dolaşımına karışan bakterilerin kalbin iç zarına ve kapaklarına yapışarak “endokardit” adı verilen ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini de belirten Prof. Dr. Korkmaz, bu enfeksiyonların tedavisinin genellikle zor ve uzun süreçler gerektirdiğini söyledi. Bu nedenle, ağız ve diş bakımının düzenli ve titizlikle yapılmasının, sağlıklı kalp için kritik bir gereklilik olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kotu-agiz-bakimi-kalp-ve-damar-hastaliklarini-tetikleyebilir-h89476.html</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Aug 2025 17:16:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/08/kotu_agiz_bakimi_kalp_ve_damar_hastaliklarini_tetikleyebilir_h89476_0e014.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurbanlık hayvan uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kurbanlik-hayvan-uyarisi-h89119.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacingCxSpFirst"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, Kurban Bayramı’nda güvenli gıdaya erişimin ve halk sağlığının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, vatandaşları bu konuda dikkatli ve özenli olmaya çağırdı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen yazılı açıklamasında kurbanlık hayvan seçimi ve kesim sırasında uygulanması gereken hijyen kuralları, etin taşınması ve muhafazası ve tüketim öncesi pişirme koşullarıyla ilgili hatırlatmalarda bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">İlk olarak kurbanlık hayvan seçimine değinen Oymen, kurbanlık hayvanın canlı, hareketli, parlak tüylü, burun akıntısı, topallık ve yara gibi dısşal hastalık belirtilerinden ari olması gerektiğini belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Küçükbaş hayvanların en az bir, büyükbaş hayvanların ise en az 2 yaşında olması gerektiğini, hayvanın diş kontrolünün yapılmasının da önemli olduğunu ifade eden Beste Oymen, hayvanların sağlık raporlarının, kulak/küpe/çip gibi resmi kimlik bilgilerinin olması gerektiğini de kaydetti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">-Hijyen kuralları</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kesim sırasında uygulanması gereken hijyen kurallarıyla ilgili de açıklamada bulunan Beste Oymen, kurban kesimlerinin mutlaka yetkili kurumların belirlediği kesim alanlarında yapılması gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, gelişi güzel veya uygun olmayan koşullarda yapılan kesimlerin hem çevre kirliliğine hem de ciddi halk sağlığı risklerine yol açabileceği konusunda uyardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">KESİM ALANLARINDA UYULMASI GEREKEN KOŞULLAR</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Beste Oymen, kesim alanlarında uyulması gereken koşullara da değinerek yüzeylerin ve ekipmanların temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir olması gerektiğine işaret etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Temiz su, atık yönetimi uygun şekilde planlanması gibi şartlarla ilgili olarak da bilgi veren Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, temiz alanla kirli alanının ayrımı için çapraz bulaşmayı önleyecek düzenlemeler yapılması, kesim yapan personelin kişisel hijyen kurallarına uyması gerektiğini hatırlattı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Beste Oymen, hem hayvana eziyetin önlenmesi hem de hijyen koşullarının sağlanması için ehil kişiler tarafından kesim yapılması gerektiğini de belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">-Etin taşınması ve muhafazası</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, sağlıklı şartlarda kesim yapılsa bile uygun şekilde muhafaza edilmezse ette bozulmalar olabileceğini, bu eti tüketen kişilerde sağlık sorunları olabileceğini belirtti. Hayvan kesildikten sonra etin hemen buzdolabına konulmaması, serin ve hava alan bir ortamda dinlendirilmesi gerektiğini söyleyen Oymen, yazda, yüksek ortam sıcaklığında etlerde bozulmanın çok daha hızlı gerçekleşebileceğini hatırlattı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Etin dışarıda mümkün olduğunda kısa süre; sonrasında üzeri açık kaplarda buzdolabı şartlarına (+4 °C) alınıp 5 ile 12 saat bekletilmesi gerektiğini söyleyen Beste Oymen, sakatatla etlerin aynı ortamda bulundurulmaması ya da muhafaza edilmemesi konusunda da uyardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kurbanlık etlerin henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulmaması gerektiğini ifade eden Oymen, bu durumda buzdolabı sıcaklığının etin iç kısımlarını soğutmaya yetmeyeceğini, etin hava almayan kısımlarında kısa sürede bozulma, kokuşma hatta yeşillenme görülebileceğini dile getirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, bu etlerin tüketilmesinin gıda zehirlenmesine yol açabileceği konusunda da uyardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Eti hemen dondurulmaması gerektiğini de vurgulayan Beste Oymen, et direkt dondurulduğunda biyokimyasal reaksiyonların da durduğunu, çözdürme sırasında da etin çok su salması, bununla birlikte vitamin ve mineral kaybı, tatsızlaşması gibi kusurlar ortaya çıkabileceğini dile getirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, donmuş etlerin çözdürüldükten sonra hemen tüketilmesi, asla tekrar dondurulmaması gerektiğini de hatırlattı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Etin normal buzdolabı koşullarında en fazla 3-4 gün, kıymanın ise 1-2 gün kalabileceğini kaydeden Oymen, uzun süreli muhafazalarda etlerin (dondurucuda) -18 °C‘de muhafaza edilmesi gerektiğini anımsattı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, dondurulmuş etlerin saklama süresinin 4-6 aydan fazla olmaması gerektiği konusunda da uyardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">TÜKETİM KOŞULLARI</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Tüketim öncesi pişirme koşullarıyla ilgili de bazı uyarılarda bulunan Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, etlerin kesinlikle çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmemesi, etin merkezi de tam olarak pişene kadar (en az 75 derece) işleme devam edilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Çiğ etle temas eden mutfak yüzeyleri, kesme tahtaları ve bıçaklar ayrılmalı veya iyice temizlenmelidir” hatırlatmasında da bulunan Oymen, çapraz bulaşmayı önlemek amacıyla çiğ ve pişmiş ürünlerin birbirinden ayrılması gerektiğini de ifade etti.</span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kurbanlik-hayvan-uyarisi-h89119.html</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 13:46:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/06/kurbanlik_hayvan_uyarisi_h89119_c8e29.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Tekyaprak, Cengiz Topel Hastanesi’nde hizmette]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/uzman-klinik-psikolog-tekyaprak-cengiz-topel-hastanesinde-hizmette-h89074.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Uzman Klinik Psikolog Nilgün Tekyaprak, Cengiz Topel Hastanesi’nde poliklinik yapmaya başladı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tekyaprak haftanın 3 günü (Pazartesi, Çarşamba, Perşembe) hizmet verecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ülkemizin başarılı Uzman Klinik Psikologlarından olan Nilgün Tekyaprak’ın Cengiz Topel Hastanesi’nde göreve başlaması, bölge halkında büyük </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">memnuniyet yarattı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Ruh sağlığı alanında deneyimi ve uzmanlığıyla dikkat çeken Tekyaprak, bireysel danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra çeşitli psikolojik değerlendirme ve terapi süreçlerinde de hastalara destek olacak.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Yeni dönemde Cengiz Topel Hastanesi’nde psikolojik destek almak isteyen vatandaşlar, belirlenen günlerde randevu alarak Uzman Klinik Psikolog Nilgün Tekyaprak’tan hizmet alabilecek.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/nilgun.jpg" style="width: 1000px; height: 563px;" /></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/uzman-klinik-psikolog-tekyaprak-cengiz-topel-hastanesinde-hizmette-h89074.html</guid>
      <pubDate>Tue, 27 May 2025 17:43:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/05/uzman_klinik_psikolog_tekyaprak_cengiz_topel_hastanesinde_hizmette_h89074_7fb9a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Araştırma: Isıtılan Tütün Ürünleri Sigaradan Uzaklaşma Şansını Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-arastirma-isitilan-tutun-urunleri-sigaradan-uzaklasma-sansini-h88983.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seul Üniversitesi’nden Çarpıcı Bulgular:&nbsp;Isıtılan&nbsp;Tütün Ürünleri,&nbsp;Sigaradan Uzaklaşmak İsteyenlere&nbsp;Yeni Bir Yol Sunuyor</p>

<p>Seul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma,&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünlerinin sigarayı bırakmak isteyen yetişkinler arasında hızla benimsendiğini ve büyük oranda geleneksel sigara kullanımının yerini aldığını ortaya koydu. 4.500’den fazla Koreli yetişkinin verilerinin incelendiği çalışmaya göre,&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünü&nbsp;kullanıcılarının %99,4’ü daha önce geleneksel sigara kullanıcısıydı veya halen her iki ürünü birlikte kullanıyor. Yeni başlayan kullanıcı oranı ise yalnızca %0,6 olarak&nbsp;tespit edildi.</p>

<p>Seul Üniversitesi İşletme ve Ticaret Ekonomisi Enstitüsü tarafından yayımlanan araştırma,&nbsp;Isıtılan&nbsp;tütün ürünlerinin&nbsp;gençler için bir “başlangıç ürünü” olduğu yönündeki kaygılara da bilimsel bir yanıt veriyor. Araştırmacılar,&nbsp;yetişkin olmayanbireylerin geleneksel sigaraya daha fazla yöneldiğini,&nbsp;ısıtılantütün ürünlerinin&nbsp;bu yaş grubu için cazip bir seçenek oluşturmadığının altını çiziyor.</p>

<p>Pazar Dönüşüyor: 2017’den Bu Yana Hızla Artan Talep</p>

<p>Güney Kore’de 2017 yılında piyasaya sürülen&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünlerinin&nbsp;tütün pazarındaki payı kısa sürede yükselişe geçti. 2017’de toplam&nbsp;piyasanın&nbsp;yalnızca %2,2’sini oluşturan bu ürünler, 2021’in ortalarına gelindiğinde pazarın %12’sine hakim oldu. Bu gelişme, halk sağlığı açısından umut verici bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor. Zira bilimsel çalışmalar, sigaranın neden olduğu sağlık sorunlarının büyük bölümünün&nbsp;sigaranın&nbsp;yanma sürecinden kaynaklandığını açıkça ortaya koyuyor.</p>

<p>Söz konusu ürünler, tütünü yakmak yerine ısıtarak çalışan teknolojileri sayesinde, geleneksel sigaraya kıyasla zararlı bileşenlerin oluşumunu büyük ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, “Yanma sonucu oluşan duman, sigaranın yol açtığı sağlık zararlarının başlıca nedenidir. Isıtma temelli ürünler bu riski önemli ölçüde azaltma potansiyeline sahiptir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Eğitimli Yetişkinler ve Sağlık Endişesi Taşıyanlar Daha Hızlı Geçiş Yapıyor</p>

<p>Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünlerini&nbsp;tercih eden kullanıcı profili oldu. Elde edilen verilere göre, yüksek eğitim düzeyine sahip bireyler, ebeveynler,&nbsp;beyaz yaka çalışanları&nbsp;ve sağlık konusunda hassasiyet gösteren kişiler&nbsp;sigaradan&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünlerine&nbsp;geçiş yapmaya daha yatkın.</p>

<p>Küresel Ölçekte Yol Gösterici Olabilir</p>

<p>Araştırmacılar, Güney Kore’deki deneyimin dünya genelinde tütün kontrol politikaları geliştiren karar vericiler için önemli dersler barındırdığını vurguluyor.&nbsp;Isıtılan&nbsp;tütün ürünlerinin&nbsp;yaygınlaşma nedenlerinin doğru analiz edilmesi; vergi, pazarlama ve tüketici bilgilendirme politikalarının etkin biçimde şekillendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Tüm bu bulgular,&nbsp;ısıtılan&nbsp;tütün ürünlerinin&nbsp;sadece Güney Kore’de değil, tüm dünyada geleneksel sigara tüketiminin azaltılması yönündeki çabalara katkı sağlayabileceğini ve sigaradan uzaklaşmak&nbsp;isteyenler için alternatif bir seçenek sunduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-arastirma-isitilan-tutun-urunleri-sigaradan-uzaklasma-sansini-h88983.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 May 2025 11:28:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/05/yeni_arastirma_isitilan_tutun_urunleri_sigaradan_uzaklasma_sansini_artiriyor_h88983_cc37f.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizini farkına varamıyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kalp-krizini-farkina-varamiyoruz-h88563.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">KKTC’de kalp krizi geçirmiş 140 kişiyle yapılan araştırma, belirtilerin yeterince bilinmediğini gösterdi.<span style="color:#212529"> Hastaların sadece yarısının kalp krizi geçirdiğini düşündüğü tespit edildi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kalp krizi geçirerek Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi gören 140 hasta ile yapılan bir araştırma, hastaların kalp krizi belirtilerini yeterince bilmediğini ortaya koydu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Araştırmayı yürüten akademisyenler, 140 hasta ile yaptıkları çalışmada, hastaların ancak yarıya yakınının kalp krizi geçirdiğini düşündüğünü, kalp krizi belirtilerinin tamamını bilmediklerini belirledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Sütçü, Kıbrıs Aydın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Zeki Avcı, Dünya Barış Üniversitesi akademisyenleri Dr. Ayşe Aydındoğmuş ve Yard. Doç. Dr. Nurcan Bilgiç’in 2020-2021 yıllarında, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’nde kalp krizi sonrasında yatan 140 hasta ile yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren makale, uluslararası bir dergide yayınlanma sürecinde bulunuyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Araştırmacılar, TAK’a yaptıkları açıklamada, özellikle Covid 19 pandemisi sonrasında, çoğunlukla da genç insanların kalp krizi sonucu ani ölümleriyle karşılaştıklarını belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kalp krizini; “kalbe giden damar ya da damarların kısmen daralması ya da tamamen tıkanması sonucunda oksijensiz ve besinsiz kalan kalp kasının hasarlanması durumu” olarak tanımlayan araştırmacılar, şu bilgileri paylaştı:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Daralma ya da tıkanmanın boyutuna da bağlı olarak olay başladıktan sonra hızla zaman kaybetmeden tıbbi yardım alınması zorunludur. Zaman, kalp kası, o da insan hayatına eş değerdedir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">2020-2021 yıllarında, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi’ne kalp krizi sonrasında yatan 140 hasta ile yaptığımız çalışmada; ancak hastaların yarıya yakınının kalp krizi geçirdiğini düşündüğü, kalp krizi belirtilerinin tamamını bilmedikleri belirlenmiştir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">KRİZ SIRASINDA NELER HİSSETTİLER?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Hastaların, kalp krizi geçirirken deneyimledikleri en şiddetli belirtinin yüzde 35,7 ile huzursuzluk ve sıkıntı hissi; yüzde 34,3 ile terleme ve yüzde 27,1 ile göğüs ağrısı oldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Araştırmaya katılan kişilerden yüzde 10,7’ye denk gelen 15’i ilk 20 dakikada hastaneye ulaşırken, yüzde 23,6’sını oluşturan 33 kişi özel aracını kendi sürerek hastaneye ulaştı. Kalp krizi geçirenlerin yüzde 32,1’i yani 45’i ise ambulans tercih ederek hastaneye ulaştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">YÜZDE 42,1’İ 08.00-16.00 ARASINDA KALP KRİZİ GEÇİRDİ</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Hastaların kalp krizi geçirdiği saatlerle ilgili verilere göre, yüzde 42,1’i 08.00-16.00; yüzde 36,4’ü ise 16.00-24.00 saatleri arasında kalp krizi geçirdiklerini ifade etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">BELİRTİLER… GÖĞÜS AĞRISI, AŞIRI VE SOĞUK TERLEME VE DİĞERLERİ</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Akademisyenler, kalp krizi belirtileriyle ilgili şu bilgileri paylaştı:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Kalp krizi belirtisi denildiğinde ilk akla gelen göğüs ağrısıdır. Ancak, ağrı rahatsızlık hissi, birkaç saat süren ve geçen şekilde, sıkıştırıcı, basınç şeklinde olabileceği gibi yansıyan ağrı şeklinde farklı yerlerde olabilir. Çoğu kişide sol kola yansıma şeklinde olup, sağ kol, omuzlar, sırt, boyun ya da çenede ağrı olan kişiler de mevcuttur. Kadınlarda, göğsün alt kısımları, karın altı ve sırtın üst bölgesinde ağrı olabilir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Aşırı şekilde ve soğuk terleme sıklıkla oluşan belirtidir. Hızlı ve düzensiz nabız, çarpıntı hissi, öksürük, halsizlik, baygınlık hissi, nefes darlığı, baş dönmesi, sağ ya da sol kolda uyuşma, cilt renginde sararma, morarma ve kızarma gibi değişikler gözlemlenirken sindirim sistemi belirtileri olarak hazımsızlık, mide yanması, bulantı, kusma yaşanabilir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">RİSK GRUPLARI</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Daha önce kalp damar hastalığı olan, sigara içen, aşırı kilolu, kolesterolü yüksek, şeker (diyabet) hastalığı olan, birinci derece akrabalarında kalp krizi öyküsü olan, ileri yaştaki bireyler ve menopoz sonrası kadınların risk altında olup tipik ya da atipik kalp krizi belirtilerini fark ettiklerinde zaman kaybetmeden 112’yi arayarak ambulansla hastaneye ulaşmaları gerekir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Araştırmacılar halka “Kişiler özel araçları ile ambulanstan önce hastaneye ulaşacaklarını düşünseler de, ambulans ile ilk acil tıbbi müdahaleye de ulaşılmış olacağı unutulmamalıdır.” uyarısında da bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kalp-krizini-farkina-varamiyoruz-h88563.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Apr 2025 14:35:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/04/kalp_krizini_farkina_varamiyoruz_h88563_4b824.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her yedi kişiden biri böbrek hastası]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/her-yedi-kisiden-biri-bobrek-hastasi-h88418.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Tabipler Birliği, ülkede her yedi kişiden birinin böbrek hastası olduğuna dikkat çekti ve düzenli taramaların hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), böbrek sağlığını korumak için dengeli beslenmek, ideal kiloya ulaşmak, kan basıncını düzenli olarak kontrol ettirmek, kan şekeri seviyelerini kontrol altına almak, sigara- alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak ve yeterli su tüketmek gerektiğine dikkat çekti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Birlik Yönetim Kurulu adına yazılı açıklama yapan İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr. Ahmet Behlül, her yıl mart ayının ikinci perşembesinin, “Dünya Böbrek Günü” olarak kutlandığını ifade ederek, bu yılın temasının, “Böbrekleriniz İyi mi? Erken Tespit Edin, Böbrek Sağlığınızı Koruyun” olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kronik böbrek hastalığının dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Behlül, “Küresel olarak yaklaşık 850 milyon kişinin bir tür böbrek hastalığına sahip olduğu tahmin edilmektedir” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Sağlık Bakanlığı’nın kronik hastalıklar için yaptığı tarama çalışmasına göre, ülkede her yedi kişiden birinin böbrek hastası olduğuna işaret eden Behlül, “Böbrek hastalıkları erken teşhis edilip tedavi edilmezse, kronik böbrek yetmezliğine ilerleyebilir ve kalp hastalığı, yüksek tansiyon hatta erken ölüm gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">2040 yılına kadar kronik böbrek hastalığının, yaşam süresinden kaybedilen yıllar açısından beşinci en büyük neden olacağının öngörüldüğünü belirten Ahmet Behlül, bunun böbrek sağlığının küresel düzeyde ele alınması gerekliliğini ortaya koyduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Böbrek hastalıkları genellikle belirti göstermeden geliştiği için, özellikle diyabet, hipertansiyon veya ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunan yüksek riskli bireyler için düzenli taramaların hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Behlül, şunları belirtti:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Bu yılın teması, insanların böbrek sağlıklarını korumak için sağlıklı alışkanlıklar edinmelerini, düzenli sağlık kontrollerinden geçmelerini ve zamanında tıbbi müdahale aramalarını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Farkındalığı, eğitimi ve erken teşhisi teşvik ederek, böbrek hastalığının küresel yükünü azaltmayı, proaktif önleme ve bakım yoluyla sağlık sonuçlarını iyileştirmeyi hedeflemektedir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Böbrek hastalığı için ana risk faktörlerini, diyabet, hipertansiyon (yüksek tansiyon), kardiyovasküler hastalıklar, obezite ve ailede böbrek hastalığı geçmişi olarak sıralayan Behlül, rutin testlerin basit, uygun maliyetli ve hayat kurtarıcı olabileceğine, düzenli kontrollerin de hastalığın ilerlemesini önleyebileceğine vurgu yaptı. Behlül, kan basıncı ölçümü, vücut kitle indeksi, idrar testleri ve kan testlerinin ise önerilen testler olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/her-yedi-kisiden-biri-bobrek-hastasi-h88418.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Mar 2025 16:31:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/03/her_yedi_kisiden_biri_bobrek_hastasi_h88418_beb93.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim İnsanları, antibiyotik direncine karşı Kıbrıs’ta buluşacak]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/bilim-insanlari-antibiyotik-direncine-karsi-kibrista-bulusacak-h88407.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi ve Antibiyotik ve Kemoterapi Derneği iş birliğiyle düzenlenecek olan “40. ANKEM Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kongresi” 8-11 Mayıs tarihleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.&nbsp;</b></p>

<p>İnsanlığın bakterilere karşı en güçlü kalkanı olan antibiyotikler, bilinçsiz ve yaygın kullanım nedeni ile artık eskisi kadar “güçlü” değil. Bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç kazanması ile insanların bakteriler üzerinde kurduğu üstünlük artık sonlanmaya çok yakın!&nbsp;Antibiyotik ve Kemoterapi Derneği (ANKEM), uzun yıllardır bu sorunla ilgili farkındalık geliştirmek için çalışmalar sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi ise özellikle, antibiyotik direncine sahip bakterilerle mücadelede en önemli alternatif çözüm olan “bakteriyofaj” çalışmaları ile adından söz ettiriyor.</p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi ve ANKEM güçlerini birleştirerek, bu yıl 40’ıncısı düzenlenecek olan “ANKEM Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kongresi”ni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirecek. Kongre öncesinde bir araya gelen Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve ANKEM Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürler, kongrenin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi için yapılan hazırlıkları ve etkinliğin içeriğini detaylı bir şekilde . Görüşmeye, “40. ANKEM Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kongresi” başkanları Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sebahat Aksaray ve Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi ve DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Doç. Dr. Buket Baddal da katıldı. Toplantıya ayrıca Kongrenin genel sekreterliğini de üstlenen Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emrah Ruh da eşlik etti.</p>

<p><b>40. ANKEM Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kongresi, 8-11 Mayıs’ta Kıbrıs’ta!</b></p>

<p>8-11 Mayıs 2025 tarihleri arasında, dört gün sürecek olan kongre, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kongre boyunca interaktif oturumlar, konferanslar, paneller ile sözlü ve poster bildirileri yer alacak. Alanın pek çok uzmanını Kıbrıs’ta buluşturacak kongrede, bilim ve sanatın buluştuğu çeşitli etkinlikler de düzenlenecek.</p>

<p>Dorana Turizm organizasyonu ile “Sağlık için aşılan, Antibiyotiği akılcı kullan” sloganıyla düzenlenecek olan kongrede; infeksiyon hastalıklarında akılcı antibiyotik kullanım ilkeleri, epidemiyolojik değerlendirmeler, farmakoekonomik yaklaşımlar, her yaşta aşılamalar, cerrahi ve kritik hasta enfeksiyonları gibi önemli konular ele alınacak.</p>

<p><b>Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Kongre, sağlık profesyonelleri arasında bilgi alışverişi sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda antibiyotik direncine karşı etkili stratejiler geliştirilmesi noktasında iş birliklerinin güçlenmesine de zemin hazırlayacak.”</b></p>

<p>ANKEM Derneği’in, uzun yıllardır, antibiyotiklerin akılcı kullanımını merkezine alan çok önemli çalışmalar yürüttüğüne vurgu yapan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü&nbsp;Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bu yıl, 40. ANKEM Akılcı Antibiyotik Kullanımı Kongresi’ne ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” ifadesini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Şanlıdağ, “Kongre, sağlık profesyonelleri arasında bilgi alışverişi sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda antibiyotik direncine karşı etkili stratejiler geliştirilmesi noktasında iş birliklerinin güçlenmesine de zemin hazırlayacak” ifadesini kullandı.</p>

<p>Kongrenin, sağlık profesyonellerine ve topluma; antibiyotiklerin doğru kullanımı konusunda önemli bir farkındalık kazandıracağını da belirten Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bilim insanlarının katkılarıyla, antibiyotiklerin daha akılcı ve etkin kullanımı sağlanarak, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir etki yaratılacak” dedi.</p>

<p><b>Prof. Dr. Bülent Gürler: “Alanında uzman konuşmacılar, akademisyenler ve profesyonellerin katılımıyla, kongremizde zengin bir program sunmayı hedefliyoruz.”</b></p>

<p>ANKEM Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürler ise büyük bir heyecanla duyurdukları 40. ANKEM Kongresi’ni 8-11 Mayıs 2025 tarihlerinde Yakın Doğu Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirmekten mutluluk duyduklarını söyledi. “Bundan 40 yıl önce, 1986 yılında kurulan ANKEM Derneğimiz çatısı altında, derneğimizin misyonu olan antimikrobiyal kemoterapinin doğru şekilde uygulanması; yıllar önce slogan haline getirdiğimiz ‘akılcı antibiyotik kullanımı’ sözcüğünü baz alarak çok değerli hekimlerimize ve diğer sağlık çalışanlarımıza kongreler ve seminerler düzenleyerek, çeşitli yayınlarla ve gerektiğinde medyayı kullanmak gibi çeşitli vesilelerle de değerli halkımıza bilgilendirme yapılmasına çalışılmıştır. Bu şekilde mesleki gelişimimize katkı sağlamak, kurumsal birliktelik ve dayanışmamızı artırmak, Derneğimiz faaliyet alanına giren konularda sosyal ve akademik çalışmalara katkı sunmak üzere, görev üstlenmiş bulunmaktayız” ifadesini kullandı.</p>

<p>“Alanında uzman konuşmacılar, akademisyenler ve profesyonellerin katılımıyla, kongremizde zengin bir program sunmayı hedefliyoruz. Kongremiz, bilgi alışverişi ve iş birliği olanakları için eşsiz bir fırsat oluşturacaktır” ifadesini kullanan Prof. Dr. Gürler, “Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz kongremiz boyunca çeşitli oturumlar, paneller, sözlü bildiri etkinlikleri düzenlenecek” ifadesini kullandı.&nbsp;</p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/bilim-insanlari-antibiyotik-direncine-karsi-kibrista-bulusacak-h88407.html</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 19:40:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/03/bilim_insanlari_antibiyotik_direncine_karsi_kibrista_bulusacak_h88407_d6b5e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Nadir hastalıklar için sağlık politikaları oluşturulmalı”]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/nadir-hastaliklar-icin-saglik-politikalari-olusturulmali-h88279.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi (KSTÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Teralı, Orphanet verilerine göre günümüzde 6 binden fazla nadir hastalık bulunduğunu ve dünya nüfusunun %3.5 ila %5.9’unun bu hastalıklardan etkilendiğini belirterek, nadir hastalıkların toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa İlaç Ajansı’nın (EMA) tanımına göre, eğer bir hastalık genel popülasyonda 10,000 kişide 5’ten daha düşük bir sıklıkta görülüyorsa, bu hastalık “nadir” kategorisinde değerlendirilmektedir. Teralı, şu anda bilinen nadir hastalık sayısının 6 bini aştığını ve sürekli olarak yeni hastalıkların tıp literatürüne kazandırıldığını vurguladı. Büyük ölçüde genetik kökenli olup çocukluk çağında ortaya çıkan nadir hastalıkların teşhis edilmesinin zor olduğunu belirten Teralı, bu alandaki tıp uzmanlığının eksik, bilgi birikiminin az, bakım hizmetlerinin yetersiz ve bilimsel araştırmaların sınırlı olmasının, hastalar açısından önemli sorunlar yarattığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Nadir hastalıklardan etkilenen bireylerin azımsanmayacak kadar fazla sayıda olmasına rağmen, sağlık sisteminde hâlâ “yetim” olarak değerlendirildiğini dile getiren Teralı, bu hastaların genellikle doğru tanıya ulaşmada, uygun tedaviye erişmede ve araştırma-geliştirme çalışmalarının sunduğu fırsatlardan yararlanmada ciddi engellerle karşılaştığını vurguladı. Bu hastalıkların tedavisi için geliştirilen ilaçların da “yetim ilaçlar” olarak adlandırıldığını aktaran Teralı, Avrupa Birliği’nde onay alan bu tür ilaçların sayı ve çeşidinin, mevcut nadir hastalıkların yalnızca %3 ila %4’ünü kapsayacak kadar sınırlı olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazı nadir hastalıkların klinik belirtilerinin yaygın sağlık sorunlarıyla benzerlik gösterdiğinin altını çizen Teralı, bu durumun yanlış teşhise ve tedavi sürecinde gecikmeye yol açabildiğini söyledi. Örneğin; birçok hastalığın ortak belirtileri olan yorgunluk ve halsizlik, kas güçsüzlüğü ve ağrılar, sindirim sistemi problemleri, nörolojik problemler veya cilt problemleri gibi semptomlar, altta yatan nadir bir hastalığın gözden kaçmasına neden olabilmekte, bu da bazen hastaları mütemadiyen farklı doktorları ziyaret etmek zorunda bırakabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">KSTÜ Tıp Fakültesi olarak, özellikle Türkiye’deki nadir hastalıklar üzerine çalışan bireysel araştırmacılar ve büyük merkezlerle iş birliği içinde olduklarını belirten Teralı, bu iş birlikleri sayesinde hem klinik süreçlere destek verdiklerini hem de temel bilimler alanındaki bilgi ve yetkinliklerini bu araştırmalara entegre ettiklerini aktardı. <i>Clinical Genetics</i>, <i>American Journal of Medical Genetics</i>, <i>Neurogenetics</i>, <i>Molecular Syndromology</i> ve <i>Molecular Biology Reports</i> gibi prestijli bilim dergilerinde son 5 yılda en az 15 farklı nadir hastalık hakkında yayın yaptıklarını ifade eden Teralı, ülkemizde bu alanda çalışan veya çalışmayı arzu eden bilim insanlarıyla ortak projeler yürütmeye açık olduklarının altını çizdi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Son olarak, Kuzey Kıbrıs’ta da nadir hastalıklarla mücadele eden bireyler bulunduğunu hatırlatan Teralı, bu durumun uzun vadeli ve sürdürülebilir ulusal sağlık politikalarının oluşturulmasını zorunlu kıldığını belirtti. Teralı, nadir hastalıkların sadece tanı alan kişileri değil, aynı zamanda bu kişilerin aile ve arkadaşlarını, bu kişilere bakım verenleri ve hatta bir bütün olarak toplumu da etkilediğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/nadir-hastaliklar-icin-saglik-politikalari-olusturulmali-h88279.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Feb 2025 18:17:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/02/nadir_hastaliklar_icin_saglik_politikalari_olusturulmali_h88279_58ca5.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ&#039;de üçüncü bir bakteriyofaj keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-de-ucuncu-bir-bakteriyofaj-kesfedildi-h88025.html</link>
      <description><![CDATA[y]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi kampüsündeki doğal göletten izole edilen ve NEU kodu ile bilim literatürüne giren iki bakteriyofajın ardından üçüncü bir bakteriyofaj keşfi daha yapıldı. Üç bakteriyofajın birleşimiyle oluşturulacak “faj kokteyli”, antibiyotik dirençli “Pseudomonas aeruginosa” bakterisinin birden fazla suşunu etkisiz hale getirecek.</b></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi’nin antibiyotik direncine karşı yürüttüğü bilimsel çalışmalar, yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor.&nbsp;Antibiyotiğe dirençli hastane enfeksiyonlarına karşı Yakın Doğu Üniversitesi kampüsündeki doğal göletten izole ettikleri bakteriyofajlara bir yenisini daha eklendi. Daha önce “Pseudomonas phage NEU2023” ve “Pseudomonas phage NEU2024” olarak tescillenen ve dünya bilim literatürüne giren bakteriyofajların ardından, daha etkili üçüncü bir bakteriyofaj keşfedildi. Keşfedilen üç bakteriyofajdan oluşturulacak “üçlü faj kokteyli” bakterinin birden fazla suşunu enfekte edebilme özelliği taşıyacak.</p>

<p>Bakterilerin antibiyotiklere karşı direncinin artması, pek çok bakteriyel enfeksiyonun tedavisini zorlaştırıyor ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından küresel halk sağlığı tehdidi olarak kabul ediliyor. Bakteriyofajlar ise bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde antibiyotiklere alternatif olabilecek en etkili yöntem. Yakın Doğu Üniversitesi’nin uluslararası iş birliği ile yürüttüğü çalışmalar sonucunda izole edilen yeni bakteriyofaj, daha önce keşfedilen fajlara karşı direnç gösterer Pseudomonas aeruginosa suşlarını da etkisiz hale getirdiği kayıtlara geçti.</p>

<p><b>Üçlü faj kokteyli ile daha güçlü mücadele!</b></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından Dr. Ferdiye Taner ve Avustralya’daki La Trobe Üniversitesi’nden Doç. Dr. Steve Petrovski ile iş birliğinde yürütülen&nbsp;çalışmalarla keşfedilen üç bakteriyofajın bir araya gelmesiyle oluşturulacak “faj kokteyli”, üçlü sinerjik bir etki yaratarak, bakterilerin direnç mekanizmalarını aşmayı ve enfeksiyonların daha etkili bir şekilde tedavi edilmesini sağlayacak. Pseudomonas aeruginosa bakterisinin birden fazla suşunu enfekte edebilme özelliği taşıyan kokteyl, Pseudomonas aeruginosa enfeksiyonlarının tedavisinde etkili bir alternatif sunacak.</p>

<p>Yürüttükleri bilimsel çalışmalar ile saptadıkları NEU2023 ve NEU2024 fajlarının, test edilen yüksek antibiyotik dirençli Pseudomonas aeruginosa suşlarının büyük bir kısmını ortadan kaldırdığını hatırlatan Dr. Ferdiye Taner, keşfettikleri yeni fajın ise bu iki fajın etkili olamadığı dirençli suşları etkisiz hale getirebildiğini ifade etti. Dr. Ferdiye Taner, “Labratuvar araştırmalarımız, bu üç fajı bir araya getirerek oluşturacağımız faj kokteylinin, hastane enfeksiyonlarının tedavisinde devrim niteliğinde bir çözüm olabileceğini gösteriyor” dedi. Faj Terapisinin geleceğin tedavi yöntemleri arasındaki yerini alacağını ifade eden Dr. Taner, “Faj kokteyli hazırlığında uzmanlaşmış bir laboratuvar veya ilaç şirketiyle iş birliği yaparak, faj terapisini antibiyotik tedavisine etkili bir alternatif olarak geliştirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Antibiyotik direncine karşı insanlık adına büyük bir kazanım!”</b></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi ve La Trobe Üniversitesi’nin yürüttüğü ortak çalışmalar sayesinde antibiyotik dirençli bakterilere karşı mücadelede önemli sonuçlar elde edildiğini söyleyen &nbsp;Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bakteriyofaj çalışmalarımıza sadece teorik olarak yaklaşmıyoruz. Bu potansiyeli klinik uygulamalara dönüştürme hedefiyle hareket ediyoruz” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Kampüsümüzde yapılan bu araştırmalar, dünya genelinde insan sağlığını tehdit eden antibiyotik direncine karşı umut verici bir potansiyel sunuyor. Bu başarı, üniversitemizin bilimsel araştırma kapasitesinin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, yürüttükleri bakteriyofaj çalışmalarını, antibiyotik dirençli diğer bakterilere karşı da genişleterek sürdüreceklerini vurguladı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-de-ucuncu-bir-bakteriyofaj-kesfedildi-h88025.html</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jan 2025 18:59:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2025/01/ydu_de_ucuncu_bir_bakteriyofaj_kesfedildi_h88025_26502.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılbaşı sepeti uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yilbasi-sepeti-uyarisi-h87621.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacingCxSpFirst"><span style="font-size:14.0pt">gereken hususlar ve yiyecekleri tüketme süreleri konularında uyarılar yaptı</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Gıda Mühendisleri Odası, sağlıklı sofra kurma ve gıda güvenliği konularında tavsiyelerde bulundu; alışveriş, gıda hazırlığı, pişirmede dikkat edilmesi gereken hususlar ve yiyecekleri tüketme süreleri konularında uyarılar yaptı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Gıda Mühendisleri Odası Beste Oymen, yazılı açıklamasında gıda güvenliğinin önemine işaret etti; yılbaşı sofraları, zengin menüler ve çeşitli ikramlarla şenlenirken, doğru gıda güvenliği önlemleri almanın, gıda zehirlenmelerinin ve sağlık sorunlarının önüne geçilmesini sağladığına dikkat çekti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">GÜVENİLİR GIDA ALIŞVERİŞİ</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Açıkta satılan, ambalajsız ve etiket bilgisi olmayan ürünlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Oymen, "Ambalaj bütünlüğü bozulmuş, ezik, delik ve bombe yapmış ürünlerden uzak durunuz. Ürün etiketlerini mutlaka okuyunuz. Son kullanma tarihi ve üretim bilgilerini kontrol ederek uygun saklama koşullarında muhafaza edilen ürünleri tercih ediniz. Özellikle yılbaşı sepeti gibi paketlerin içeriğini kontrol ederek, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin pakete dahil edilmediğinden emin olunuz" dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">SOĞUK ZİNCİR VE SAHTE İÇKİ UYARISI...</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Et, tavuk, hindi satın alırken denetimli, güvenilir yerden satın alınmasına, rengine, kokusuna, elastikiyetine, yapışkanlaşma gibi hususlara dikkat edilmesini isteyen Oymen, "Bu ürünleri, soğuk zincir kırılmadan taşıyabileceğinizden emin olunuz. Alışverişinizi tamamladıktan hemen sonra bu ürünleri buzdolabına veya derin dondurucuya yerleştiriniz" dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Tüketilmesi sonucu kalıcı hasar ve ölümcül sonuçlara yol açan sahte içkiye özellikle dikkat edilmesi uyarısında bulunan Oymen, sahte içkin renk ve kokusuna bakılarak ayırt edilmesi mümkün olmadığından yetkili satıcılar haricinde kesinlikle alkol alıp tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Oymen, "Yılbaşı sofralarında ilk sırada yer alacak kuruyemişlerin tazeliğini kontrol etmek için kokuya dikkat ediniz. Bayatlamış ürünler genellikle acı bir koku yayar. Yılbaşı alışverişinde ihtiyacımız kadar gıda almak, israfı önlemenin en iyi yoludur" dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">MUTFAKTA GIDA HAZIRLIĞI</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayırarak çapraz bulaşmanın önlenmesi gerektiğini kaydeden Oymen, özellikle et ve sebze kesimi için ayrı bıçak ve kesme tahtaları kullanılmasını tavsiye etti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Oymen, "Tuvaleti kullandıktan, çocukların bezini değiştirdikten sonra ve yemekten veya yiyecek hazırlamadan önce ellerinizi sabun ve akan su ile en az 20 saniye iyice yıkayınız ve temiz bir havlu ile kurulayınız. Kullanılan ekipmanları ve yüzeyleri de uygun temizlik maddeleri ve tercihen sıcak suyla temizleyiniz" dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">PİŞİRME SICAKLIKLARI VE PİŞİRME SÜRELERİ..</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Yılbaşı yemeklerinin sağlıklı bir şekilde pişirilmesi için iç sıcaklıkların doğru seviyelere ulaşması gerektiğinin unutulmamasını isteyen Oymen, "Uygun sıcaklıkta ve yeterli sürede yapılan pişirme ile besinlerin zararlı hale gelmesi önlenmektedir. Gıdaların merkez sıcaklığı en az 72-75 dereceye ulaşıncaya kadar iyice pişirilmeli ve sıcak tüketilecek gıdalar sıcak olarak muhafaza edilmelidir. Yiyeceklerin hazırlanma aşamalarındaki tehlikeli noktadan biri de soğuk yiyeceklerin hazırlanmasıdır. Soğuk yiyeceklerin hazırlanması, genellikle oda sıcaklığında gerçekleştiğinden, hazırlanmış soğuk yiyeceklerin bekletme işlemi, daima 4 derecenin altında yapılmalıdır" dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">YİYECEKLERİN TÜKETİLME SÜRESİ..</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">"Hazırlanan yemeklerin belirli bir süre sonra taze kalmayacağını unutmamalısınız" uyarısı yapan Oymen, yılbaşı yemeği sonrası artan yemeklerin buzdolabında uygun şekilde saklanması, mümkünse en kısa sürede tüketilmesi, aArtan yiyeceklerin doğru sıcaklıkta ısıtılması gerektiğine dikkat çekti.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Oymen, yılbaşı akşamını dışarıda geçirmek isteyen tüketicilerin de restoran seçimlerinde dikkatli olması, hijyenik olmayan yerlerden kaçınması gerektiğini kaydetti. Oymen, "gıda güvenliğinin en temel kuralı, sıcak yemeklerin sıcak, soğuk yemeklerin ise soğuk tutulması gerektiği olduğu unutulmamalıdır" vurgusu da yaptı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yilbasi-sepeti-uyarisi-h87621.html</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Dec 2024 15:25:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2024/12/yilbasi_sepeti_uyarisi_h87621_64086.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ Hastanesi&#039;nden bir ilk daha]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-hastanesi-nden-bir-ilk-daha-h86763.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, yapay zeka desteği ile kanser ve pek çok genetik hastalıkta erken tanı olanağı sağlayan MetaSystems’i kullanmaya başlayan dünyadaki ikinci merkez oldu</b></p>

<p><b>Yapay zeka desteği ve dünyada ilk kez 20x objektif ile görüntü elde edebilme yeteneği ile devrim yaratan “MetaSystems Yapay Zeka (AI) Destekli Kromozom ve FISH (Fluorescence In Situ Hybridization) Görüntüleme Sistemi”ni kullanmaya başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, dünyada bu sisteme sahip ikinci merkez oldu.</b></p>

<p>Genetik tarama ve analizler, kanser ve pek çok genetik hastalıkta erken tanı ile uzmanlara erken müdahale imkanı sağlıyor. Kuzey Kıbrıs’ın&nbsp;genetik tanı alanında&nbsp;en gelişmiş merkezlerinden biri olarak öne çıkan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Genetik Tanı Laboratuvarı, son teknoloji sistemlerle&nbsp;hizmet kapasitesini&nbsp;artırmaya devam ediyor.</p>

<p>Yapay zeka desteği ve dünyada ilk kez 20x objektif ile görüntü elde edebilme yeteneği ile devrim yaratan “MetaSystems Yapay Zeka&nbsp;(AI) Destekli Kromozom ve FISH (Fluorescence In Situ Hybridization) Görüntüleme Sistemi”ni kullanmaya başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, dünyada bu sisteme sahip ikinci merkez oldu.</p>

<p><b>Kansere yönelik genetik taramalar artık 1,5 dakika sürecek!</b></p>

<p>Genetik analiz süreçlerini çok daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebilen sistem,&nbsp;test sonuçlarının doğruluğu ve kalitesini&nbsp;de önemli ölçüde iyileştiriliyor.&nbsp;Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Genetik Laboratuvarı, yeni sistemi sayesinde periferik kan, kemik iliği, amniyon sıvısı, abort materyali, koryon villus materyali ve kordon kanı gibi çeşitli örneklerden elde edilen metafazları yapay zeka&nbsp;desteğiyle analiz edebilecek.&nbsp;Genetik analiz süreçlerine devrim niteliğinde yenilikler getiren bu sistem, yapay zeka&nbsp;desteği ile anormal kromozom yapılarını güvenilir bir şekilde sınıflandırma ve tespit etme imkanı sunuyor.</p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Genetik Tanı Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, “Ortalama süresi 1,5-2 saat süren genetik analizlerin&nbsp;MetaSystems &nbsp;ile yaklaşık 1,5 dakikaya düşecek” ifadesini kullandı.</p>

<p><b>Ayn</b><b>ı</b><b>&nbsp;anda tarama ve analiz özelliği</b></p>

<p>Dünyada ilk kez 20x objektif ile görüntü elde edebilme yeteneğine sahip olan bu sistem, FISH taramalarında yüksek hücre sayılarıyla bir bölgeyi bir dakika gibi kısa bir sürede analiz edebiliyor. Ayrıca, kromozom ve FISH taramalarını eş zamanlı olarak gerçekleştirebiliyor. FISH taramalarında aydınlık bir ortamda, immersiyon yağı kullanmadan işlem yapma ve aynı anda hem tarama hem de analiz gerçekleştirme imkânı sunuyor. Bu özellikler, genetik analiz süreçlerinde hız ve verimliliği büyük ölçüde artırıyor.</p>

<p><b>Prof. Dr. Salih Müjdat Balkan: “Dünyada bu sistemi kullanan ikinci merkez olmamız, Kuzey Kıbrıs ve bölgemizde sağlık alanında öncülüğümüzü pekiştiren önemli bir adım.”</b></p>

<p>“Genetik tanı süreçlerine yapay zeka destekli sistemler entegre ederek, hastalarımıza en gelişmiş teknolojilerle hizmet vermekten büyük gurur duyuyoruz” diyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Salih Müjdat Balkan, “MetaSystems Yapay Zeka Destekli Kromozom ve FISH Görüntüleme Sistemi, hem erken tanı imkanlarını genişleterek kanser ve genetik hastalıklara karşı daha etkili çözümler sunmamıza olanak tanıyor hem de analiz süreçlerimizi hızlandırarak test sonuçlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini en üst seviyeye çıkarıyor” ifadesini kullandı.</p>

<p>“Dünyada bu sistemi kullanan ikinci merkez olmamız, Kuzey Kıbrıs ve bölgemizde sağlık alanında öncülüğümüzü pekiştiren önemli bir adım” ifadesini kullanan Prof. Dr. Balkan, “Hastalarımızın sağlığına yönelik en güncel ve yenilikçi çözümleri sunmaya devam edeceğiz” dedi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/aaa_5.jpg" style="width: 1000px; height: 667px;" /></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-hastanesi-nden-bir-ilk-daha-h86763.html</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Sep 2024 17:10:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2024/09/ydu_hastanesi_nden_bir_ilk_daha_h86763_663f2.jfif" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ev tipi konservelerde ölümcül tehlike]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ev-tipi-konservelerde-olumcul-tehlike-h86468.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacingCxSpFirst"><span style="font-size:14.0pt">Meyve ve sebzeleri mevsimi dışında da tüketebilme imkanı sağlayan konserveler, bazı riskleri beraberinde getiriyor. Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, ev tipi konservelerde ölümcül zehirlenme tehlikesi olduğuna dikkat çekti</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Beste Oymen, ev tipi konservelerde ölümcül zehirlenme tehlikesi olduğuna dikkat çekti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen yaptığı yazılı açıklamada, evde konserve yapımının, özellikle yaz aylarında sebze ve meyvelerin uzun süre saklanması için sıkça tercih edilen bir yöntem olduğu kaydedildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Evlerde yapılan konserveler maalesef bazı riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu riskler özellikle evde hazırlanmış ve uygun şekilde sterilize edilmemiş fasulye, bezelye, biber, mantar, patlıcan gibi düşük asitli sebzelerde söz konusudur. Konserve yapılırken uyulmayan hijyen koşulları ve yetersiz ısıl işlem bir araya geldiği zaman ölümcül zehirlenme türü olan Botulizm’e yol açabilmektedir.” ifadelerini kullanan Oymen, Botulizm zehirlenmesine Clostridium botulinum adı verilen bakterinin toksinin neden olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">“Bu toksin dünyada bilinen en güçlü zehir olup, 1 gramında 1 milyon insanı öldürebilecek güçte zehir barındırmaktadır. C. Botulinum bakterisinin ürettiği bu güçlü toksin, çift görme, ağız kuruluğu, halsizlik, baş ağrısı gibi ilk belirtilerden sonra ishal, kusma ve kalp ritim bozukluklarına neden olup sinir fonksiyonlarını bloke ederek solunum ve kas felcine yol açarak hastayı ölüme sürükleyebilmektedir.” diyen Oymen, evde konserve yapımında dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">Oymen, evde konserve yapımında, kaliteli ham madde seçilmesi; hijyen kurallarına uyulması; doğru ısıl işlem uygulanması; kavanozların ve kapakların doğru kullanımından emin olunması ve depolama koşullarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ev-tipi-konservelerde-olumcul-tehlike-h86468.html</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Aug 2024 15:13:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2024/08/ev_tipi_konservelerde_olumcul_tehlike_h86468_1f02c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabetle mücadelede iş birliği]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/diyabetle-mucadelede-is-birligi-h85012.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">YDÜ DESAM Araştırma Enstitüsü ve Kıbrıs Türk Diyabet Derneği, diyabetle mücadelede iş birliği protokolü imzaladı</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Diyabet; genetik yatkınlığın yanında, obezite ve fiziksel aktivite azlığına bağlı olarak yaygınlığını artırmaya devam ediyor. Hızla değişen yaşam koşulları, teknolojik ilerlemeler ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimler de, bu metabolik bozukluğun daha sık görülmesine neden oluyor. KKTC Sağlık Bakanlığı’nın 2022-2023 yılları arasında yaptığı “Hipertansiyon, Diyabet ve Böbrek Hastalıkları Taraması”na katılanların yüzde 34,4’ünde, diyabete rastlanması da bu hastalığın KKTC’deki yaygınlığı ile ilgili önemli ipuçları veriyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Araştırma Enstitüsü ile Kıbrıs Türk Diyabet Derneği; diyabet üzerine bilimsel araştırmalar yürüterek toplumda diyabet bilincinin artırılmasını sağlama hedefiyle iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında diyabet hastalarına ve hasta yakınlarına yönelik eğitimler ile sosyal etkinlikler de düzenlenecek.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel ile Kıbrıs Türk Diyabet Derneği Başkanı Taner Moris’in imzaları ile yürürlüğe giren iş birliği protokolü; KKTC’deki diyabet hastalarının karşılaştığı sorunlara çözüm sunmayı ve toplumda diyabet bilincini artırarak yeni vakaların önlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Protokol kapsamında; <span style="color:black">diyabet hastaları ve hasta yakınlarına yönelik eğitimler yapılması, toplumsal bilincinin artırılacağı etkinlikler düzenlenmesi, diyabet hastalığı ile alakalı geleceğe yönelik çalışmaların başlatılması konularında ortak çalışmalar yürütülecek ve </span>toplum sağlığının geliştirilmesine katkı sağlanacak.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Üniversitelerin en önemli varlık amaçlarından birinin, toplumun karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretmek için bilimsel verilerle öncülük yapmak olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Bu farkındalıkla, araştırma merkezlerimiz ve bilim insanlarımızın sivil toplum kuruluşları ile yürüttükleri iş birliklerini desteklemeye devam ediyoruz” dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">DESAM Araştırma Enstitüsü ile Kıbrıs Türk Diyabet Derneği’nin imzaladığı iş birliği protokolünün de bu kapsamda çok değerli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Diyabetin erken teşhisi ve etkili yönetimi, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürmeleri açısından kritik öneme sahip. Bu iş birliğinin de farkındalığı artırma ve hastaların yaşam kalitesini iyileştirmede önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cenk Serhan Özverel ise diyabetin KKTC’de önemli bir sağlık sorunu olduğunu hatırlatarak, Kıbrıs Türk Diyabet Derneği ile imzaladıkları iş birliği protokolü ile diyabetle mücadelede etkin bir rol oynamayı sürdüreceklerini söyledi. “Diyabetin etkilerini azaltmayı, toplumsal farkındalığı artırmayı ve bu alanda bilimsel araştırmalar yürütmeyi hedefliyoruz” diyen Doç. Dr. Özverel, “Bu kapsamda, diyabetle ilgili eğitimler, bilinçlendirme çalışmaları ve toplumun genel sağlığını iyileştirmeye yönelik projeler planlıyoruz” dedi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/diyabetle-mucadelede-is-birligi-h85012.html</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Dec 2023 18:44:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/12/diyabetle_mucadelede_is_birligi_h85012_29e08.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güney’de Covid vakalarında artış]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/guneyde-covid-vakalarinda-artis-h84953.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Güney Kıbrıs’ta son bir haftada kaydedilen Corona virüs vakalarında artış gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Güney’de yayımlanan Fileleftheros gazetesi, bir önceki hafta tedavi gören Corona vaka sayısının 25 ila 30 civarlarında olduğunu ancak bu sayının son bir haftada 60’a yükseldiğini belirtti. 6 hastanın ise Lefkoşa ve Limasol’daki hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde tedavi görmekte olduğu kaydedildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Haberde, hastaların çoğunluğunun yaşlı kişiler oldukları ve bir çoğunun da huzurevlerinde kalan kişiler oldukları vurgulandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/guneyde-covid-vakalarinda-artis-h84953.html</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Dec 2023 15:28:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/12/guneyde_covid_vakalarinda_artis_h84953_82301.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılbaşı yemeklerinde gıda zehirlenmesine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yilbasi-yemeklerinde-gida-zehirlenmesine-dikkat-h84944.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">KKTC Gıda Mühendisleri Odası (GMO), yılbaşı için düzenlenen kalabalık yemeklerde veya dışarıda yenen yemeklerde hazırlıkların saatler öncesinden yapılmasının gıda zehirlenmesi riskini artırdığını kaydederek, önüne geçilmesi için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaştı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">GMO Başkanı Beste Öymen tarafından yapılan açıklamada, ilk aşamada gıda satın alırken gıdanın ambalajlı olmasına önem verilmesi gerektiği belirtilerek, gıdayı dışarıdan gelebilecek risklere karşı koruyan ambalaj sayesinde sorun olması halinde üreticiyle iletişime geçilebileceği ifade edildi; bunun yanında gıdanın etiketinde yer alan son tüketim tarihi muhafaza koşulları gibi bilgilere dikkat edilmesi gerektiği dile getirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Açıklamada, özellikle kalıcı hasar ve ölümcül sonuçlara yol açan sahte içkiye özellikle dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunularak, sahte içkinin renk ve kokusundan ayırt edilemeyeceği, bu nedenle muhakkak yetkili satıcılardan alınması gerektiğine dikkat çekildi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Et, tavuk, hindi alırken ürünlerin niteliklerine ve alındığı yerin güvenilir olduğuna bakılması gerektiğine de işaret edilen açıklamada, özellikle uygun koşullarda muhafaza edilmediği durumlarda aflatoksin riski taşıyan kuruyemiş ve baharatlar konusunda uyarılarda bulunularak, ambalajın öneminin altı çizildi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Açıklamada, “Gıda zehirlenmesi nedenlerinin en başında hijyen eksikliği gelmektedir. Bu yüzden yiyeceklerin hazırlanması aşamasında hijyen kurallarına uymamız oldukça önem arz etmektedir” denilerek, ellerin, ekipmanların ve yüzeylerin temiz tutulması gerektiği ifade edildi, ellerin en az 20 saniye sabun veya suyla yıkandıktan sonra, temiz bir havlu ile kurulanması noktasına değinildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Çiğ gıdalarla pişmiş gıdaları ayrı tutunuz. Alışveriş yaparken, yemek hazırlarken veya yiyecekleri muhafaza ederken; çapraz bulaşı olarak adlandırılan olayın önüne geçmek için çiğ yiyecekleri (et, tavuk vb) diğer gıdalardan uzak tutunuz. Bunun için çiğ ve yemeye hazır gıdalar için farklı kesme tahtaları kullanınız” önerileri de paylaşılan açıklamada gıdaların pişirilme ve tüketme sıcaklığının da doğru olmasının altı çizildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yiyeceklerin hazırlanma aşamalarındaki tehlikeli noktadan biri de soğuk yiyeceklerin hazırlanması olduğu kaydedilen açıklamada, soğuk yiyeceklerin hazırlanması, genellikle oda sıcaklığında gerçekleştiğinden, hazırlanmış soğuk yiyeceklerin bekletme işleminin daima 4 derecenin altında yapılması gerektiğine değinildi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Açıklamada, “2024 yılında mesleğimizin hak ettiği değeri görmesini umar, yeni yılda bütün olumsuzlukları geride bırakarak sevdiklerinizle birlikte hayallerinizin gerçek olmasını dileriz” denildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yilbasi-yemeklerinde-gida-zehirlenmesine-dikkat-h84944.html</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Dec 2023 19:22:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/12/yilbasi_yemeklerinde_gida_zehirlenmesine_dikkat_h84944_765d8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ Hastanesi’nin kalitesi tescillendi: Dünyada sayılı hastaneler arasında..]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-hastanesinin-kalitesi-tescillendi-dunyada-sayili-hastaneler-h83742.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Sağlıkta uluslararası kalite standartlarını karşılayan YDÜ Hastanesi, Almanya merkezli akreditasyon kuruluşu TEMOS’tan aldığı kalite akreditasyonu ile dünyada sayılı hastaneler arasında yerini aldı</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin uzun yıllardır sürdürdüğü “Toplam Kalite Yönetimi” çalışmaları ve uygulamaları, sağlık hizmetlerinde uluslararası kaliteyi tescil eden TEMOS (Trust, Effective Medicine, Optimize Services) akreditasyonu ile zirveye ulaştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Uluslararası hasta bakımı ve yönetimi ile çalışan ve hasta güvenliği standartlarını takip eden Almanya merkezli bağımsız akreditasyon kurumu TEMOS tarafından denetlenen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi “Quality In Medical Care” uluslararası akreditasyon sertifikasını alarak, sağlık hizmetlerindeki kalitesini tescil ettirmiş oldu. Güven, etkili tedavi ve optimize edilmiş sağlık hizmetlerinin ölçümlendiği TEMOS denetimi sonucunda, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi TEMOS Uluslararası Kalite Standartlarını karşılayarak, “Tıbbi Bakımda Kalite Sertifikası” almaya da hak kazandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin sağlıkta uluslararası kalite standartlarını karşılamak amacıyla yürüttüğü çalışmalar, bu kapsamda oluşturulan “Kalite Konseyi” ile “Kalite Koordinatörlüğü” ve buna bağlı olarak hastanenin tüm birimlerinin dahil edildiği toplam kalite yönetimine yönelik organizasyon yapısı ile gerçekleştirilen düzenli ve yoğun çalışmalar neticesinde ciddi bir başarı elde edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">TEMOS’UN BELİRLEDİĞİ 500 STANDART KARŞILANARAK BÜYÜK BAŞARI ELDE EDİLDİ</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">6-8 Eylül 2023 tarihlerinde Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ni akredite etmek için denetlemeye gelen Almanya merkezli bağımsız kuruluş TEMOS, belirlediği 500 standardı baz alarak hazırladığı “Denetim Raporu”nu açıklayarak, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin Uluslararası Kalite Standartlarını karşıladığını ve akredite olduğunu resmi kanallarından duyurarak ilan etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi; kalite ve akreditasyon faaliyetlerinin çatı kuruluşu “ISQua/IEEA” tarafından akredite edilen ve dünyada 14 ülkede merkezi bulunan TEMOS tarafından, 4 farklı kategoride, toplam 19 başlık altında, 500’ün üzerinde standartta denetlendi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Dünyada sadece etkin kalite yönetim sistemlerine sahip sağlık merkezlerinin başvuruda bulunabileceği TEMOS Akreditasyon Sertifikası için Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi; Tıbbi Hizmetler, Hemşirelik ve Ebelik Hizmetleri, Ayaktan ve Yatan Hasta Hizmetleri, Acil Servis ve Yoğun Bakım Hizmetleri, Ameliyathane, Laboratuvar ve Görüntüleme Hizmetleri, Kan Bankası ve Kan Yönetimi, Uluslararası Düzeyde Faturalama ve Muhasebe, Dokümantasyon, Taburcu ve Takip, Uluslararası Hasta Yönetimi, Yönetişim-Yönetim ve Liderlik, Komiteler, Enfeksiyon Kontrolü Hijyen ve Önleme, Kalite Yönetimi, Etik ve Sürdürülebilirlik, Uluslararası Hasta Güvenliği, Tesis Hizmetleri Altyapı ve Güvenlik, Uluslararası Hasta Hizmetleri ve Uluslararası Hasta Yönetiminde Hukuki Yönler, İnsan Kaynakları, Sürekli Tıp Eğitimi ve Eğitim bazında değerlendirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">TEMOS’un Uluslararası Sağlıkta Kalite Akreditasyon belgesini almaya hak kazanarak adını dünyanın sayılı hastaneleri arasına yazdıran Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Kıbrıs’ta bir ilk olarak adanın sağlık turizmi potansiyelini de güçlendirmiş oldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Sağlık turizminde fark yaratmak için TEMOS sertifikası büyük önem taşıyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">2010’da Almanya’da kurulan ve bağımsız bir denetleme kuruluşu olan TEMOS International, bugün Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Asya ve Amerika’nın birçok noktasında bölge ofisleri bulunan sağlık alanının en önemli akreditasyon kurumlarından biri olarak öne çıkıyor. Sağlık sektöründe hedef kriterleri karşılayan merkezlere verilen TEMOS akreditasyonu ise dünyada sağlık turizminde fark yaratmak isteyen sağlık kuruluşlarının sahip olması gereken önemli bir sertifika olarak kabul ediliyor. Sağlıkta yüksek hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik konusunda standartları tescil eden TEMOS akreditasyonunun varlığı, yurt dışında tedavi hizmetleri arayışında olan hastaların sağlık merkezi seçiminde önemli rol oynuyor. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Kalite Sertifikasyon hedeflerinde ilk adım olarak, kısa bir süre önce de ISO 22000:2018 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi Mükemmeliyet Sertifikası’na da sahip olmuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">PROF. DR. MÜFİT C. YENEN: “TEMOS AKREDİTASYONU, DÜNYADAN ÜLKEMİZE HASTA AKIŞINI HIZLANDIRACAK ÖNEMLİ BİR ADIM.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kıbrıs’ın lider sağlık merkezi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin, hizmete girdiği 2010’dan beri, hizmet kalitesi ve bilimsel çalışmalarıyla uluslararası alanda aranılan bir hastane olma vizyonu ile faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Müfit C. Yenen, “Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi olarak ülke sağlık sistemini güçlendirirken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni önemli bir sağlık turizmi merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu yönüyle, almaya hak kazandığımız TEMOS (Trust-Effective Medicine-Optimize Services) akreditasyonu, dünyadan ülkemize hasta akışını hızlandıracak önemli bir adım oldu” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">“Akreditasyon sürecine hazırlandığımız 8 aylık süreçte, hastanemizin organizasyonel ve sağlık hizmetleri süreçlerimizi gözden geçirerek ihtiyaç duyulan düzenlemeleri gerçekleştirdik. Teletıp gibi yeni hizmetleri aktif hale getirdik” diyen Prof. Dr. Müfit C. Yenen, “Bu yoğun hazırlık süreci ve denetimler sonunda TEMOS sertifikasına sahip olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalite Koordinatörü Burcu Süerdem ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Uluslararası alanda geçerli ‘Tıbbi Bakımda Kalite Akreditasyonu’nu hastanemize almak için, düzenli bir şekilde ekip olarak çalıştık. Sağlık hizmetlerimizde kalitemizi mükemmel hale getirmek, hasta hizmetleri, hasta bakımı, ayaktan ve yatarak tıbbi hizmetler, görüntüleme hizmetleri, hasta güvenliği ve çalışan güvenliği alanlarında dünya standartlarını takip edebilmek adına, Kurucu Rektörümüz Sayın Dr. Suat İrfan Günsel’in vizyon ve misyonunu ilke edinerek, TEMOS Akreditasyon’una başvurduk ve gururla hastanemizin başarılarını taçlandırdık” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Süerdem, “Hastanemiz, TEMOS akreditasyonu ile Diplomatik Konsey tarafından da ‘Tercih Edilen Sağlık Hizmetleri Sağlayıcısı’ olarak tescillenirken, Uluslararası Yardım Grubu (IAG)’nun hizmet veritabanına da eklenmiş oldu. TEMOS’un kurumsal web sitesi ve sosyal medya hesaplarında da adını, akredite olmuş sağlık merkezi olarak yazdıran Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, dünyada sağlık turizminde faaliyet gösteren acentelerin yeni rotalarından birinin de Kuzey Kıbrıs olmasına büyük bir katı sağlamış oldu. Söz konusu akreditasyon ile birlikte, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası bilinirlik ve aynı zamanda sağlık turizminde güçlü bir destinasyon olmasına büyük katkıda bulunuldu” ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-hastanesinin-kalitesi-tescillendi-dunyada-sayili-hastaneler-h83742.html</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Oct 2023 17:33:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/10/ydu_hastanesinin_kalitesi_tescillendi_dunyada_sayili_hastaneler_arasinda_h83742_5a9c1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay&#039;dan domates uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/prof-dr-canan-karatay-dan-domates-uyarisi-h83573.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekmek ve şeker tüketimine savaş açan Prof. Dr. Canan Karatay, bu kez domatesi mercek altına aldı.</p>

<p>Domatesin bir sebze değil meyve olduğunu bu yüzden de içinde bol miktarda şeker barındırdığını kaydeden Karatay, "Şimdi bir bahçeniz varsa domateslerin kızarmadığını göreceksiniz halen yeşil.</p>

<p>Benim gibi yapacaksınız. Eylül ayında doğal bir domates bulup kendi domatesinizi kış için hazırlayacaksınız." dedi.</p>

<p>Karatay, şöyle konuştu:</p>

<p>"Domates meyvedir. Ama biz sebze olarak ayırmışız. Çok fazla tüketildiğinde özellikle haziran ve temmuz ayında hastalarımın hem şekerleri hem de ürük asitleri yükselir. Diyorlar ki Canan Karatay karbonhidrat vermiyor. Domatesde de yeşil fasulyede de baklada da şeker var.</p>

<p>İlaçlı tarım zehiriyle büyütülüyor. Tarım zehirleri bütün hastlalıkların sebebi. Kanser de dahil. Şuanda domatesin dönemi değil. Doğru mevsim eylül ayında. Yapay olarak her mevsim piyasaya sürülen sebzeler tehlikeli.</p>

<p>Mevsiminde yiyeceksiniz diyorum. Şimdi bir bahçeniz varsa domateslerin kızarmadığını göreceksiniz halen yeşil. Siz ona dikkat edin. Benim gibi yapacaksınız. Eylül ayında doğal bir Domates bulup kendi domatesinizi kış için hazırlayacaksınız."</p>

<p><strong>EN İYİSİ SALKIM DOMATES</strong></p>

<p>Öte yandan ulusalpost.com sitesinde yer alan bilgilere göre; Salkım domatesin çok daha sağlıklı olduğuna dikkat çekildi. Peki ama neden salkım domates tüketmek gerekiyor?</p>

<p>Salkım domates son yıllarda oldukça popüler hale gelmiş bir sebze türüdür. Normal domateslere göre daha uzun ve ince bir yapıya sahip olan salkım domatesler, birçok faydası ile de dikkat çekmektedir. Peki, neden salkım domates daha faydalıdır?</p>

<p>İlk olarak, salkım domatesler normal domateslere göre daha fazla antioksidan içermektedir. Antioksidanlar, vücudumuzdaki serbest radikallerle savaşarak kanser gibi birçok hastalığın oluşmasını engellerler.</p>

<p>Salkım domateslerdeki yüksek antioksidan içeriği sayesinde, tüketen kişilerin bağışıklık sistemi de güçlenir.</p>

<p>Bunun yanı sıra, salkım domatesler normal domateslere göre daha az su içerirler. Bu da onların daha lezzetli ve besleyici olmasını sağlar. Ayrıca, normal domateslerin aksine salkım domateslerin kabukları daha incedir ve daha kolay sindirilirler.</p>

<p>Sindirim sistemi sorunu yaşayan kişiler için de bu sebze oldukça faydalıdır.</p>

<p>Salkım domatesler ayrıca normal domateslere göre daha uzun raf ömrüne sahiptirler. Bu sayede, taze olarak satın aldığınız salkım domatesleri daha uzun süre tüketebilirsiniz.</p>

<p>Ayrıca, salkım domateslerin uzun yapısı sayesinde, normal domateslere göre daha az yer kaplarlar. Böylece, bu sebzeleri saklamak için daha az alan gerektirirler.</p>

<p><strong>FAZLA DOMATES YEMENİN ZARARLARI</strong></p>

<p>Bağırsak sağlığını bozar</p>

<p>Mesaneyi yorar</p>

<p>Alerjiye sebep olur</p>

<p>Erkeklerde prostat hastalığı oluşturur</p>

<p>Reflüye davet çıkarır</p>

<p>Eklem ağrılarını tetikler</p>

<p>Böbrek fonksiyonlarını yavaşlatır</p>

<p>Cilt lekelerine neden olur</p>

<p>Domatesin asitli bir meyve olduğunu belirtmek gerekir. Asitli yapısından dolayı, çok fazla tüketimde mideyi yorar.</p>

<p>Özellikle de çiğ domatesin çok fazla tüketimi, mide asitlerinin dengesini bozacağı için sınır koymak gerekir.</p>

<center></center>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/prof-dr-canan-karatay-dan-domates-uyarisi-h83573.html</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 14:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/09/prof_dr_canan_karatay_dan_domates_uyarisi_h83573_a1b31.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp hastalıklarının teşhisinde altın standart: Kardiyak MR]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kalp-hastaliklarinin-teshisinde-altin-standart-kardiyak-mr-h83512.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">KKTC’de sadece YDÜ Hastanesi’nde bulunan “Kardiyak MR”, sağladığı yüksek görüntü kalitesi ile kalp hastalıklarının teşhisinde altın standart olarak kabul ediliyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, son derece güvenli ve etkin bir yöntem olan Kardiyak MR’ın erişkin, çocuk ve gebelere de rahatlıkla uygulanabildiğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Sağladığı yüksek görüntü kalitesi ile kalp hastalıklarının teşhisinde altın standart olarak kabul edilen kardiyovasküler görüntüleme yöntemi Kardiyak MR; tanıda, doğru tedavi planlamasında ve tanı almış yapısal kalp hastalıklarının düzenli takibinde önemli bir yere sahip. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, son derece güvenli ve etkin bir yöntem olan Kardiyak MR’ın erişkin, çocuk ve gebelere de rahatlıkla uygulanabildiğini belirtiyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Bu alanda KKTC’deki tek uzman olan Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, Kardiyak MR eğitimini 2022’de İngiltere’de Royal Brompton Hospital Cardiac Magnetic Resonans Unit’de tamamladı. ESC (Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti) EACVI CMR Level 2 sertifikasyona da sahip olan Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, Kardiyak MR uygulaması ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">KARDİYAK MR NEDİR? HANGİ DURUMLARDA UYGULANIR?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Radyo dalgaları, manyetik alan ve bilgisayar kullanılarak kalbin detaylı görüntülerinin alınmasını sağlayan, ileri düzey kardiyovasküler görüntüleme metodu olan Kardiyak MR, kalp yetersizliği başta olmak üzere, perikard (kalp zarı) doğumsal kalp hastalıkları ile kalp kapakçığı ve kalbi besleyen damarların hastalıklarının teşhisine, ayrıca kalp hastalıklarına bağlı anatomik yapıda meydana gelen hasarlar hakkında detaylı bilgiler edinilmesine olanak sağlıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, KKTC’de sadece Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanabilen acısız, ağrısız Kardiyak MR görüntüleme yönteminin, sağladığı yüksek görüntü kalitesi ve radyasyonsuz işlem özelliği sayesinde erişkin, çocuk, hatta gebelerde de uygulanabilen son derece etkili ve güvenli bir yöntem olduğuna dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">KARDİYAK MR SAYESİNDE GİRİŞİMSEL İŞLEME GEREK KALMIYOR</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kardiyak MR, ekokardiyografi ile tanı konulamayan hastalarla ilgili ayrıntılı bilgi vermesi açısından önem taşıyor. “Kardiyak MR sayesinde, girişimsel işlem gerekmeksizin, kalp yetersizliği derecesi, odacık ve kapaklarda yarattığı değişiklikler ile kalp yetersizliğinin geri dönüşümlü olup olmadığı konusunda ileri düzey bilgiler edinebiliyoruz” diyen Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, Kardiyak MR’ın ayrıca çarpıntı, bayılma, baş dönmesi, ritim bozukluğu ve buna neden olabilecek bir odak veya anatomik, hemodinamik sebep olup olmadığının araştırılmasında da kullanıldığını söylüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">MR cihazında gerçekleştirilen Kardiyak MR çekimi sırasında, göğsüne EKG bantları yerleştirilen hastanın, kalp atım hızı kayıt altına alınıyor. 3 boyutlu ve yüksek çözünürlüklü görüntülerden elde edilen sonuçlar, uzmanlar tarafından değerlendirilerek, raporlanıyor. İşlem yaklaşık 50-60 dakika sürüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">3 boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntüleme imkanı ile kesin teşhis</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kardiyak MR, kalp yetmezliğinin nedenini belirlemenin yanı sıra yetmezlik hastalarının takibinde de son derece etkili bir yöntem olarak kullanılıyor. Kardiyak MR’ın, kalp pillerinin hastalara fayda sağlayıp sağlamayacağı konusunda belirleyici rol oynadığını da söyleyen Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, anomalilerin tespitinde kullanılan ekokardiyografi yönteminin yetersiz kaldığı durumlarda da 3 boyutlu üstün görüntü kalitesi sayesinde Kardiyak MR’ın, uzmanların elini güçlendirdiğini belirtiyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">X ışınlarına göre Kardiyak MR, yumuşak dokuların çok daha net görüntülenmesine imkan sağlıyor. Özellikle kalp krizi geçiren hastalarda kalpte hasar varlığı ve hasarlı bölgelerin tespiti mümkün hale geliyor. Böylece tedavi planları bu doğrultuda gerçekleştirilebiliyor. Bypass ameliyatı öncesinde yapılan detaylı ölçümlerle ameliyat sonrası dokulardaki iyileşme oranı bile öngörülebiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kardiyak MR, kalp içinde yer alabilecek pıhtı veya kitlelerin ortaya konulmasında, ayırıcı tanıda da öne çıkıyor. Onkolojik ve romatolojik hastalıklar da kalbi olumsuz etkileyebiliyor. Bu hastalıklara bağlı olduğu tespit edilen kalp yetersizliğinde tedavi protokolleri tamamen değişebiliyor. Bu nedenle Kardiyak MR, yetersizliğin nedeninin tespiti ve doğru tedavinin planlanmasında yol gösterici özellik taşıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kardiyak MR’ın avantajları:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Radyasyon maruziyeti olmaması bu görüntüleme tekniğinin oldukça önemli bir özelliğidir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Hastaların tanı ve tedavisinde olduğu kadar takip sürecinde de önemli yere sahiptir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Ekokardiyografi ve bilgisayarlı tomografiden farklı olarak kalpte doku düzeyinde değerlendirmeye olanak sağlaması en önemli özelliklerindendir. Kalp yetersizliği olan hastalarda sürecin geri dönüşümlü olup olmadığı, nedenin miyokardit denilen kalp kası iltihabına bağlı olup olmadığı veya ailesel özellik gösteren genetik geçişli hastalıklara bağlı olup olmadığı konusunda ayrıntılı bilgi sağlar.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Onkoloji hastalarında kullanılan kemoterapilerin bazıları kalp üzerine toksik etkiler gösterebilmektedir. Özellikle geçirilen operasyonlara bağlı ekokardiyografik görüntüleme kalitesi düşük olan hastalarda Kardiyak MR görüntüleme sağlanması mümkündür.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Kalp kası iltihabı (miyokardit) tedavisi sonrası veya kalp krizi sonrası kalıcı bir hasar kalıp kalmadığı da kardiyak MR ile araştırılabilmektedir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Hipertrofik kardiyomiyopati denilen genetik geçişli kalp kasının kalınlaşması ile karakterize hastalıkta, hastalık ciddiyetinin değerlendirilmesi, eşlik eden kapak patolojilerinin belirlenmesi ve ayrıca hastalığın progresyonunda Kardiyak MR diğer kardiyak görüntüleme yöntemlerine göre büyük avantaj sağlamaktadır. Erken evre hastalık belirlenmesinde ve aile bireylerinin taranmasında ilk tercih edilebilecek görüntüleme yöntemlerindendir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Kalp içi pıhtı ve kitlelerin belirlenmesinde, çevre dokulara (perikard) yayılım olup olmadığının ortaya konulmasında kullanılmaktadır.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Doğumsal kalp hastalığı olan hastalarda ayrıntılı anatomik değerlendirme sağlamaktadır. Kalpte delik (atriyal septal defekt, ventriküler septal defekt) bulunan hastalarda hemodinamik değerlendirmeye olanak sağlamaktadır.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Koroner arter hastalığı olan hastalarda koroner darlıkların kanlanma bozukluğuna yol açması ve yaygınlığı Kardiyak MR perfüzyon görüntüleme ile değerlendirilebilir. Bu sayede darlık olan damara müdahale edilmesinin (stent veya bypass) gerekliliği kararlaştırılabilir. Hemodinamik olarak doku düzeyinde kanlanma bozukluğu yaratmayan darlıklarda gereksiz girişim uygulanmasından kaçınılabilir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">· Ekokardiyografik olarak değerlendirilmesi kısıtlı olan kalbin sağ tarafına bağlı hastalıkların tanısında ve takibinde altın standart görüntüleme yöntemidir. </span></span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kalp-hastaliklarinin-teshisinde-altin-standart-kardiyak-mr-h83512.html</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 17:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/09/kalp_hastaliklarinin_teshisinde_altin_standart_kardiyak_mr_h83512_484fb.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genetik yatkınlık, prostat kanseri riskini 5 kata kadar artırıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/genetik-yatkinlik-prostat-kanseri-riskini-5-kata-kadar-artiriyor-h83395.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">YDÜ Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, birinci derece akrabalardan 2 kişide prostat kanseri bulunan kişilerin kanser riskinin 5,1 kat arttığını ifade etti</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünyada ve ülkemizde erkeklerin en sık karşılaştığı kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, çevresel etkiler kadar genetik nedenlerle de ortaya çıkabiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, babasında prostat kanseri olan bir kişide aynı hastalığa yakalanma riskinin 2,2 kat, kardeşinde olanlarda 3,4 kat ve birinci derece akrabalarından 2 kişide bulunanlarda ise bu riskin 5,1 kat arttığını söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DOYMAMIŞ YAĞLARIN FAZLA TÜKETİMİ PROSTAT KANSERİNE YAKALANMA RİSKİNİ ARTIRIYOR...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Prostat kanserinin erkekler arasında en sık görülen kanser olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Önemli risk faktörlerinden biri yağ tüketimidir. Doymamış yağların fazla tüketimi ve obezite hem prostat kanserine yakalanma hem de kötü huylu kanser gelişimi riskini artırıyor” ifadesini kullanıyor. Ayrıca sigara, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketimi Prostat kanseri riskini artırırken lycopene (domates, diğer kırmızı sebze ve meyveler), selenyum (tahıl, balık, et-kümes hayvan eti, yumurta, süt ürünleri), omega-3 yağ asitleri (balık), D ve E vitamininin prostat kanseri riskini azaltıcı etkisi olduğunu söylüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İdrar yaparken yaşanılan sıkıntılar prostat kanserine işaret ediyor olabilir</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, prostat kanserinin idrar yolunda meydana getirdiği tıkanıklığın derecesine göre hastada idrar yapma zorluğu, idrar yaparken yanma, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, idrar kaçırma, çatallanma, idrar tutma zorluğu gibi yakınmalara neden olduğunu söylüyor. Ayrıca ileri evre ya da metastatik prostat kanseri varlığında, hastalığın tutulduğu bölgeye göre özellikle bel kemiklerinde ağrı da görülebiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prostat kanserinin kesin tanısı prostat biyopsisi ile konabilir...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prostat kanserinin kesin tanısının, prostat biyopsisinden elde edilen dokunun patolojik incelemesi ile konduğunu anlatan Prof. Dr. Önder, “Biyopsi kararı için en önemli belirleyiciler prostatın parmakla makattan yapılan muayenesi (DRE-Digital Rectal Examination) ve kanda bakılan PSA (Prostate Specific Antigen) testidir” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">AİLESİNDE PROSTAT KANSERİ ÖYKÜSÜ OLAN KİŞİLER 40, OLMAYANLAR İSE 50 YAŞINDAN İTİBAREN PSA TESTİ YAPTIRMALIDIR...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prostat kanserinin erkekler arasında en sık görülen kanser türü olması ve yaş arttıkça görülme riskinin artması nedeniyle belirli yaştan sonra erkeklerin periyodik kontroller yaptırması son derece önemli. Prof. Dr. Önder , “Ailesinde Prostat kanseri öyküsü olan kişilerin 40, olmayanların ise 50 yaşından itibaren PSA testi ve DRE ile kontrolleri önerilmektedir. Bu basit ve ucuz kanser tarama şeklidir. Hasta, hiçbir yakınması olmasa bile prostatında kanser barındırabilir” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">EVRELEME İÇİN GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİNDEN YARARLANILIR...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Günümüzde prostat biyopsisinde standart uygulama, makattan ultrason (TRUS - transrectalultrasound) yardımı ile biyopsi yapılmasıdır. Bu uygulamada ultrason ile prostat görüntülenir ve biyopsi işlemi özel iğne ve tabanca yardımı ile sistematik olarak gerçekleştirilir. Genel olarak toplam 8-12 adet biyopsi alınır ve patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Biyopsi işlemi anestezisiz ya da tercihan lokal anestezi altında yapılır. Biyopsi sonucu Prostat kanseri tanısı konursa tedavi kararı verebilmek için hastalığın evresi belirlenir. Evreleme için bilgisayarlı tomografi veya MRI, tüm vücut kemik sintigrafisi ya da PET gibi çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prof. Dr. Ali Ulvi Önder “Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi prostat kanserinin tedavisi de hastalığın evresine göre yapılır. Prostat kanseri evresini kabaca 3 ana gruba ayırabiliriz. Organa sınırlı hastalık, lokal ileri evre ve ileri evre. Prostat kanseri tedavi kararı hastalığın evresi, biyopsi verileri, hastanın sağlık durumu, hasta yaşı gibi faktörlere bağlıdır” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">EVRELERE GÖRE STANDART TEDAVİ SEÇENEKLERİ; İZLEM, AKTİF İZLEM, IŞIN TEDAVİSİ, AMELİYAT...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, hastalığın evrelerine göre uygulanabilen standart tedavi seçenekleri ile ilgili de detayı bilgiler aktardı. Kanserin organla sınırlı olduğu durumlarda herhangi bir tedavi uygulanmaksızın hasta izlenir. Genel olarak düşük ilerleme potansiyeline sahip, daha ileri yaştaki hastalarda ise aktif izlem uygulanır. Düşük ilerleme potansiyeli, düşük PSA değeri olan ve biyopsisinde 1 ya da en fazla 2 parçada kanser saptanan hastalarda belirli bir süre sonra tekrar biyopsi yapılır. Daha ileri vakalarda ise Işın Tedavisi uygulanır. Bu tedavide prostatın dışarıdan ya da içine radyoaktif çekirdekler yerleştirerek tümörün etkisiz hale getirilmesi amaçlanır. Seçeneklerden biri de cerrahi müdahaledir. Prostat kanseri ameliyatı, prostatın tümünün meni kesesi ve meni kanalı son kısmı ile birlikte çıkarılmasıdır. BPH nedeniyle yapılan ameliyattan çok farklı bir uygulamadır. Açık ya da kapalı yapılabilir. Kapalı ameliyat laparoskopik yöntemdir ve standart veya robot yardımlı laparoskopik prostatektomi olmak üzere iki seçeneği vardır. Radyoterapi, açık ameliyat, standart laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopik prostatektomi tedavilerinin onkolojik sonuçları vardır.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Lokal ileri hastalıkta tedavi seçeneklerinin cerrahi ve radyoterapi olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Ulvi Önder “Radyoterapi ve cerrahi uygulamaları organa sınırlı hastalıktaki gibidir ancak hastalığın yineleme riski yüksek olduğu için genellikle bu evrede kombine tedaviler uygulamak gerekebilir. Radyoterapi ile birlikte ya da öncesi hormonal tedavi, cerrahi öncesi ve/veya sonrası hormonal tedavi ya da cerrahi sonrası radyoterapi tedavi seçenekleri olabilir” diye konuştu. Prof. Dr. Önder “İleri evre hastalıkta standart tedavi seçeneği hormonal tedavidir. Hormonal tedavi erkeklik hormonu testosteronun etkisini engelleyen, bu nedenle prostatın normal ve kanser hücrelerinin gelişimini engelleyerek etki eden, iğne ya da hap şeklinde uygulanan ilaçlardır. Sistemik kemoterapi gibi ciddi yan etkileri yoktur” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Önder son olarak, prostat kanseri ile ilgili tüm tanı ve evreleme yöntemlerinin yanı sıra, tüm tedavi seçeneklerinin Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarı ile uygulandığını söyledi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/genetik-yatkinlik-prostat-kanseri-riskini-5-kata-kadar-artiriyor-h83395.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 18:17:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/09/genetik_yatkinlik_prostat_kanseri_riskini_5_kata_kadar_artiriyor_h83395_131f8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hangi yumurta daha sağlıklı?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/hangi-yumurta-daha-saglikli-h83393.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tatları veya besin değerleri açısından aralarında fark olmasa da, Avrupalı tüketiciler kahverengi yumurta tercih ediyor. Üreticilere göre ise beyaz olanlar daha çevreci</p>

<p>Tüketiciler yumurta satın alırken "daha doğal" göründüğü için kahverengi olanları tercih ediyorlar.<br />
Ancak Belçikalı yetiştirici Paul Geens'e göre beyaz yumurta daha çevreci.<br />
Geens, iki yumurta arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor;<br />
"Beyaz tavuk beyaz renkte, kahverengi tavuklar ise kahverengi yumurtlar, bu kadar basit. Beyaz tavuklar daha verimli canlılar. Kahverengi olanlara göre 20 hafta daha uzun yaşıyorlar. Daha fazla yumurta üretiyor, hastalanmıyor ve daha az yem yiyorlar. Daha az yem, daha düşük karbon emisyonu demek."<br />
Belçikalı tüketiciler genelde kahverengi yumurta tercih ettiğinden beyaz olanlar mayonez üretimi gibi sanayi amaçlı kullanıma gidiyor.<br />
İki renk arasında hiçbir tat farkı bulunmadığına dikkat çeken market zincirleri, daha ucuz ve çevreci olduğu için beyaz yumurta satışlarını artırmak istiyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/hangi-yumurta-daha-saglikli-h83393.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Sep 2023 18:06:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/09/hangi_yumurta_daha_saglikli_h83393_7faa1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıs biberiyesi, Karaciğer kanseri tedavisinde umut olabilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kibris-biberiyesi-karaciger-kanseri-tedavisinde-umut-olabilir-h83256.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="row" style="margin-right:-15px; margin-left:-15px; text-align:left; -webkit-text-stroke-width:0px">
<div class="col-md-11" style="width:1045px; padding-right:15px; padding-left:15px; max-width:91.6667%">
<div class="bulk-title">
<p class="yiv2738187340CxSpFirst" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="background:white"><span style="line-height:14.3pt"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1d2228">YDÜ araştırmacılarının yürüttükleri laboratuvar çalışmaları; Kıbrıs’ta yetişen biberiye bitkisinden elde edilen uçucu yağın, karaciğer kanserinde fonksiyonel etkinliğe sahip olduğunu ortaya koydu</span></span></b></span></span></p>

<p class="yiv2738187340CxSpMiddle" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p class="yiv2738187340CxSpMiddle" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="background:white"><span style="line-height:14.3pt"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1d2228">Sicilya ve Sardinya’dan sonra Akdeniz’in en büyük adası olan Kıbrıs, ev sahipliği yaptığı bitki türleri ile de bölgenin en zengin adalarından biri. Kıbrıs’ta yetişen biberiye (Rosmarinus officinalis L.) de bu bitkilerden biri. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacılarının, alanının yüksek etki derecesine (Q2) sahip bilimsel yayınlardan South African Journal of Botany’de yayımladığı bilimsel çalışma, Kıbrıs’ta yetişen biberiye bitkisinden elde edilen uçucu yağın kansere karşı fonksiyonel etkinliğini araştırdı.</span></span></span></span></p>

<p class="yiv2738187340CxSpMiddle" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="background:white"><span style="line-height:14.3pt"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1d2228">Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, gerçekleştirdikleri laboratuvar çalışmaları ile biberiye uçucu yağının, yaygın kanser türlerinden karaciğer kanseri üzerinde etkin olduğu saptandı. Bu tespit, biberiye uçucu yağından elde edilecek moleküllerin karaciğer kanserinin tedavisi için umut olabileceğini ortaya koyuyor.</span></span></span></span></p>

<p class="yiv2738187340CxSpMiddle" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="background:white"><span style="line-height:14.3pt"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1d2228">Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacılarından Prof. Dr. Seda Vatansever, Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer, Yrd. Doç. Dr. Duygu Yiğit Hanoğlu’nun; Doç. Dr. Eda Becer, Doç. Dr. Ergül Mutlu Altundağ, Doç. Dr. Mümtaz Güran ve Selma Ustürk’ün katkılarıyla tamamladığı çalışma; Kıbrıs’ta yetişen biberiye bitkisi üzerinde yapılan ilk araştırma olarak da öne çıkıyor. Çalışmada, Kıbrıs’ta yetişen ve halk arasında yaygın olarak kullanılan biberiye bitkisinden elde edilen uçucu yağın kimyasal içeriği ve biyolojik aktivitesi ile ilgili veriler yer alıyor.</span></span></span></span></p>

<p class="yiv2738187340CxSpLast" style="margin-top:8.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:.0001pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="background:white"><span style="line-height:14.3pt"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1d2228">Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, meslektaşlarını imza attıkları önemli çalışma için kutlarken, farklı alanlarda uzmanlığı olan bilim insanlarının, bir araya gelerek imza attığı multidisipliner çalışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Seda Vatansever’in kök hücre ve klinik kullanımı, kanser mekanizmaları, hücre ölümü ve analizleri, farklı tekniklerin histolojik kullanımları, infertilite gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla öne çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer ve Yrd. Doç. Dr. Duygu Yiğit Hanoğlu’nun ise kimya, botanik ve eczacılık alanında önemli çalışmalara imza attığını söyledi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Araştırmacılarımızın uzmanlıklarını birleştirerek ortaya çıkardığı çalışma, Kıbrıs’ta yetişen biberiye bitkisinden elde edilen uçucu yağın, karaciğer kanserinin tedavisi için umut olabileceğini ortaya koyuyor” dedi.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>
</div>
</div>
</div>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kibris-biberiyesi-karaciger-kanseri-tedavisinde-umut-olabilir-h83256.html</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 19:01:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/kibris_biberiyesi_karaciger_kanseri_tedavisinde_umut_olabilir_h83256_89185.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ’den yeni tasarım göbek kordonu]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yduden-yeni-tasarim-gobek-kordonu-h83111.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="col-md-8" style="width:760px; padding-right:15px; padding-left:15px; max-width:66.6667%; text-align:left; -webkit-text-stroke-width:0px">
<div class="bulk-content" style="margin-top:32px">
<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">YDÜ araştırmacılarının geliştirdiği yeni tasarım göbek kordonu klempi (Kord Klemp), Türk Patent Enstitüsü tarafından “Faydalı Model” olarak tescillendi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü ve NEU3D Laboratuvarı iş birliği ile üretilen yeni tasarım Kord Klemp, 1960’lardan bu yana kullanılan göbek kordonu klemplerine göre, ebeveynlerin ve sağlık çalışanlarının isteklerine uygun, çok daha ergonomik bir tasarıma sahip. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Göbek bağı, bebeğin anne karnındayken plasentadan beslenmesini sağlayan hayati bir köprüdür. Bebeğe gerekli olan oksijen ve besin maddelerini taşıyan kan damarlarını içeren bu kordon, doğum sonrasında karın duvarın 2-3 santimetre üzerinden klemplenerek kesiliyor ve plasentadan ayrılıyor. Hijyenik bir ortamda ve steril kesme aletleriyle yapılması gereken bu işlemde kullanılan klempler, hala 1960’larda patentlenen tasarıma göre üretiliyor. Ancak, göbek kordonu klemplerinde kullanılan mevcut tasarım, boyutlarının çok büyük olması nedeniyle ebeveynler ve sağlık çalışanlarına sorun yaratabiliyor. Bebeğin karnına zarar vermemesi için klemp etrafının bezle sarılmaya çalışılması ve boyunun uzun olması nedeniyle bebeğin giydirilmesi ve soyulması sırasında takılarak bazen karın duvarından kopması bu sorunların başında geliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, ebeveynler ve sağlık çalışanlarının şikayetlerini azaltmak için eski tasarıma göre çok daha ergonomik bir klemp tasarladı. Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Mammadov, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Cerrahı Doç. Dr. Emil Mammadov ve Yakın Doğu Üniversitesi NEU3D Laboratuvarı Sorumlularından Makine Mühendisi Ersin Aytaç’ın birlikte imza attıkları çalışma ile geliştirilen daha küçük boyutlu ve ergonomik Kord Klemp, tasarım tescili yapılarak Türk Patent Enstitüsü tarafından Yakın Doğu Üniversitesi adına “Faydalı Model” olarak tescillendi. Faydalı model, daha önce bilinmeyen bir ürünü ortaya çıkarmada ya da mevcut üründe gelişim yaratan buluşların mülkiyet haklarının korunması için veriliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın Doğu Üniversitesi’nin iki tıp fakültesi hastanesi, diş hastanesi ve hayvan hastanesi ile KKTC geneline yayılan son teknoloji ile donatılmış sağlık ağına sahip olduğunu hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Sahip olduğumuz uygulama olanaklarını, ARGE ve ürün geliştirme kabiliyetlerimizle birleştirerek sağlık alanında yeni buluşlara ve geliştirmelere imza atmaya devam ediyoruz” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Yakın zamanda, başta kanser, ülser ve gastrit olmak üzere pek çok mide hastalığına neden olabilen Helikobakter pilori bakterilerinin tespitini sağlamak için geliştirdikleri biyosensörün patentini de aldıklarını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Farklı alanlarda uzmanlaşan akademisyenlerimizin bir araya gelerek ortaya koyduğu bu multidisipliner çalışmalar, bilimin insan hayatını kolaylaştıracak ürünlere dönüşmesine de olanak sağlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nin özellikle sağlık ve mühendislik alanındaki yetkinliğini buluşturan yeni ürün geliştirmelerine devam edeceğiz” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Geliştirdikleri yeni tasarım göbek kordonu klempleri ile ilgili açıklama yapan Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Mammadov, “Yeni tasarım klemplerimizin, geleneksel klemplere oranla daha ergonomik oluşu; ebeveynler, yenidoğanlar ve sağlık çalışanları için çok daha konforlu bir kullanım sunuyor” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/Betul-Mammadov.jpg" style="width: 476px; height: 310px;" /></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">“Geleneksel göbek bağı klempleri yaklaşık 6 santimetre uzunluğunda ve 4.5 milimetre kalınlığında ince dişli bir kıstırma yüzeyine sahip iki adet bacaktan oluşuyor. Mevcut klemplerin büyüklüğü ve yarattıkları kullanım zorlukları, ebeveynlerin doğum sonrasında yaşadığı stresi artırıyor” ifadesini kullanan Yrd. Doç. Dr. Mammadov, yeni tasarım klemplerin birçok sorunu ortadan kaldıracağını ve herkes için daha konforlu bir kullanım sağlayacağını söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
</div>
</div>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yduden-yeni-tasarim-gobek-kordonu-h83111.html</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Aug 2023 18:57:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/yduden_yeni_tasarim_gobek_kordonu_h83111_1a0f0.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid-19&#039;da en yaygın ikinci varyant!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-da-en-yaygin-ikinci-varyant-h82984.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de, COVID-19'un Omicron varyantının alt türevi olan Eris'in (EG.5.1) ülke genelinde yayıldığı duyuruldu.<br />
İngiltere&nbsp;Sağlık Güvenliği Ajansı’na (UKHSA) göre, yeni varyant Eris, ülke genelindeki her 7 yeni vakadan birini oluşturuyor. Eris, yüzde 39,4’le vakaların yaklaşık yarısını oluşturan Arcturus’tan sonra İngiltere’de en yaygın ikinci varyant olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Yetkililer,&nbsp;dünya&nbsp;genelinde COVID-19 vakalarındaki artışın sürmesi sebebiyle durumu yakından izlediklerini bildirdi.</p>

<p>İngiltere’de COVID-19 enfeksiyonlarına ve aşılama oranlarına ilişkin rakamları tahmin eden “Zoe COVID-19 Sempton Çalışması”na göre, 4 Temmuz’da 606 bin 656 olan tahmini vaka sayısı, 200 bin artarak 27 Temmuz’da 785 bin 980’e yükseldi.</p>

<p>Uzmanlar, ülkede COVID-19 vakalarındaki artışın, Barbie ve Oppenheimer filmlerinin 21 Temmuz’da vizyona girmesinin ardından milyonlarca kişinin sinemaya akın etmesiyle bağlantılı olabileceğini öne sürdü.</p>

<p>İnsanların kapalı ve yetersiz havalandırılan alanlarda, yakın mesafede bir araya gelmesinin, bulaşma oranlarını artırmış olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Hastalığa karşı bağışıklığın azalması ve COVID-19 aşılarının üzerinden belirli bir süre geçmesinin de vakalardaki artışa neden olabileceği belirtiliyor. (AA)</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-da-en-yaygin-ikinci-varyant-h82984.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 18:20:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/covid_19_da_en_yaygin_ikinci_varyant_h82984_def0d.png" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ’nün mide kanseri tespiti için geliştirdiği biyosensör patentlendi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ydunun-mide-kanseri-tespiti-icin-gelistirdigi-biyosensor-patentlendi-h82982.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">YDÜ, mide kanserine sebep olan Helikobakter pilori bakterisinin tespiti için geliştirdiği biyosensörü patentledi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başta kanser, ülser ve gastrit olmak üzere pek çok mide hastalığına neden olabilen Helikobakter pilori bakterilerinin tespitini sağlamak için geliştirilen biyosensörün patenti, Yakın Doğu Üniversitesi adına tescil edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yıllarca, mide ülserinin en önemli sebebinin midede yükselen asit oranı olduğu düşünülse de 80’li yıllarda bu hastalığın asıl kaynağının, mide ve bağırsak florasına yerleşen Helikobakter pilori olduğu ortaya çıkarıldı. Üstelik, oldukça yaygın olan bu bakterinin yoğunluğu; ülser, gastrit ve reflü gibi hastalıklarının yanı sıra mide duvarında incelme, kansere neden olabilecek hücresel değişiklikler, mide kanseri ve mide lenfoması gibi rahatsızlıklara da yol açabiliyor. Bu nedenle mide ve bağırsaktaki Helikobakter pilori’nin yoğunluğunun takip edilmesi, bu hastalıkların teşhisinde olduğu kadar uygulanan tedavinin işe yarayıp yaramadığının belirlenmesinde de hayati önem taşıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aynı zamanda mikrobiyolog olan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Süleyman Aşır’ın; Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümünden Prof. Dr. Adil Denizli ve Dr. Monireh Yücel ile birlikte imza attıkları çalışma sonucunda moleküler baskılama yöntemi ile doğrudan Helikobakter pilori’yi tanıyan bir sistem geliştirildi. Bu sistem üzerinden geliştirilen nanoçipten oluşan biyosensörün patenti ise geçtiğimiz haftalarda Yakın Doğu Üniversitesi adına tescil edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi’nin geliştirdiği biyosensör sayesinde, Helikobakter pilori’nin yoğunluğu belirlenerek teşhis ve tedavi aşamasında bakteri kaynaklı hastalıkların seyri kolayca izlenebilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi’nin sahip olduğu akademik birikimi ürüne dönüştürme kabiliyetine vurgu yapan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Üniversitemizin yetkin bilim insanlarının gerçekleştirdiği akademik çalışmaları, Üniversite 4.0 vizyonu ile ürüne dönüştürerek insanlık için somut faydaya dönüştürüyoruz” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilimsel ilerlemenin ancak ürünlere dönüştüğünde insan hayatının kalitesini artırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Günsel, “Temelinde yüksek teknolojiler olan pek çok bilimsel çalışmamızı, ARGE ve ürüne dönüştürme kapasitemiz ile insanlığın hizmetine sunmaya devam edeceğiz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ da pek çok derecelendirme kuruluşunun dünyanın en iyi üniversiteleri arasında gösterdiği Yakın Doğu Üniversitesi’nin bu başarısının ardında büyük bir akademik birikim, ARGE ve ürün geliştirme kabiliyeti yattığını söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başta dünyanın pek çok ülkesinden üniversiteler ve farklı alanlarda uzmanlaşan akademisyenlerden oluşan ekiplerle multidisipliner çalışmalara imza attıklarını da vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Hacettepe Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi’nden değerli bilim insanlarının birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucunda geliştirdiğimiz biyosensör de bu yaklaşımımızın en önemli örneklerinden biri oldu” ifadesini kullandı. Helikobakter pilori’nin takibini sağlayacak olan biyosensörün patentinin Yakın Doğu Üniversitesi adına tescil edildiğini söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Geliştirdiğimiz biyosensörü kullanıma sunmak için önemli bir adım atmış olduk” dedi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Süleyman Aşır ise mide hastalıklarına neden olan Helikobakter pilori’nin tespitini sağlayan biyosensör ile ilgili “Alınan örnekleri geliştirdiğimiz nanoçipe yerleştirdiğimizde bakterinin olup olmadığını ve eğer varsa miktarını hızlı bir şekilde saptayabiliyoruz” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Helikobakter pilori yoğunluğunun doğru şekilde belirlenebilmesinin hastalıkların teşhisini kolaylaştıracağını vurgulayan Doç. Dr. Aşır, “Geliştirdiğimiz biyosensör, teşhis kadar tedavi sürecinin etkinliğinin takip edilmesinde de hekimlere büyük bir kolaylık sağlayacak” değerlendirmesini yaptı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ydunun-mide-kanseri-tespiti-icin-gelistirdigi-biyosensor-patentlendi-h82982.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 18:16:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/ydunun_mide_kanseri_tespiti_icin_gelistirdigi_biyosensor_patentlendi_h82982_f368c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuru incirin faydaları]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kuru-incirin-faydalari-h82900.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><a href="https://www.ntv.com.tr/vitamin" target="_blank"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#0085be">Vitamin</span></span></span></a><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032"> ve </span></span></span><a href="https://www.ntv.com.tr/mineral" target="_blank"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#0085be">mineral</span></span></span></a><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032"> açısından zengin bir meyve olan incirin faydaları oldukça fazladır. Antioksidan zengini olan kuru incir bağışıklığı kuvvetlendirirken hastalıklara karşı da vücudun direncini arttırır.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">KURU İNCİRİN FAYDALARI</span></span></span></b><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Genellikle tercih edilen kuru hurmanın yanı sıra kuru incir ile de tatlı krizi giderilebilir. Yaş incir kuru incire göre daha çok çeşit vitamin ve mineral içerir. Ancak yaş incirin faydaları kadar kuru incirin de faydaları vardır.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Diyet lifi açısından zengin olan kuru incir; <b><span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">potasyum, demir, kalsiyum, antioksidan ve kompleks karbonhidrat</span></b> içerir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Yaş incire göre kuru incir kabızlığın tedavisinde daha etkili olabilir. Ancak meyveler kurutulduğunda şeker oranı arttığından kuru incirin şeker ve kalorisi daha yüksektir. Bu sebeple daha da ölçülü tüketilmelidir.<br />
Şeker içeriğinin yüksek olması ve kandaki şekeri aniden yükseltmesi nedeniyle özellikle diyabet hastalarının taze veya kuru incirden uzak durması ve tüketilecekse 1 adet incirden fazla yememeleri tavsiye edilir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Diyet yaparken incir tüketilebilir mi? Kalorisi yüksek mi?</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Önerilen miktar aşılmadığı sürece incir, rahatlıkla diyet listelerine eklenebilir. 2 adet kuru incir veya 2 adet taze incir yaklaşık olarak 60 kaloridir.<br />
<b><span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">GÜNDE NE KADAR KURU İNCİR YENMELİ?</span></b></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Meyve tüketiminde çeşitlilik sağlamak önemlidir. Günlük ortalama 3 porsiyon meyve tüketimi öneriler arasındadır. Günde 2 adet kuru veya taze incir, ara öğünlerde ya da kahvaltıda rahatlıkla tüketilebilir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">KURU İNCİR TANSİYONA İYİ GELİR Mİ?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Bütün kuru meyvelerde olduğu gibi kuru incirin de su oranı düşüktür. Kuru meyveler, içerdiği yüksek potasyum sayesinde kan basıncını dengeleyerek tansiyonun kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalar, incir tüketiminde porsiyonlamalarına dikkat etmeliler.<br />
<b><span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">KURU İNCİR BAĞIRSAKLARA İYİ GELİR Mİ?</span></b></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">İncir, yüksek oranda lif içerir. Bu sayede artıkların bağırsaktan hızlı geçişini sağlayarak bağırsak içine su çeker. Ayrıca içerdiği probiyotikler sindirim sağlığını geliştirir. Bu bağlamda incir, kabızlığı önlemede etkilidir.<br />
<b><span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">KURU İNCİR NASIL MUHAFAZA EDİLİR?</span></b></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#022032">Kuru incir, serin ve kuru bir ortamda saklanmalıdır. Buzdolabında saklandığı takdirde 1 yıl içerisinde tüketilmesi önerilmektedir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kuru-incirin-faydalari-h82900.html</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 16:57:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/kuru_incirin_faydalari_h82900_c2292.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klima hastalıklarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/klima-hastaliklarina-dikkat-h82899.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu klimaların olası risklerini anlattı, korunma yolları hakkında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Bunaltan yaz sıcaklarında hepimizi ferahlatan, hayatımızın vazgeçilmez teknolojilerinden biri olan klimalar, bazı koşullara dikkat edilmezse, farklı hastalıkların ve sağlık sorunlarının nedeni haline gelebiliyorlar. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Klimaların solunum yolu enfeksiyonlarından kas tutulmalarına, alerjiden felce kadar farklı sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken <b><span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu </span></b>“Klimanın yanlış ve bilinçsiz kullanımı, özellikle kışın alışkın olduğumuz ama ‘yazın olur mu?’ diye düşündüğümüz soğuk algınlığı, nezle, ateşli boğaz enfeksiyonları ve lejyoner (klima) hastalıklarının önemli nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">&nbsp;Üstelik bu hastalıkların bazıları; bağışık sisteminin zayıf olduğu bazı hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, sigara kullanıcılarında ve 50 yaş üstü kişilerde ağır seyredebiliyor. Aynı zamanda alerjik bünyeli kişiler için klimalarda üreyebilen küf mantarları da alerjik rinit ve alerjik astıma yol açabiliyor. Peki, klimalar nasıl oluyor da hastalıklara neden olabiliyor ve tedbir almak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu klimaların olası risklerini anlattı, korunma yolları hakkında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.5pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">1. RİSK: ALERJİLER</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:22.5pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Yeterli bakım yapılmamış klimaların ortama soğuk hava üflerken içindeki tozları, küf mantarlarını yani içinde bulunan alerjik etkenleri de üfler. Bu durum normal kişileri etkilemezken özellikle alerji sorunu olan kişilerde şikayetlerin artmasına ve alerji ataklarına neden olabiliyor. Bazı hastalarda kuru öksürüğe hatta astım krizlerinin yaşanmasına yol açabiliyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.5pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">2. RİSK: KAS AĞRILARI VE FELÇ</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:22.5pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Yazın sık sık kas tutulmalarından ya da ağrılarından şikayet eden kişilere rastlanmasının nedenlerinden biri de klimalar oluyor. Klimaların üflediği soğuk havaya doğrudan maruz kalan kişilerdeki yüz sinir kılıfları etkilenirken, ileri etkilerde ödem yapabiliyor. Ancak bu durum, yüz felcine de yol açabilir ki böyle bir durumda ilk yapılması gereken acilen en yakın sağlık kuruluşuna gitmektir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.5pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">3. RİSK: SOLUNUM YOLLARI ENFEKSİYONLARI</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:22.5pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Klimaların korkulan etkilerinden biri, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açması. Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu, klimaya bağlı solunum yolu enfeksiyonları yaşanmasının iki nedeni olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: “Dışarıda çok sıcak bir hava varken içerde klimayı yüksek soğukluk derecesinde kullanmak bazı riskleri de beraberinde getiriyor. İç-dış sıcaklık arasındaki yüksek farklılık, ani ısı değişikliği etkisine, aynı zamanda sürekli soğuk ve kuru havaya maruz kalmak vücut direncinin düşmesine yol açar. Bu da kişinin hastalığa davetiye çıkarması gibi bir durum. O nedenle tedbir alınmalı, klima ile dış sıcaklık arasındaki farkın en fazla 7 derece olmalıdır.”</span></span></span></span></span></span></p>

<ol start="2" style="list-style-type:lower-roman">
	<li style="margin-bottom:22.5pt" value="4719217"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">nedenin ise klimanın çalışırken içindeki bazı bakteri ve virüsleri havaya üflemesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu “Bunlar solunum yoluyla kişiye bulaşırlar. Havayı serinletirken aynı zamanda kurutan klimalar, üst solunum yollarında farenjit, burun tıkanıklıkları ve sinüzit gibi hastalıklara yol açıyor. Nezle, grip gibi hastalıkların yanı sıra halk arasında klima hastalığı olarak bilinen ağır sağlık sorunlarına yola açabilecek hastalıklar da görülebiliyor” diyor. </span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-bottom:22.5pt"></p>

<p style="margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><b><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.5pt; padding:0cm"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">9 öneriyle yaz sıcağında sağlığınızı koruyun</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:22.5pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Peki, yazın vazgeçilmezlerimizin başında gelen klimaların sağlık risklerinden uzak durmak için hangi tedbirler alınabilir. İşte Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu’nun önerileri: </span></span></span></span></span></span></p>

<ol>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Odanız ne çok soğuk ne çok sıcak olmalı. Klimanızı 22-25 arası bir dereceye sabitleyin. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Odanız sıcakken klimanızı ani bir şekilde çok soğuk dereceye getirmeyin. Isıyı yavaş yavaş düşürün ki vücut sıcaklığınız ani düşmesin. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Dış sıcaklık ile klima çalışan odadaki sıcaklık arasındaki farkın en fazla 7 derece olmasına dikkat edin. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Klimanızın üfleme gücünü sabit ve en fazla orta seviyede tutun. Aniden yükselttiğiniz üfleme gücüne maruz kalmanız vücut sıcaklığının ani düşmesine, kaslarınızın da olumsuz etkilenmesine neden olur. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Klimanızın üflediği noktada bulunmaktan kaçının. Doğrudan klimanın üflediği yerde bulunmak sizi o an ferahlatsa da çok zararlıdır. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Çok terlediniz, çok sıcakladınız ve yüzünüze püfür püfür essin istiyorsunuz ancak klimayı yüzüne doğru üfletmeyin. Bu hem yüz felcine hem de içinde varsa hastalık etkenlerini hızlıca solumanıza yol açabilir. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Kuru hava sağlığa zarar verebildiğinden nem dengesini sağlayan klimaları tercih edin. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Klimaların yeterli düzeyde solunum yollarınızı nemlendirememe ihtimaline karşılık bol bol su için. </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="margin:0cm; margin-bottom:.0001pt"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="vertical-align:baseline"><span style="font-size:14.5pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#212529">Bakımı titizlikle yapılmayan klima sularında bakteri üreyebileceğinden klima ve havalandırma sistemlerinin filtrelerini her yıl değiştirip bakımlarını yaptırın.&nbsp;&nbsp; </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-bottom:.0001pt"></p>

<p style="margin-bottom:.0001pt"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/klima-hastaliklarina-dikkat-h82899.html</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Aug 2023 16:56:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/08/klima_hastaliklarina_dikkat_h82899_e59e0.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MS tedavisinde umut verici ilaç tedavisi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ms-tedavisinde-umut-verici-ilac-tedavisi-h82243.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacingCxSpFirst"></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Son yıllarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinde kullanılmaya başlanan yeni nesil MS tedavi protokolleri, ülkemizde de Yakın Doğu hastanelerinde uygulanıyor. MS hastalığında kullanılmaya başlanan yeni nesil ilaç tedavileri hastaların kaderini değiştiriyor</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Günümüzde özellikle 20-40 yaş arasındaki genç erişkinlerde daha sık rastlanan, beyin ve omuriliği etkileyen Multipl Skleroz (MS), hastalarda ataklarla kendini gösteriyor. MS, erkeklere oranla, kadınlarda daha fazla görülüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Nöroloji Uzmanı Dr. Tansel Ünal, son yıllarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinde kullanılmaya başlanan yeni nesil MS tedavi protokollerinin, ülkemizde de Yakın Doğu Oluşumu hastanelerinde uygulandığını söyledi.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Multipl Skleroz (MS), kişiden kişiye değişen farklı etkenler nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi, Nöroloji Uzmanı Dr. Tansel ÜNAL, genetik yatkınlık zemininde, bazı çevresel faktörlere maruz kalmanın, MS hastalığının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadığının düşünüldüğünü söylüyor. “Özellikle ergenlik döneminde; güneş ışığının yeteri kadar alınamaması, tütünle erken tanışma, vitamin eksikliği, kafeinli gıdaların fazla tüketilmesi, yoğun çalışma saatleri, aşırı stres gibi faktörlerin MS hastalığının ortaya çıkmasında etkili olduğu görülüyor” diyen Uzm. Dr. Tansel Ünal, buna rağmen MS gelişimindeki kesin etiyolojik etkenin henüz tam olarak ortaya konulamadığını ve bu konuda önümüzdeki dönemde daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurguluyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">MS’İN BELİRTİLERİ</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">MS, özellikle hastalığın erken dönemlerinde, 24 saatten daha uzun süren ve çok çeşitlilik gösterebilen nörolojik belirtilerin görüldüğü ataklarla kendini gösteriyor. Bu belirtiler, bir veya birden çok uzuvda güçsüzlük, uyuşma ve his kaybı, denge bozukluğu, görme kaybı gibi çok çeşitli şekillerde olabiliyor. Başlangıçta ataklar büyük oranda gerileme eğiliminde olsa da, bir süre sonra, hastalarda bazı sekeller kalmaya başlıyor ve zaman içinde bireylerin en verimli çağları olan genç erişkinlik döneminde önemli düzeyde fiziksel engellilik, iş gücü kaybı ve psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">YENİ NESİL MS TEDAVİ PROTOKOLÜ NASIL UYGULANIYOR?</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">MS hastalığının tedavisinde; atak tedavisinin yanında, yeni atakların ortaya çıkmasını engelleyici ilaç tedavileri de çok büyük önem taşıyor. Bunun uzun soluklu bir tedavi süreci olduğunu ve kullanılan alışılagelmiş tedavilerin, hasta açısından yorucu, kullanımı güç yöntemler olduğunu belirten Uzm. Dr. Tansel Ünal; hastalığın etkisinden bağımsız olarak, bu tedavi protokollerinin başlı başına hastalar üzerinde hırpalayıcı, yıpratıcı ve aynı zamanda yoğun depresyona neden olan yan etkileri olabildiğini, birçok hastanın tedaviye uyum sağlayamadığını söylüyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Günümüzde ilaç tedavisinde seçeneklerin çok arttığını ifade eden Uzm. Dr. Tansel Ünal, MS tedavisinde yeni ilaç tedavilerinin geliştirildiğini, son yıllarda büyük merkezlerde kullanılmakta olan yeni nesil MS ilaç tedavilerinin, Yakın Doğu Oluşumu Hastanelerinde de uygulanmaya başlandığını belirtiyor. Uzm. Dr. Ünal yeni nesil ilaç tedavisi protokolleri ile ilgili olarak “Örneğin, birinci basamak ilaç tedavisi uygulanmış ve fayda görememiş uygun bir hastaya, çok kısa süreli özel bir tedavi protokolü uygulayabiliyoruz. Üstelik bunun için hastanede yatmak da gerekmiyor. Sadece on gün boyunca günde bir tablet ilaç tedavisi uyguladığımız hastamız, bu tedavi kürünün ardından, bir yıl boyunca MS’le ilgili başka hiçbir ilaç kullanmıyor. Bir yıl sonra, yine on günlük bir kür uygulanan hastamızı ilaçsız olarak izlemeye alıyoruz” diyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpMiddle"><span style="font-size:14.0pt">Yeni nesil MS ilaç tedavi protokolleri ile alınan olumlu sonuçların yüz güldürücü ve gelecek için umut verici olduğunu sözlerine ekleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Tansel Ünal; diğer ilaç tedavilerine göre hem daha etkin, hem de çok daha kolay uygulanabilir olan ve hasta uyumunun anlamlı derecede yüksek olduğu bu tedavi protokollerini, Yakın Doğu Oluşumu Hastanelerinde MS hastalarına uygulayabiliyor olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiriyor.</span></p>

<p class="MsoNoSpacingCxSpLast"></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ms-tedavisinde-umut-verici-ilac-tedavisi-h82243.html</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jun 2023 18:39:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2023/06/ms_tedavisinde_umut_verici_ilac_tedavisi_h82243_68485.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Benter’in buluşu, Angiotensin’in (1-7) faydaları, Pharmaceutics Tıp Dergisi’nde gösterildi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/benterin-bulusu-angiotensinin-1-7-faydalari-pharmaceutics-h79807.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter'in, kalp krizi geçirenlere faydalı olacak Nano-Medicine çözümler çerçevesindeki buluşu olan Angiotensin’in (1-7) faydaları, Pharmaceutics Tıp Dergisi’nde gösterildi</p>

<p>Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter'in “Mitigating Cardiotoxicity of &nbsp;Dendrimers: Angiotensin-(1-7) via Its Mas Receptor Ameliorates PAMAM-Induced &nbsp;Cardiac Dysfunction in the Isolated Mammalian Heart" başlıklı makalesi bugün yayınlandı.</p>

<p>Pharmaceutics Tıp Dergisi’nin “Tıp Alanında Nano-Teknoloji’deki yeni gelişmeler özel yayınında yer alan makalede Benter’in kalp krizi geçiren kişilere faydalı olacak Nano-Medicine çözümler çerçevesindeki buluşu olan Angiotensin’in (1-7) faydaları gösterildi.</p>

<p>Prof. Dr. İbrahim Benter, bilim dünyasının çok süratli değiştiğini ve gençlerin kendilerini en son teknoloji alanlarında geliştirmelerinin elzem olduğunu vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/benterin-bulusu-angiotensinin-1-7-faydalari-pharmaceutics-h79807.html</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Dec 2022 22:04:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/12/benterin_bulusu_angiotensinin_1_7_faydalari_pharmaceutics_tip_dergisinde_gosterildi_h79807_83fc7.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüs bitmeden şimdi de Hantavirüs çıktı!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-bitmeden-simdi-de-hantavirus-cikti-h79683.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="row" style="margin-right:-15px; margin-left:-15px; text-align:left; -webkit-text-stroke-width:0px">
<div class="col-md-11" style="width:1045px; padding-right:15px; padding-left:15px; max-width:91.6667%">
<div class="bulk-title">
<p>Corona Virüs&nbsp;şokunun ardından Çin'den başka bir virüs haberi daha geldi.</p>

<p>Çin'e yakınlığıyla bilinen ve İngilizce yayın yapan Global Times'ın haberine göre; Yunnan'dan Shandong'a otobüsle dönen bir kişi hayatını kaybetti ve yapılan testteHanta Virüsü'nün pozitif olduğu belirlendi. Otobüsteki diğer 32 yolcuya da test yapıldı.</p>

<p>2019 yılının son haftalarında ortaya çıkan corona virüsünün kökeni halen gizemini korurken bilim insanları bazı yarasalarda yeni bir virüsün yayıldığını ortaya çıkardı. Hantavirüsün benzer bir türünün insanlara bulaşması durumunda her 3 kişiden 1'ini öldürebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Corona virüsünün ortaya çıktığı zamanlarda gündeme gelen, “Yarasalardan bulaştı” iddiası halen tartışılırken bilim insanları endişe yaratan bir keşif yaptı…</p>

<p>Bilim insanları, Tanzanya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bulunan bir yarasa türünde Kiwira virüsünün bulunduğunu duyurdu. Bu virüsün hantavirüsü ailesinden olduğunu açıklayan bilim insanları bu virüs türünün ölümcül olabileceğini açıkladı.</p>

<p>Hantavirüsü ailesinden olan Sin Nombre virüsünün insanlara bulaşması durumunda her 3 kişiden 1’ini öldürebildiğini belirten bilim insanları uyarılarda bulundu. İngiliz Daily Mail gazetesi gelişmeyi, “Bilim insanları yarasalarda ölümcül yeni bir virüs keşfetti: Benzer patojenler her 3 insandan 1’ini öldürüyor” başlığıyla duyurdu.</p>

<p>Kiwira virüsünün henüz insanları nasıl etkilediğine dair araştırmaların sürdüğü belirtilirken yeni çalışmaların da yapılacağı aktarıldı.</p>

<p>Genelde kemirgenlerde bulunan hantavirüsü, enfekte olmuş hayvanlardan insanlara temas ile geçebiliyor. Bu virüs bulaştığı zaman üçte bir oranında ölümcüllüğe sahip. Bu virüsün bulaştığı kişilerde grip benzer belirtilerin yanı sıra kanama ve böbrek yetmezliği yaşayabiliyor.</p>

<p>Virüsü keşfeden Uluslararası Sağlık Koruma Merkezi’nin üst düzey ismi Dr. Sabrina Weiss konuyla ilgili Viruses dergisine bir bilimsel makale gönderdi. Makalede, “Bu yarasa türü insanların yaşadığı bölgelerin yakınında yaygın. Dolayısıyla Kiwira virüsünün insanlara bulaşmasını önlemek gerek” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aynı virüs türünde bulunan Sin Nombre virüsü, ABD’de bir fare türünden bulaşıyor ve yüksek oranda öldürücülüğü var. Öte yandan yine aynı virüs ailesinden gelen Puumala virüsünün ölüm oranı ise 200’de 1 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Makalede, “Virüs genelde hasta hayvanın idrar, dışkı ve salyasıyla temastan bulaşabilir. Nadiren de olsa insandan insana bulaşabilir” denildi.</p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-bitmeden-simdi-de-hantavirus-cikti-h79683.html</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Nov 2022 17:25:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/11/koronavirus_bitmeden_simdi_de_hantavirus_cikti_h79683_69341.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atatürk diyeti]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ataturk-diyeti-h79473.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, hemen her konuda olduğu gibi beslenme alışkanlıkları konusunda da bizlere örnek oldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Atatürk’ün beslenme alışkanlıklarını yorumlayan Diyetisyen Fatma Hasta Göral, Atatürk’ün dikkat ettiği diyetin ayrıntıları hakkında şu bilgileri verdi:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">SOFRADAN DOYMADAN KALKARDI</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Mustafa Kemal Atatürk hiçbir zaman sofradan tıka basa kalkmaz hatta aç kalkar, sofrasında ise çok çeşit bulundurmazdı. Biz diyetisyenler de azar azar sık sık yeme modeline uyduğunu tıka basa beslenmeyi önermediğimizi düşünürsek Atamızın da böyle beslendiğini görebiliyoruz.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">PROTEİN VE KARBONHİDRAT </span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öğünlerde protein ve karbonhidrat, diyet listelerini oluştururken en çok dikkat ettiğimiz konudur. Tam bir öğünde bu birliktelik önemlidir. Atamızın da beslenme şeklinde bu birlikteliğe dikkat ettiğini görüyoruz. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">AYRAN, EKMEK, YOĞURT</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bazen kahvaltı yapmaz ayrana ekmek banar ya da yoğurtla ekmek yermiş. Yoğurt atamızın sofrasında kıymetli bir besin olmuştur. Sıklıkla kullandığından bunu biliyoruz. Günümüzde hazır yoğurt ev yoğurdu tartışmaları devam etse de beslenme uzmanı olarak yoğurdun kesinlikle menülerimizde yer alması gerektiğini düşünüyorum.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">SEBZE AĞIRLIKLI BESLENİRDİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuru fasülye - pilav, bamya-pilav, karnıyarık Atamızın severek tükettiği yemekler arasındadır. Atamızın genel olarak sebze ağırlıklı beslendiğini söyleyebiliriz. Bunun da günümüzde Akdeniz diyetine yakınlık gösterdiğini ifade edebiliriz. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Annesinin ıspanaklı Selanik böreğini de severek tüketen Atamız genellikle meyve, kavrulmuş leblebi ve fıstığa da yer verirmiş. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">TÜRK MUTFAĞINI BATI’YA TERCİH EDERDİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Atatürk’ün geleneksel Türk mutfağını batı mutfağına tercih ettiğini beslenme alışkanlıklarından görebiliyoruz. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">TATLIYLA ARASI İYİ DEĞİLDİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Anadolu ziyaretlerinde ikramları severek tüketen Atamızın tatlıyla arası iyi değilmiş. Tatlıyı Anadolu ziyaretlerinde ikramlardan tüketir en çok irmik tatlısını severmiş. Biz beslenme uzmanları tatlı ihtiyaçlarımızı meyveden karşılamayı uygun bulup nadiren tatlı tüketimine yer vermeyi uygun bulduğumuz gibi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">EN SEVDİĞİ ÖĞÜN AKŞAM YEMEĞİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Mustafa Kemal Atatürk’ün en kıymet verdiği öğünün akşam yemeği olduğunu; akşam yemeği sofrasında daima bir misafiri olmasından uzun sofra sohbetleri yapmasından anlıyoruz. Bazen canı sıkkın olduğunda yemek yemez geç saatlerde omletle ekmek ya da yoğurtla ekmek yese de çoğunlukla akşam uzun yemek sohbetleri eşliğinde çok çeşitli olmayan genelde sebze ağırlıklı yemekler, tavuk eti, içki olarak rakı hakim olurmuş menüye. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#1c2b28">KAHVE KALP SAĞLIĞINA ZARARLIYDI</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni kurulmuş bir ülkenin sıkıntı ve stresini düşünecek olursak atamızın günde 10-15 fincan kahve içmesine şaşırmamak lazım. Fakat kalp sağlığı için oldukça fazla olduğunu söyleyebiliriz.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ataturk-diyeti-h79473.html</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Nov 2022 17:27:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/11/ataturk_diyeti_h79473_9b782.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YDÜ, PCR sonuçlarını analiz için yapay zeka geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-pcr-sonuclarini-analiz-icin-yapay-zeka-gelistirdi-h79260.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">YDÜ, PCR sonuçlarını saniyeler içinde analiz ederek tanı koyabilen yapay zeka geliştirdi. Yüzde 100 doğrulukla çalışan sistem, PCR sonuçlarını; pozitif, düşük pozitif, negatif ve belirsiz olarak kategorize edebiliyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi’nin geliştirdiği yapay zeka algoritmaları, COVID-19 PCR testlerini analiz ederek kısa sürede tanı koyabiliyor. Deneyimli moleküler mikrobiyoloji uzmanları tarafından yüzde 100 doğrulukla çalıştığı belirlenen sistem, PCR sonuçlarını; pozitif, düşük pozitif, negatif ve belirsiz olarak kategorize edebiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">COVID-19’un tanısında altın standart kabul edilen PCR testlerinin sonuçlarının analiz edilmesi, sebep oldukları yoğunluk nedeniyle pandemi süresince tüm dünyada sağlık sistemlerini oldukça zorlamıştı. Kısa sürede sonuç alınabilmesi için özellikle laboratuvar personeli üzerinde çok büyük bir yük oluşturan PCR testlerin sonuçlarının belirlenmesi aynı zamanda deneyimli personel gerektiriyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi’nin geliştirdiği yapay zeka algoritmaları ise PCR test verilerini PCR cihazlarına entegre edilebilen bir arayüz ile analiz ederek, test sonucunun insan müdahalesine gerek kalmadan saniyeler içerisinde belirlenmesini sağlıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Baddal ile Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emre Özbilge’nin birlikte tasarladığı çalışma, COVID-19 PCR testlerinin analizi ve raporlama süreçlerini kısaltarak hastaların izolasyon ve tedavi süreçlerinin hızla başlatılması açısından büyük önem taşıyor. Geliştirilen yapay zeka uygulaması, gelecekte yaşanabilecek olası salgınlarda da kullanılabilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">PCR SONUÇLARINI POZİTİF, DÜŞÜK POZİTİF, NEGATİF VE BELİRSİZ OLARAK KATEGORİZE EDEBİLİYOR</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geliştirilen derin öğrenme algoritması ile PCR cihazından alınan floresan ışıma verileri, her bir hasta için, önceden eğitilen programa yükleniyor. Yüzlerce hastanın PCR sonucu ile eğitilen yapay zeka sistemi, hasta örneklerine ait grafikleri tanımlayıp sonucunu saniyeler içinde verebiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi’nde çok katmanlı sinir ağı modeli kullanılarak geliştirilen yapay zeka sistemi, PCR verilerini laboratuvar personeli olmadan pozitif, düşük pozitif, negatif veya belirsiz olarak kategorize edebiliyor. Belirsiz sonuç durumunda sistem, personele hasta örneğinin tekrar çalışılması gerektiği uyarısını veriyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geliştirme aşamalarında deneyimli moleküler mikrobiyoloji uzmanları tarafından sağlaması yapılan sistem, yüzde 100 doğruluk oranı ile sonuç verebiliyor. Sistem sayesinde örnek akışının çok yoğun olduğu pandemi dönemlerinde, laboratuvar personelinin iş yükünün azaltılarak personelin verimli kullanılmasının sağlanması amaçlanıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geliştirilen yapay zeka sistemi, Portekiz’de gerçekleştirilen 32. Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi’nde bilim dünyası ile paylaşıldı</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bu yıl 32’si Portekiz’de düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük mikrobiyoloji kongresi olan Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi (ECCMID)’de Doç. Dr. Buket Baddal tarafından sunulan çalışma, mikrobiyoloji camiası tarafından büyük ilgi ile karşılandı. Enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji alanındaki uzmanları bir araya getiren kongrede, yeni teknolojilerin tartışıldığı “COVID-19 Teşhisi: Yeni ve Daha Yeni” oturumunda sunulan çalışma farklı patojenlere uygulanabilmesi ve tüm dünyadaki laboratuvarlara entegre edilebilmesi açısından bilim insanları tarafından beğeni aldı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yapılan çalışma prestijli yayınevlerinden Multidisciplinary Digital Publishing Institute’e ait “Applied Sciences” dergisinin Ekim 2022’de yayımlanan “Uygulamalı Yapay Zeka” özel sayısında da yer alarak tüm bilim camiası ile paylaşıldı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise COVID-19 sürecinde ilk günden itibaren çok yönlü bir şekilde bilimsel araştırmalar yürüttüklerini söyleyerek, “Üniversitemiz bünyesinde bilim insanlarımızın yürüttüğü çalışmaları, COVID-19 sürecinin daha etkili bir şekilde yönetilmesine olanak sağlayacak ürünlere dönüştürürken çalışmalarımızın sonuçlarını da bilimsel makalelerle bilim dünyası ile paylaşmaya devam ettik” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanlarının COVID-19 sürecinde, dünyanın önde gelen bilim yayınlarında 375 makale yayımladığını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, “PCR testlerini analiz ederek sonuçlarını yüzde 100’lük bir doğruluk oranı ile belirleyen yapay zeka uygulamamızı da, Portekiz’de düzenlenen Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi’nde bilim dünyası ile paylaştık. Aynı zamanda çalışmamızı, Applied Sciences dergisinin ‘Uygulamalı Yapay Zeka’ özel sayısında yayımladık” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DESAM Araştırma Enstitüsü araştırmacılarından, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Baddal ise COVID-19 pandemisi ile birlikte yoğun bir şekilde hayatımıza giren PCR testlerinin enfeksiyon hastalıklarına yol açan birçok patojenin tanımlanmasında da kullanıldığını söyleyerek, “Geliştirdiğimiz yapay zeka uygulaması, ileride ortaya çıkabilecek yeni enfeksiyon hastalıkları etkenlerinin ve pandemilere yol açabilecek virüslerin tanısında da kullanılabilecek” ifadesini kullandı. Doç. Dr. Baddal, “COVID-19 pandemisi ile sağlık sistemlerinin bu gibi salgınlara ne kadar hazırlıksız olduğu ortaya çıkmıştı. Geliştirdiğimiz yapay zeka algoritmaları ile ileride karşımıza çıkabilecek salgın hastalıklara hazırlıklı olacağız. Hastalığın tanısını erken koyarak, bu kişileri erken izole edip hastalığın toplumda yayılmasını önleyebiliriz” şeklinde konuştu. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ydu-pcr-sonuclarini-analiz-icin-yapay-zeka-gelistirdi-h79260.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Oct 2022 17:18:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/10/ydu_pcr_sonuclarini_analiz_icin_yapay_zeka_gelistirdi_h79260_993b0.jfif" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid hastalarının tedavisiyle ilgilenen doktorlara ihtar! Ölüme neden olabilir!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/covid-hastalarinin-tedavisiyle-ilgilenen-doktorlara-ihtar-olume-neden-h79053.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="border:0px; margin:0px 0px 22px; padding:0px">Journal of the American College of Cardiology” dergisinde 12.10.2022 tarihinde yayınlanan “Cardiovascular Drug Interactions With Nirmatrelvir/Ritonavir in Patients With COVID-19” isimli makalede Covid hastalarının tedavisiyle ilgilenen doktorlara bir ihtar geldi. Nirmatrelvir/Ritonavir, Covid tedavisinde faydalı bir ilaç ama hastaların kullandığı başka ilaçlarla ilişkiye geçebildiği için ölümlere neden olabiliyor.</p>

<p>Bu Covid ilacının kullanılabilmesi için hastaların kullandığı ilaçların bilinmesi ve gerekirse değiştirilmesi gerekebilir.</p>

<p style="border:0px; margin:0px 0px 22px; padding:0px"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/covid-hastalarinin-tedavisiyle-ilgilenen-doktorlara-ihtar-olume-neden-h79053.html</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Oct 2022 16:14:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/10/covid_hastalarinin_tedavisiyle_ilgilenen_doktorlara_ihtar_olume_neden_olabilir_h79053_8c5b1.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salgın uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/salgin-uyarisi-h78558.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de insanlara bulaşabilen kene kaynaklı yeni bir bakteri görüldü.</p>

<p>Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinin yaptıkları araştırma bilim dergisinde yayımlandı.</p>

<p>Araştırmaya ilişkin açıklama yapan&nbsp;Keneler ve Kene Kaynaklı Hastalıklar Araştırma Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Ömer Orkun,&nbsp;2 bine yakın kenede yüzlerce patojen (hastalık oluşturan mikrop) taradıklarını ve 32 farklı kene kaynaklı patojenin varlığını belirlediklerini söyledi.</p>

<p>Orkun,&nbsp;"Bu ciddi derecede önemli bir rakam ve bunların hiçbiri Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü değil. Tespit edilen patojenlerden 10'unun insanı enfekte edebildiği ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi de şu an patojen olarak Avrupa'da yeni ortaya çıkan ve Avrupa'nın en önemli vektörü olan Ixodes Ricinus kene türünün naklettiği 'Neoehrlichia Mikurensis' adı altındaki bir bakteri" dedi.</p>

<p>"İSTANBUL'DA BASKIN BİR TÜR"</p>

<p>Bu türün&nbsp;Türkiye'de varlığının yeni tespit edildiğini belirten Orkun,&nbsp;"Bu tür, Avrupa'da insanlarda patojenik olan zoonotik hastalıkların en önemli vektörü olarak kabul edilir ve Avrupa'nın üzerinde en çok çalıştığı kene türüdür. Bizim ülkemizde özellikle Anadolu'nun kuzeyi, Trakya ve İstanbul'da baskın bir tür" diye konuştu.</p>

<p>Söz konusu bakterinin, insanlarda kan damarlarının iltihaplanması ve tıkanmasıyla&nbsp;ile seyreden birtakım bozukluklara yol açabildiğine işaret eden Orkun,&nbsp;"Eskiden özellikle bağışıklık sistemi zayıf veya baskılanmış, dalağı alınmış, lösemi, lenfoma ve MS gibi hastalığı olan insanlarda patojenik olduğu sanılıyordu. Ancak son yıllarda Avrupa'daki vakalara baktığımızda, bağışıklık sistemi gayet yerinde, sağlıklı insanlarda da patojeniteye sebep olabildiği hatta özellikle birtakım ilaçlarla immün sistemi baskılanmış hastalarda ise ölüme varabilecek sonuçlara neden olduğu bildiriliyor."&nbsp;</p>

<p>KENTSEL BÖLGELERDE DE VAR</p>

<p>Bakteriyi taşıyan Ixodes Ricinus kene türünün yüksek neme ihtiyaç duyduğuna işaret eden Orkun, "Bu türü sadece kırsal kesimlerde değil özellikle içerisinde orman ihtiva eden il içi yapılarda yani kentsel bölgelerde de görüyoruz" dedi.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/salgin-uyarisi-h78558.html</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Sep 2022 18:34:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/09/salgin_uyarisi_h78558_2c21e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni pandemi için tarih]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-pandemi-icin-tarih-h78435.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bilim insanları, bir sonraki pandemiye neden olacak virüsün tavuk kümeslerinde ve ördek havuzlarında dolaştığı konusunda uyardı. Gökyüzünden ölü martıların yağdığını ve kuş gribi vakalarının geçen yıla kıyasla iki kat arttığına dikkat çeken araştırmacılar, H5N1 virüsünün insanlarda Covid-19'dan daha ölümcül bir salgına yol açmasının an meselesi olduğunu söyledi. Uzmanlar, özellikle bu kış ayında mevsimsel grip ile kuş gribi vakalarının doğada aynı anda görülmesinin canlı hücrelerinin genetik materyalinin değişmesiyle sonuçlanacağını kaydetti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda şu anda dolaşımda olan H5N1 ile akraba olan bir virüsün neden olduğu İspanyol gribi salgını nedeniyle yaklaşık 50 milyon kişi öldü. Yani o sırada hayatta olan her 35 kişiden biri hayatını kaybetti. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">VAKA SAYISI BİR ÖNCEKİ YILIN 2 KATI</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şimdiye kadar kuş gribinin yeni bir türü olan H5N1 virüsü ise Eylül 2021'den bu yana dünya çapında 22 milyondan fazla kuş ve kümes hayvanında tespit edildi. Vaka sayısı bir önceki yılın rekorunu ikiye katladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">GÖKYÜZÜNDEN ÖLÜ KUŞLAR YAĞIYOR</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte, uzmanlara göre yeni kuş gribi virüsü sadece hızla yayılmakla kalmıyor, aynı zamanda benzeri görülmemiş bir seviyede öldürüyor. Birleşik Krallık'ta, aylardır İskoçya ve doğu kıyılarındaki adalarda ölü kuşlar kumsallara saçılırken, Brighton'da gökyüzünden ölü martılar yağıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiltere’deki Cornwall Wildlife Trust geçen hafta bir uyarı yayınlayarak halkı hasta veya ölü deniz kuşlarından uzak durmaya ve 'hiçbir koşulda hayvanlara dokunmamaya' çağırdı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">East Anglia Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalık uzmanı olan Prof. Dr. Paul Hunter konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Artık kuş gribinin insanlarda salgına neden olup olmayacağını konuşmak yerine bunun ne zaman gerçekleşeceğini konuşmamız gerekiyor” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DailyMail’e açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hunter, “Bu şu an ya da torunlarımızın zamanında gerçekleşebilir. Bunlar çok rastgele olaylardır ve ne zaman olacağını asla gerçekten tahmin edemezsiniz, ancak etrafta ne kadar vaka olursa, risk de o kadar yüksek olur" diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer taraftan Prof. Dr.Hunter, özellikle bu yıl büyük bir mevsimsel grip salgını beklendiğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İKİ VÜRÜSÜN AYNI ANDA VARLIĞI GENETİK MATERYALİ DEĞİŞTİRİYOR</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hunter, “Etrafta çok sayıda kuş ve mevsimsel grip vakasının aynı anda bulunması felakete davetiye olabilir. Aynı hücreye aynı anda bulaşan birbiriyle ilgisiz iki grip virüsü alırsanız, genetik materyali değiştirmeye başlarlar.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Risk küçük olsa da, 2003'ten beri sadece 860 kişiye H5N1 bulaştı. Bu durum mevcut varyantın insanlarda yayılması için ihtiyaç duyduğu mutasyonları elde etmesine izin verebilir. Söz konusu durum geçmişte, pandemilere neden olabilecek genetik kaymaya yol açtı" diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan Nottingham Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalıkların epidemiyolojisi bölümünden emekli olan Prof. Dr. Keith Neal, bu kışın en büyük viral tehdidin mevsimsel grip olduğunu söyledi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Neal, “Son iki buçuk yıldır karantinalar ve sınırlı sosyal etkileşimler nedeniyle bağışıklık sistemlerimiz ciddi bir şekilde zayıfladı. Bu, normalde zararsız olan virüslerin intikam almak için geri gelmesi anlamına geliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çocuk felci gibi bir zamanlar ortadan kaldırılan hastalıkların bazı bölgelerde yeniden salgınlara neden olduğunu görüyoruz. Mevsimsel gribin geleceğini biliyoruz, kuş gribi de insanlara sıçrayabilir. Ancak mevsimsel grip ve kuş gribi ne kadar çok dolaşırsa, ikisinin etkileşime girme ve büyük bir genetik değişime neden olma riski o kadar büyük olur.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Olasılık sırasına göre normal gribin bir sonraki pandemimiz olacağını düşünüyorum, ancak daha büyük endişe kuş gribi çünkü bu yayılırsa hiçbir doğal korumamız yok” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-pandemi-icin-tarih-h78435.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Aug 2022 17:11:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/08/yeni_pandemi_icin_tarih_h78435_93630.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid-19 nedeniyle 27 milyon kişi tat ve koku alamıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-nedeniyle-27-milyon-kisi-tat-ve-koku-alamiyor-h78037.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Corona virüs üzerine yapılan yeni bir araştırmada, milyonlarca kişinin uzun süreli koku veya tat sorunları yaşadığı tespit edildi.<br />
İngiliz Tabipler Birliği'nin hakemli tıp dergisi BMJ'de yayımlanan çalışmada, dünya çapında milyonlarca insanın Covid-19'un bir sonucu olarak uzun süreli koku veya tat sorunları yaşayabileceği ve kadınların etkilenme olasılığının daha yüksek olabileceği belirtildi.<br />
Araştırmada, dünyada onaylanmış 550 milyonun üzerinde corona virüs vakası tespit edildiği bildirilirken, söz konusu kişilerin yaklaşık yüzde 5’inin koku veya tat alma duyularında uzun süreli değişiklikler olduğu aktarıldı.<br />
Çalışmanın bulgularında, corona virüs enfeksiyonundan sonra en az altı ay boyunca 15 milyon kişinin koku kaybı, 12 milyon kişinin ise hem koku hem de tat kaybı yaşadığı bildirildi. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip, söz konusu 27 milyon kişinin küresel sağlık üzerinde büyük bir etkisi olacağını söylerken, koku veya tat alma duyusunun kaybolmasının veya değişmesinin “ciddi sıkıntıya” yol açabileceğinin altını çizdi.<br />
Çalışmada, 3 bin 699 hastayı içeren 18 araştırmanın verileri incelenirken, bir Covid-19 enfeksiyonundan sonra en az altı ay boyunca değişen tat veya kokudan muzdarip kaç kişinin yaşadığını tahmin etmek için modelleme geliştirildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sonuç olarak ise hastaların yüzde 5.6'sının en az altı aydır koku disfonksiyonuna sahip olduğu, yüzde 4.4'ünün ise tat duyusu kaybı olduğuna dikkat çekildi.<br />
Bilim insanları, corona virüse yakalanan kadınların koku ve tat alma duyularını erkeklerden daha az iyileşme olasılığı olduğunu belirlerken, bir kadın hastanın ilk corona virüs enfeksiyonundan 27 ay sonra hala koku alamadığını vurguladı.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-nedeniyle-27-milyon-kisi-tat-ve-koku-alamiyor-h78037.html</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Jul 2022 18:41:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/07/covid_19_nedeniyle_27_milyon_kisi_tat_ve_koku_alamiyor_h78037_2bb35.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Coronavirüs başladığı yere geri döndü]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/coronavirus-basladigi-yere-geri-dondu-h78036.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Coronavirüsün çıkış noktası olan Çin'in Wuhan kentinin bir bölgesinde 4 vaka görüldü. Sıfır kovid politikası nedeniyle, bölgede kısıtlamalara gidildi. Bölge sakinlerininin karantina süresi boyunca, evlerinden çıkmamaları istendi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sıfır Covid stratejisi izleyen </span></span></span><a href="https://www.ntv.com.tr/cin" target="_blank"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#0085be">Çin</span></span></span></span></a><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">'in Wuhan kenti bir kapanmayla daha karşı karşıya. 12 milyon nüfuslu kentte yapılan rutin kontrollerde 2 vakaya rastlandı. Ardından bu kişilerle temaslı olan 2 kişide daha coronavirüs görüldü. Bu durum yetkilileri alarma geçirdi.</span></span></span><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="background:white">Kentin, 1 milyon nüfuslu Ciangşia bölgesinde, kısıtlamalara gidildi. Tüm eğlence mekanları kapatıldı, toplu taşımalar durduruldu. Ciangşia sakinlerinden, 3 günlük karantina süresi boyunca bölgeyi terk etmemeleri ve acil bir durum olmadıkça evlerinden çıkmamaları istendi. Çin'in vakaların önüne geçmek için uyguladığı "sıfır Covid stratejisi" zaman zaman tam kapanmalara neden oluyor. Ülkenin finans başkenti 25 milyon nüfuslu Şangay, geçtiğimiz ay "2 aylık bir tam kapanmadan" çıktı.</span><br />
<span style="background:white">Bazı şirketler, üretimin devam etmesi için, çalışanlarından eve gitmeleri yerine, teması en aza indirmek amacıyla iş yerlerinde kalmalarını istedi.</span> Bu hafta da Wuhan kenti üzerine yapılan araştırmalar, virüsün ortaya çıkış noktasını kanıtlar nitelikteydi. Hakem onaylı iki araştırmanın verileri, virüsün yayılmaya başladığı yer olarak, Wuhan'daki hayvan pazarını işaret ediyordu.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/coronavirus-basladigi-yere-geri-dondu-h78036.html</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Jul 2022 18:40:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/07/coronavirus_basladigi_yere_geri_dondu_h78036_4d789.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maymun çiçeği virüsü nasıl bulaşıyor?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/maymun-cicegi-virusu-nasil-bulasiyor-h77171.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Tarihte ilk olarak 1958'de maymunda bulunan </span></span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Maymun çiçeği</span></span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032"> virüsü, insanlar arasında ilk defa 1970'te Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Kısa zamanda 11 </span></span></span><a href="https://www.ntv.com.tr/afrika" target="_blank"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#0085be">Afrika</span></span></span></a><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032"> ülkesine sıçrayan virüs, Afrika'nın dışında ilk olarak 2003'te ABD'de yayıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Şimdiye kadar en çok Afrika'da etkili olan virüs, 2017'de Nijerya'da en büyük salgına yol açarken ülkede 200 kişi virüse yakalandı ve vakaların yüzde 3'ü hayatını kaybetti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Virüsün Kongo türünün yüzde 10'a kadar ölüm riski bulunurken Batı Afrika türünün ise her 2 vakadan birinde yüzde 1 ölüm oranına sahip olduğu biliniyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">MAYMUN ÇİÇEĞİ HASTALIĞI NASIL BULAŞIYOR?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Küresel bir hastalık halini almadan önce maymun çiçeği hastalığı genelde hasta hayvanlardan bulaşıyordu. Tropik bir virüs olan bu hastalığın fare ve sincap gibi kemirgenlerden bulaştığı tahmin ediliyor. İnsanlar bu hayvanlar tarafından ısırılırsa, kanlarına ya da vücut salgılarına dokunursa ya da yaralarına dokunursa da bulaşabiliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Hasta hayvanların tüketilmesi durumunda da bu hastalık bulaşabiliyor. Öte yandan bu hastalığın insanlar arasında bulaştığı da biliniyordu. Fakat uzmanlar bu hastalığın insandan insana nadiren bulaştığını düşünüyordu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Bu sebeple hastalık, öksürük, hapşırma gibi hava partikülleri aracılığıyla bulaşmasının yanı sıra temas ile de bulaşabiliyor. Dolayısıyla virüsün olduğu çarşaf ve elbiselere dokunan hastalanabiliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">2- NE KADAR ÖLÜMCÜL?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Maymun çiçeği hastalığı genelde hafif geçse vakalarda yüzde 10’luk bir ölüm riski de bulunuyor. Hafif vakalarda her 100 kişiden 1’inde ölüm meydana gelebiliyor. Bu oran Covid-19’un ilk dönemlerine yakın.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">3- NASIL TEST EDİLİYOR?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Maymun çiçeği hastalığı, su çiçeği hastalığına benzediği için testlerden net bir sonuç çıkmadığı durumlar olabiliyor. Testler genelde deriden parça, döküntü ve tükürük alınarak yapılabiliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">4- SEMPTOMLAR NEDİR?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Semptomlar 3 hafta sürebiliyor. Genelde yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, sırt ağrısı, lenf nodüllerinin şişmesi, yorgunluk ve üşüme gibi semptomlar olabiliyor. Bu semptomlar diğer hastalıklarla benzerlik gösterse de en belirgin hastalık belirtisi yüzde, avuç içinde ve ayak tabanında kaşıntı, kızarıklık, şişme oluyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">5- HASTALIK NE KADAR BULAŞICI?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Bir kişi kaşıntı başladığından vücudundaki yaralar kabuk tutup, bu yaralar iyileşene kadar devam ediyor. Kabuk bağladığı süreçte de hastalık bulaşıcı materyaller yayabiliyor. Bulaşıcılık dönemi üç hafta sürebilirken bu durum hastadan hastaya değişiklik gösterebiliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">6- SEMPTOM GÖSTERENLER NE YAPMALI?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Olağandışı bir semptom görüldüğü zaman sağlık yetkililerine başvurulması gerekiyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">7- İLK KEZ GÖRÜLEN ÜLKELER VAR MI?</span></span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">1958’de keşfedilen bu hastalık 1970’te ilk olarak bir insanda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde tespit edilmişti. Afrika dışında çok az ülkede tespit edilen bu hastalığı 22 Mayıs’tan önce yaşamış ülkeler Birleşik Krallık, ABD, İsrail ve Singapur olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">8- SU ÇİÇEĞİ İLE AYNI MI?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Benzer semptomlar gösterse de maymun çiçeği hastalığı ile maymun çiçeği hastalığı aynı değil. Her iki hastalık da farklı virüs tarafından tetikleniyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">9- EN BÜYÜK RİSK GRUBUNDA OLANLAR KİMLER?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><a href="https://www.sozcu.com.tr/haberleri/dunya/?utm_source=anchortext&amp;utm_medium=free&amp;utm_campaign=dunya" target="_blank"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#f71515">Dünya</span></span></span></a><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"> Sağlık Örgütü’ne göre 50 yaşın üzerindekiler en büyük risk grubu olarak öne çıkıyor. DSÖ ayrıca çocuklarda ölüm oranının yüksek olabileceği yönünde açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">10- COVID-19 GİBİ BULAŞABİLİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Şu ana kadar uzmanlar Covid-19 benzeri bir bulaşma hızı olmayacağını öngörüyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">11- BUNUN İÇİN BİR AŞI VAR MI?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Bazı ülkelerde çiçek hastalığı için aşı kullanılıyor. Bu aşılar genel olarak belirli bir oranda koruma sağlıyor. Verilere göre bu aşılar hastalığı yüzde 85 oranında engelliyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#212529">12- MAYMUN ÇİÇEĞİ İÇİN İLAÇ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Çiçek hastalığı için bazı ilaçlar var ve bunlar da maymun çiçeği hastalığına karşı etkili olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/maymun-cicegi-virusu-nasil-bulasiyor-h77171.html</guid>
      <pubDate>Mon, 23 May 2022 18:31:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/05/maymun_cicegi_virusu_nasil_bulasiyor_h77171_46806.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüs bitiyor derken, Maymun çiçeği başladı!16 ülkeye sıçradı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-bitiyor-derken-maymun-cicegi-basladi16-ulkeye-sicradi-h77170.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapında 6 milyondan fazla insana bulaşan corona virüsüne karşı kısıtlama ve aşılama kampanyaları devam ederken, maymun çiçeği salgını patlak verdi..</p>

<p>Maymun çiçeği vakası görülen ülkelere her gün yenisi ekleniyor. Batı ve Orta Afrika kökenli virüs başta Avrupa olmak üzere yayılıyor. Hafta sonu Avrupa'da vaka görülen ülkelere Avusturya, İsviçre ve Danimarka da eklendi</p>

<p>Maymun çiçeği vakası görülen ülkelere her gün yenisi ekleniyor. Batı ve Orta Afrika kökenli virüs başta Avrupa olmak üzere yayılıyor.<br />
Haftasonu Avrupa'da vaka görülen ülkelere Avusturya, İsviçre ve Danimarka da eklendi. Latin Amerika ülkelerinden Arjantin de ilk şüpheli vakasını bildirdi.</p>

<p>ABD'de üçüncü şüpheli vaka ortaya çıktı. Son dönemde Afrika dışında ilk vakanın görüldüğü İngiltere yeni vakalar açıklamaya hazırlanıyor.<br />
Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus dünyanın Covid-19, Ukrayna'daki savaş ve maymun çiçeği virüsü hastalığı da dahil olmak üzere "zorlu" mücadelelerle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. Maymun çiçeği virüsünün vakaları; Avrupa, ABD, Kanada, Avustralya, Danimarka ve İsrail dahil olmak üzere 16 ülke ve bölgede doğrulanırken, Ghebreyesus, "Dünyanın salgınlara hazırlıksız olduğu ortada" açıklamasını yaptı.</p>

<p>75. Dünya Sağlık Asamblesi'nde konuşan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus şunları söyledi:</p>

<p>"Elbette Covid-19 pandemisi dünyamızdaki tek kriz değil. Biz konuşurken dünyanın dört bir yanındaki meslektaşlarımız Ebola salgınlarına yanıt veriyor. Afganistan, Etiyopya, Somali, Güney Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti, Ukrayna ve Yemen'de Kongo Cumhuriyeti, maymun çiçeği virüsü ve bilinmeyen nedenli hepatit ve karmaşık insani krizlerle mücadele ediyor. İklim değişikliği, eşitsizlik ve jeopolitik rekabetin körüklediği, hastalık, kuraklık, kıtlık ve savaşın korkunç bir yakınlaşmasıyla karşı karşıyayız."</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-bitiyor-derken-maymun-cicegi-basladi16-ulkeye-sicradi-h77170.html</guid>
      <pubDate>Mon, 23 May 2022 18:30:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/05/koronavirus_bitiyor_derken_maymun_cicegi_basladi16_ulkeye_sicradi_h77170_07c6e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni salgın paniği! Dünyada yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-salgin-panigi-dunyada-yayiliyor-h76832.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koronavirüs salgınının şoku atlatılmadan bu kez 13 ülkede 170 'bilinmeyen kökenli akut Hepatit</span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">&nbsp;vakası tespit edildi. Vakaların büyük çoğunluğu beş yaş ve altındaki çocuklar. Şimdiye kadar bir çocuk öldü ve 17 çocuğun da kritik karaciğer nakillerine ihtiyacı var</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Koronavirüs salgının şokunu henüz atlatamayan dünya yeni bir salgın paniğine sürüklenmiş durumda. Doktorlar konuyla ilgili peş peşe açıklamalar yaparken kızına hiç düşünmeden ciğerini veren İngiliz babanın açıklamaları okuyanların gözlerini yaşarttı...</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) bildirdiğine göre, çocuklarda görülen gizemli hepatit vakaları, 13 ülkeye sıçradı ve vaka sayısı 170'e yaklaştı. Virüs son olarak Kanada'da görüldü. Bilim insanları çocuklarda ölüme varan ciddi sonuçlara neden olan bu hastalığın kökenlerini araştırmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünya Sağlık Örgütü , geçtiğimiz ekim ayından bu yana, 13 ülkede 170 'bilinmeyen kökenli akut </span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hepatit vakasının tespit edildiğini açıkladı. Bu açıklamadan hemen sonra Kuzey Carolina ABD'de iki vaka daha teşhis edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Vakaların büyük çoğunluğu beş yaş ve altındaki çocuklar ve şimdiye kadar bir çocuk öldü ve 17 çocuğun da kritik karaciğer nakillerine ihtiyacı var.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI MI?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:13.5pt"><span style="background:#f3f3f3"><span style="font-family:&quot;Helvetica&quot;,sans-serif"><span style="color:#022032">İngiltere'de hastalanan çocukların 10'unun karaciğer nakline ihtiyacı oldu.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiltere'de yaklaşık 114 vaka tespit edildi, ancak MailOnline'a konuşan uzmanlar birçok semptom kaçırıldığı için bunun 'buzdağının görünen kısmı' olabileceğini açıkladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiltere’nin Kent şehrinde yaşayan 27 yaşındaki Alan Raine ise karaciğerinin bir kısmını hepatit hastası kızına bağışlayarak ülkedeki tüm gazetelerde manşet olmayı başardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/CWMO4V7POEUL3CSAJLILNVIFSM.jpg" style="width: 600px; height: 338px;" /></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Raine’nin 3 yaşındaki kızı Lola-Rose'a mart ayı ortalarında ölümcül karaciğer iltihabı teşhisi kondu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Lola-Rose Raine, son aylarda uzmanların kafasını karıştıran aynı karaciğer hastalığına yakalanan yaklaşık 200 çocuktan sadece biri…</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Başlangıçta kusmasını sadece bir mide üşütmesine bağladıktan sonra, Lola-Rose'un anne ve babası çocuklarının gözlerinde sarılaşma gördüler; bu semptom hepatitin ayırt edici bir işareti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hastane taramaları çocuğun karaciğerinin normal çalışmadığını ortaya çıkardı ve hemen Londra'daki Kings College Hastanesi'nde uzman bir birime sevki yapıldı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">DOKTORLAR ÖLEBİLİR DEDİ!</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Küçük kızın karaciğeri bir anda çalışmamaya başlayınca ve doktorlar Lola-Rose’u yapay komaya sokmak zorunda kaldı. Doktorlar aileyi de, son dakika nakli bulamadıkları sürece çocuklarının saatler içinde ölebileceği konusunda uyardılar.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktorların hepatitinin adenovirüsten kaynaklanmış olabileceğini keşfettiği 21 Mart'ta, aile için bir umut ışığı doğmuş oldu. Virüs tedavi edilebilir durumdaydı ve doktorlar çocuğa damar yoluyla uygulanan özel ilaç kombinasyonları verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak iki gün sonra, doktorlar durumun hâlâ kötüleştiğini söyledi ve Lola-Rose’u 48 saat içinde yoğun bakıma alacaklarını belirtti. Lola-Rose, o gün komaya sokuldu, çünkü karaciğeri, vücudundan süzülmek üzere böbreklerine toksik amonyak göndermiyordu. Bu da toksinlerin beynine ulaştığı ve şişmesine neden olduğu anlamına geliyordu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><i><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">BABASI BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEDİ</span></span></i></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Güvenlik görevlisi olarak çalışan 27 yaşındaki baba Alan Raine, MailOnline'a verdiği demeçte "Kelimenin tam anlamıyla küçük kızımızın gözlerimizin önünde ölmesini izliyorduk. Hemen uyum var mı görmek için karaciğerimden bir örnek verdim ve sonucu beklemeye başladım" diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kahraman baba testler olumlu çıkınca 30 Mart'ta, ölmekte olan kızını kurtarmak için karaciğerinin bir kısmını yedi saat süren bir operasyonla bağışladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doktorlar ona riskleri anlatmıştı. Ama Alan Raine “Karaciğerini bağışlamak ya da çocuğunun acı çekmesini izlemek arasında seçim yapmanın kalbinin 'yırtılması' hissi yaşattığını” söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ameliyattan neredeyse bir ay sonra, Lola-Rose tamamen iyileşti ve bu hafta hastaneden taburcu edilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Lola, vücudunun yeni organı reddetmesini durdurmak için hayatının geri kalanında ilaç kullanacak. Küçük kız ne yaşadığını henüz anlamıyor ama “Karnımda tıpkı babam gibi büyük bir yara izi var” diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/skynews-lola-rose-raine-alan-raine_5747236.jpg" style="width: 768px; height: 432px;" /></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiltere'deki vakaların dörtte üçü, genellikle soğuk algınlığına veya mide hastalığına neden olan adenovirüslerle bağlantılı çıktı. Bağışıklık sistemimiz bu virüsle savaşamadığında hastalık kısa sürede hepatite dönüşüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Gizemli hepatit hastalığının belirtileri nelerdir?</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">-Sürekli olağandışı yorgun hissetmek,<br />
-İştah kaybı,<br />
-Karın ağrısı,<br />
-Gözlerin veya cildin beyaz kısmının sararması (sarılık),<br />
-Koyu idrar,<br />
-Soluk, gri renkli dışkı (kaka),<br />
-Kaşınan cilt,<br />
-Kas ve eklem ağrıları,<br />
-Yüksek ateş.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-salgin-panigi-dunyada-yayiliyor-h76832.html</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Apr 2022 17:40:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/04/yeni_salgin_panigi_dunyada_yayiliyor_h76832_3fa2c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Covid-19, saç telinden 600 kat daha küçük]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-sac-telinden-600-kat-daha-kucuk-h75988.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Son iki yılda Covid-19’un bilinmezliği, ölümcül olması, izolasyon ve karantina zorunluluğu, damgalama insanlar üzerinde olumsuz etki yarattı ancak zamanla ‘yeni normal’ denilen sürece ayak uyduruldu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">‘Maske, mesafe ve hijyen hem siyasilerin hem de sağlıkçıların günlük açıklamaları arasında yer aldı. Testler günlük hayatın parçası haline geldi. Vaka sayılarıyla ilgili haberler rutine dönüştü.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Bazı ülkelerde kısıtlamalar ve aşı zorunluluğu kişisel hakların ihlali olduğu gerekçesiyle protesto edildi ancak sürekli mutasyona uğrayan Covid-19, iki yılda dünya gündeminden hiç düşmedi.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Verilere göre, Covid-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün çapı 0,1 mikrometreyken insan saçının çapı 60 mikrometre.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="box-sizing:border-box"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Dünyayı sarsan, saç telinden 600 kat daha küçük olan virüs, enfekte kişiler nefes alıp verdiklerinde, öksürdüklerinde veya hapşırdıklarında dışarı attıkları damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşıyor. Uzmanların açıklamasına göre, maske bu damlacıklarda bulunan viral partiküllerin geçişini engellerken, elleri yıkamak; sık dokunulan yüzeyleri ve nesneleri dezenfekte etmek, yüze, göze ve ağıza dokunmaktan kaçınmak gibi basit önlemler enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltıyor.</span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/covid-19-sac-telinden-600-kat-daha-kucuk-h75988.html</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Mar 2022 16:24:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/03/covid_19_sac_telinden_600_kat_daha_kucuk_h75988_b5606.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[&quot;10 yıl daha Covid-19 ile yaşamaya alışacağız&quot;]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/10-yil-daha-covid-19-ile-yasamaya-alisacagiz-h75652.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BioNTech’in kurucusu ve tepe yöneticisi Uğur Şahin, dünyanın gelecek 10 yıl daha Covid-19 ile yaşamaya alışması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Fransız Haber Ajansı’na (AFP) konuşan Şahin, dünyanın Covid-19’un varyantlarıyla mücadelede “daha hazırlıklı” hale geldiğini savundu.</p>

<p>ABD’deki Pfizer ile birlikte Covid-19’a karşı ilk mRNA aşısını geliştiren Şahin, “Gelecek 10 yıl daha virüsle yaşamak zorunda kalacağımız gerçeğine alışmamız gerekecek” dedi.</p>

<p>Avrupa’da Covid-19’un Omicron varyantıyla ilgili vaka sayısındaki düşüşle ilgili olarak Şahin, Omicron varyantının virüsün son dalgası olmayacağı uyarısında bulundu.</p>

<p>Virüsün mutasyonlara uğrayacağını ve yeni varyantların kaçınılmaz olduğunu kaydeden Şahin, bununla birlikte dünyanın, “toplumların virüsle nasıl baş edilebileceğini anlama konusunda yeni bir döneme girdiğini” ifade etti.<br />
<br />
Şahin, “Artık daha fazla öğreniyoruz ve daha hazırlıklı oluyoruz” dedi.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/10-yil-daha-covid-19-ile-yasamaya-alisacagiz-h75652.html</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Feb 2022 19:46:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/02/10_yil_daha_covid_19_ile_yasamaya_alisacagiz_h75652_4a3f8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüsle tat ve koku kaybı tamamen kaybolabilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirusle-tat-ve-koku-kaybi-tamamen-kaybolabilir-h75497.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İsveç’te yapılan yeni bir araştırmada, corona virüse yakalanan bazı kişilerin uzun süre koku kaybı yaşayabileceği belirtildi. Bilim insanları, Mart 2020’de koku alma duyusunu kaybeden 100 kişiyi incelerken, 18 ay sonra her 20 kişiden birinin koku duyusunu geri kazanmadığını söyledi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Corona virüsün ilk tespit edildiği günden bu yana en çok bildirilen semptomların başında gelen koku kaybı ile ilgili yeni bir araştırma yayımlandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İsveç'in Stockholm şehrinde yapılan çalışmada, Mart 2020’deki corona virüs dalgası sonrasında koku alma duyusunu kaybeden 100 kişi üzerinde testler gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Karolinska Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, testlerin 18 ay sürdüğünü belirtirken, 20 kişiden birinin koku alma duyusunu geri kazanamadığını söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışmanın bulgularında Covid'e yakalanan kişilerin yarısının duyularında uzun süreli değişiklikler olabileceğinin altı çizildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Önceki araştırmalar, benzer bir oranın, ilk hastalıklarından iyileştikten altı ay sonra koku duyusunun kaybından muzdarip olduğunu öne sürmüştü.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni yayınlanan bulgular ise, önemli bir azınlıkta daha da uzun sürebileceğini gösterdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Soğuk algınlığının neden olduğu koku ve tat kaybını inceleyen araştırmalar, bazı hastaların duyularının tamamen iyileşmesinin yıllar alabileceğini belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Norwich Tıp Okulu'nda koku ve tat kaybı uzmanı Profesör Carl Philpott, Covid'in daha şiddetli duyu kaybına neden olduğuna dair bazı kanıtlar olsa da hastalarda gördüğü semptomların pandemi öncesi hastalarda bulunanlarla neredeyse aynı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Philpott, “Virüslerin koku kaybına neden olduğu uzun zamandır biliniyor, ancak Covid enfeksiyonlarında ölçeği o kadar yüksek ki bu sorun çok daha belirgin hale geldi” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD’de yapılan ve koku kaybı olan 140 Covid hastasının incelendiği başka bir araştırmada ise, iki ay boyunca günde iki kez en az dört farklı kokuyu koklamanın deneklerin koku alma duyusunu iyileştirebileceği tespit edildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte uzmanlar, hastalarının önemli bir bölümünün koku tedavisini etkisiz bulduğunu ve yeni tedavilere ihtiyaç olduğunun altını çizdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Profesör Carl Philpott ise, "İnsanlar kokunuzu ve tadınızı kaybetmenin ne kadar zayıflatıcı olabileceğinin farkında değiller” derken, “Tek bir öğünün tadını çıkaramamak, hastaların ilişkilerini ve sosyal yaşamlarını büyük ölçüde etkiler” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirusle-tat-ve-koku-kaybi-tamamen-kaybolabilir-h75497.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Feb 2022 19:04:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/02/koronavirusle_tat_ve_koku_kaybi_tamamen_kaybolabilir_h75497_fff52.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omicron son varyant olmayacak]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-son-varyant-olmayacak-h75198.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DSÖ <em>Başdanışmanı</em> Başdanışman Bruce Aylward, DSÖ Avrupa Direktörü'nün Omicron vaka sayılarının hızla artması nedeniyle "alarm zillerini çaldığını" vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Salgında maske takmak, aşı yaptırmak gibi tedbirlerin bırakılarak "kitlesel bağışıklık adına havlu atılmasının" büyük bir yanlış seçim olacağını vurgulayan Bruce, böylesine seçimin başta sağlık çalışanları ve yaşlı insanlar olmak üzere pek çok sayıda insanın canına mal olacağını vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">"Omicron'un son varyant olmayacağını hatırlamak zorundayız." diyen Bruce, salgının hangi istikamette ilerleyeceğini ve daha hangi varyantlarla karşılayacakların henüz kestiremediklerini vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-son-varyant-olmayacak-h75198.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 19:02:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/01/omicron_son_varyant_olmayacak_h75198_edd1e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ&#039;den ciddi uyarı: “Omicron, öldürmeyi sürdürüyor&quot;]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/dso-den-ciddi-uyari-omicron-oldurmeyi-surduruyor-h75197.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">DSÖ, Omicron varyantının özellikle aşı yaptırmayanları hastanelik etmeye ve öldürmeye devam ettiği uyarısında bulundu</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kovid-19'un hızla yayılan Omicron varyantının Delta varyantına göre "daha az şiddetli" olmasına rağmen özellikle aşı yaptırmayanları "hastanelik etmeye ve öldürmeye" devam ettiği uyarısında bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütün Cenevre'deki merkezinde küresel sağlık uzmanlarıyla gerçekleştirdiği basın toplantısında, geçen hafta DSÖ’ye 15 milyon yeni vaka bildirildiğini ve bunun haftalık en yüksek küresel Kovid-19 vaka sayısı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Ghebreyesus, "Giderek artan enfeksiyonlara, hemen hemen her ülkede Delta varyantının yerini alan Omicron sebep oluyor." dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Omicron'un Delta'ya kıyasla daha az ağır hastalıklara yol açmasına rağmen halen tehlike arz ettiğini vurgulayan Ghebreyesus, "Haftalık can kaybı sayısı neredeyse 50 binlerde ve bu çok fazla. Virüsle yaşamayı öğrenmek, bu ölüm rakamlarını kabulleneceğimiz anlamına gelmemeli." diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Halen 90 ülkede nüfusun yüzde 40’ına Kovid-19 aşısı uygulanamadığını belirten Ghebreyesus, aşılamalardaki açık kapatılmadan salgınla etkili mücadelenin mümkün olmadığının altını çizdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">AA muhabirinin, DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Kluge tarafından öcneki gün yapılan "Avrupa nüfusunun yarısından fazlasına 6-8 haftada Omicron varyantı bulaşacağı uyarısı"nın tüm dünya için geçerli olup olmadığı yönündeki sorusunu ise DSÖ'nün Kovid-19'a karşı mücadele ekibi lideri Maria Van Kerkhove ve DSÖ Başdanışmanı Bruce Aylward cevapladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kerkhove, "Omicron varyantının insanlar arasında çok etkili şekilde yayıldığını görüyoruz. Bu varyantın şu anki şekliyle yayılmasına izin verirsek gelecek haftalarda daha yüksek vaka sayıları göreceğiz. Mevcutta tüm bulaşmaları engelleyecek durumda değiliz ama virüsün yayılımını sınırlayabiliriz. Ayrıca, şu an ortaya çıkan yüksek sayıdaki vaka sayılarını da düşürebiliriz. Kovid-19'un şiddetini aşılar ile düşürebiliriz." dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">Kerkhove, salgının yayılmaya ve evrim geçirmeye devam ettiğini belirterek, "Omicron, Delta varyantından daha az şiddetli olmasına rağmen halen insanları hastanelik ediyor, öldürüyor." uyarısını yaptı.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/dso-den-ciddi-uyari-omicron-oldurmeyi-surduruyor-h75197.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Jan 2022 19:00:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/01/dso_den_ciddi_uyari_omicron_oldurmeyi_surduruyor_h75197_b3cea.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[&quot;Omicron herkese bulaşacak&quot;]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-herkese-bulasacak-h75173.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">ABD’nin en yetkili sağlık kurumlarının başında gelen Johns Hopkins Üniversitesi bilim insanları, corona virüsün baskın hale gelen Omicron varyantı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Üniversitenin Uluslararası Aşı Erişim Merkezi'nin yönetici direktörü Dr. William Moss, “Omicron varyantını hedefleyen bir aşı olsaydı daha iyi korunmak için yeterli olabilirdi” derken, “Aşıda mevcut Omicron dalgası için çok geç” ifadelerini kullandı. Üniversitenin bulaşıcı hastalık epidemiyoloğu Dr. Shaun Truelove, “Bu varyant ne kadar hızlı yayıldığı göz önüne alındığında, hedeflenen aşı önemli olmayabilir çünkü herkese bulaşacak" şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD’nin corona virüs ile mücadelede önemli kurumlarının başında gelen Johns Hopkins Üniversitesi’nden bilim insanları, pandeminin geleceğine dair açıklamalarda bulundu.<br />
Üniversitenin Uluslararası Aşı Erişim Merkezi'nin yönetici direktörü Dr. William Moss, geçtiğimiz günlerde Pfizer CEO’su Albert Bourla’nın Omicron varyantına karşı aşı geliştirme açıklamalarına ithafen, “Aşıya Aralık ayında ihtiyaç vardı” diye konuştu.</span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px;">Moss, "Yine de değerli olabilir, ancak birçok yönden düşünüyorum, mevcut Omicron dalgası için çok geç" şeklinde konuştu.<br />
Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu'nda bulaşıcı hastalık epidemiyoloğu Dr. Shaun Truelove ise, “Bu varyant ne kadar hızlı yayıldığı göz önüne alındığında, hedeflenen aşı önemli olmayabilir çünkü herkese bulaşacak" ifadelerini kullandı.</span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD’DE VAKALARIN YÜZDE 95’TEN FAZLASI OMİCRON<br />
ABD’de rekor Covid enfeksiyonları görülürken, Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi (CDC), Ocak ayı başlarında bildirilen Covid vakalarının yüzde 95'inden fazlasının Omicron varyantından kaynaklandığını vurguladı.<br />
Direktör Dr. William Moss, “Omicron varyantını hedefleyen bir aşı olsaydı bu hastalıkların bazılarını önlemek ve iş gücümüzü, özellikle sağlık çalışanlarını daha iyi korumak için yeterli olabilirdi” derken, "Varsayım, Omicron'a özgü bir güçlendiricinin enfeksiyona karşı en azından geçici olarak yüksek aşı etkinliğine sahip olacağıdır, ancak bunu şu an bilemeyiz" dedi.</span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:16px;">‘VARYANTLARA YÖNELİK AŞI YARARLI OLABİLİR’<br />
Pfizer CEO'su Bourla, yeni aşının gerekli olup olmadığının veya nasıl kullanılabileceğinin hala net olmadığını söylerken, uzmanlar, hem Covid'in hem de Omicron'un öngörülemezliği ile birlikte ortaya çıkması muhtemel yeni varyantlar için geliştirilecek mutasyonlara yönelik aşının yararlı olabileceğinin altını çizdi.<br />
Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası Aşı Erişim Merkezi'nin yönetici direktörü Dr. William Moss, "Kısacası, Omicron'un baskın varyant olmaya devam ettiğini varsayarsak, enfekte olmayanlar için bir miktar değer olacağını düşünüyorum, ancak Omicron'a özgü bir aşının etkisi, dalgalanma öncesinde mevcut olduğundan çok daha az olacaktır ”şeklinde konuştu.</span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-herkese-bulasacak-h75173.html</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Jan 2022 19:12:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2022/01/omicron_herkese_bulasacak_h75173_d49e3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TURKOVAC ne zaman kullanıma girecek?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/turkovac-ne-zaman-kullanima-girecek-h74841.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yerli corona virüs aşısı TURKOVAC'ın acil kullanım onayı aldığını ve seri üretimine başlandığını açıkladı</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">TC Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yerli corona virüs (Covid-19) aşısı TURKOVAC'ın acil kullanım onayı aldığını bildirdi. Koca ayrıca, TURKOVAC'ın seri üretimine başlandığını söyledi. Bakan Koca, ''Gelecek hafta sonundan itibaren başta şehir hastanelerimiz olmak üzere yaygın kullanıma geçmiş olacağız'' dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bakan Koca, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir laboratuvarda TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da canlı bağlantıyla katıldığı törende yaptığı konuşmada, milletin beklediği müjdeyi vermekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Yerli inaktif Covid-19 TURKOVAC aşımız bugün (dün) itibariyle acil kullanım onayı almış durumda" ifadesini kullanan Koca, şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Üretime bugün&nbsp;itibariyle başlamış olduk. 50 yıl sonra Türkiye hücreden başlayarak Türk bilim insanlarımız tarafından yüzde 100 yerli olarak geliştirilen bir aşıyı geliştirmiş olduk. Aynı zamanda 24 yıl aradan sonra, yerli aşımız üretilmiş oluyor. Böylece Covid-19 aşısı üreten 9 ülkeden biri olduk. Sayın Cumhurbaşkanım, işaret ettiğiniz üzere yıl bitmeden acil kullanım onayı ve üretimi TURKOVAC'ın başlamış oldu. Bu başarı liderliğinizde bütün milletimizin başarısıdır."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, aşının geliştirilmesinde ve üretiminde görev alanları tebrik etti</span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/turkovac-ne-zaman-kullanima-girecek-h74841.html</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Dec 2021 19:35:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/12/turkovac_ne_zaman_kullanima_girecek_h74841_51688.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sonraki pandemiler daha ölümcül olacak]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/sonraki-pandemiler-daha-olumcul-olacak-h74551.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünyada en yaygın kullanılan corona virüs aşısını geliştiren Oxford Üniversitesi akademisyeni Prof. Dr. Dame Sarah Gilbert, bir sonraki pandeminin Covid-19'dan daha ölümcül olabileceği konusunda uyardı</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oxford-AstraZeneca aşısının arkasındaki isimlerden biri olan Prof. Dr. Dame Sarah Gilbert, gelecekteki pandemilerin mevcut Covid-19 krizinden daha ölümcül olabileceği konusunda uyardı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Gilbert, kaydedilen ilerlemelerin kaybolmasını önlemek ve pandemi hazırlığı için daha fazla fon olması gerektiğini söyledi. Gilbert aşıların Omicron varyantına karşı daha az etkili olabileceği konusunda uyardı ve bu konuda daha fazla şey öğrenilene kadar insanların dikkatli olması gerektiğini bildirdi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">BBC’de ünlü gazeteci Richard Dimbleby anısına düzenlenen 44. Richard Dimbleby Dersini veren Prof. Dr. Gilbert, "Bu, bir virüsün hayatımızı ve geçim kaynaklarımızı tehdit ettiği son sefer olmayacak. Gerçek şu ki, bir sonraki pandemi daha kötü olabilir. Daha bulaşıcı, daha ölümcül veya her ikisi de olabilir. Yaşadığımız bunca şeyden sonra, sürdürdüğümüz muazzam ekonomik kayıplara rağmen, pandemi hazırlığı hala yeterli fon kaynağımız yok. Yaptığımız ilerlemeler ve edindiğimiz bilgiler kaybolmamalı” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte Prof. Dr. Gilbert, Omicron hakkında konuşurken,varyantın virüsün bulaşabilirliğini arttırdığı bilinen mutasyonlar içerdiğini söyledi. </span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/sonraki-pandemiler-daha-olumcul-olacak-h74551.html</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Dec 2021 18:47:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/12/sonraki_pandemiler_daha_olumcul_olacak_h74551_cc0bd.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omicron varyantı için yeni aşı gerekecek mi? DSÖ açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-varyanti-icin-yeni-asi-gerekecek-mi-dso-acikladi-h74489.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü, tespit edilen yeni Omicron varyantı ile ilgili yeni corona virüs aşısına gerek olmadığını, mevcut aşılarda yapılacak küçük ayarlamaların yeterli olabileceğini belirtti</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), corona virüsün yeni tespit edilen varyantı Omicron ile ilgili açıklamada bulundu.</p>

<p>DSÖ, Omicron varyantının ortaya çıkışının tetikte olunması gerektiğini yeniden gösterdiğini söyledi. Örgüt, halihazırda tespit edilen Omicron varyantı vakalarının hafif seyrettiğini ve ciddi vakanın olmadığını bildirdi.</p>

<p>DSÖ, aşı olmuş kişiler de dahil olmak üzere, maske takmanın ve hijyenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Aşılar ile ilgili de konuşan Dünya Sağlık Örgütü, Omicron varyantının aşıların etkinliğini azalttığını söylemek için herhangi bir kanıt olmadığını aktardı.</p>

<p>DSÖ, yeni corona virüs aşısına gerek olmadığını, mevcut aşılarda yapılacak küçük ayarlamaların yeterli olabileceğini belirtti.</p>

<p>Omicron varyantı ile birlikte tanımlanan 40’tan fazla farklı mutasyon olduğunu söyleyen DSÖ, Avrupa’nın halihazırda pandeminin merkez üssü olduğunun altını çizdi.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/omicron-varyanti-icin-yeni-asi-gerekecek-mi-dso-acikladi-h74489.html</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Dec 2021 19:41:42 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/12/omicron_varyanti_icin_yeni_asi_gerekecek_mi_dso_acikladi_h74489_a242b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa ve Asya&#039;da yeni salgın: Milyonlarca kişi ölebilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/avrupa-ve-asya-da-yeni-salgin-milyonlarca-kisi-olebilir-h74223.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünya Covid-19 pandemisi ile mücadele ederken, Avrupa ve Asya ülkeleri son birkaç ay içinde art arda kuş gribi salgınları bildirdi. Bu durum nedeniyle yaklaşık bir milyon kümes hayvanı katledilirken, kuş gribinin insanlara bulaşabilen bir türü olan H56N vakalarındaki artış, ülkeleri alarma geçirdi. Uzmanlar, virüsle enfekte olan kişilerin yarısından fazlasının öldüğünü belirtirken, hükümetlere acil önlem çağrısında bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçtiğimiz son birkaç ay içinde, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne (OIE) Avrupa ve Asya'da meydana gelen birkaç şiddetli kuş gribi salgını rapor edildi. Uzmanlar, bu durumun virüsün yeniden hızla yayılmaya başladığının bir göstergesi olduğunu söyledi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Söz konusu durum, önceki salgınların on milyonlarca kuşun itlaf edilmesine yol açmasının ardından kümes hayvancılığı endüstrisini alarma geçirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte, virüs insanlara bulaşabildiği için epidemiyologların da ilgisini çekiyor. Çin, bu yıl şimdiye kadar, kuş gribinin alt türlerinden biri olan H5N6 ile enfekte olan 21 kişi bildirdi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">H5N6 ilk kez 2014'te Çin'de tanımlandığından beri 48 kişiye bulaştı. Vakaların çoğunun çiftliklerde çalışan insanlarla bağlantılı olduğu belirtildi. Ancak son haftalarda bir artış oldu ve enfekte olan insanların yarısından fazlası öldü. Bu da H5N6'nın mutasyona uğrayarak hız kazandığını ve son derece tehlikeli olduğunu gösteriyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><picture class="native-lazy"><source media="(max-width: 767px)" srcset="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFqM4pfSe0qvT7a4YTlZ_g.jpg?width=767&amp;height=575&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1637073054280" /><source media="(max-width: 991px)" srcset="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFqM4pfSe0qvT7a4YTlZ_g.jpg?width=991&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1637073054280" /><source media="(min-width: 992px)" srcset="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFqM4pfSe0qvT7a4YTlZ_g.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1637073054280" /></picture>OIE, Güney Koreli yetkililerin bir raporuna atıfta bulunarak yaptığı açıklamada, Güney Kore'nin Chungcheongbuk-do kentindeki bir hayvan çiftliğinde büyük salgın yaşadığını ve 770 bin hayvanın katledildiğini aktardı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kuruluş ayrıca, Japonya'nın kuzeydoğusundaki bir kümes hayvanı çiftliğinin de 2021 kış sezonunun ilk salgınını bildirdiğini söyledi. Bu salgındaki hakim virüs türünün ise H5N8 olduğu açıklandı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer taraftan OIE, Avrupa kıtasında da kuş giribi salgınlarının hızla yayıldığını dikkat çekti. Buna göre, Norveç'in Rogaland bölgesinde 7 bin popülasyonlu bir kuş sürüsünde H5N1 salgını ortaya çıktı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Uzmanlar, kuş gribinin doğadaki yabani kuşlar arasında da dolaştığını ve göçleri esnasında hastalığın birçok ülkedeki kümes hayvanlarına yayılabileceği konusunda uyardı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Belçika hükümeti, Antwerp kentindeki bir yabani kazda oldukça patojenik bir kuş gribi çeşidi tespit edildikten sonra, pazartesi gününden itibaren kümes hayvanlarının kapalı tutulmasını emrederek ülkedeki kuş gribi riskini artırdı. Bu, hareket komşu ülkeler Fransa ve Hollanda tarafından da izlendi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan, kuş gribi sadece hastalıklı hayvanlardan diğer hayvanlara ya da onlarla temas eden insanlara bulaşıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing">Covid-19’a neden olan SARS-cOV-2’den 25 kat daha bulaşıcı olan virüs nedeniyle milyonlarca insanın hayatını kaybedebileceği öngörülüyor.</p>

<p></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/avrupa-ve-asya-da-yeni-salgin-milyonlarca-kisi-olebilir-h74223.html</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Nov 2021 19:40:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/11/avrupa_ve_asya_da_yeni_salgin_milyonlarca_kisi_olebilir_h74223_88ab7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den endişelendiren açıklama: Bir yıl öncesine döndük]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/dsoden-endiselendiren-aciklama-bir-yil-oncesine-donduk-h74048.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DSÖ’den endişelendiren açıklama:</span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"> “Corona virüsü salgınının etkisini yine hissettirdi. Avrupa bir yıl önceye geri döndü ve salgının merkez üssü oldu”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Birleşmiş Milletler bünyesindeki Dünya Sağlık Örgütü’nün Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri Kluge açıklamalarda bulundu. Corona virüsü salgınının etkisini yine hissettirdiğini hatırlatan Dr. Kluge, “Avrupa bir yıl önceye geri döndü ve salgının merkez üssü oldu. Şu anki fark ise daha çok şey biliyoruz ve daha çok şey yapabiliriz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Son iki hafta içerisinde 23 ülkenin önlem ve kısıtlamaları artırdığına dikkat çeken Kluge, “Fakat 7 ülkenin yasakları gevşetmesi bende endişe yaratıyor. Taktiğimizi değiştirmeliyiz. Covid-19’un artmasına reaksiyon göstermek yerine en başta hastalığın bulaşmasını engellemeliyiz” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“ŞUBAT AYINA KADAR 500 BİN İNSAN ÖLEBİLİR”</span></span></b></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kluge, “Eğer Avrupa’da ve Orta Asya’da maske kullanımı yüzde 95 seviyelerinde olursa 2022 yılının Şubat ayına kadar kaybedeceğimiz yarım milyon insanın 188.000’ini kurtarabiliriz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Kluge, “Avrupa’da Covid-19’un yayılma hızı endişe yaratıyor. Şu an Avrupa bölgesindeki 53 ülkede hastalığın yayılması büyük bir endişe yaratıyor” ifadesini kullanarak yeni vakaların rekor seviyeye ulaşmasının arkasında Delta varyantının yattığını söyledi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/dsoden-endiselendiren-aciklama-bir-yil-oncesine-donduk-h74048.html</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Nov 2021 19:25:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/11/dsoden_endiselendiren_aciklama_bir_yil_oncesine_donduk_h74048_e1659.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dışarıdan yemek sipariş edenler dikkat!  Bu kaplar ölüm saçıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/disaridan-yemek-siparis-edenler-dikkat-bu-kaplar-olum-saciyor-h73680.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#13394e">ABD'de yapılan yeni bir araştırma, tüketici ürünlerindeki sentetik kimyasalların saçtığı tehlikeyi ortaya koydu. Uzmanlar uyarıyor! Ölümcül derecede olabilecek ftalat isimli bu kimyasallar, yemek paketlerinden, çocuk oyuncaklarına pek çok yerde var</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Gıda saklama kapları, şampuan, makyaj, parfüm ve çocuk oyuncakları gibi yüzlerce tüketici ürününde bulunan ftalat adı verilen sentetik kimyasallar, 55-64 yaş arasındaki 100 bin ölümün nedeni olabilir… Bu iddia, <strong>ABD</strong>’de yapılan bir araştırmanın sonucunda ortaya çıktı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Environmental Pollution dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, yüksek ftalat seviyesine maruz kalan kişilerin erken ölüm riskinin, kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölüm riskinden daha çok olduğu ortaya çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">ÖNEMLİ GELİŞİMSEL ETKİLERE NEDEN OLABİLİYOR</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Araştırma, bu durumun ABD’ye ekonomik üretkenlik kaybı nedeniyle her yıl yaklaşık 40 ila 47 milyar dolara mal olabileceğini öne sürdü. Çevre tıbbı profesörü Dr. Leonardo Trasande, “Bu çalışma, plastiğin insan vücudu üzerindeki etkisine ilişkin daha önceki araştırmalara katkıda bulunuyor ve plastik kullanımını azaltmak veya tamamen ortadan kaldırmak için uygulanması gereken adımları gösteriyor. ” dedi. New York’taki NYU Langone Health’de yapılan araştırmaya göre, ftalatların vücudun endokrin sistem olarak bilinen hormon üretim mekanizmasına müdahale ettiği belirlenirken, bunların “gelişim, <strong>üreme</strong>, beyin, bağışıklık ve diğer problemlerle” bağlantılı olduğu da ortaya çıkardı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Ulusal Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü de araştırmayla ilgili küçük hormonal bozulmaların bile “önemli gelişimsel ve biyolojik etkilere” neden olabileceğini belirtirken, ftalat kullanımına dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">ERKEKLERDE ÜREME SORUNLARINA NEDEN OLUYOR</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Konuyla ilgili daha önce yapılan araştırmalar, ftalatların erkek çocuklarda genital malformasyonlar ve yetişkin erkeklerde düşük sperm sayısı ve testosteron seviyeleri gibi üreme sorunlarıyla ilişkilendirildiğini ortaya çıkarmıştı. Ayrıca ftalatlar, çocukluk çağı obezitesi, astım, kardiyovasküler sorunlar ve <strong>kanser</strong>le ilişkilendirilmişti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">NYU Langone’nin Çevresel Tehlikeleri Araştırma Merkezi’ni de yöneten Trasande, “Bu kimyasalların daha önceden de bir sabıka kaydı var” dedi. ve tüm bu sonuçların ‘endişe verici’ olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">Çok yaygın olarak kullanılan ftalatlar, plastiği daha esnek hale getirmek ve kırılmamasını sağlamak için PVC tesisatları, vinil, yağmura ve lekeye dayanıklı ürünler, tıbbi borular, bahçe hortumları, yemek kapları, şampuanlar, deterjanlar ve bazı çocuk oyuncakları gibi tüketici ürünlerinde de kullanılıyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKE BÜYÜK</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#3a3e3f">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne göre, insanlar kontamine havayı soluduklarında veya plastikle temas eden yiyecekleri yiyip içtiklerinde ftalata maruz kalıyorlar. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, özellikle çocukların ftalat içeren kimyasallardan uzak tutulması gerektiğini belirtirken, “Çocuklar etrafta emeklerken birçok şeye dokunur, sonra ellerini ağızlarına sokar. Çocukların bu davranışı nedeniyle, tozdaki ftalat parçacıklarına daha çok maruz kalırlar. Bu durum da çocuklar için yetişkinlerden daha büyük bir risk oluşturabiliyor” ifadelerinde bulundu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/disaridan-yemek-siparis-edenler-dikkat-bu-kaplar-olum-saciyor-h73680.html</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Oct 2021 18:39:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/10/disaridan_yemek_siparis_edenler_dikkat_bu_kaplar_olum_saciyor_h73680_c8979.png" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kovid-19 birkaç yıl daha aramızda olacak]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kovid-19-birkac-yil-daha-aramizda-olacak-h73493.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">BioNTech şirketinin kurucularından Dr. Özlem Türeci, dünyanın Kovid-19'dan korkarak yaşamaması gerektiğini söyledi ve koronavirüsün birkaç yıl daha bizlerle beraber olacağını" ifade etti</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünyada ilk onaylanan ve kullanılmaya başlanan bununla birlikte dünyada mRNA teknolojisiyle geliştirilen ilk aşıyı geliştiren BioNTech’in kurucu ortağı Dr. Özlem Türeci, ABD basınına virüsün geleceğine dair açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türeci, dünyanın virüs nedeniyle "korku içinde yaşamaması gerektiğini" söylerken, “Covid-19 yönetilebilir hale gelecek hatta yönetilebilir hale gelmeye başladı bile” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt">‘BİRKAÇ YIL DAHA BİZE EŞLİK EDECEK’</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">"Yeni bir normale dönmemiz gerekeceğini, çünkü bu virüsün bize birkaç yıl daha eşlik edeceğini" sözlerine ekleyen Türeci, corona virüs varyantları ile ilgili de açıklamada bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni varyantlarla ile ilgili endişeler hakkında sorulan soruya Dr Özlem Türeci, BioNTech'in "gelecekteki varyantları sürekli olarak değerlendirdiğini ve daha fazlasının olacağını" söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt">‘GÜÇLENDİRİCİ TEK BAŞINA UYGUN VE KORUYUCU’</span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üçüncü güçlendirici Covid-19 aşısı ile ilgili Türeci, “Şu anda dolaşımda olan tüm bu varyantlar için, zayıflayan bağışıklık tepkilerini yüksek seviyelere geri getiren güçlendiricilerin tek başına uygun ve koruyucu olduğu görülüyor” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ortaya çıkabilecek yeni varyantlar ile ilgili Türeci, "Taramaya devam etmek zorundayız çünkü durumun böyle olmadığı yaklaşan varyantlar olabilir. Bunun için ikinci bir ayağımız var, yani bir varyanta uyum sağlamamız gerektiğinde kendimizi hızlı ve çabuk olmaya hazırlıyoruz” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pandeminin nasıl ilerleyeceğine dair öngörüsünü de paylaşan Türeci, çıkış yolunu yönlendirmek için daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu söylerken, “Gelecekteki güçlendirici dozların 12 veya 18 ayda bir verileceğini sanıyorum” dedi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kovid-19-birkac-yil-daha-aramizda-olacak-h73493.html</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 18:35:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/09/kovid_19_birkac_yil_daha_aramizda_olacak_h73493_ec362.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Normale dönüş için tarih verdi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/normale-donus-icin-tarih-verdi-h73427.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pfizer CEO'su Albert Bourla, COVID-19'un yeni varyantlarının dünya çapında ortaya çıkmaya devam etmesi muhtemel olsa da hayatın gelecek yıl içinde normale döneceğine inandığını söyledi.<br />
Pandemi nedeniyle aşılama çalışmalarına hız verilirken, virüsün ne zaman etkisiz hale geleceği ve biteceği ile ilgili açıklamalar da yetkililerden gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Moderna CEO’su dünyada herkesin aşılanabileceğini söylerken yeni bir açıklama da Pfizer CEO’sundan geldi.<br />
ABC News’in programına katılan Pfizer CEO’su Albert Bourla, “Bir yıl içinde normal hayata dönebileceğimizi düşünüyorum. Bu, yeni varyantların ortaya çıkmayacağı ve hayatımızı aşı olmadan yaşayabileceğimiz anlamına gelmiyor” dedi.<br />
<strong>TÜM DÜNYAYA YETECEK KADAR AŞI ÜRETİLİYOR</strong><br />
Bourla’nın yorumları, pandeminin bir yıl içinde sona ereceğini öngören Moderna CEO’su Stéphane Bancel’in geçen hafta yaptığı açıklamaları pekiştiriyor.<br />
Bancel, İsviçre gazetesi Neue Zürcher Zeitung’a verdiği demeçte, “Son altı aydaki üretim kapasitesinin genişlemesine bakarsanız, gelecek yılın ortasına kadar dünyadaki herkesin aşılanabilmesi için yeterli doz mevcut olmalı” demişti. Bancel’ın açıklamalarını takiben Bourla da COVID-19’un dünya çapında ortaya çıkan varyantlarıyla mücadele etmek için muhtemelen yıllık aşı gerekeceğine inandığını söyledi:<br />
<strong>YILLIK AŞI OLUNACAK</strong><br />
“Bir şekilde gribe benzer bir durumla karşı karşıya kalacağız. Ya aşı olursun ve iyi bir kış geçirirsin ya da olmazsın ve hastalanırsın, hatta hastanelik olma riskiyle karşı karşıya kalırsın. Benim için en olası senaryo bu, çünkü virüs tüm dünyaya yayılıyor. Ortaya çıkan yeni varyantları görmeye devam edeceğiz ve ayrıca en az bir yıl sürecek aşılarımız olacak. Bu yüzden de en olası senaryo yıllık aşılar. Bekleyip verileri görmemiz gerekiyor.”<br />
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) geçen hafta, sağlık durumları nedeniyle hastalanma olasılığı daha yüksek olan kişiler ve yüksek maruz kalma riski altındaki kişiler de dahil olmak üzere 65 yaş ve üstü kişiler ve ciddi COVID-19 riski altında olanlar için Pfizer güçlendiricilerine izin verdi.<br />
Gelişme, ABD’deki coronavirüsü ölümlerinin 1918-1919 influenza pandemisini geçmesinin ardından geldi.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/normale-donus-icin-tarih-verdi-h73427.html</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Sep 2021 18:13:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/09/normale_donus_icin_tarih_verdi_h73427_16b11.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korona virüs ne zaman bitecek? Moderna’nın CEO’su açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/korona-virus-ne-zaman-bitecek-modernanin-ceosu-acikladi-h73374.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD’li corona virüs aşısı geliştiricisi Moderna’nın CEO’su Stephane Bancel, corona virüs pandemisinin bir yıl içerisinde sona erebileceğini söyledi. Bancel, "Delta varyantı çok bulaşıcı olduğu için aşılanmayanlar doğal olarak aşılanacaklar. Bu şekilde grip benzeri bir durumla karşı karşıya kalacağız” dedi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD’li ilaç şirketi ve mRNA tabanlı corona virüs aşısı geliştiricisi Moderna’nın CEO’su Stephane Bancel corona virüsün geleceğine dair açıklama yaptı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İsviçre gazetesi Neue Zürcher Zeitung'a konuşan Bancel, artan aşı üretimi sonucunda küresel anlamda tedarik sağlandığı için corona virüs pandemisinin bir yıl içinde bitebileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><strong style="margin:0.71429rem 0px 0px; font-style:inherit; font-variant:inherit; font-stretch:inherit; font-size:inherit; line-height:inherit"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">ÜRETİM KAPASİTESİNİN ARTMASIYLA YETERLİ AŞI DOZU SAĞLANMALI</span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bancel açıklamalarında, “Son altı ayda endüstri çapındaki üretim kapasitelerinin genişlemesine bakarsanız, dünyadaki herkesin aşılanabilmesi için gelecek yılın ortasına kadar yeterli doz mevcut olmalıdır” derken, “Üçüncü dozlar da gerektiği ölçüde mevcut olmalı” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Moderna CEO’su, yakında bebekler için bile aşıların mevcut olacağını sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">‘GRİP BENZERİ BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYA KALACAĞIZ’</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">"Delta varyantı çok bulaşıcı olduğu için aşılanmayanlar doğal olarak aşılanacaklar. Bu şekilde grip benzeri bir durumla karşı karşıya kalacağız” diyen Bancel, “Ya aşı olursun ve iyi bir kış geçirirsin, ya da aşılanmazsın ve hastalanır hatta muhtemelen hastaneye kaldırılıp risk alırsın” ifadelerine yer verdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunun gelecek yılın ikinci yarısında normale dönme anlamına gelip gelmediği sorusuna ise, "Bugün itibarıyla, bir yıl içinde sanırım" dedi.</span></span></span><br style="font-variant-ligatures:normal; font-variant-caps:normal; orphans:2; text-align:start; widows:2; -webkit-text-stroke-width:0px; text-decoration-thickness:initial; text-decoration-style:initial; text-decoration-color:initial; word-spacing:0px" />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="background:white"><span style="font-variant-ligatures:normal; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="float:none"><span style="word-spacing:0px">Bancel, geçtiğimiz sonbaharda aşılanan risk altındaki hastaların "şüphesiz" bir tazelemeye ihtiyacı olduğu için hükümetlerin halihazırda aşılanmış kişiler için destekleyici üçüncü doz aşıları onaylamasını beklediğini sözlerine ekledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/korona-virus-ne-zaman-bitecek-modernanin-ceosu-acikladi-h73374.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Sep 2021 18:51:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/09/korona_virus_ne_zaman_bitecek_modernanin_ceosu_acikladi_h73374_ca05b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antikor araştırması: Biontech 162, Sinovac 9 kat artırdı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/antikor-arastirmasi-biontech-162-sinovac-9-kat-artirdi-h73350.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üçüncü dozda hangi aşının daha çok antikor oluşturduğu, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanları üzerinde incelendi. Sinovac aşısı yaptıranların antikor değeri 9 kat; Biontech yaptıranların ise 162 kat yükseldi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çin aşısı Sinovac mı Alman aşısı Biontech mi?</span></span></span><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="background:white">Corona virüs salgınıyla mücadelede sıkça tartışılan konuyla ilgili Türkiye'de Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından ortak bir araştırma yapıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Temmuz 2021’de sağlık çalışanları için üçüncü doz aşı uygulamasına gidilmiş ve bu doz için Sinovac ile Biontech seçenekleri sunulmuştu.<br />
Üçüncü dozda hangi aşının daha çok antikor oluşumu sağladığı, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli sağlık çalışanları üzerinde yapılan araştırmayla incelendi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">138 KİŞİDE DENENDİ</span></span><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışmaya toplam 84'ü erkek 53'ü kadın toplam 179 sağlık çalışanı katıldı. 138 görevli çalışmayı tamamladı. Sağlık çalışanlarının 103'ü Biontech, 35'i ise Çin aşısı Coronavac'ı tercih etti.<br />
Alınan ilk kan örneklerinde yapılan incelemede elde edilen en düşük antikor değer 10,9; en yüksek değer ise 5 bin 542,6 AU/ml oldu.<br />
Güçlendirici doz olarak Coronavac yaptıranların antikor değeri 1187,90 çıktı. Biontech yaptıran grupta ise bu değerin 17 bin 619 olduğu görüldü.<br />
Bu, iki dozun üzerine yapılan Coronavac'ın antikor seviyesini 9 kat, Biontech'in ise 162 kat artırdığı anlamına geliyor.<br />
<span style="border:none windowtext 1.0pt; padding:0cm">BIONTECH'İN YAN ETKİSİ FAZLA</span><br />
İki grup arasında yan etki açısından da anlamlı fark olduğu bulundu. Sinovac aşısı yaptıran 35 sağlık çalışanının sadece 3'ü aşı sonrası yan etki olarak aşı yerinde ağrı bildirdi. Biontech grubunun yüzde 88'den fazlası ise en az bir yan etki gördüklerini aktardı. En sık görülen yan etkilerin enjeksiyon yerinde ağrı, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve ateş olduğu bildirildi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/antikor-arastirmasi-biontech-162-sinovac-9-kat-artirdi-h73350.html</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Sep 2021 18:15:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/09/antikor_arastirmasi_biontech_162_sinovac_9_kat_artirdi_h73350_126aa.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üçüncü doz, ikinci doza göre üç kat daha etkili]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/ucuncu-doz-ikinci-doza-gore-uc-kat-daha-etkili-h72924.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer, üçüncü doz Kovid-19 aşısının antikor seviyesini üç kattan fazla artırdığını duyurdu</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının üçüncü dozu için ABD’de onay başvurusuna hazırlanan ilaç şirketi Pfizer, üçüncü doz aşının Kovid-19’a karşı antikor üretimini ikinci doza göre üç kattan fazla artırdığını açıkladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Pfizer’ın yayımladığı yazılı açıklamaya göre, 306 denek üzerinde yapılan denemelerde ikinci dozdan beş ila sekiz ay sonra yapılan üçüncü doz aşının antikor seviyesini 3,3 kat artırdığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Henüz tüm detayları yayımlanmayan araştırmaya katılan deneklerde üçüncü doz aşının yan etkilerinin ikinci doz aşıdan farklı olmadığı da belirtildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Pfizer ve Alman ortağı BioNTech’in ABD’de 16 yaş ve üzeri için üçüncü doz aşıya onay başvurusunu bu hafta tamamlayacağı bildirildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">ABD yönetimi, geçen hafta virüse karşı Pfizer ve Moderna aşısı olmuş Amerikalılara ikinci dozlarından 8 ay sonra üçüncü dozu yaptırmalarını tavsiye etmiş ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay çıkması halinde üçüncü doz aşılamayı 20 Eylül’de başlatmaya hazır olduklarını duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">FDA, aralıkta acil kullanım onayı verdiği Pfizer-BioNTech Kovid-19 aşısına hafta başında 16 yaş ve üstü için tam onay da vermişti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Pfizer-BioNTech aşısının üçüncü dozu ABD’de yalnızca 12 yaş ve üzerinde bağışıklık sistemi hastalığı bulunanlarda kullanılmak üzere acil kullanım onayına sahip.</span></span></span><br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/ucuncu-doz-ikinci-doza-gore-uc-kat-daha-etkili-h72924.html</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Aug 2021 18:00:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/08/ucuncu_doz_ikinci_doza_gore_uc_kat_daha_etkili_h72924_cd446.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maskelerin yarattığı olumsuzluklardan korunun]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/maskelerin-yarattigi-olumsuzluklardan-korunun-h72824.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">YDÜ Meslek Yüksekokulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, maskelerin ciltte yarattığı olumsuzluklardan korunmak için önemli ipuçları verdi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pandemi sürecinde maskeler bizi virüsten korurken, pek çok cilt sorununa da neden oluyor. Sıcak ve nemli havalarda maske kullanımının neden olduğu “maskne” denilen akneler ise bu sorunların başında geliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">COVID-19'un hayatımıza girmesi ve yayılmasıyla birlikte, salgından etkilenmemek için koruyucu yüz maskesi takmak günlük rutinimizin bir parçası haline geldi. Maskeler bizi virüsten korurken, özellikle sıcak havalarda cilt sorunlarına da neden olabiliyor. Sıcak ve nemli havalarda maske kullanımı, akne, terleme, tahriş ve oluşturduğu yüksek nem nedeniyle ciltte pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Yapılabilecek birkaç önleyici tedbirle bu sorunların önüne geçmek mümkün.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yarattığı zorluklara rağmen COVID-19’dan korunmak için maske kullanımından vazgeçilmemesi gerektiğini söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, maskelerin yarattığı olumsuzluklardan korunmak için önemli ipuçları verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Maske takarken makyaj yapmanın kapalı ve nemli kalan cilt yüzeyinde tabaka oluşturduğu uyarası yapan Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, bu durumun gözeneklerin tıkanmasına neden olarak sivilce oluşumunu kolaylaştırdığını vurguladı. Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Özellikle sıcak havalarda terlemenin de artmasıyla maskelerin ciltteki teri hapsederek akne, gül hastalığı (rozasea), egzama (seboreik dermatit) gibi cilt rahatsızlıklarına neden olabiliyor” ifadesini kullanırken, maske kullanımına bağlı en sık karşılaşılan cilt sorununun ise “maskne” adıyla bilinen akneler olduğunu söylüyor. Yrd. Doç. Dr. Aksoy, çift maske kullanımınınciltte nemli ve havasız ortamı güçlendirerek maskne sorununu artırdığını da sözlerine ekliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Günlük cilt bakımı ile güneş koruyucu krem ve nemlendiricikullanımının maskeye bağlı cilt sorunlarına karşı alınabilecek önlemlerin başında geldiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, fondöten veya pudra gibi kapatıcılar yerine renkli güneş koruyucular tercih edilmesini öneriyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pandemi nedeniyle kullanılan maskelerin güneşten korumadığını da hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Aksoy, bu nedenle pandemi sürecinde de güneşe çıkarken mutlaka güneş koruyucu krem sürülmesi ve kremin emilmesi için sürüldükten yaklaşık bir saat sonra maske takılması gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#121522">Özellikle </span></span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">yaz aylarında, güneşten etkilenen cildimizi korumamız için<span style="color:#121522">, küçük ve basit öneriler veren </span>Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, <span style="color:#121522">“Cildimiz her akşam uygun bir temizleme jeli ile yıkanmalı, ardından nemlendirici krem ile nemlendirilmeli. Sabah kalkınca da yüzümüzü duru suyla yıkamalı ve güneş koruyucu kremimizi sürmeliyiz” dedi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#121522">Yaz aylarında leke ve lazer tedavilerinden de uzak durulması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Aksoy, leke tedavilerinin ciltte soyucu etkisinin cildi güneşe karşı savunmasız bıraktığını, bu durumun ise lekelenmeyi daha da kolay hale getirebildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/maskelerin-yarattigi-olumsuzluklardan-korunun-h72824.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Aug 2021 18:09:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/08/maskelerin_yarattigi_olumsuzluklardan_korunun_h72824_b6492.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşı etkinliği zamanla azalıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asi-etkinligi-zamanla-azaliyor-h72792.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yapılan yeni bir araştırma, aşıların Delta varyantına karşı etkinliğinin zamanla azaldığını ortaya koydu</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni tip corona virüs (Covid-19) pandemisi, Delta varyantının yayıldığı ülkelerde hız kazanıyor. Baskın tür haline gelen varyanta karşı aşıların etkinliği de merak konusu. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İlk olarak Hindistan'da ortaya çıkan Delta varyantına karşı aşıların etkinliğine dair yeni bir araştırma yapıldı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oxford Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmada, rastgele seçilmiş 750 binden fazla katılımcıdan alınan 3 milyon PCR testi analiz edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Örneklerin yarısı Delta varyantının İngiltere'de baskın tür haline gelmesinden önce, diğer yarısı ise baskın tür olduktan sonra alındı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışmaya göre, Biontech aşısının etkinliği ikinci dozdan iki hafta sonra yüzde 85'e düştü. Bu oran AstraZeneca aşısında yüzde 65 olarak belirlendi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">BIONTECH ÜÇ AY SONRA YÜZDE 75 ETKİLİ </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:#f3f3f3"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İkinci dozdan üç ay sonra ise Pfizer/BioNTech aşısı varyanta karşı yüzde 75 etkili oldu. AstraZeneca ise yüzde 61 oranında etkinliği sağladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="background:#f3f3f3"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aşıların etkinliğindeki düşüş 35 yaş ve üzerindekiler arasında, bu yaşın altındakilere göre daha belirgin olarak görüldü.</span></span></span><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="background:#f3f3f3">Çalışma ayrıca, Delta varyantına yakalanan tamamen aşılanmış kişilerin, aşılanmamış olanlarla benzer oranda "viral yük" taşıdığını gösterdi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Uzmanlar aşıların Delta'ya karşı halen iyi bir koruma sağladığını belirtiyor. Ancak zamanla azalan etkinlik oranları hatırlatıcı doz kullanımını gerektirebilir.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İsrail geçen ay Delta kaynaklı vaka artışı nedeniyle üçüncü doz uygulamasına başlamıştı. Benzer uygulama ABD'de 20 Eylül'den itibaren başlayacak.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asi-etkinligi-zamanla-azaliyor-h72792.html</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Aug 2021 17:39:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/08/asi_etkinligi_zamanla_azaliyor_h72792_74553.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşıda ölümcül vaka sıfıra yakın]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asida-olumcul-vaka-sifira-yakin-h72610.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">Tam aşılananlarının yüzde 99,99’undan fazlası ölümcül Covid-19 enfeksiyonuna yakalanmadı</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nden (CDC) alınan verilerin analizine göre, Covid-19'a karşı tam aşılı kişilerin yüzde 99,99'undan fazlasının hastaneye yatmasını gerektiren veya ölümle sonuçlanan bir Covid-19 enfeksiyonuna yakalanmadı. Kurum, sonuçların, gerçek hayatta beklenildiği şekilde, aşıların yüksek koruma sağladığını gösterdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nden (CDC), alınan verilerin analizine göre, Covid-19'a karşı tam aşılı kişilerin yüzde 99,99'undan fazlasının hastaneye yatmasını gerektiren veya ölümle sonuçlanan bir vakası olmadı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">CDC, “çığır açan enfeksiyon” olarak tanımlanan tam olarak aşılanan kişiler arasında meydana gelen şiddetli ve ölümcül vakalara ilişkin verileri açıkladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">CDC'ye göre, 2 Ağustos itibariyle ABD’de 164 milyondan fazla insan Covid-19'a karşı tam olarak aşılandı. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">Bu kişilerin yüzde 0,001'inden daha azı (1,507) hayatını kaybetti ve yüzde 0,005'ten azı (7 bin 101 kişi) Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">Bununla birlikte, çığır açan enfeksiyonların yaklaşık dörtte üçünüj (yüzde 74) 65 yaş ve üzeri yaşlılar arasında olduğu belirtildi</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">CDC'ye göre, ölen yaklaşık bin 500 kişiden beşte biri, Covid-19'a yakalanmasına rağmen Covid-19’dan farklı bir nedenden dolayı öldü.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">Mayıs ayından bu yana olarak aşılanmış olanlar arasındaki hastanede yatan veya ölümcül vakaları araştırmaya odaklandığı belirten CDC, "Bugüne kadar, aşıda çığır açan enfeksiyonları bildirilen kişiler arasında vaka demografisi veya aşı özelliklerinde beklenmeyen bir model tanımlanmadı" açıklamasını yaptı. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">Öte yandan, CDC verilerin aşıların işe yaradığını vurguladı:</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"><span style="color:#022032">“Covid-19 aşıları etkili ve pandemiyi kontrol altına almak için kritik bir araçtır. Bununla birlikte, aşılanmış kişilerde hastalıkları önlemede hiçbir aşı yüzde 100 etkili değildir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asida-olumcul-vaka-sifira-yakin-h72610.html</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Aug 2021 15:55:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/08/asida_olumcul_vaka_sifira_yakin_h72610_73776.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüs salgını nihayet bitiyor mu?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-salgini-nihayet-bitiyor-mu-h72578.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">University College London'ın Genetik Enstitüsü Müdürü Francois Balloux,</span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;"> "Koronavirüs salgını nihayet bitiyor mu?" sorusuna </span></span><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">cevap olarak "Neredeyse" diyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Koronavirüs salgınıyla birlikte neredeyse her şey temelden değişti: Okullar, çalışma düzenleri, sağlık bakımı, tatiller ve hatta sarılmalarımız... Ancak pek çok ülke alınan önlemleri gevşetirken ya da tamamen kaldırırken, salgının nihayet sona erdiğinden bahsedebilir miyiz?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">University College London'ın Genetik Enstitüsü Müdürü Francois Balloux bu sorunun cevabı olarak "Neredeyse" diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Balloux, bu kış Avrupa'da bazı dalgalanmalar öngörürken, Birleşik Krallık da dahil olmak üzere yüksek aşı oranlarına sahip ülkelerde virüsün pandemi aşamasının ilkbaharda sona ereceğinden "oldukça emin" olduğunu söylüyor ve "Tünelin ucundaki ışığı görüyoruz" tahmininde bulunuyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">BBC Türkçe'nin haberine göre; Söz konusu bu ışık ilk olarak geçtiğimiz kışın karanlığında, Birleşik Krallık'ın kitlesel aşılama kampanyasını başlatan ilk Batılı ülke olmasıyla parladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İskoçya'da Ocak ayında yeni dalganın pik noktaısnda günlük 65 kişi yaşamını yitirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ancak o zamandan beri, İskoçya'da her 10 yetişkinden dokuzu bir doz ve her 10 kişiden yedisinden fazlası da her iki doz koronavirüs aşısı oldu. Bu, bir bütün olarak Birleşik Krallık'takine benzer bir hikaye.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Pandemiyi takip eden bir web sitesi olan Our World in Data'ya göre, bu istatistik Birleşik Krallık'ı Kanada ve İspanya ile birlikte dünyanın en iyi korunan büyük ülkelerinden biri yapıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu korunmanın etkileri ise dikkat çekici. Salgında vaka sayısı 30 Haziran'da geçtiğimiz kıştan beri ilk kez yeniden zirve yaptı. Ama günde 65 ölümlük istatistiklere asla ulaşılmadı. Hatta günlük ölüm sayısı ortalama sekizin üzerine de çıkmadı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">SÜRÜ BAĞIŞIKLILIĞINA YAKLAŞTIK MI?</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Peki bu, aşı veya enfeksiyonla üretilen antikorlar sayesinde artık birçok insanın Covid'e karşı korunmaya sahip olduğu ve artık virüsün bulacağı kimseyi bulamadığı "sürü bağışıklığına" yaklaştığımız anlamına mı geliyor?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İngiltere'de 'süper bulaştırıcı' etkinlikler tartışma yarattı: Sürü bağışıklığı sağlanıyor mu?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">Prof Meyers, sürü bağışıklığına ulaşmanın şimdilik "muhtemelen imkansız" olduğunu söylüyo</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">r.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Teksas Üniversitesi Covid-19 Modelleme Konsorsiyumu Direktörü Lauren Ancel Meyers'a göre "hayır".</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">BBC İskoçya kanalındaki The Nine programına konuşan Meyers, bulaşıcılık hızı yüksek Delta varyantının burada önemli rol oynadığını düşünüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ayrıca virüsün henüz aşılanmamış dünya nüfusunun yüzde 85'ine ve aşılansa da bazı kişilere yine de bulaşabilme potansiyeli olduğunu belirten Meyers, bu sebeple sürü bağışıklığına ulaşmanın şimdilik "muhtemelen imkansız" olduğunu söylüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Dolayısıyla mevcut aşılar, virüsün daha önceki türleri ile sürü bağışıklığına ulaşmamızı sağlamış olsa da; öyle görünüyor ki Delta çok daha bulaşıcı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Meyers, "Dünya çapında, Covid'in tamamen ortadan kalkmasına yetecek boyutta bir bağışıklığa sahip olmamız pek olası görünmüyor" diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Balloux da virüsün dolaşımdaki mevsimsel 200 kadar solunum yolu virüsüne katılarak "endemik" hale geleceğini kabul ediyor, ancak bu aşamada daha hafif bir soğuk algınlığı mı yoksa ciddi bir grip mi olacağını söylemenin de zor olduğunu belirtiyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İskoçya için hastaneye yatışlarda ve ölümlerdeki dramatik düşüşün zaten görüldüğünü belirten Prof. Balloux, "Kulağa korkunç geldiğini biliyorum ama eninde sonunda virüs herkese, muhtemelen birden fazla kez bulaşacak" diyor ve şöyle devam ediyor:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">"BU AŞILAR ÇOK İYİ, ANCAK BULAŞMAYI TAMAMEN ENGELLEMİYOR"</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bu son nokta, ABD'nin Wisconsin eyaletindeki bilim insanlarının Delta varyantı ile enfekte olan aşılı bireylerin virüsü başkalarına geçirebileceğine dair bulgularını aktardığı bir makale tarafından da destekleniyor. (Ancak çalışma hakemli bir çalışma değil ve bu yüzden de biraz dikkatle ele alınmalı.)</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Meyers, bu senaryodaki tehlikenin, mevcut aşıları yalnızca bulaşma açısından değil, aynı zamanda ciddi hastalık ve ölüme neden olma yeteneği açısından da geride bırakan başka bir varyantın ortaya çıkması olduğunu savunuyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">YENİ VARYANT RİSKLERİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">"Virüs kendi ülkemizde ya da dünyanın diğer bölgelerinde ceplerimizde dolaştığı sürece, bugün kullandığımız aşıları alt edebilecek varyantların ortaya çıkma riskiyle karşı karşıya kalacağız" diye uyaran Prof. Meyers şunları söylüyor:</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">"Bu virüsün son derece değişken olduğunu ve daha hızlı yayılmasını, potansiyel olarak daha ölümcül olmasını, bağışıklık sistemimize yabancı görünmesini sağlayacak şekillerde değişebileceğini biliyoruz. Bunlar çok olası senaryolar."</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof. Balloux ise o kadar endişeli değil. Virüsün evriminde "yavaş bir kayma"nın daha olası olduğunu düşünüyor ve şu anda "süper virüs" yaratan ani bir mutasyon olmayacağından "oldukça emin".</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Her iki durumda da, giderek daha fazla yetişkinin aşılanmasıyla, virüsü ne ölçüde yaydıklarıyla ilgili sorularla çocuklara odaklanılıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Birleşik Krallık'ta şu anda 16 ve 17 yaşındakiler de aşı olabiliyor. Okullarda pozitif bir testin çıkmasının ardından tüm okul sınıflarının karantinaya alınma şartı da gevşetiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">ABD'de şu anda vakaların nispeten düşük aşılama oranlarına sahip Florida ve Teksas da dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyon insanın yaşadığı eyaletlerde yoğunlaştığı başka bir artış var.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Meyers, memleketi Teksas'ın başkenti Austin'deki duruma atıfta bulunarak, "Hastanelerimiz ve [yoğun bakım ünitelerimiz] endişe verici bir oranda doluyor" diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ayrıca Meyers, şimdi ve gelecekte, bu tür dalgalanmalara karşı maske takma, toplu testler ve sosyal mesafeyi hızla sağlayarak hızlı bir biçimde uyum sağlamaya istekli, bilgili vatandaşlara sahip ülkelerin Covid ile en iyi başa çıkacak ülkeler olacağını söylüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">'SAĞLIK SİSTEMİ ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR'</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Halk sağlığı uzmanları, İskoçya'da hastanelerdeki Covid hastası sayılarının 2020 bahar ayları ve Ocak 2021'e kıyasla daha düşük olmasına rağmen salgının sağlık hizmetleri üzerindeki baskısının yoğun olduğunu aktarıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri NHS'in sağlık koruma danışmanlarından Jackie Hyland, hastanelerin, ameliyathanelerin ve diğer hizmetlerin "çok yoğun" olduğunu söylüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sağlık ocaklarına kabul edilen hasta sayısının sınırlanmasıyla acil servislere başvuruların çok arttığını belirten Dr. Hyland, "Birçok yönden, tüm sistem aslında durma noktasına geldi. Önceden işler zordu ama şimdi olağanüstü zor" diyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Virüsün endemik hale geleceğini tahmin eden <strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; color:#212529; padding:0cm">Dr. Hyland, vakaları tespit etmek ve kontrol altına almak için insanların düzenli olarak test yaptırmaları ve Covid aşısı yaptırmaları gerektiğini </span></strong>de sözlerine ekliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Etkili bir aşılamanın bir taahhütten çok rüya olduğu pandemin ilk karanlık günlerinden, Covid ile başa çıkmak için çok daha iyi bir yerde olduğumuz yeni bir aşamaya geçiyoruz gibi görünüyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Yani Covid henüz bitmemiş olsa da, <strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; color:#212529; padding:0cm">öyle görünüyor ki umut var.</span></strong></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Prof Meyers, "Tıbbi kaynaklara da bilgiye de sahibiz" diyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-salgini-nihayet-bitiyor-mu-h72578.html</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Aug 2021 15:52:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/08/koronavirus_salgini_nihayet_bitiyor_mu_h72578_a2260.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinovac&#039;ın antikoru açıklandı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/sinovac-in-antikoru-aciklandi-h72386.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sinovac aşısı uygulanan kişilerin 6 ay sonraki antikor seviyeleri ortaya çıktı. Çin'de yapılan araştırmada, iki hafta arayla aşı olan kişilerin yüzde 16.9'unda, dört hafta arayla aşılananların yüzde 35.2'sinde antikor tespit edildi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Aralık 2019'da Çin'de ortaya çıkan corona virüsü dünya genelinde can almaya devam ederken, salgında ortaya çıkan yeni mutasyonlar aşıların etkinliğini sorgulatıyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Dünya genelinde hızla yayılan Delta varyantı, pek çok ülkede kısıtlamaları yeniden gündeme getiriyor. Türkiye’de Pfizer-BioNTech’le birlikte uygulanan Sinovac aşısıyla ilgili önemli bir çalışma ortaya çıktı. Sinovac Biotech uzmanları ve Jiangsu sağlık yetkilileri tarafından yürütülen araştırmada, Sinovac’ın Covid-19 aşısı CoronaVac’ın antikor seviyesine mercek tutuldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Çalışmada iki doz CoronaVac aşısı uygulanan kişilerin 6 ay sonra virüse karşı korumada önemli bir veri olan antikor seviyeleri ölçüldü. Sonuçlara göre 18-59 yaş aralığındaki sağlıklı yetişkinler arasında antikor seviyesinin 6 aydan sonra önemli ölçüde düştüğü gözlemlendi. İki ve dört hafta arayla ikinci doz yapılan katılımcıların yüzde 16.9 ile yüzde 35.2’sinin antikorlara sahip olduğu belirlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">ÜÇÜNCÜ DOZ ETKİYİ ARTIRIYOR</span></span></strong><br style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent" />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Araştırmacılar, antikor seviyesini yükseltmek için üçüncü doz takviye aşının büyük bir etki gösterdiğini de ekledi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Türkiye, CoronaVac aşısı olanlara üçüncü doz aşı yapmaya başlarken, Çin aşısının uygulandığı Endonezya ve Tayland gibi ülkeler de söz konusu aşıyı yaptıranlara üçüncü doz olarak Moderna ve Pfizer aşıları uyguluyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><strong style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">PFIZER-BIONTECH’TE 10 KAT DAHA YÜKSEK</span></span></strong><br style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent" />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Geçtiğimiz günlerde saygın tıp dergisi The Lancet'te yer alan bir başka çalışmada Pfizer-BioNTech'in mRNA aşısı ve Sinovac'ın geleneksel yöntemle geliştirdiği corona virüsü aşısı karşılaştırılmıştı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Hong Kong'da yapılan çalışmada Pfizer-BioNTech aşısı yapılan sağlık çalışanlarının, Sinovac aşısı uygulanan kişilere oranla vücuttaki antikor seviyesinin 10 kat daha yüksek olduğu gözlemlendi. Araştırmacılar söz konusu sonuçların, mRNA aşılarının geleneksel yöntemlerle geliştirilen inaktif aşılara kıyasla Sars-CoV-2 ve varyantlarına karşı daha koruyucu olduğunu gösterdiğini savundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/sinovac-in-antikoru-aciklandi-h72386.html</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Jul 2021 18:01:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/07/sinovac_in_antikoru_aciklandi_h72386_179bb.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerileri]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/saglikli-bir-bayram-icin-dogru-beslenme-onerileri-h72322.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerileri</b></p>

<p><b>Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerilerini sıraladı: Eti sebzelerle pişirin, mangalda yüksek ısıdan kaçının, etleri dinlendirerek ve marine ederek tüketin!</b></p>

<p>Bayram dönemlerinde rutin beslenme düzeninin büyük ölçüde değişmesi kaçınılmaz olsa da bu değişimlerde aşırıya kaçılması bayram keyfinizi yarıda bırakabilir. Tatlı ve et tüketiminin arttığı kurban bayramında ise çok daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, Kurban Bayramı’nda doğru beslenme önerilerinde bulunarak diyabet hastalarına şeker tüketiminde aşırıya kaçmamaları; hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile benzer kronik hastalığı olan kişilere ise et tüketimini kontrollü yapmaları gerektiğini hatırlattı. Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu<b>,&nbsp;</b>sağlıklı bir bayram için doğru beslenme önerilerinde de bulundu.</p>

<p><b>Etleri, sebzelerle pişirin</b></p>

<p>Kırmızı etin doymuş yağ ve kolesterolden zengin bir besin olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, üzerinde görünen yağlı kısım etten ayrılsa bile kırmızı etteki ortalama yağ oranının yüzde 20 olduğunu söyledi. Kronik hastalığı olan bireylerin yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Özbingül Arslansoyu, etlerin haşlama ya da ızgara şeklinde tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini hatırlattı: “Etler haşlama ya da ızgara tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Etler E ve C vitamini içermez. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi gerekir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğini sağlayacak hem de bazı minerallerin vücut tarafından emilimini arttıracaktır.”</p>

<p><b>Mangalın ısısına dikkat edin!</b></p>

<p>Ülkemizde bayram denilince akla ilk gelenin mangal olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalda pişirilen etlere uygulanan yöntemin çoğunlukla yanlış olduğunu belirtti. Yanlış pişirme yöntemlerin ette kanserojen maddelerin oluşmasına sebep olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, etin yüksek sıcaklıkta pişip yanması sonucunda heterosiklik, aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) denilen kanserojen maddelerin ortaya çıktığını belirtti. Özbingül Arslansoyu, bu maddelerin etten ateşe damlayan yağlar nedeniyle çıkan dumanın etle temasından oluştuğunu belirtti.</p>

<p><b>Etlerin baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltıyor&nbsp;</b>Yüksek ateşin ette kanserojen maddelerin açığa çıkmasına ve B grubu vitaminlerin kaybına yol açtığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalın harlı ateşte yapılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulunarak kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafenin bulunması gerektiğini ve etlerin alevle yakılarak pişirilmemesi gerektiğini söyledi.&nbsp; Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, “Pişirme öncesi etlerin bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltır. Bu yüzden etlerinizi marine edin. Mangal ve ızgaralarınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyerek, oluşmuş kanserojen maddelerin bir sonraki yemeğinize aktarılmasını önleyin. Ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için yağlı etlerden kaçının.”</p>

<p><b>Etleri tüketmeden önce dinlendirin&nbsp;&nbsp;</b></p>

<p>Özellikle kurban bayramında çok sayıda hayvanın kesilmesi ile kesim öncesi ve sonrasında gereken kontrol ve hijyen kurallarına uyulmaması ile hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, kurbanlık hayvanın kesiminden sonra “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliğinin ortaya çıktığını ve etlerin bekletilmeden bu sertlikle tüketilmesi durumunda midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara yol açacağını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu şöyle devam etti: “Bunu önlemek için etler kesildikten hemen sonra 5-6 saat serin bir yerde (14-16 C), sonrasında 18-19 saat da buzdolabında bekletilmeli. Böylece etler, toplamda 24 saat bekletildikten sonra tüketmelidir. Etler kesinlikle çiğ ya da az pişmiş olarak tüketilmemeli, büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetinde, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay muhafaza edilebilmektedir. Kıyma olarak saklanacaksa bu sürenin daha da kısa olduğunu unutmayın. Etler dondurulduktan sonra buzdolabında çözdürülmeli, çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.”</p>

<p><b>Bayram Günü İçin Beslenme Önerileri</b></p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Güne hafif bir kahvaltı ile başlayın</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Az ve sık aralıklarla beslenin</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıları tercih edin</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Tabağınızın dörtte birini et, dörtte birini tahıl, kalan kısmını ise sebze&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; yemekleri ve salatadan oluşturun</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bol su tüketin</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Aç karnına bayram ziyaretine gitmeyin</p>

<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Fiziksel aktivitenizi arttırın</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/saglikli-bir-bayram-icin-dogru-beslenme-onerileri-h72322.html</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jul 2021 22:22:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/07/saglikli_bir_bayram_icin_dogru_beslenme_onerileri_h72322_3c93c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin aşıları delta varyantına karşı ne kadar etkili?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asilari-delta-varyantina-karsi-ne-kadar-etkili-h71939.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#333333">Çin tarafından üretilen aşılar başta Türkiye, Brezilya ve Endonezya olmak üzere birçok ülkede kullanılırken, aşıların uygulandığı ülkelerde Delta varyantına karşı etkinliğine dair soru işaretleri devam ederken bilim insanları konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#333333">Çinli yetkililer aşılarıyla ilgili Delta varyantı üzerindeki etkinlikleri hakkında ayrıntılı bilgi vermezken Çin’in corona virüs ile mücadelesinde önemli bir rol oynayan epidemiyolog Zhong Nanshan gazetecilere verdiği demeçte aşılarının Delta varyantına karşı etkili olduğunu açıkladı.<br />
Nanshani, Guangzhou kentindeki enfeksiyonların analizine dayanan araştırmanın ön sonuçlarında, “Araştırmacılar, Çin aşılarının Delta varyantının neden olduğu semptomatik ve ciddi vaka riskini azaltmada etkili olduğunu buldular” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#333333">Türkiye’de de kullanılan Çin aşısı Sinovac’ın sözcüsü Liu Peicheng ise yaptığı açıklamada, aşılananlardan alınan kan örneklerine dayanan ön sonuçlarda, aşılarının Delta varyantını nötrleştirici etkide üç kat azalma gösterdiğini belirtti.<br />
Peicheng, İki doz aşının ardından bir güçlendirici doz uygulamasının, Delta'ya karşı daha güçlü ve daha dayanıklı antikor reaksiyonunu hızla ortaya çıkarabileceğini söyledi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asilari-delta-varyantina-karsi-ne-kadar-etkili-h71939.html</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Jun 2021 18:58:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/cin_asilari_delta_varyantina_karsi_ne_kadar_etkili_h71939_18b18.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinovac araştırmasında çarpıcı sonuç]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/sinovac-arastirmasinda-carpici-sonuc-h71874.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times="">MCBÜ Tıp Fakültesi Hastanesi sağlık çalışanlarının yürüttüğü ‘Sinovac Aşısının Bağışıklık Yanıtı 3. Ay İzlem Sonuçları’ paylaşıldı. 4’ü profesör olmak üzere 12 kişilik ekip tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre aşı uygulanan 1053 sağlık çalışanının 26’sı tekrar hastalığa yakalandığı belirtildi. Yapılan araştırmada, ikinci aşıdan 3 ay sonra sağlık çalışanlarının yüzde 95,2’sinde antikor düzeyleri düşüş gösterdi. Buna göre, sağlık çalışanlarına 3’üncü doz aşı gerekebilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Manisa Celal Bayar Üniversitesi(MCBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları, Halk Sağlığı ve Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim elemanları tarafından yürütülen ‘Sinovac Aşısının Bağışıklık Yanıtı 3. Ay İzlem Sonuçları’ konusundaki bilimsel çalışma tamamlandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Araştırma MCBÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji, Halk Sağlığı ve Enfeksiyon Hastalıkları AD öğretim elemanları tarafından yürütüldü. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinem Akçalı başkanlığındaki araştırma ekibinde Prof. Dr. Erhan Eser, Prof. Dr. Pınar Erbay Dündar, Prof. Dr. Beyhan C. Özyurt, Dr. Öğr Üyesi Şebnem Şenol Akar, Dr. Öğr. Gör. Deniz Özer, Dr. Yunus Özkaya, Dr. Kübra Çiçek, Dr. Zeynep Öykü Öztürk Arıkan, Dr. Zeynep Ceyda Buran, Dr. Merve Gezginci, Uz. Hem. Ferya Karadağ Yalçın yer aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><strong style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">1053 GÖNÜLLÜ SAĞLIK ÇALIŞANI KATILDI</span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">MCBÜ tarafından yapılan açıklamada, uygulanan bilimsel çalışmanın sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının antikorlarında düşüş görüldüğü ve bu yüzden 3. doz hatırlatma aşısının gerekebileceği vurgulandı. Çalışmanın, “Manisa Celal Bayar Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi desteği ile Türkiye’de geniş ölçekte uygulanan iki doz Sinovac SARS-CoV-2 inaktif aşısının etkinliği ve antikor düzeyi takip çalışmasının iki doz aşı sonrası 3. ay sonuçlarını içerdiği bildirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Yapılan çalışmada, iki aşı dozu sonrası 3. ayda Covid hastalığına yakalanma durumunu ve virüsün Spike proteinine özgü kantitatif antikor düzeylerini ortaya koyma yönteminin kullanıldığı ve çalışmaya 1053 gönüllü sağlık çalışanı katıldığı bildirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">İki doz Sinovac aşı uygulaması sonrası 28. gün bulgularının daha önce kamuoyu ile paylaşıldığı hatırlatılan açıklamada, son yapılan çalışmanın aşı sonrası 3. ay bulguları, 3 aylık süre içinde aşılananlar içinde ‘hastalanma sıklığı’ ve aşının oluşturduğu antikor düzeyleri başlıkları altında sunuldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><strong style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">“1053 KİŞİDEN 26’SI HASTALIĞA YAKALANDI”</span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Açıklanan raporda hastalanma sıklığıyla ilgili olarak şu ifadelere yer verildi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">* Başlangıçta Covid-19 antikoru negatif olan, bir ay arayla iki doz Sinovac aşısı olmuş 1053 sağlık çalışanının 26’sı (yüzde 2.4) ikinci aşıyı izleyen 28. gün 3 aylık süre içinde Covid-19 hastalığına yakalanmışlardır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">* Bu dönemde PCR testi yapılmamış olmakla birlikte üçüncü ayda bakılan Covid-19 antikor düzeylerinde azalma beklenirken aşırı düzeyde yükselmiş olan dört kişinin de, semptomsuz (belirtisiz) Covid-19 geçirdiği hesaba katılarak 2 doz Sinovac aşısı sonrası hastalanan sağlık çalışanı sayısı toplamda 30 (yüzde 2.8) olarak saptanmıştır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">* Bu kişilerden hastanede yatarak tedavi alan olmamıştır. İkinci aşıdan sonraki 28. gün 3 aylık süre içinde 151 sağlık çalışanının, yakın temasta olduğu yakın arkadaş ya da aile bireyi Covid-19 tanısı almıştır. Yakınları Covid-19 tanısı almış olan bu 151 sağlık çalışanından 18’i (yüzde 12) Covid-19 hastalığını geçirmiştir.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><strong style="box-sizing:border-box; -webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ANTİKOR DÜZEYLERİ DÜŞTÜ”</span></span></strong></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Aşıyla ilgili araştırmanın asıl çarpıcı kısmı ise antikor düzeylerinde ortaya çıktı. Yapılan araştırmaya göre ikinci aşıdan üç ay sonra sağlık çalışanlarının yüzde 95.2' sinde antikor düzeyleri düşüş gösterdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">Açıklanan raporda antikor düzeyleriyle ilgili olarak şunlar belirtildi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">* İkinci aşıdan üç ay sonra sağlık çalışanlarının yüzde 95.2’sinde antikor düzeyleri düşüş göstermiştir. İki doz aşıyı izleyen üçüncü ay sonunda sağlık çalışanlarının yüzde 77’sinde SARS-CoV-2 antikorları tespit edilmiştir. Yani aşıdan sonraki 3. ayda, çalışma grubunun yüzde 23’ü ya hasta olmuş ya da bu kişilerin antikoru negatifleşmiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="margin-bottom:1rem; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="box-sizing:border-box"><span style="-webkit-tap-highlight-color:transparent"><span style="word-break:break-word"><span style="font-variant-ligatures:no-common-ligatures"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt"><span new="" roman="" style="font-family:" times=""><span style="color:#222222">* Tüm bu veriler, Ağustos 2021’de yapacağımız ‘Aşılama sonrası 6. ay antikor düzeyleri ve etkinliği’ izlem sonuçları ile netleşecek olmakla birlikte, aşının etkinliğinin uzun süreli olabilmesi için sağlık çalışanlarında ‘3. doz hatırlatma aşısının’ gerekebileceğini düşündürmektedir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/sinovac-arastirmasinda-carpici-sonuc-h71874.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 16:24:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/sinovac_arastirmasinda_carpici_sonuc_h71874_33589.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BioNTech mi  Sinovac mı? Çarpıcı araştırma]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/biontech-mi-sinovac-mi-carpici-arastirma-h71793.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Hong Kong’da yapılan bir araştırmada, BioNTech corona virüs aşısını olan kişilerin kanlarında, Sinovac aşısını olanlara kıyasla “önemli ölçüde daha yüksek” antikor seviyesi olduğu belirtildi</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hong Kong’da yapılan bir araştırmada, BioNTech aşısı ile Sinovac aşısı karşılaştırıldı. Hong Kong Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonucunda, BioNTech aşısı olan kişilerin kanlarındaki antikor seviyesinin Sinovac aşısı olanlara göre “önemli ölçüde daha yüksek" olduğu belirtildi. Hong Kong merkezli South China Morning Post’un haberinde, Sinovac aşısı olan kişilerin takviye olarak üçüncü doz aşıya ihtiyaç duyabileceği bildirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hong Kong’da yapılan bir araştırmada, BioNTech corona virüs aşısını olan kişilerin kanlarında, Sinovac aşısını olanlara kıyasla "önemli ölçüde daha yüksek" antikor seviyesi olduğu belirtildi.<br />
Hong Kong merkezli South China Morning Post’un haberinde, hükümet yetkilileri tarafından Hong Kong Üniversitesi’nde yaptırılan araştırmada, her iki aşıyı da olan bin kişinin antikor seviyeleri ölçüldü.<br />
Gazete, Hong Kong Üniversitesi'nde (HKU) epidemiyolog olan baş araştırmacı Profesör Benjamin Cowling'e atıfta bulunarak, Sinovac aşısını alan kişilerden bazılarının takviye olarak üçüncü doz aşıya ihtiyaç duyabileceğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">HİNDİSTAN VARYANTINDA ETKİLİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha önce İngiltere Halk Sağlığı Kurumu (PHE), tarafından aşıların Hindistan varyantı üzerindeki etkileri incelenmişti.<br />
Yapılan analizler ile ikinci dozun uygulanmasından 2 hafta sonra BioNTech aşısının, Hindistan varyantından kaynaklı belirtili hastalıkları önlemede yüzde 88 etkili olduğu sonucuna varılmıştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/biontech-mi-sinovac-mi-carpici-arastirma-h71793.html</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Jun 2021 18:17:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/biontech_mi_sinovac_mi_carpici_arastirma_h71793_5c4ef.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanların yarısı aşılandı]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/almanlarin-yarisi-asilandi-h71751.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede, halkın yarısına Kovid-19 aşısının ilk dozu uygulandı.<br />
Robert-Koch Enstitüsünden yapılan açıklamaya göre, ülkede devam eden aşı kampanyasında 41 milyon 662 bin 903 kişiye Kovid-19’un ilk dozu, 24 milyon 657 bin 569 kişiye ikinci dozu uygulandı.</p>

<p>Böylelikle halkın yüzde 50,1'ine aşının ilk dozu, 29,6'sına ikinci dozu uygulandı.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/almanlarin-yarisi-asilandi-h71751.html</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jun 2021 17:41:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/almanlarin_yarisi_asilandi_h71751_7d6be.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerin aşı olmaması nedeniyle salgın yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/genclerin-asi-olmamasi-nedeniyle-salgin-yayiliyor-h71728.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Corona araştırması: İngiltere’de gençlerin aşı olmaması nedeniyle salgın yayılıyor</p>

<p>İngiltere'de Imperial College London tarafından yapılan bir araştırma, ülkede corona virüsü salgının özellikle gençlerin henüz aşı olmaması nedeniyle yayıldığını ortaya koydu.<br />
Araştırmacılar salgının daha fazla yayılmasını önlemek için gençlere aşı yapılmasının kritik olduğunu söylüyor. React-1 isimli araştırma ise 20 Mayıs-7 Haziran dönemine ilişkin verileri kapsıyor.</p>

<p>BBC Türkçe’de yer alan habere göre bilim insanları, araştırmayla ilgili şu bulguları açıkladı:</p>

<p>Test yapılan 108 bin 911 kişiden 135’inde corona virüsüne rastlandı. Testlerin pozitif çıkma oranı yüzde 0,1’den 0,15’e yükseldi</p>

<p>Vakaların çoğu 5-12 ve 18-24 yaş grubundakiler</p>

<p>Tahmini virüs bulaştırma katsayısı (R0) 1,44</p>

<p>“ÇOK BÜYÜK BİR FARK YARATACAK”</p>

<p>Araştırmayı yürüten Profesör Paul Elliot, “Detaylara baktığımızda, genellikle iki doz aşılanmış ileri yaşlardaki kişilere çok, çok iyi bir koruma sağlandığı gerçeği bizi teselli edebilir. Hükümet, 19 Temmuz’a kadar tüm yetişkinleri aşılamak istediğini açıkça ilan etti. Bu çok büyük bir fark yaratacak ve toplumda bağışıklık artıracak” dedi.</p>

<p>25 ŞUBAT’TAN BU YANA EN YÜKSEK VAKA SAYISI</p>

<p>İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta Çarşamba günü 9 bin 55 yeni vaka açıklandı. Bu, 9 bin 985 vakanın bildirildiği 25 Şubat’tan bu yana en yüksek sayı.</p>

<p>Ülkede Çarşamba günü corona virüsünün neden olduğu Covid-19 hastalığı sonucu 9 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Salı günü 190 bin 33 kişiye daha aşının ilk dozu uygulandı ve en az bir doz aşı yapılan kişi sayısı 42 milyonu aştı. Bu sayı, yetişkinlerin yüzde 79,8’ine denk geliyor.</p>

<p>30 milyondan fazla kişiye (yetişkinlerin yüzde 57,8’i) aşının her iki dozu da uygulandı. Şu anda ülkede yeni enfeksiyonların yüzde 96’sının kaynağı, ilk olarak Hindistan’da görülen Delta varyantı.</p>

<p>Başbakan Boris Johnson, kalan Covid kısıtlamalarının kaldırılmasını dört hafta erteleyeceklerini duyurduğunda, buna neden olarak Delta varyantını gösterdi.</p>

<p>Hükümet, aşılama çalışmalarını hızlandırarak, mevcut önlemlerin yürürlükte kalacağı 19 Temmuz’a kadar, 18 yaşından büyüklerin tamamına ilk doz ve yetişkinlerin üçte ikisine ikinci doz aşının uygulanmasını hedef olarak belirledi.</p>

<p>Pfizer/BioNTech aşısının 12-15 yaş grubuna uygulanmasının onaylanmasının ardından, İngiltere’de çocukların aşı programına dahil edilip edilmeyeceği çok tartışıldı.</p>

<p>BBC’nin edindiği bilgiye göre, 12-17 yaş arası tüm çocukları aşılama kararının İngiltere’deki aşı uzmanları tarafından yakın zamanda tavsiye edilmesi beklenmiyor.</p>

<p>Hükümete aşılama konusunda tavsiyelerde bulunun uzmanlardan oluşan Aşılama ve Bağışıklık Komitesi’nin (JCVI), hükümetin son kararını vermeden önce ilerleyen günlerde bir açıklama yapması bekleniyor.</p>

<p>Bu arada, Daily Telegraph gazetesine göre, hükümet yetkilileri, iki doz aşı yapılmış olan Birleşik Krallık vatandaşlarının sarı listedeki ülkelerden döndüklerinde karantinaya girme zorunluluğunu kaldırmayı değerlendiriyor.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/genclerin-asi-olmamasi-nedeniyle-salgin-yayiliyor-h71728.html</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Jun 2021 18:55:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/genclerin_asi_olmamasi_nedeniyle_salgin_yayiliyor_h71728_7359b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser aşısı geliyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kanser-asisi-geliyor-h71666.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#777777">Almanya'da yaşayan ve burada mRNA yöntemi ile dünyanın ilk Covid-19 aşısını geliştirerek pandemi ile savaşta tarihe geçen BioNTech firması ve o firmanın sahipleri olan bilim insanları Özlem Türeci ve Uğur Şahin Alman basınına yaptıkları açıklamada, yeni hedeflerinin 2023'e kadar kanser ve MS aşısı geliştirmek olduğunu duyurdular.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Kanserle mücadele konusunda kemoterapi, radyasyon tedavisi ve kök hücre nakli gibi tedavi yöntemleri hali hazırda mevcut. Ancak Türeci ve Şahin çifti, bunlara aşının da eklenmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Bild’e mülakat veren Türeci ve Şahin, kansere karşı bireysel aşı geliştirmek içn çalıştıklarını aktardılar. Şimdiden Faz-2 aşamasında olduklarını belirten Şahin, “Aşılarımızın, tedavi standardına kıyasla hastalar için iyileştirme sağlayıp sağlayamayacağına bakıyoruz” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Önümüzdeki iki yıl içinde çığır açan bulgulara ulaşılabileceğine inanan çift, ilk uygulama için de 2023 yılını işaret etti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Türeci de şunları ifade etti:</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">“Yıllar önce kanser tıbbında iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu fark ettiğimizde şöyle düşündük: Bağışıklık sistemi kilit rolde, bu nedenle bağışıklık tedavisi geliştirmeliyiz. Bunun anlamı da şu: Bağışıklık sisteminin milyonlarca yıllık evrimi boyunca geliştirdiği mekanizmaları virüslere veya bakterilere karşı mücadelede özellikle kanser tedavisi için kullanmak istiyoruz.”</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#2c2f34">Aşı teknolojisinin kanserli hücreler ve tümörlere karşı kullanılması için araştırmalar yaptıklarını belirten Türeci, daha önceki bir açıklamasında da “mRNA’ya dayanan farklı kanser aşılarımız var. Birkaç yıl içinde kansere karşı savaşacak aşımızı da insanlara sunmaya hazır olacağız.” demişti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kanser-asisi-geliyor-h71666.html</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Jun 2021 16:56:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/06/kanser_asisi_geliyor_h71666_07b0e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korona aşısı bu hale getirdi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/korona-asisi-bu-hale-getirdi-h70214.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">ABD’de Johnson&amp;Johnson’ın Kovid-19'a karşı geliştirdiği tek dozluk aşısını olan Richard Terrell'in yaşadığı yan etki nedeniyle vücudunun büyük bir bölümünde kızarıklık ve ağrılı döküntüler meydana geldi</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Kovid-19) kabusu sürerken, milyonlarca insan umudu aşılara bağladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">ABD’nin Virgina eyaletinde Johnson&amp;Johnson’ın Kovid-19'a karşı geliştirdiği tek dozluk aşısını olan Richard Terrell'in yaşadığı yan etki nedeniyle vücudunun büyük bir bölümünde kızarıklık ve ağrılı döküntüler meydana geldi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529"><img alt="" src="https://www.gazetda.com/images/upload/JohnsonJohnson1.jpg" style="width: 500px; height: 281px;" /></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Kovid-19) kabusu sürerken, milyonlarca insan umudu aşılara bağladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">ABD menşei Johnson&amp;Johnsonun virüse karşı geliştirdiği tek dozluk aşıda ise yan etki gözlemlendi. ABDnin Virginia eyaletinde yaşayan 74 yaşındaki Richard Terrell Johnson&amp;Johsnon koronavirüs aşısının ilk dozunu uyguladıktan 4 gün sonra vücudunun büyük bir kısmında kızarıklık ve derisinde ağrılı döküntüler meydana geldiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">"CİDDİ BİR CİLT HASTALIĞI YAŞADIM"</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Olay ile ilgili yerel medyaya konuşan ve derisinde kızarıklık, ağrılı döküntüler oluşan Terrell, Aşı olduktan sonra birkaç gün içinde koltuk altımda rahatsızlık hissetmeye başladım. Şiddetli bir kaşıntı başladı. Daha sonra tüm vücuduma yayıldı. Ciddi bir cilt hastalığı yaşadım dedi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">YAŞADIĞI YAN ETKİLERE RAĞMEN AŞI OLUN ÇAĞRISI</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Yaşadığı yan etki nedeniyle VCU Medical Center North Hastanesinde tedavi altına alınan Terrellın 5 günden sonra iyileşerek, hastaneden taburcu edildiği bildirildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Aşı sonrası yaşadığı kabusa rağmen aşı olmanın gerekliliğine dikkat çeken Terrel, Aşı olduğumdan dolayı bir pişmanlık duymadım. Herkesi aşıyı olmaya davet ediyorum dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/korona-asisi-bu-hale-getirdi-h70214.html</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Mar 2021 18:20:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/korona_asisi_bu_hale_getirdi_h70214_6301b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşılar etkisiz hale gelebilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asilar-etkisiz-hale-gelebilir-h70191.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">Dünyada hala tek bir vatandaşını aşılamayan ülkeler var.</span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032"> Bilim insanları, corona virüse karşı aşılamadaki küresel yavaşlık nedeniyle var olan aşıların en fazla bir yıl içinde etkisiz hale geleceği konusunda uyardı</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Dünyanın ileri gelen bilim insanları, yeni tip corona virüse karşı aşılamadaki küresel yavaşlık nedeniyle var olan aşıların en fazla bir yıl içinde etkisiz hale geleceğini ve yeni aşılara ihtiyaç duyabileceği konusunda uyardı. Aşı milliyetçiliğinin önlenmesi ve aşı geliştiricilerin teknolojilerini ve kullandıkları formülleri paylaşması çağrısında bulunan araştırmacılar, dünyada her gün yeni mutasyonların ortaya çıktığını belirtti. Daha öldürücü ve daha bulaşıcı varyantların özellikle savunmasız topluluklarda büyük salgınlara neden olduğu vurgulandı. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Uluslararası Af Örgütü, Oxfam ve UNAIDS gibi kuruluşlardan oluşan 28 ülkeden 77 bilim insanı tarafından oluşturulan Halkın Aşı İttifakı (People’s Vaccine Alliance) tarafından, bilim insanlarına yaptığı bir ankete göre, var olan Covid-19 aşılarının etkisiz kalması ve dünyanın değiştirilmiş aşı formülasyonlara ihtiyaç duyması bir yıl veya daha kısa sürebilir. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Bilim insanları, Covid-19 tehdidini etkisiz hale getirmek için küresel bir aşılama çabasının gerekli olduğunu uzun zamandır vurguladı. Bunun temel nedenini ise, bazıları daha bulaşıcı, ölümcül ve aşılara daha az duyarlı mutast virüslerinin tehdidi oluşturuyor. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Yapılan çalışma kapsamında, ankete katılan Johns Hopkins, Yale, Imperial College, London School of Hygiene &amp; Tropical Medicine ve Edinburgh Üniversitesi’nde çalışan epidemiyolog, virolog ve bulaşıcı hastalık uzmanlarının üçte ikisi aşıların bir yıl içinde, üçte birisi 9 aydan daha kısa bir süre içinde etkisiz hale gelebileceğini söyledi. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Yale Üniversitesi’nden epidemiyoloji doçenti Gregg Gonsalves, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Her gün yeni mutasyonlar ortaya çıkıyor. Bazı varyantlar daha verimli bir şekilde aktarılabilir ve önceki türlere karşı bağışıklık tepkisinden potansiyel olarak kaçınabilir. Dünyayı aşılamadığımız sürece, virüsün oyun alanını gittikçe daha fazla mutasyona açık bırakıyoruz, bu da mevcut aşılarımızdan kaçabilecek ve onlarla başa çıkmak için güçlendirici aşılar gerektirebilecek varyantları doğurabilir" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Dünyanın farklı yerlerinde eski ve yeni teknolojilerle oluşturan birçok aşı kullanılmaya başlandı. Araştırmacılara göre Pfizer / BioNTech ve Moderna şirketleri tarafından geliştirilen ve yeni varyantlara uyum sağlamak için hızla (haftalar veya aylar içinde) ayarlanabilen mRNA teknolojisi çok fazla avantaja sahip. Ancak bu aşılar, kısa bir süre içinde yeni varyantlara uyarlanabilse de üretimlerinin çok maliyetli olması ve zahmetli taşıma koşulları, onları özellikle fakir ülkelerin erişimi için çok zorlu bir hale getiriyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Diğer taraftan, İngiltere, ABD ve İsrail gibi zengin ülkeler, nüfuslarının dörtte birinden fazlasına en az bir aşı dozu uyguladılar ve yüz milyonlarca doz aşı temin ettiler. Buna karşılık, Güney Afrika ve Tayland gibi ülkeler ise nüfuslarının yüzde birini bile aşılamayı başaramadı. Bazı ülkeler henüz ilk dozlarını hiç uygulayamadı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asilar-etkisiz-hale-gelebilir-h70191.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Mar 2021 19:08:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/asilar_etkisiz_hale_gelebilir_h70191_a1b6d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşıdan sonra ilaç da yolda]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asidan-sonra-ilac-da-yolda-h70065.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer Covid-19 için oral antiviral bir ilacın erken aşama klinik denemelerine ABD'de başladığını açıkladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni tip koronavirüse karşı onay alan ilk aşının üreticisi Pfizer’dan heyecan veren haber geldi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şirket Covid-19 hastalarına oral yolla verilebilecek bir ilaç geliştirilmek için ABD’de erken aşama klinik denemelerine başlandığını açıkladı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şirket, ilk laboratuvar çalışmalarında ilacın başarılı etkiler gösterdiğini bildirdi. Virüsün hücrelerde çoğalmasını engellemesi beklenen ilacın, HIV ve Hepatit C gibi diğer viral hastalıkların tedavisinde de etkili olduğu belirtildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer erken evre koronavirüs hastalarının tedavisinde kullanılabilecek bir başka ilaç üzerinde çalışıldığını da bildirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer Küresel Araştırma Geliştirme ve Medikal Başkanı Mikael Dolsten , ilaç adayının, hastaların hastaneye kaldırılmasına veya yoğun bakımda kalmasına gerek kalmadan enfeksiyonun ilk belirtisinde reçete edilebileceğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dolsten yaptığı açıklamada, “Covid-19 salgınıyla mücadele için hem aşı yoluyla önleme hem de virüsü kapanlar için hedefe yönelik tedavi gerekli. Pandeminin hem şimdi hem de ötesinde tedavi seçeneklerine erişimin kritik olacağı görülüyor" dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asidan-sonra-ilac-da-yolda-h70065.html</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Mar 2021 18:58:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/asidan_sonra_ilac_da_yolda_h70065_0daed.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AstraZeneca yüzde 79 etkili]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/astrazeneca-yuzde-79-etkili-h70013.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Son günlerde tartışmalara konu olan Oxford-AstraZeneca aşısının etkililiğinin yüzde 79 olduğu bildirildi. Aşının ağır hastalık geçirme riskini ise ortadan kaldırdığı belirtildi</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">AstraZeneca ve Oxford'un geliştirdiği aşının etki oranına ilişkin yeni sonuçlar ABD'den geldi. Peru ve Şili'deki verilerle birlikte aşının yüzde 79 oranında etkili olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">AstraZeneca - Oxford aşısının kullanımı, geçtiğimiz haftalarda kan pıhtılaşmasına neden olduğu gerekçesiyle en az 22 ülkede askıya alınmıştı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Daha sonra Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamada, aşının güvenli olduğu ve kan pıhtılaşması ile aşının bağlantısı olmadığı belirtildi. Açıklama sonrası aşının kullanımına yeniden başlandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Tüm bu tartışmalar sürerken, ABD’de yapılan araştırmalar akabinde aşının detayları kamuoyu ile paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">ABD'de yapılan araştırmalar, aşının hastalık üzerindeki etkisinin yüzde 79 olduğunu ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">Aşının, yoğun bakıma alınma ve hastalığı geçirme oranlarını ise yüzde 100 etkilediği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#212529">300 gönüllüden oluşan araştırmada 20 bin kişiye aşı yapıldı. Geri kalanlara ise plasebo uygulandığı ve sonuçların bugün açıklandığı ifade edildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/astrazeneca-yuzde-79-etkili-h70013.html</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Mar 2021 20:25:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/astrazeneca_yuzde_79_etkili_h70013_7c17f.jpeg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“AstraZeneca’nın faydası risklerinden daha fazla”]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/astrazenecanin-faydasi-risklerinden-daha-fazla-h69937.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünya Sağlık Örgütü, "AstraZeneca aşısının faydası risklerinden daha fazla, aşılama sürmeli" dedi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçtiğimiz günlerde Avrupa'da birçok ülke tarafından kullanımı askıya alınan İngiliz aşısı AstraZeneca ile ilgili Dünya Sağlık Örgütü'nden açıklama geldi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">DSÖ, "AstraZeneca aşısının faydası risklerinden daha fazla, aşılama sürmeli" dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Oxford-AstraZeneca aşısı kullanımı, kanda pıhtılaşma ve ölümlere neden olabileceği gerekçesiyle Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda gibi bazı Avrupa ülkelerinde tedbir amaçlı askıya alınmıştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">AVRUPA İLAÇ AJANSI DA BENZER BİR AÇIKLAMA YAPMIŞTI</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa İlaç Ajansı (EMA) Başkanı Emer Cooke, dün düzenlediği basın toplantısında, kanda pıhtılaşmaya yol açtığı gerekçesiyle kullanımı bazı Avrupa ülkelerinde durdurulan AstraZeneca'nın Covid-19 aşısının faydalarının, risklerinden daha fazla olduğunu ve bilimsel incelemeye devam edeceklerini açıklamıştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#212529">BORİS JOHNSON ASTRAZENECA AŞISI OLACAĞINI AÇIKLADI</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiltere Başbakanı Boris Johnson, bazı ülkelerin kanda pıhtılaşma yaptığı iddiasıyla kullanımını askıya aldığı Oxford-AstraZeneca'nın yeni tip corona virüs (Covid-19) aşısını olacağını açıkladı.<br />
Johnson, Avan Kamarasında Başbakan'a Sorular Oturumunda konuştu. Oturumda, Johnson'a bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Oxford-AstraZeneca aşısının kullanımını askıya alma kararıyla ilgili ne yaptığı soruldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ülkedeki aşı uygulamasındaki "harika" çalışmaları için Ulusal Sağlık Hizmetlerine (NHS) teşekkür eden Başbakan, davet aldığını ve çok kısa bir süre içinde kendisinin de aşı yaptıracağını belirterek "Vurulacağım aşı, kesinlikle Oxford-AstraZeneca olacak" dedi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/astrazenecanin-faydasi-risklerinden-daha-fazla-h69937.html</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Mar 2021 19:56:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/astrazenecanin_faydasi_risklerinden_daha_fazla_h69937_0455d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Daha iyi Covid aşıları geliyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/daha-iyi-covid-asilari-geliyor-h69876.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün baş bilim adamı, iğne gerektirmeyen ve oda sıcaklığında saklanabilenler de dahil olmak üzere yeni Covid-19 aşılarının bu yıl veya gelecek yıl kullanıma hazır olabileceğini söyledi. Cenevre merkezli ajansın baş bilim adamı Soumya Swaminathan yaptığı röportajda, altı ila sekiz yeni aşının klinik çalışmaları tamamlayabileceğini ve yıl sonuna kadar düzenleyici incelemesinden geçebileceğini söyledi.</p>

<p>Covid-19 pandemisinin üzerinden bir yıldan fazla sürenin geçmesinin ardından Dünya Sağlık Örgütü’nün baş bilim insanı Soumya Swaminathan’dan açıklamalar geldi.<br />
Swaminathan yaptığı röportajda, altı ila sekiz yeni aşının klinik çalışmaları tamamlayabileceğini ve yıl sonuna kadar düzenleyici incelemesinden geçebileceğini söyledi.<br />
Son dönemde artan tehlikeli varyantların orta çıkmasıyla, mevcut ilaç geliştiricilerin aşı tedariğinde zorlandığını belirten Swaminathan, bir yıl içinde onaylanan açıların mevcut aşılara ekleneceğini söyledi.<br />
‘<strong>SAHİP OLDUĞUMUZ AŞILARDAN ÇOK ETKİLENDİK’</strong><br />
Bloomberg tarafından toplanan verilere göre sadece 122 ülke Covid-19’a karşı aşılamaya başlarken Dünya Sağlık Örgütü’nün baş bilim insanı, tüberküloz ve HIV araştırmasıyla tanınan ve çocuk doktoru olan Swaminathan, "Sahip olduğumuz aşılardan çok etkilendik" derken, “Ancak daha da aşı geliştirebiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Swaminathan, "Sanırım 2022 yılına kadar, yeni geliştirilmiş aşıların ortaya çıktığını göreceğiz" derken yeni aşıların tek dozluk, ağızdan uygulanan ve burun spreyi gibi alternatif teknolojiler içerdiğini ve bu tedavilerin hamile kişilere de uygulanabileceğini söyledi.<br />
Halihazırda kullanımda olan Covid-19 aşıları olan şirketler, son aylarda ortaya çıkan corona virüs varyantlarını engellemek için daha önce geliştirdikleri aşıların güncellenmiş versiyonlarını da test etmeye başladı.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/daha-iyi-covid-asilari-geliyor-h69876.html</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Mar 2021 18:20:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/daha_iyi_covid_asilari_geliyor_h69876_8f483.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salgından milyarlarca dolar kazanacaklar]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/salgindan-milyarlarca-dolar-kazanacaklar-h69726.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yeni tip koronavirüs aşıları, normalleşmeye dönüşe dair umutları artırırken üretici şirketlere milyarlarca dolarlık kazanç sağladı</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">En büyük altı aşı üreticisi Covid-19 aşılarından ne kadar kazanacak?</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Üç ayı aşkın süredir Covid-19 tedavisi için kullanılan corona virüs aşıları pandeminin geleceği için büyük önem taşıyor. 304 milyondan fazla kişiye uygulanan aşıları geliştiren şirketler dünyaya aşı tedarik etmek amacıyla üretim tesislerini tam kapasiteyle çalıştırırken, aynı zamanda yeni ortaya çıkan mutasyonlarla da uğraşıyor. Aşı tedariği, lojistiği ve yeni bilimsel çalışmalarını gerçekleştiren şirketler, ülkelerle yaptıkları aşı anlaşmalarından ise milyar dolarlar kazanıyor. İşte önümüzdeki aylarda milyarlarca doz aşı üretmesi beklenen şirketlerin bugüne kadar elde ettikleri gelirler ve gelecek tahminleri..</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bir yılı aşkın süredir hayatımızda olan Covid-19’a karşı geliştirilen aşılar, yaklaşık üç aydır dünyanın çeşit yerlerinde uygulanıyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Corona virüse karşı dünyanın birçok yerinde geliştirdikleri aşılarla şirketler, tedarik sorunuyla baş etmelerine rağmen aşıları hükümetlere satarak milyarlarca dolar gelir elde ederken, borsadaki artışlarıyla değerlerine değer kattılar.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Guardian gazetesi pandeminin sona ermesindeki en kilit etken olan Covid-19 aşılarının geliştiricilerinin bu süreçte elde ettikleri gelirleri, borsa hisselerindeki artışı ve gelecek tahminlerini aktardı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İşte o veriler..</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">BİONTECH - PFİZER (mRNA AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türk bilim insanları Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin öncülüğündeki ekip tarafından geliştirilen Biontech - Pfizer Covid-19 aşısı, dünyada onaylanan ilk Covid-19 aşısı. Aşı mRNA teknolojisiyle geliştirilirken, aşının -70 santigrat sıcaklığında saklanması gerekiyor.<br />
Biontech aşısından ABD 200 milyon doz sipariş verirken bu siparişler için 3,9 milyar dolar, Avrupa Birliği ise 300 milyon doz aşı siparişi verdi ve bu aşıların iki dozu için ortalama 30 dolar ödedi. Bu anlaşmalar kapsamında Biontech - Pfizer ortaklığı, 2021'de aşı satışlarından 15 milyar dolarlık gelir beklerken Pfizer tarafı, aşı üretimindeki artışa bağlı olarak bu rakamın 30 milyar dolara kadar çıkabileceğini öngördüklerini belirtiyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiliz Barclays şirketinin analisti Carter Gould, ilerleyen günlerde aşının tek doz uygulanacağını öngördüğü durumda ise şirketlerin tahmini gelirinin 2020'de 21,5 milyar dolar, 2021'de 8,6 milyar dolar ve 2023'te 1,95 milyar dolar olacağını belirtti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Son 12 ayda Pfizer’ın hisse fiyatları yüzde 1,8 oranında artarken Biontech hisseleri ise yüzde 156 artış gösterdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">MODERNA (mRNA AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD merkezli Moderna, yaptığı anlaşmalar kapsamında AB’ye 310 milyon doz, ABD’ye 300 milyon doz, İngiltere’ye 17 milyon doz, Japonya’ya 50 milyon doz aşı sağlayacak. AB'nin ek olarak 2022 için 150 milyon dozluk alım seçeneği var.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Moderna -20 santigrat derecede saklanması gereken iki doz aşıyı, ABD'ye 30 dolar, AB'ye ise 36 dolar fiyatla sattı. Aşı tedariği sağlandığı takdirde ise Moderna’nın 2021'de 18,4 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Barclays analisti Gena Wang, yapılan analizler ve sağlanan tedarik sonrasında Moderna'nın 2021'de 19,6 milyar dolar, 2022'de 12,2 milyar dolar, 2023'te 11,4 milyar dolar gelir edeceğini öngördüğünü açıkladı.<br />
Henüz 11 yıllık bir şirket olan Moderna'nın hisseleri son 12 ayda yüzde 372 oranında artış gösterirken şirketin Fransız CEO'su 48 yaşındaki Stephane Bancel’in serveti, elinde bulunan yüzde 9'luk hisse sayesinde 5 milyar dolara ulaştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">MODERNA (mRNA AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD merkezli Moderna, yaptığı anlaşmalar kapsamında AB’ye 310 milyon doz, ABD’ye 300 milyon doz, İngiltere’ye 17 milyon doz, Japonya’ya 50 milyon doz aşı sağlayacak. AB'nin ek olarak 2022 için 150 milyon dozluk alım seçeneği var.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Moderna -20 santigrat derecede saklanması gereken iki doz aşıyı, ABD'ye 30 dolar, AB'ye ise 36 dolar fiyatla sattı. Aşı tedariği sağlandığı takdirde ise Moderna’nın 2021'de 18,4 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Barclays analisti Gena Wang, yapılan analizler ve sağlanan tedarik sonrasında Moderna'nın 2021'de 19,6 milyar dolar, 2022'de 12,2 milyar dolar, 2023'te 11,4 milyar dolar gelir edeceğini öngördüğünü açıkladı.<br />
Henüz 11 yıllık bir şirket olan Moderna'nın hisseleri son 12 ayda yüzde 372 oranında artış gösterirken şirketin Fransız CEO'su 48 yaşındaki Stephane Bancel’in serveti, elinde bulunan yüzde 9'luk hisse sayesinde 5 milyar dolara ulaştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">ASTRAZENECA (ADENOVİRÜS AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngilitere’nin en ünlü üniversitelerinden Oxford ile birlikte geliştirilen AstraZeneca Covid-19 aşısından İngiltere 100 milyon doz sipariş verirken, AB 400 milyon doz, ABD 300 milyon, Japonya da 120 milyon doz sipariş verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ünlü analiz şirketi SVB Leerink'in tahminlerine göre, AstraZeneca, üretip teslim ettiği aşılardan 2020'de 1,9 milyar dolar gelir elde etmesi beklenirken, 2022'de ise 3 milyar dolar gelir elde etmesinin öngörüldüğü açıklandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Daha önce, ürettiği Covid-19 aşısından kar amacı gütmeyeceğini açıklayan AstraZeneca, aşısının iki dozunun 4,30 dolar ile 10 dolar arasında satılacağını bildirmişti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">SİNOVAC (ETKİSİZLEŞTİRİLMİŞ VİRÜS AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye’nin de 14 Ocak’tan itibaren kullandığı Çinli şirket Sinovac tarafından geliştirilen CoronaVac aşısından şimdiye kadar Türkiye’nin yanı sıra Brezilya, Şili, Singapur, Endonezya, Malezya ve Filipinler sipariş verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çin’de de kullanım onayı bulunan aşı ile ilgili Sinovac, 2021 yılı içerisinde 1 milyar dozun üzerinde üretim yapabileceğini bildirirken şirketin bu aşılardan ne kadar gelir elde edeceği netlik kazanmadı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">SPUTNİK V (ADENOVİRÜS AŞISI)</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Rusya’nın ilk Covid-19 aşısı olan Sputnik V, Gamaleya Enstitüsü tarafından geliştirilirken Rusya Doğrudan Yatırım Fonu ticari haklarının sahibi durumunda. Aşıdan bugüne kadar 50’den fazla ülke sipariş verirken Rusya tarafı şimdiye kadar aşıyla ilgili 10 ülkede 15 üreticiyle anlaşma imzaladıklarını açıkladı ve 2020'de 1,4 milyar doz üretilebileceklerini bildirdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aşının tam satış fiyatı bilinmezken, aşının iki dozunun 20 dolardan satıldığı konuşuluyor. Rusya tarafının bütün aşılardan ne kadar kazanacağı da aşı fiyatının belirsizliğinden ötürü kesinlik kazanmadı.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/salgindan-milyarlarca-dolar-kazanacaklar-h69726.html</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Mar 2021 17:23:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/salgindan_milyarlarca_dolar_kazanacaklar_h69726_f6a89.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin aşısında çarpıcı araştırma]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asisinda-carpici-arastirma-h69651.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye'de ve KKTC’de yapılan Sinovac firmasına ait CoronaVac, Covid-19 aşısının faz-3 sonuçları açıkladı. Aşı etkinliğinin yüzde 83,5 olduğu belirlenirken aşının hastanede yatışı engelleme oranının yüzde 100 olduğu tespit edildi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Hacettepe Üniversitesince (HÜ) açıklanan Faz-3 sonuçlarına göre, Sinovac aşısının etkililiği yüzde 83,5 hastanede yatışı engelleme oranı ise yüzde 100 olarak tespit edildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Türkiye'de Sağlık Bakanlığınca koronavirüs ile mücadele kapsamında toplumsal bağışıklığın kazanılması için Çin'den getirilen Sinovac firmasının geliştirdiği CoronaVac aşısının Türkiye Faz-3 sonuçları belli oldu. Bu kapsamda, Hacettepe Üniversitesinden çalışma sonuçlarına ilişkin bilgi notu paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Sağlıklı gönüllülerle yürütülen CoronaVac Faz-3 Klinik Çalışması ile Kovid-19 pandemisine karşı geliştirilen CoronaVac aşısının güvenliliği ve RT-PCR ile doğrulanmış semptomatik Kovid-19 hastalığına karşı koruyuculuğunun değerlendirilmesi amaçlandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Çalışmanın çift kör randomize plasebo kontrollü bir klinik araştırma olduğu belirtilen bilgi notunda, şunlar aktarıldı:</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">"Gönüllülerin bir kısmına gerçek aşı, diğer bölümüne ise plasebo verilmiştir. Bu, bilgisayar programı tarafından rastgele olarak grubun belirlenmesi işlemine randomizasyon adı verilmektedir. Hangi gönüllüye ne yapıldığını gönüllü ve araştırma ekibi bilmemektedir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Çalışmanın protokolünde sağlık çalışanları (K-1 Kohortu) ve normal riskli gönüllüler (K-2 Kohortu) olmak üzere iki aşama olarak ve toplamda 12 bin 450 gönüllünün dahil edilmesi planlanmaktaydı. Sağlık çalışanlarından oluşan K-1 Kohortuna her 2 aşı uygulamasının 1 uygulaması gerçek aşı olurken, normal riskli gönüllüler bölümünde yapılan her 3 aşı uygulamasının 2 uygulaması gerçek aşı koluna randomize edilmiştir, yani gönüllülere gerçek aşı yapılma ihtimali üçte ikidir."</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">Klinik çalışmanın, 14 Eylül'de ilk gönüllünün dahil edilmesi ile başlatıldığı belirtilen bilgi notunda, "18-59 yaş arası gönüllüler gerçek aşı ve plasebo kolları olmak üzere iki ayrı kola dahil edilmiştir. Toplam 24 merkezden 10 bin 216 kişiye en az 1 doz gerçek aşı ya da plasebo uygulaması yapılmıştır. Bu gönüllülerden 6 bin 648'i gerçek aşı koluna dahil edilirken, 3 bin 568'i plasebo koluna dahil edilmiştir. Plaseboların tekrar gerçek aşı ile aşılanması ile toplam 25 bin 937 doz uygulama yapılmıştır. Dahil edilen gönüllülerin yüzde 57,8'i erkek iken, yüzde 42,24'ü kadındır. Ortanca yaş 45'tir." ifadelerine yer verildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">"ÖLÜME RASTLANMAMIŞTIR"</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">"Çalışma kapsamında acil kullanım onayı nedeniyle körleme ilk olarak 14 Ocak 2021'de sağlık çalışanlarında kırılmaya başlanmıştır. Ardından merkezlerin kapasitesine göre gönüllülerin körlemeleri 12 Şubat 2021 tarihine kadar kırılmaya devam edilmiştir. 12 Şubat tarihinde tüm gönüllülerin körlüğü kırılmıştır." değerlendirmesinde bulunularak, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">"Bu tarihe kadar görülen semptomatik ve RT-PCR ile doğrulanmış COVID-19 vakaları ile aşının etkililiği, yüzde 83,5 olarak hesaplanmıştır. Hastanede yatışı engelleme oranı ise yüzde 100 olarak bulunmuştur. Çalışma süresince her iki kolda da ölüme rastlanmamıştır.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">En sık görülen yan etkiler yorgunluk yüzde 9,8, baş ağrısı yüzde 7,6, kas ağrısı yüzde 3,8, ateş yüzde 2,5, titreme yüzde 2,4 ve lokal yan etkilerden en sık görüleni ise enjeksiyon yerinde ağrıdır. Bunun oranı da yüzde 1,6'dır.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#424242">İlk doz aşı sonrası ortanca takip süresi 70 gün, 2. doz aşıdan 14 gün sonrası için ortanca takip süresi 42 gündür."</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asisinda-carpici-arastirma-h69651.html</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Mar 2021 19:10:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/03/cin_asisinda_carpici_arastirma_h69651_22e83.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çift maske yüzde 95 etkili]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/cift-maske-yuzde-95-etkili-h69254.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, kumaş maskelerin altına takılan cerrahi maskelerin Covid-19'a karşı korumayı yüzde 95’a kadar artırabileceğini buldu</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), kumaş maskelerin altına takılan cerrahi maskelerin Covid-19'a karşı korumayı yüzde 95’a kadar artırabileceğini buldu. Bununla birlikte, ülkede maske takımının yüzde 95 çıkması halinde Haziran ayına kadar 116 binden fazla kişinin hayatının kurtarılabileceği belirtildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), kumaş maskelerin altına takılan cerrahi maskelerin Covid-19'a karşı korumayı önemli ölçüde artırabildiğini buldu.<br />
Yapılan çalışmada, iki kişi arasındaki damlacıkların yayılımı simüle edildi. Her iki tarafın da çift maske takması durumda virüsü iletiminin yüzde 95 civarında azaldığı görüldü.<br />
Araştırmanın yazarları "Çift maske kullanımı, fiziksel mesafe, kalabalıklardan ve yetersiz havalandırılan iç mekanlardan kaçınma ve iyi el hijyeni gibi diğer koruyucu önlemlerle birleştirildiğinde corona virüsün yayılımını durdurmak için oldukça etkili bir araçtır” denildi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:#022032">116 BİN KİŞİNİN HAYATI KURTARILABİLİR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Sağlık Ölçümleri ve Değerlendirme Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, aynı zamanda insanların yüzde 95'inin halka açık yerlerde maske takmasının, 1 Haziran'a kadar ülkede 116 binden fazla kişinin hayatını kurtabileceğini ortaya koydu.<br />
Öte yandan CDC, ilk kez pandeminin Kuzey Amerika’yı sert bir şekilde vurduğu Nisan 2020'de halkın kumaş maske giymesini önerdi. Ancak, ne tür kumaşların kullanılabileceği belirtilmemişti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/cift-maske-yuzde-95-etkili-h69254.html</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Feb 2021 19:39:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/02/cift_maske_yuzde_95_etkili_h69254_77bf2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KARANTİNA GÜNLERİNDE SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALI?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/karantina-gunlerinde-saglikli-beslenme-nasil-olmali-h69021.html</link>
      <description><![CDATA[CANINIZ TATLI ÇEKTİĞİNDE ÖNCELİĞİNİZ TAZE MEYVEDEN YANA OLMALI”

“GÜNE BÜYÜK BİR BADAK SUYLA BAŞLAYIN”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Tünay Tuğcan, “Unutmayın! Koronavirüse karşı en büyük gücünüz bağışıklık sisteminizdir” diyerek bu dönemde sağlıklı beslenmenin önemini vurguladı.</p>

<p>Tuğcan, bağışıklık sisteminin desteklenmesi için C vitamininden zengin sebze ve meyveler tercih edilmesi, haftada iki kez balık tüketilmesi, canı tatlı çekenlerin önceliğinin taze meyveden yana olması ve güne büyük bir bardak su içerek başlanması önerilerinde bulundu.</p>

<p>Diyetisyen Tuğcan, TAK muhabirinin pandemi nedeniyle kapanma sonucu evde daha çok zaman geçirilirken sağlıklı beslenmek için nelere dikkat etmek gerektiği konusundaki sorularını yanıtladı.</p>

<p>Yeni bir düzene uyum sağlamayı gerektiren koronavirüse karşı bireysel önlemlerin de ciddi bir konu olduğunu belirten Tuğcan, “Covid-19’a karşı tek başına tedavi edici bir besin olmasa da bağışıklık sistemimizi korumak ve güçlendirmek hem kendimiz hem çevremiz için atılabilecek en önemli adımdır. Yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli uyku ile beraber bağışıklık sistemimizi güçlü tutarak koronavirüse karşı hazırlıklı olmamızı sağlar” dedi.</p>

<p>Tuğcan, bu dönemde yaşanan stres ve kaygı durumunun daha çok karbonhidratlara yönelmeye sebep olabildiğini kaydederek “Fakat hem bağışıklık sistemimizi güçlendirmek hem de içinde bulunduğumuz stresli durumla başa çıkabilmek için vitamin, mineral ve antioksidanlarca zengin sebze ve meyvelerden bol bol tüketmemiz gerekmektedir” tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>HAZIR GIDA TÜKETİMİNDEN UZAKLAŞMAK AVANTAJ</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Karantina sürecinde evlerde geçirdiğimiz vakit artarken kendimizi mutfak ile oyalamayı tercih edebiliriz. Bu bize süreci lehimize çevirecek bir sürü avantaj sağlar. Öncelikle hazır gıda tüketiminden uzaklaşarak ev yemeklerine yoğunlaşacağız ve bu sayede katkı maddeli birçok paketli gıdadan uzaklaşacağız.</p>

<p>Koronavirüs sebebiyle sosyal izolasyona dikkat etmek için market alışverişlerimizi de ihtiyaçlarımızı uzun süre karşılayacak şekilde tercih etmeliyiz. Önceden bir liste hazırlayarak eksiklerimizi gözden kaçırmamalıyız. Besin tercihlerimizi yaparken alacaklarımızın raf ömrü uzun, dayanıklı ve besleyici olmasına dikkat etmeliyiz.”</p>

<p>“C VİTAMİNİNDEN ZENGİN SEBZE VE MEYVELER TERCİH EDİN”</p>

<p>Tuğcan, sebze ve meyve tüketiminin ön planda tutulması gerektiğini vurgulayarak mevsimine uygun seçimlerin önemine dikkat çekti. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi için C vitamininden zengin sebze ve meyveler tercih edilmesini öneren Diyetisyen Tünay Tuğcan, şu uyarıyı da yaptı:</p>

<p>“Yalnız unutmamanız gereken; günlük C vitamini kadınlar için; 75 mg, erkekler için; 90 mg’dır. 1 orta boy portakalda 99 mg C vitamini içermektedir. Bu oran hem kadın hem de erkekler için günlük C vitamini tüketiminin zaten üzerinde olduğu için, daha fazla C vitamini alabilmek için yüksek porsiyonlarda C vitamini kaynaklarını bir günde tüketmek gereksiz yere kalori alımına sebep olup, yağ oranınızı artırmaya ve bel çevresi yağlanmayla birlikte obeziteye (şişmanlık) ve bir çok sağlık problemlerine yol açabilirsiniz. Bu nedenle porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir.”</p>

<p>Kış mevsiminde olunduğu düşünüldüğünde uzun süre dayanabilecek bazı sebzelere karnabahar, lahana, kabak, brokoli, biber, turp, havuç, patates; meyvelere ise elma, portakal, greyfurt, mandalina, olgun olmayan muzun örnek verilebileceğini kaydeden Tuğcan, bağışıklık sistemini desteklemek için C vitamini zengini narnciye grubu mevyelerinin tercih edilmesini ve mümkünse yemeklere taze limon sıkılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tuğcan, dayanıklı sebzelerin raf ömrünü uzatmak için yıkanmadan ve kesilmeden buzdolabında saklanmaları gerektiğini belirterek bunlara ek olarak kuru meyvelerin de raf ömrü uzun; lif ve mineral kaynağı olduğu için evde bulundurulmanın faydalı olacağını kaydetti.</p>

<p>“KURU BAKLAGİLLER HER GÜN TÜKETİLEBİLİR”</p>

<p>Bslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Tünay Tuğcan, protein kaynağı kuru baklagiller yeşil, kırmızı mercimek, nohut, fasulye çeşitleri, barbunya, soya filizi vb. besinlerin her gün tüketilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Tuğcan, “4 yemek kaşığı kurubaklagilin 1 ince dilim (30 gram) tam tahıllı ekmek ve 1 köfte kadar et/tavuk/balık (30 gram)’a eşit olduğunu unutmayıp, günlük ekmek ve et/tavuk/balık porsiyon miktarınızdan düşerek kurubaklagili kullanmanız gerekmektedir” dedi.</p>

<p>“HAFTADA İKİ KERE BALIK TÜKETİMİ ÖNEMLİ”</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, pandemi döneminde haftada en az iki kez balık tüketiminin Omega-3 kaynağı çeşidi olması açısından önemli olduğunu ifade ederek “Balığın tazesinin bulunamadığı durumlarda donmuş veya konserve ton balığı alternatiflerinin karantina durumlarına karşı evde bulundurulması önerilebilir” diye konuştu.</p>

<p>YUMURTA PROTEİNİ EN YÜKSEK BESİN</p>

<p>Kaliteli hayvansal protein tüketimine yönelik tavsiyelerini de sıralayan Tuğcan, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Protein biyoyararlanımı en yüksek besin yumurtadır. Her gün kahvaltımızda 1 adet haşlanmış yumurta veya sebzelerle birlikte yağsız menemen / omlete yer vermeliyiz. Ek olarak süt ve süt ürünleri uygun koşullarda muhafaza edildiğinde raf ömrü uzun besinler arasındadır. Protein alımınızı arttırmak için yumurta ve peynir türevlerini tercih edebilirsiniz. Yeterli protein alımını sağlayarak hastalıklara neden olan virüs ve bakterilere karşı vücudun savunma mekanizması olan antikorların görevlerini yerine getirmesini desteklemiş olursunuz. Ayrıca kefir ya da probiyotikli ürünlere başvurarak yararlı bakterilerden faydalanmış olup, bağışıklık sistemini destekleyici etkide bulunabildikleri için özellikle bu dönemde sevenlerce tüketilebilir.”</p>

<p>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN NELERDEN KAÇINMALI?</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, bağışıklık sistemi için nelerden kaçınmak gerektiği konusunda bilgi verirken “Öncelikle alkol virüsü öldürür söylemlerini bir kenara bırakarak unutmamalıyız ki alkol bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Ayrıca anksiyete, korku, kaygı ve depresyon semptomlarını arttırdığı bilinmektedir. Koronavirüse karşı koruyucu veya tedavi edici düşüncesi ile alkol tüketimini arttırmayınız. Aksine savunma mekanizmanızın baskılanmaması için alkol tüketiminiz var ise azaltınız” diye konuştu.</p>

<p>SAĞLIKLI TARİFLER</p>

<p>Tuğcan, mutfakta geçirilen zamanın artmasıyla evde yapılan yemeklerin karbonhidrat ve yağ içeriklerinin arttığına da dikkat çekti ve “Bu durumu kontrol altında tutmak için sağlıklı tarifler ile menünüzü zenginleştirmelisiniz” dedi.</p>

<p>Yağda kızartma yerine fırında pişirme, ızgara gibi pişirme yöntemlerine öncelik verilmesini tavsiye eden Tuğcan, “Trans yağlardan kaçınarak ceviz, fındık, fıstık, kabak çekirdeği gibi yağlı tohumlar, besinlerin ve yemeklerin içinde bulunan yağlar ile günlük yağ ihtiyacınızı karşıladığınızı unutmamalısınız” uyarısında da bulundu.</p>

<p>“CANINIZ TATLI ÇEKTİĞİNDE ÖNCELİĞİNİZ TAZE MEYVEDEN YANA OLMALI”</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, Dünya Sağlık Örgütü’nün, yetişkinler için ideal enerji alımının maksimum yüzde 5’inin eklenti şekerden gelebileceğini belirttiğini kaydederek “Canınız tatlı çektiğinde önceliğiniz her zaman taze meyveden yana olmalıdır. Bu asla tatlı yiyemeyeceğiniz anlamına gelmez fakat porsiyon ve sıklıklarına dikkat etmeniz gerekmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tuz tüketimiyle ilgili de uyarılar yapan Tuğcan, DSÖ’nün günde 5 gramdan az tuz tüketilmesi gerektiğini söylediğini belirterek konserve, dondurulmuş, işlenmiş ve salamura besinlerin tuz içeriğinin yüksek olduğunu, aşırı tuz tüketiminden kaçınmak için öncelikle bu besinleri daha az tercih etmek gerektiğini söyledi. Tuğcan, Buna ek olarak yemekleri tatmadan tuz ekleme alışkanlığınız var ise bundan vazgeçmelisiniz. Mide probleminiz yoksa tuz yerine baharatlardan faydalanarak tuz hissini sağlayabilirsiniz” diye konuştu.</p>

<p>PORSİYON BOYUTU VE SU... “GÜNE BÜYÜK BİR BARDAK SU İLE BAŞLAYIN”</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, iki önemli nokta diye nitelediği porsiyon boyutları ve su konusunda şunları söyledi:</p>

<p>“Tercih ettiğiniz sağlıklı tariflerin oranlarını küçülterek daha fazla çeşit yapmayı tercih ediniz. Yeni tarifleri denerken ara öğünlerin sayısı artıyorsa ana öğün sayınızı azaltınız. Günlerinizi ya da öğünlerinizi kendi içerisinde dengelemeyi unutmayınız.</p>

<p>Tüm bu önerilerin yanı sıra en önemlisi su içmeyi asla unutmamalısınız. Tüm dikkat ettiğimiz noktaları vücudumuzda su ile bütünleştiğini düşünebilirsiniz. Tüm sistemlerin ve hücrelerimizin görevlerini yerine getirmesi için suya ihtiyaç duyarız. Güne büyük bir bardak su ile başlayın. Vaktinizi en çok masada geçiriyorsanız, masanıza mutlaka su şişenizi koyun. Su tüketimini ihmal ediyorsanız veya aklınıza gelmiyorsa, suyunuzu çeşitli baharat veya sebzelerle tadını değiştirebilirsiniz. Limon, nane, maydanoz, tarçın gibi sevdiğiniz bir aromadan faydalanabilirsiniz.</p>

<p>Gün içerisinde artan çay, kahve tüketiminiz var ise bunların vücudunuzdan su atımını hızlandırdığınızı unutmayın. Hem susuzluk hem artan kafein tüketimi uyku düzeninizi ve uyku veriminizi olumsuz etkilediğini unutmayınız.”</p>

<p>Diyetisyen Tünay Tuğcan, yeterli ve dengeli beslenmeye giden yolun çeşitlilikten geçtiğinin unutulmamasını isteyerek “Yeterli vitamin ve mineral tüketiminin günlük dört temel besin grubunu (süt ve süt ürünleri, et/yumurta/kurubaklagiller, sebze &amp; meyveler, ekmek ve tahıllar) eksik veya tüketmeyen kişilerin doktor ve diyetisyen kontrolüyle günlük vitamin ve mineral takviyesi almaları özel geçici dönemde bir alternatif olarak önerilebilir” dedi.</p>

<p>Çeşitli bir beslenme programına sahip ve teşhisi konulmamış bir vitamin eksikliği olmayanların besin takviyesi kullanmaması gerektiğini vurgulayan Tuğcan, gereksiz takviyelerin toksisiteye, karaciğer ve böbreklerde yüke sebep olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Tuğcan, “Unutmayın! Koronavirüse karşı en büyük gücünüz bağışıklık sisteminizdir” vurgusunda bulundu.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/karantina-gunlerinde-saglikli-beslenme-nasil-olmali-h69021.html</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Jan 2021 12:14:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/karantina_gunlerinde_saglikli_beslenme_nasil_olmali_h69021_ea16a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşı mutasyona geçerli mi? Açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asi-mutasyona-gecerli-mi-aciklama-geldi-h68981.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">BioNTech-Pfizer, Covid-19’a karşı geliştirilen “BNT162b2” aşısının Covid-19'un mutasyona uğramış yeni türüne karşı etkili olduğunu ve yeni bir aşı geliştirmeye ihtiyaç olmadığını açıkladı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt">Mutasyona uğramış olan Covid-19'a dönük çalışmaların tamamlayarak kamuoyuna açıklama yapan BioNTech-Pfizer, Covid-19’a karşı geliştirdiği “BNT162b2” isimli aşısının Covid-19’un İngiltere ve Güney Afrika'da tespit edilen yeni türüne karşı koruma sağladığını aktardı.</span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt">BioNTech-Pfizer, yapılan laboratuvar çalışmalarında aşının İngiltere ve Güney Afrika'daki yeni türlere karşı nötralize edici antikor tepkisini tetiklediğini tespit ettiklerini belirtti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="padding:0.71429rem 0px; text-align:start; -webkit-text-stroke-width:0px"><span style="font-size:1.28571rem"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-variant-caps:normal"><span style="font-variant-numeric:inherit"><span style="font-variant-east-asian:inherit"><span style="font-stretch:inherit"><span style="line-height:2rem"><span style="box-sizing:border-box"><span style="orphans:2"><span style="widows:2"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="word-spacing:0px"><span style="font-size:14.0pt">Açıklamada, laboratuvar çalışmalarında elde edilen sonuçların cesaret verici olduğu ifade edilerek, ürettikleri aşının üzerinde muhtemel yeni türlere göre ayarlama yapabilecekleri kaydedildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asi-mutasyona-gecerli-mi-aciklama-geldi-h68981.html</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Jan 2021 19:48:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/asi_mutasyona_gecerli_mi_aciklama_geldi_h68981_33668.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Salgın, 5 yıl daha bitmeyecek”]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/salgin-5-yil-daha-bitmeyecek-h68950.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yoksul ülkelerin çoğu 2024 yılına kadar nüfusunu kitlesel olarak aşılamayacak. Salgının en az gelecek 5 yıl boyunca küresel olarak etkili olacağı belirtiliyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Tüm dünyada 100 milyonu aşkın kişinin enfekte olmasına neden olan yeni tip corona virüse (Covid-19) karşı şu ana kadar aralarında Türkiye’nin de olduğu 57 ülkede 71,3 milyon kişi aşılandı. Ancak, salgının sonu hala düşünülenden çok daha uzakta... İngiltere merkezli Economist Intelligence Unit tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre yoksul ülkelerin çoğu 2024 yılına kadar nüfusunu kitlesel olarak aşılamayacak. Adil ve eşit olmayan aşı dağıtımı nedeniyle dünyanın siyasi ve ekonomik olarak tamamen bölüneceğini öngören çalışma, salgının en az gelecek 5 yıl boyunca küresel olarak etkili olacağını ortaya koydu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">200'DEN FAZLA ÜLKE İNCELENDİ</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Raporun yazarları çalışma kapsamında, 200'den fazla ülkede ilaç üreticileri ile yapılan mevcut tedarik anlaşmalarını, aşı üretim kapasitesini, şimdiye kadarki aşı teslimatlarını, doz uygulama altyapısı ve aşı tereddüt oranları gibi faktörleri inceledi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çalışmanın yazarları aşıları istifleyen İngiltere, ABD, İsrail ve AB ülkelerinin 2021 sonlarına kadar nüfuslarının tamamını aşılayacağını açıkladı. Ardından, bu ülkelerin 2022’nin ortasına kadar bir dizi diğer gelişmiş ve orta gelirli ülke tarafından izleneceği ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak, raporun yazarlarından biri olan Economist Intelligence Unit’in direktörü Agathe Demarais, en fakir 84 ülkenin nüfuslarını aşılamak için en az bir yıl daha yeterli dozda aşı alamayacağını söyledi. Demarais, bu durumun gelecek on yılın ilk yarısı boyunca devam edecek küresel bir fay hattı oluşturduğu ifade ederek, “Ülkeler arasındaki aşı eşitsizliği, önümüzdeki en az 5 yıl boyunca küresel ekonomiyi, siyasi ilişkileri ve uluslararası seyahatler de dahil olmak üzere hemen hemen her şeyi tanımlayacak" dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan, geçtiğimiz yılın sonunda ve bu yılın başında Pfizer/BioNtech, Moderna, Sinovac ve Oxford/AstraZeneca’dan gelen başarılı ve güvenli aşı sonuçları, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip corona virüs pandemisinin sonunun geldiğine dair umut verdi. Ancak, rapor çoğu ülkede salgının sonunun en azı üç yıl uzakta olduğunun altını çizdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bunun temel nedeni ise aşı dozlarının adil ve eşit bir şekilde dağıtılmasının önündeki sayısız engel oluşturuyor. Tedariğin sınırlı olması, teslimattaki gecikmeler, bazı ülkelerdeki zayıf tıbbi altyapı, eğitimli sağlık çalışanlarının eksikliği ve zengin ülkelerin aşıları istiflemesi nedeniyle küresel pandeminin gelecek 5 yıl boyunca etkili olacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demarais, büyük yüzölçümüne ve geniş nüfusa sahip Hindistan ve Çin gibi ülkelerde, "en uzak bölgelerdeki herkese ulaşmak oldukça çaba gerektirecek" dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte, çalışmanın yazarları Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) tarafından oluşturulan küresel bir aşı paylaşım irtifakı olan Covax'ın bu yıl 92'den fazla düşük gelirli ülkedeki nüfusun yüzde 27'sini kapsayacak kadar yeterli doz sağlayacağına dair açıklamasına şüpheyle yaklaştı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Demarais, "Covax’ın hedefine ulaşacağına dair pek çok siyasetçinin umudu var. Ancak, daha zengin ülkelerde üretim ve teslimat aşamalarında halihazırda gecikmeler olduğunu görebiliyoruz, bu nedenle fakir ülkelerde yıllarca süren bir gecikme bekleyebiliriz" dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer taraftan, pazartesi günü Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından yayınlanan farklı bir araştırma, aşıların eşitsiz dağılımının, normal yaşamın henüz başlamadığı aşılanmamış ülkelerde tüketici talebini azaltarak bu yıl küresel gayri safi yurtiçi hasılayı (GSYİH) 9 trilyon dolardan fazla azaltabileceğini bulmuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Araştırmaya göre, devam eden karantinalar ve yaygın hastalıklar nedeniyle gerçekleşen kaybın yarısından fazlasını küresel tedarik zinciri bozulacağı için zengin ülkelerin ödeyeceği ifade edildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/salgin-5-yil-daha-bitmeyecek-h68950.html</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Jan 2021 19:56:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/salgin_5_yil_daha_bitmeyecek_h68950_5acd7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkutan açıklama: “Covid-19 sonsuza kadar sürecek”]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/korkutan-aciklama-covid-19-sonsuza-kadar-surecek-h68679.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD’li corona virüs aşısı üreticisi Moderna’nın CEO’su Stephane Bancel, Covid-19’un “sonsuza kadar” olacağını söyledi. Bancel, JP Morgan Sağlık Konferansı’ndaki konuşmasında “SARS-CoV-2 gitmiyor. Bu virüsle sonsuza kadar yaşayacağımızı düşünüyoruz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bancel, “SARS-CoV-2 gitmiyor. Endemik hale gelebilir ama sonsuza kadar var olacak” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Geçtiğimiz günlerde de halk sağlığı yetkilileri ve bulaşıcı hastalık uzmanları, Covid-19'un endemik bir hastalık haline gelme olasılığının yüksek olduğunu, yani şu anda olduğundan daha düşük seviyelerde olsa da her zaman toplumlarda mevcut olacağı belirtmişlerdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD’li corona virüs aşısı üreticisi Moderna’nın CEO’su Stephane Bancel, corona virüse karşı geliştirdikleri aşının Covid-19’a karşı birkaç yıla kadar koruma sağlayacağını açıklamıştı.</span></span><br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/korkutan-aciklama-covid-19-sonsuza-kadar-surecek-h68679.html</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Jan 2021 20:00:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/korkutan_aciklama_covid_19_sonsuza_kadar_surecek_h68679_84065.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nikotini Vücuttan Temizlemenin 8 Bitkisel Yöntemi!]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/nikotini-vucuttan-temizlemenin-8-bitkisel-yontemi-h68580.html</link>
      <description><![CDATA[Sigarada bulunan nikotin içenlerin vücudundan yıllarca gitmeyebilir. Ancak bazı besinler nikotini vücudunuzdan atar. Biz de bu besinleri derledik. İşte nikotini vücudunuzdan atmanızı sağlayan gıdalara gelin hep birlikte göz atalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nikotini Vücuttan Atmanın Doğal Yolları!</strong></p>

<p>Nikotin tarih boyunca vazgeçmesi en zor olan bağımlıklardan biridir. Sigara tiryakilerinin bilmesi gereken önemli bir bilgi, her içtiğiniz sigaranın nikotini vücudunuzda 3 gün kalır. Günde 2- 3 paket sigara içenlerin vücutlarında ki birikmiş nikotini siz düşünün.<strong>&nbsp;Nikotin insan sağlığı için çok zararlıdır.&nbsp;</strong>Nikotin kalp krizi veya felçlere neden olur. Kan damarlarını büzer ve kalp krizi riskini arttırır.</p>

<hr />
<h3><strong>1. Kivi</strong></h3>

<p></p>

<p>Bol miktarda vitamin içerir oldukça faydalı bir meyvedir. Diğer bir faydası ise nikotini vücuttan atar. Sigara içenler&nbsp;kivi&nbsp;tüketip en azından nikotinden bir nebze de olsun kurtulabilirler.</p>

<p><img alt="kivi" height="320" id="kivi" src="https://www.neoldu.com/d/other/kivi-001.jpg" title="kivi" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>2. Isırgan</strong></h3>

<p>Isırgan çokça demir ve dezenfektan özelliği bulunan maddeler içerir. Yani vücudu dezenfekte etmek için birebir bir bitkidir. Nikotini de vücuttan söker atar.</p>

<p><img alt="isirgan" height="320" id="ısırgan" src="https://www.neoldu.com/d/other/isirgan.jpg" title="isirgan" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>3. Havuç Suyu</strong></h3>

<p>Nikotin cildinize de çok zarar verir. Bu yüzden havuç tüketmenizde fayda var. Havuç suyunu tüketirseniz cildinizin yenilenmesini ve nikotinin vücudunuzdan atılmasını sağlayabilirsiniz.</p>

<p><img alt="havuc-suyu" height="320" id="havuç suyu" src="https://www.neoldu.com/d/other/havuc-suyu-001.jpg" title="havuc-suyu" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>4. Su</strong></h3>

<p>Su vücudumuz için başlı başına yarar ve olmazsa olmaz. Nikotinin atılması için vücudun susuz kalmaması gerekir.</p>

<p><img alt="su" height="320" id="su" src="https://www.neoldu.com/d/other/su-006.jpg" title="su" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>5. Zencefil</strong></h3>

<p>Herhangi bir yemeğinize&nbsp;zencefil&nbsp;katmanız sigarayı bırakmanıza hatta nikotin gibi toksinleri temizlemede büyük yardımcı olacaktır.</p>

<p><img alt="zencefil-023.jpg" height="320" id="zencefil" src="https://www.neoldu.com/d/other/zencefil-023.jpg" title="zencefil fayda" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>6. Ispanak</strong></h3>

<p>Çiğ ıspanak tüketin. Nedeni ise ıspanak pişirildiğinde,&nbsp;içerdiği vitaminler ve folik asidi kaybedir. Bunlar vücudun nikotini temizlemesi için gerekli maddelerdendir.</p>

<p><img alt="ispanak-002.PNG" height="320" id="Ispanak" src="https://www.neoldu.com/d/other/ispanak-002.PNG" title="Ispanak fayda" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>7. Brokoli</strong></h3>

<p>Brokoli,&nbsp;vücuttaki metalleri ve toksinleri yok etmede çok etkilidir. Kanseri önleme konusunda oldukça önemlidir ve her şeyden önce C ve B5 vitaminleri açısından en iyi kaynaklardan biri olduğu için oldukça değerli bir besindir.</p>

<p></p>

<p><img alt="brokoli-012.jpg" height="320" id="Brokoli" src="https://www.neoldu.com/d/other/brokoli-012.jpg" title="Brokoli fayda" width="660" /></p>

<hr />
<h3><strong>8. Biber</strong></h3>

<p>Ispanak gibi biberi de çiğ yemek gerekir. Biraz doğrayın ve salatalara ekleyin. Tütünün tüm olumsuz etkilerinden kurtulmak için gerekli vitaminleri içerisinde bulundurur.</p>

<p><img alt="biber-005.jpg" height="320" id="Biber" src="https://www.neoldu.com/d/other/biber-005.jpg" title="Biber fayda" width="660" /></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/nikotini-vucuttan-temizlemenin-8-bitkisel-yontemi-h68580.html</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Jan 2021 23:00:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/nikotini_vucuttan_temizlemenin_8_bitkisel_yontemi_h68580_4fe1d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin aşısı yüzde 78 etkili]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asisi-yuzde-78-etkili-h68531.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çinli Sinovac Biotech tarafından geliştirilen COVID-19 aşısının, Brezilya'daki ileri aşama deney sonuçlarına göre yüzde 78 etkili olduğu bildirildi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Çinli Sinovac Biotech tarafından geliştirilen COVID-19 aşısının, Brezilya'daki ileri aşama deney sonuçlarına göre yüzde 78 etkili olduğu bildirildi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Açıklamayı araştırmaya yakın bir kaynak yaptı. Bu, aşının Güney Amerika’nın en büyük ülkesi olan Brezilya’da düzenleyici kurumdan onay almasına bir adım daha yaklaştırdı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">KOCA: YÜZDE 91.25 ETKİLİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">TC Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 24 Aralık’ta yaptığı açıklamada Türkiye’nin 50 milyon doz almak için anlaştığı Sinovac’ın corona virüsü aşısının koruyuculuğunun yüzde 91.25 oranında olduğunu ve ilk aşamada yaklaşık 9 milyon kişiye yapılacağını söylemişti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’da sırasıyla en fazla COVID-19 vakasına sahip olan Brezilya ve Endonezya, bu ay CoronaVac aşısını kullanmaya hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">NORMAL BUZDOLABINDA SAKLANABİLİYOR</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">CoronaVac’ın etkinlik oranı, Moderna Inc veya Pfizer Inc ve ortağı BioNTech SE’nin yüzde 90’dan fazla etkili aşılarından daha düşük olsa da, taşınması daha kolay ve normal buzdolabı sıcaklıklarında saklanabilir.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Sinovac’ın Türkiye, Şili, Singapur, Ukrayna ve Tayland ile de tedarik anlaşmaları bulunuyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/cin-asisi-yuzde-78-etkili-h68531.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Jan 2021 19:54:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/cin_asisi_yuzde_78_etkili_h68531_a9215.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşıda bir onay daha]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asida-bir-onay-daha-h68506.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Avrupa İlaç Ajansı'nın ardından AB Komisyonu da Moderna aşısına onay verdi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Komisyon'nun onayının ardından aşı AB ülkelerine dağıtılmaya başlanabilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise Moderna'nın geliştirdiği aşıyı 19 Aralık'ta onaylamıştı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">EMA'nın internet sitesinden yapılan açıklamada, aşının yan etkileri arasında yorgunluk, titreme, ateş, kol altında şişmiş veya hassas lenf düğümleri, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, bulantı ve kusma olduğu belirtildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Moderna aşısı da, Pfizer-BioNTech'in geliştirdiği aşıya benzer olarak RNA teknolojisini kullanıyor. Ancak Moderna aşısı, Pfizer BioNTech aşısı gibi -70 derecede değil, -20 derecede saklanabiliyor. Çözüldükten sonra da 30 gün boyunca buzdolabında korunabiliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer-BioNTech aşısı, çözüldükten sonra sadece 5 gün buzdolabında kalabiliyor. AB Komisyonu, Moderna ile 80 milyon doz aşı alımı konusunda bir anlaşma imzaladı. Anlaşmada, AB'nin buna ek olarak 80 milyon doz daha satın alma seçeneği yer alıyor. Aşı İspanya'nın Barcelona kentinde üretilecek.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Moderna aşısı, onaylanması durumunda AB tarafından satın alınan en pahalı aşı olacak. Pfizer-BioNTech aşısına doz başına 12 euro ödeyen Avrupa, Moderna aşısını doz başına 18 eurodan satın alacak. Aşılar 16 yaş ve üzeri Avrupa vatandaşlarına uygulanacak.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asida-bir-onay-daha-h68506.html</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Jan 2021 19:52:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/asida_bir_onay_daha_h68506_6e1a0.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşı işe yaramayabilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asi-ise-yaramayabilir-h68458.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">İngiliz hükümetinden kaynaklar, Güney Afrika'da ortaya çıkan ve Covid-19'un mutasyona uğramış hali olan virüse karşı aşının işe yaraması konusunda emin olmadıklarını söyledi</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">2019 yılının son günlerinde Çin’de ortaya çıkan corona virüsü geçen haftalarda mutasyona uğrayarak yeni bir forma büründü ve yayılmaya başladı. Özellikle Güney Afrika’da ortaya çıkan ve diğer virüse göre daha hızlı yayılan Covid 501.V2 uluslararası kamuoyunda büyük panik yaratmıştı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede tespit edilen bu virüs ile birlikte birçok ülke Güney Afrika’yla sınırlarını kapatmıştı. Eylül ayında tespit edilen mutasyona uğramış corona virüsü, İngiltere’de tespit edilen mutasyona uğramış virüs ile benzerlik gösteriyor. Fakat uzmanlar bu virüsün İngiltere’deki versiyondan çok daha farklı ve korkutucu olduğunu açıkladı. Henüz incelemelerin devam ettiği virüsün daha bulaşıcı olduğu tahmin edilirken bugün İngiliz ITV’nin siyaset editörü Robert Peston bir açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:#222222">BAKANIN ENDİŞESİ BELLİ OLDU</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">İngiliz hükümetinden bir kaynağa dayandırdığı haberinde Peston, İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock’un bugün verdiği, “Yeni mutasyona uğramış corona virüsünden endişeliyim” sözlerini değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">ITV’nin politika editörü Robert Peston, “Hükümetin bilim danışmanlarından birine göre, Matt Hancock’un Güney Afrika’da tespit edilen yeni tip corona virüsüne karşı ‘son derece endişe’ duymasının sebebinin aşının İngiltere’de tespit edilen corona virüsü tipinde olduğu kadar etkili olacağına güvenmemeleri” dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asi-ise-yaramayabilir-h68458.html</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Jan 2021 20:07:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2021/01/asi_ise_yaramayabilir_h68458_fe617.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Herkes korona virüs aşısı olmalı mı?]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/herkes-korona-virus-asisi-olmali-mi-h67915.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Dünya, aşı haberleriyle corona virüs ile savaşında önemli bir koz kazanırken geliştirilen aşılar acil kullanım onayları için gerekli mercilere başvurmaya başladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Onaylar alındığında ise, ilk olarak hangi grupların aşılanacağı ülkeler tarafından açıklanmaya başlarken toplumun ne kadarlık bölümünün aşı olacağı da merak konusu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Dünya Sağlık Örgütü, sürü bağışıklığı sağlamak için yüzde 65 ila yüzde 70’lik oranın yeterli olduğunu belirtirken Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ise tahmini yüzde 67'lik aşılama oranının sürü bağışıklığının kritik eşiği olduğunu açıkladı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Dünyada 1,4 milyondan fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan corona virüs ile mücadele uzun süredir devam ediyor. Aylarca süren karantina süreci ve tedbirlere rağmen corona virüs, ivmesini arttırarak sürüyor. Bilim insanları yaklaşık altı aydır aşı geliştirme çalışmalarına devam ederken iki aşı diğerlerinden bir adım öne çıkmış durumda. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Alman aşısı olarak adlandırılan Pfizer-Biontech ile ABD aşısı olarak nitelendirilen Moderna geçtiğimiz günlerde ABD ve Avrupa’daki onay mercilerine acil kullanım izni için başvururken aşının sevkiyat planlamaları da titizlikle yapılıyor. Kısa bir süre içerisinde onaylanması beklenen söz konusu iki aşı için ülkeler ön siparişler vermeye devam ediyor. Ancak şimdi de, ilk olarak kimlerin aşı olacağı konusu gündemin ana maddesi olmuş durumda.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:black">İLK AŞILANACAK GRUP YAKLAŞIK 24 MİLYON KİŞİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Geçtiğimiz gün ABD'de corona virüse karşı geliştirilen aşıların öncelikli olarak sağlık çalışanları ile yaşlı bakımevlerinde kalanlara dağıtılacağı açıklandı. Karar alıcı komitenin önümüzdeki günlerde yeniden toplanarak ikinci öncelikli grupta kimlerin yer alacağına karar vereceği belirtildi. ABD’de ilk olarak aşılanacak grubun toplam nüfusu 24 milyon civarında.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Yaklaşık 330 milyon nüfusa sahip ülkede bütün nüfusun aşı olabilmesinin bahar aylarını bulabileceği öngörülürken toplumun ne kadarlık bir bölümünün aşı olmasının yeterli olabileceği konusu da konuşulmaya başlandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Bahar ayına kadar corona virüse verilecek kayıplar göz önüne alındığında Dünya Sağlık Örgütü, toplumun yüzde 65 ila yüzde 70’lik bölümünün aşı olmasının sürü bağışıklığnı sağlamak için yeterli olduğu görüşünde birleşiyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Yaklaşık 20 milyon vaka sayısıyla Avrupa kıtası corona virüsten en çok etkilenen kıtalardan biri durumunda. En çok vaka bildiren ülkeler Rusya, Fransa, İspanya, İngiltere ve İtalya olarak sıralanıyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Kıtada yaklaşık 415 bin kişi corona virüs nedeniyle hayatını kaybederken geliştirilen corona virüs aşılarının ilk olarak uygulanacağı ülkelerin de ABD ile birlikte Avrupa ülkeleri olması öngörülüyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Avrupa ülkelerinin başbakanlarından gelen açıklamalar da ülkelerin 2020’nin sonu ile 2021’in başlarında aşılanmaya başlanacağını gösteriyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Ülkeler tek tek ilk aşılanacak grupları açıklarken Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ise ortalama yüzde 67'lik aşılama oranının sürü bağışıklığının kritik eşiği olduğunun altını çizdi. Yaklaşık 750 milyon nüfusa sahip Avrupa kıtasında tahmini olarak 500 milyon kişinin aşılanmasının kıtada Covid-19'a karşı bağışıklık oluşabileceğini gösteriyor.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="border:none windowtext 1.0pt; font-size:14.0pt; padding:0cm"><span style="color:black">HER ÜÇ KİŞİDEN İKİSİ AŞI OLURSA VİRÜS BÜYÜK DARBE ALIR</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Bütün dünyayı etkisi altına alan corona virüs ile mücadele için üretilen aşıların toplumun yüzde kaçına uygulanacağı konusundaki fikirler doğrultusunda ülkeler öncelik gruplarını belirlemeye devam ediyor. Aşılar onay aldıktan sonra aşıların transfer süreçleri başlayacak ve kısa süre içerisinde öncelik gruplarına uygulanmaya başlanacak.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">Dünyada söz sahibi sağlık kuruluşlarının toplumun ortalama yüzde 67’sinin, yani kabaca her üç kişiden ikisinin aşı olmasının virüs ile mücadele için kritik eşik olduğunun altını çiziyor. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/herkes-korona-virus-asisi-olmali-mi-h67915.html</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Dec 2020 19:54:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/12/herkes_korona_virus_asisi_olmali_mi_h67915_c5830.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Pilli aşı konusunda temkinli]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/saglik-bakani-pilli-asi-konusunda-temkinli-h67898.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Ali Pilli, tüm dünyada geliştirilmek amacıyla yoğun çalışmalar yapılan Covid-19 aşılarıyla ilgili temkinli davranmak gerektiğini söyledi. Pilli, hem Türkiye’den hem de Avrupa’dan aşı alma yönünde bağlantıları olduğunu kaydederek “Ben bir doktor olarak bu aşılarla ilgili biraz daha beklememiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.</p>

<p>İlk çıkan ilaç ya da aşı ne olursa olsun faydası ve zararının kullanıldıktan bir süre sonra görüldüğünü kaydeden Bakan Pilli, “Hele bir çıksın yan etkilerini, güvenirliğini, faydasını görelim, dünya bir konuşsun, biz &nbsp;değerlendirmeler &nbsp;yapalım, emin olalım sonra harekete geçelim, çünkü bazı otoriteler yan etkilerin yüksek oluşundan bahsediyor” diye konuştu.</p>

<p>Pilli, Pandemi Hastanesi’nin ufak tefek eksiklikleriyle personel sıkıntısının en kısa zamanda çözülmesiyle hastanenin yılbaşında önce hizmete gireceğini de ifade etti.</p>

<p>Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine açıklamalarda bulunan Pilli, ülkede Covid-19’la ilgili durumun iyi gittiğini, virüsün daha fazla bulaşmasını önlemenin önemli olduğunu vurguladı. Pilli, bu şekilde giderse çevre ülkelerdeki aşılamanın KKTC halkına da fayda sağlayacağını, yurt dışında vakalar düştükçe KKTC’ye gelen vakaların da azalacağını söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin aşı üretiminde çok başarılı olduğunu ve aldığı duyumlara göre Türkiye’de üretilecek aşının en güvenli aşı olacağını dile getiren Pilli, aşının koruyucu olması halinde nüfusun 2/3’ü aşılandığı zaman sorunun aşılacağını kaydetti. Pilli, bunun için gerekenin 200-300 bin civarında aşı olduğunu ve &nbsp;bu miktarda aşıyı bulmanın kendileri için zor olmadığını da söyledi.</p>

<p>GRİP VE ZATÜRRE AŞILARI… “2 BİN AŞI GELDİ, 6 BİN DAHA GELECEK”</p>

<p>Ülkede grip aşılarıyla ilgili bir eksiklik olmadığını da kaydeden Pilli, özele 2 bin civarında grip aşısı geldiğini, yakında 6 bin civarında daha geleceğini açıkladı.</p>

<p>Bakan Pilli, 500 aşının da Türkiye tarafından KKTC’ye hibe edildiğini ve bazı kriterler konarak aşıların vatandaşlara yapılacağını kaydetti.</p>

<p>Pilli, aşıların öncelikle Covid hastalarıyla ön planda çalışan sağlık personeline, temaslı takip ekibine ve kronik hastalığı olan sağlık personeline yapılacağını anlattı.</p>

<p>“SAĞLIK MERKEZLERİNDE ZATÜRRE AŞISI VAR”</p>

<p>Zatürre aşılarının da KKTC’de bugüne kadar ilk defa 14 bin civarında yetişkine yapıldığını söyleyen Pilli, şu anda sağlık merkezlerinde zatürre aşılarının mevcut olduğunu, kronik hastalığı bulunan ve 65 yaş üstü olan vatandaşların sağlık merkezlerine giderek aşı yaptırılabileceğini anlattı.&nbsp;</p>

<p>“PANDEMİ HASTANESİ YILBAŞINDAN ÖNCE AÇILACAK”</p>

<p>Pandemi Hastanesi’nin yapılması yönünde baştan beridir mücadele verdiğini anımsatan Bakan Pilli, hastanenin odaları ve tıbbi ekipmanlarıyla ilgili bilgiler verdi ve hastanenin yılbaşından önce hizmete gireceğini kaydetti.</p>

<p>Her şeyi düşünülen bu hastanede eksik olan anjiyo aletinin bugün kurulacağını söyleyen Pilli, çok küçük askı, köşe koruma gibi detayların montajı ve tıbbi ekipmanın garanti sürelerinin başlatılması yönündeki detayların tamamlanmasıyla acil olarak başvuracak her hastaya hizmet verebilecek şekilde tasarlanan hastanenin kullanımına başlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Mevcut hastanene içerisinde Covid hastaları için kullanılan servislerin pandemi hastanesine taşınacağını kaydeden Pilli, servislerin tadilatı yapıldıktan sonra temel amacı doğrultusunda kullanılmak üzere merkezi hastaneye bırakılacağını anlattı. Pilli, sadece ayaktan tanı merkezinin bir süre daha kullanılabileceğini de belirtti.</p>

<p>PANDEMİ HASTANESİ İÇİN PERSONEL ALIMI</p>

<p>Açıldıktan sonra merkezi hastanedeki bazı personelin pandemi hastanesine kaydırılacağını kaydeden Pilli, yeni personel alımının da mümkün olan en kısa sürede Kamu Hizmeti Komisyonu eliyle tamamlanacağını, paramedik ve eczacı alımının gerçekleştirildiğini, hemşire alımı için ise münhalin zaten açılmış olduğunu anlattı.</p>

<p>Hükümet kurulduktan sonra pandemi hastanesi için ayrı bir teşkilat yasası geliştirileceğini de kaydeden Pilli, tamamen oraya özgü personel için bir yasa hazırlığı yapacaklarını ifade etti.</p>

<p>“YEREL VAKA ARTIŞI YOK… DURUM KONTROL ALTINDA”</p>

<p>Güney’de ve Türkiye’de vakalar çoğaldığı için KKTC’ye giriş yapanlar arasında da arttığını söyleyen Pilli, yerel vakaların ise sayısında bir yükselme olmadığını, durumun kontrol altında olduğunu kaydetti.</p>

<p>“SALGIN TÜM DÜNYADA OLDUĞU GİBİ KKTC’DE DE CİDDİ MALİYET YARATTI”</p>

<p>Salgının tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi KKTC’de de ciddi bir maliyet yarattığını belirten Sağlık Bakanı Ali Pilli, KKTC’de karantina otelleri için ciddi miktarda para harcandığını ancak insan sağlığının paranın önünde olduğunu söyledi.&nbsp;</p>

<p>Covid-19 tedavisinde KKTC’de başarılı olunduğunu, doktorların ciddi tecrübe kazandığını kaydeden Pilli, “Eskisi gibi değiliz. Her ilacımız, her ekipmanımız vardır, hiçbir sıkıntımız yoktur” dedi ve sağlık personeline teşekkürlerini iletti.&nbsp;</p>

<p>Pilli, ortada bir başarı varsa bunun sadece Bakanlığının başarısı değil, sağlık çalışanlarının özverisi, toplumun ve tüm kurum ve kuruluşlarla hükümetin başarısı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Pilli, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili dairelerin katılımıyla yurt dışından gelen yolculara daha aktif kontrol yapılması husussunda başarılı bir toplantı gerçekleştirdiklerini de söyledi.</p>

<p>“İSTEDİKLERİ KADAR ELEŞTİRSİNLER”</p>

<p>Ülkeye girişlerle ilgili her gün yeni karar almakla eleştirildiklerini de belirten Pilli, “Teorik olarak aldığımız karar, pratikte sıkıntı yaratıyorsa biz bunu değiştiririz, halkımız zarar veriyorsa 2 saat sonra da değiştiririz, istedikleri kadar eleştirsinler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ELEKTRONİK KELEPÇE İÇİN HÜKÜMET KARARI LAZIM</p>

<p>Bir süre önce denemesi ve çalışması yapılan elektronik kelepçe uygulaması konusunda da konuşan Pilli, bu uygulamanın eksikliklerini gördüklerini tedbirler de tasarladıklarını ancak bunun paraya dayanan bir uygulama olduğunu &nbsp;söyledi.</p>

<p>Bu uygulama için &nbsp;anlaşmalar yapılıp protokoller imzalanması gerektiğini, bunun için bir hükümet ve maliyenin olması gerektiğini söyleyen Pilli, hükümet kurulduktan sonra yurt dışından gelenler için elektronik ve fiziksel takiple ev karantinası uygulaması üzerinde çalışılacağını söyledi.</p>

<p>GÖREV SÜRESİNDEKİ İCRAATLAR</p>

<p>Göreve geldiği günden bu yana Covid 19 salgınının da aralarında olduğu birtakım sıkıntılarla karşılaştıklarını ancak eksiklikleri bildikleri için hedefler koyarak çalışmaktan geri durmadıklarını ifade eden Bakan Pilli, hedeflerini bir bir gerçekleştiriyor olduklarını da anlattı ve yaptıklarını özetle şöyle sıraladı:</p>

<p>“Yangından sonra hastanenin tadilatı, yeni klinikler açılarak yatak kapasitesinin yükseltilmesi, Pandemi Hastanesi, Girne Amerikan Üniversitesi’nden alınan hastane için gerekli paranın bloke edilerek ihaleye çıkılması, AMATEM binasının temelinin atılması 6 ay içinde tamamlanacak olması, Güzelyurt Hastanesi’nin 4. etabına yakında başlanacak olması, yeni Devlet Hastanesi için proje çizilmesi ve 2021 yılı Nisan ayında BRT’nin arkasında temelinin atılacak olması, GAÜ’den alınan hastane bittikten sonra TC tarafından verilen hibe ile iç donanımının yapılacak olması.”</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/saglik-bakani-pilli-asi-konusunda-temkinli-h67898.html</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Dec 2020 16:00:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/12/saglik_bakani_pilli_asi_konusunda_temkinli_h67898_8d410.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[C ve D vitaminini almayı ihmal etmeyin]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/c-ve-d-vitaminini-almayi-ihmal-etmeyin-h67780.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yeşim Hamurtekin, insan vücudunun inanılmaz bir savunma sistemi olduğunu ve bu sistemi; gerekli önlemleri alıp, dengeli beslenme ve vitaminleri ihmal etmeden daha aktif ve kuvvetli hale getirmek gerektiğini ifade ederek, C ve D vitamininin önemine işaret etti. Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yeşim Hamurtekin, yazılı açıklamasında, günümüzün hastalığı Covid-19 olduğunu ancak daha sonra başka hastalıkların da yaşanmaya devam edeceğine dikkat çekti. Covid-19’a karşı korunmada sosyal mesafeye dikkat edilmesi, maske kullanılması, hijyen yanında dengeli beslenme ve vitamin alınmasının, özellikle C ve D vitamini alınmasının önemine vurgu yapan Hamurtekin, şöyle devam etti: “Vitaminler metabolizmamızda çok önemli rollere sahiptir ve kesinlikte alınmalıdır. Ancak C Vitamini, B vitamini gibi suda eriyen vitamin grupları idrarla dışarı atılabildiği için, bu grup vitaminleri alırken bir miktar daha rahat hareket edebiliriz. Fakat A, D, E, K vitaminleri yağda eriyen ve yağ dokusunda depolanan vitamin çeşitleridir. Dolayısıyla fazla alınması durumunda yarardan ziyade zararlı etkilere yol açacaktır.” Hamurtekin, D vitamininin, güneş ışınlarından gelen UVB (ultraviyole B) ve metabolizmadaki kolesterol ile deride sentezlenen bir molekül olduğunu ifade ederek, “Vücudumuzdaki D vitamininin yüzde 80’i güneş ışınlarınca vücumuzda üretilir. Geriye kalan yüzde 20’lik kısmını ise diyetimizle alırız. Hatta yapılan araştırmalara göre yazın güneş ışınlarının en dik geldiği (UVB’ce zengin) anda güneş koruyucu krem olmadan 10 dakikalık yapılan güneşlenme ile 6 aylık D vitamini deposu sağlanır” dedi. Araştırmaların, güneş ışınlarına fazla maruz kalmanın en riskli deri kanserlerinden birinin oluşumuna da yol açtığına işaret eden Hamurtekin, “Dolayısıyla ne güneşe çıkmamazlık yapılmalı, ne de güneşin altında saatlerce yatılmalı” dedi. D vitamini hakkında doğru bilinen yanlışları da sıralayan Hamurtekin, şunları kaydetti: “Güneşe çıksak bile dışarıdan D vitamini takviyesi almalıyız; kesinlilkle yanlış bildiğimiz bir bilgi. D vitamini güneş ışığında zaten vücutta sentezleniyor. Dışarıdan takviye almamız D vitamini fazlalığına yol açabilir. Ayrıca D vitaminini dışarıdan takviye olarak almamızı sadece doktor önermelidir. Komşum D vitamini takviyesi alıyor. Kendini çok iyi hissediyor. Ben de almalı mıyım? Hayır almamalısınız. Öncelikle doktora gidip kan örneği vererek D vitamini değerine baktırmalısın. Doktorun gerek görürse sana zaten reçete yazacaktır. Yaz ayı boyunca güneşlenmeli miyim? Hayır, güneşlenmemeli! Derimizin D vitamini üretmesi için ihtiyaç duyduğu UVB sadece açık tenliler için 5- 10 dakika, koyu tenliler için bu süre 15-20 dakika. Ten rengi koyulaştıkça bu süre biraz daha artırılabilir ama 30 dakikayı geçmemeli. Evimde, salonumda perdeyi açıp oturursam D vitamini üretilmiş olur mu?Hayır üretilmez, derimizin bu vitamini sentezleyebilmesi için UVB’ye ihtiyacı vardır. Cam bu ışının geçişini engeller. Güneş koruyucu krem (SPF30, SPF50) sürerek güneşlenirsem D vitamini sentezi gerçekleşir mi?Hayır gerçekleşmez. Yukarıda da belirttiğim üzere güneşin deriye direkt teması gerekiyor. Yeni doğan bebeğim var. Çocuk doktorumuz D vitamini verdi. Bunu muhakkak kullanmalı mıyım? Kesinlikle kullanılmalı. Sağlık Bakanlığının verdiği güncel bilgiye göre bebeğin 1. gününden itibaren bu vitamin verilmeli. Çünkü yeni doğan bebeklerin derilerinde D vitamini sentezi gerçekleşmez. D vitamini bebeğin kemik gelişimi, diş çıkarması, kas gelişmesi, sinir hücrelerinde iletim, bağırsaklardan mineral ve kalsiyum emilimi gibi çok önemli rollere sahiptir. Zaten doktorununuzun vermiş olduğu bütün talimatlara uyulmalıdır. 50 yaşını geçtim, takviye D vitamini almalı mıyım? Y aş ilerledikçe yani kabaca 50 yaşını geçmişsek vücudumuzda artık yapımdan ziyade yıkımlar meydana gelir. Bundan dolayı derimizdeki hücreler de yaşlanmaya başlamıştır. Yeterince D vitamini sentezi gerçekleştiremezler. D vitamininin görevlerinden biri kandan kalsiyum emilimi yapıp kemik ve diş oluşumu sağlamaktır. Dolayısıyla D vitamini olmayınca kanda da muhakkak olması gereken kalsiyum bu defa bazı hormonlarca (parat hormonu) kemikten bozdurularak sağlanır. Yani kemik erimesi başlar (osteoporoz). 50 yaş üstündeyseniz rutin check-up yaptırıp hem D vitamini hem de kalsiyum düzeylerinize aynı zamanda kemik yoğunluğunuza (kemik dansitometresi) baktırmalısınız. D vitamini takviyesini doktorunuz ihtiyaç görürse reçetelendirecektir.”&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/c-ve-d-vitaminini-almayi-ihmal-etmeyin-h67780.html</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Nov 2020 14:20:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/c-ve-d-vitaminini-almayi-ihmal-etmeyin_0687b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni araştırma: Kakao beyni hızlandırıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-arastirma-kakao-beyni-hizlandiriyor-h67770.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 data-gtm-vis-first-on-screen-2765436_106="572" data-gtm-vis-has-fired-2765436_106="1" data-gtm-vis-total-visible-time-2765436_106="100">ABD’de yapılan araştırmada, kakao içmenin vücuda etkileri araştırıldı. Scientific Reports dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, kakao içenlerin beyinlerinin hafif bir vasküler zorluktan daha kolay çıkabileceği ve karmaşık testlerde daha iyi performans gösterebileceği açıklandı.</h2>

<p>Illinois Üniversitesi’nden Gabriele Gratton ve Urbana-Champaign psikoloji profesörleri Monica Fabiani’nin önderliğinde yapılan araştırmaya göre, kakaoda bulunan flavanol bakımından zengin yiyecekler yemenin vasküler fonksiyona fayda sağlayabileceği açıklandı.</p>

<p>18 katılımcıyla gerçekleştirilen çalışmada 14 kişide kakaoda bulunan flavanol alımı sonrası gelişme görüldüğünü belirtilirken Illinois Üniversitesi’nden Gabriele Gratton, "Flavanoller, birçok meyve ve sebzede ve kakaoda bulunan küçük moleküllerdir. Meyvelere ve sebzelere parlak renklerini verirler ve damar fonksiyonuna fayda sağladıkları bilinmektedir. Flavanollerin beyin damar sistemine de fayda sağlayıp sağlamadığını bilmek istedik ve bilişsel işlev üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu tespit ettik " dedi.<br />
<br />
Ekip, 18 katılımcıyı kakao flavanolleri almadan önce, ilk turda deneklerin flavanol bakımından zengin kakao aldığı, ikinci turda ise çok düşük seviyelerde flavanol içeren işlenmiş kakao tükettiği iki ayrı denemede test etti. Ne katılımcılar ne de araştırmacılar, denemelerin her birinde hangi tür kakao tüketildiğini bilmiyorlardı.<br />
<br />
<strong>KARBONDİOKSİTE TEPKİ ÖLÇÜLDÜ</strong><br />
<br />
Kakaoyu tükettikten yaklaşık iki saat sonra, katılımcıların yüzde 5’i karbondioksit içeren hava soludular. Bu havadaki normal havadaki normal oranın 100 katı seviyesinde. Gratton, bunun beyin damar sistemine ne kadar iyi tepki verdiğini belirlemek için standart bir yöntem olduğunu söyledi.<br />
<br />
Gratton, vücudun tipik olarak beyne giden kan akışını artırarak tepki verdiğini söyledi. "Bu durum beyne daha fazla oksijen getiriyor ve aynı zamanda beynin daha fazla karbondioksiti yok etmesine izin veriyor" dedi.<br />
<br />
Araştırmacılar, katılımcıların çoğunun kakao flavanollerine maruz kaldıktan sonra başlangıçta olduğundan veya flavanol içermeyen kakao tükettikten sonra daha güçlü ve daha hızlı bir beyin oksijenasyon tepkisine sahip olduğunu buldu.<br />
<br />
Araştırmacılardan Monica Fabiani, "Maksimum oksijenlenme seviyeleri, yüksek flavanollü kakaodaki düşük flavanollü kakaoya göre üç kattan daha yüksekti ve oksijenasyon tepkisi yaklaşık bir dakika daha hızlıydı. Bu durum beynin çok daha hızlı çalıştığının bir göstergesi" şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/yeni-arastirma-kakao-beyni-hizlandiriyor-h67770.html</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Nov 2020 16:39:51 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/yeni_arastirma_kakao_beyni_hizlandiriyor_h67770_bf621.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Pandemide tünelin sonu göründü]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/dso-pandemide-tunelin-sonu-gorundu-h67645.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Koronavirüs’e (Covid-19) karşı geliştirilen aşılardan elde edilen etkilerle ilgili gelen son haberlerin pandeminin sona ereceğine olan inancı artırdığını söyledi.<br />
Tedros, DSÖ'nün merkezi Cenevre'de yaptığı açıklamada, "Aşıların test aşamalarından elde edilen son olumlu verilerle, bu uzun, karanlık tünelin sonunda ışık daha parlak hale geldi" dedi. "Aşıların, kanıtlanmış halk sağlığı önlemleriyle birlikte,&nbsp; Covid-19 pandemisini sona erdirmeye yardımcı olacağı konusunda gerçek bir umut oluştu" diye konuşan Tedros, varlıklı ülkeleri, yoksul ülkeleri desteklemek için daha fazla maddi kaynak ayırmaya çağırdı.<br />
"Bu bir hayır işi değil" şeklinde konuşan Tedros, "Covid-19 pandemisini durdurmanın ve küresel ekonomiyi yeniden canlandırmanın en hızlı ve en akıllı yolu" dedi. DSÖ, hızlandırılmış aşı programı kapsamında büyük miktarda aşı,&nbsp; test ve ilaç satın almak ve halka ulaşımını sağlamak için acilen 4 milyar 300 milyon dolara (3,6 milyar Euro) ihtiyaç duyuyor. Yapılan hesaplamalara göre gelecek yıl ise 23 milyar 800 milyon dolar daha gerekecek.<br />
<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/dso-pandemide-tunelin-sonu-gorundu-h67645.html</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Nov 2020 10:18:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/dso_pandemide_tunelin_sonu_gorundu_h67645_d031e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKTC’de 44 hastaya böbrek nakli yapıldı, 110 kişi nakil bekliyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kktcde-44-hastaya-bobrek-nakli-yapildi-110-kisi-nakil-bekliyor-h67615.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Nefroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, hastalara hiçbir ayrım gözetmeden eşit şekilde hizmet verdiklerini kaydederek, son günlerde basına yansıyan bazı haberlerin kendilerini üzdüğünü söyledi.</p>

<p>Oygar, “Hastalara organ nakli şansı vermek tabii ki öncelikli hedefimiz ama yasayı göz ardı edemeyiz” dedi.</p>

<p>Böbrek nakli ve Nefroloji Kliniği hakkında basında çıkan iddialarla ilgili bugün Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Onkoloji Bölümünde basın toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Klinik Şefi Oygar, nefroloji hekim ve hemşirelerinin yer aldığı basın toplantısında sorular da yanıtlandı.</p>

<p>Canlı vericiden nakil olacak kişiler eğer evliyse, en az iki yıl evlilik şartı arandığını belirten Oygar, bunu organ trafiğinin önüne geçmek için yasayla düzenlendiğini vurguladı.</p>

<p>Oygar, böbrek hastası olan bir vatandaşın nakil konusunda sosyal medyada yaptığı açıklamaların kendilerini çok üzdüğünü belirtti.</p>

<p>Dr. Düriye Deren Oygar, şöyle devam etti:</p>

<p>“Hastayı son gördüğümüzde kendisine diyalize girmesi gerektiğini anlattık. Böbrek nakli olmak istediğini söyledi ve bize verici sundu. Hastaya organ nakli şansı vermek tabi ki öncelikli hedefimiz ama yasayı göz ardı edemeyiz. Hekimler ve sağlık çalışanları yasaya uymak zorunda. Hastaya bize sunduğu vericinin şu an için uygun olmadığını ama başka bir verici bulursa, onu değerlendirip işlem yapabileceğimizi söyledik. Hastanın genel durumu itibarıyla ilk olarak diyalize girmesi, sonra organ nakli için hazırlanması gerekiyordu. Bunu da kendisine söyledik. Ben de, hekim arkadaşlarım da hastaya ‘nakil tedavinizi, diyaliz tedavinizi yapmayız’ demedik. Nereden gelirse gelsin, kim olursa olsun hastalar arasında ayrım yapmıyor, herkese eşit hizmet veriyoruz. Bunu kamuoyunun bilgisine getirmeyi görev bilirim.”</p>

<p>Ülkeye 2004’te geldiğini, 16 yıldır Nefroloji Kliniğini bir yere getirmek için çabaladığını, sonrasında ekibe Dr. Simge Bardak, Dr. Ahmet Behlül, Dr. Salahi Ataç’ın katıldığını, hemşirelerin sayısının ve eğitimlerinin artırıldığını belirten Oygar, “Gelişmiş ülkelerin seviyesine gelmek için şartlarımızı zorluyor, özellikle organ naklini bir yerlere getirmek için yıllardır çabalıyoruz” dedi.</p>

<p>Oygar, bilimsel kongreleri, yurt dışında yayınlanan özellikle ailesel börek hastalıkları konusundaki çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Çağın standartlarını yakalamaya çalışan, gelişmeleri takip eden bir ekibiz” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p>ORGAN NAKİLLERİ… 258 HASTA… 110 KİŞİ NAKİL BEKLİYOR</p>

<p>Pandemi nedeniyle organ nakillerinin dünyada da ülkede de biraz gerildiğini söyleyen Oygar, “Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki hafta iki eş arasında nakil yapacağız” şeklinde konuştu.</p>

<p>Dr. Oygar, KKTC’de 258 diyaliz hastası olduğunu, genel durumu iyi, nakle uygun 110 civarında hastanın böbrek nakli beklediğini söyledi; kliniğin çalışmaları konusunda da bilgi verdi.</p>

<p>Oygar, 3 nefroloji uzmanı, 1 hemodiyaliz hekimi, 26 hemşire ve 7 yardımcı personelle hastalara poliklinik, böbrek nakli, hemodiyaliz ve periton diyaliz gibi alanlarda hizmet verildiğini, ihtiyaç halinde hastaların servise de yatırılarak tetkik ve tedavi edildiğini söyledi.</p>

<p>“SON 10 YILDA 1156 HASTA HEMODİYALİZE ALINDI”</p>

<p>Düriye Deren Oygar, son 10 yılda bin 156 hastanın hemodiyalize alındığını, nefrolojide 300 binin üzerinde hemodiyaliz seansı yapıldığını, böbrek nakli gerçekleştirilen 240 hastanın takip ve tedavi edildiğini, 111’den fazla hastaya periton diyaliz hizmeti verdiklerini aktardı.</p>

<p>Yasa ve tüzüklerin yürürlüğe girmesiyle 2016’dan beri ülkede böbrek nakli yapıldığını anımsatan Oygar, ameliyatların üroloji ekibi, hazırlık, takip ve tedavinin de kendileri tarafından yürütüldüğünü belirtti.</p>

<p>2016’dan bu yana KKTC’de 44 hastaya böbrek nakli yapıldığını açıklayan Duriye Deren Oygar, bu nakillerin 26’sının kadavradan olduğunu söyledi.</p>

<p>Oygar, “Kadavra nakli, canlı vericisi olmayan hastalar için büyük bir şans ve umut oldu” dedi.</p>

<p>Haber: Rahme Çiftçioğlu - Fotoğraf: Erol Uysal</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kktcde-44-hastaya-bobrek-nakli-yapildi-110-kisi-nakil-bekliyor-h67615.html</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Nov 2020 15:44:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/kktcde_44_hastaya_bobrek_nakli_yapildi_110_kisi_nakil_bekliyor_h67615_1d8f4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanda en büyük risk grubu A ve B’de]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/kanda-en-buyuk-risk-grubu-a-ve-bde-h67593.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yapılan bir araştırma, kan gruplarının Covid-19 bulaşma oranını ve risk grubunu oluşturduğunu ortaya çıkardı. Bilim insanlarına göre en büyük risk grubu A ve B kan gruplarına sahip insanlar</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">A<span style="color:#222222">BD’de yapılan bir araştırma corona virüsüne yakalanma riskinin kan grubuna göre değişkenlik gösterdiğini ortaya çıkardı… New York’ta bulunan Columbia Üniversitesi’nde yapılan ve 14.112 insanın dahil olduğu araştırmaya göre kan grupları enfeksiyon oranı, entübe oranı ve ölüm oranını etkileyen faktörlerden biri.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Dünyaca ünlü bilim ve tıp dergisi Nature’da yayınlanan araştırmaya göre A ve B kan gruplarına sahip olan bireylerin corona virüsüne daha çok yakalandığı tespit edilirken, AB kan grubuna sahip bireylerin ise riskinin daha düşük olduğu gözler önüne serildi. 0 kan grubuna sahip olanların ise A ve B kan grubundan daha az risk teşkil ettiği fakat buna karşılık AB kan grubundan daha riskli olduğu açıklandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">0 kan grubunun ölüm oranı ve entübe konusunda da arada kaldığını belirten uzmanlar AB kan grubuna sahip bireylerde ölüm ve entübe oranının daha yüksek olduğunu ve A ve B kan grubuna ait bireylerde ise bu oranın daha düşük olduğunu belirledi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">Bilim insanları araştırmanın daha kapsamlı bir şekilde yapılması gerektiğini açıkladı. Uzmanlar, genetik etkinin corona virüsünün etkisi üzerinde bir değişiklik yaratıp yaratmayacağı konusunda çalışmalara devam edileceğini duyurdu.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222">ENFEKSİYON RİSKİ (Yüksekten düşüğe):</span></span></span></b><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#222222"> A, B, 0, AB<br />
<b>ENTÜBE RİSKİ (Yüksekten düşüğe):</b> B, AB, 0, A<br />
<b>ÖLÜM RİSKİ (Yüksekten düşüğe):</b> AB, 0, A, B</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/kanda-en-buyuk-risk-grubu-a-ve-bde-h67593.html</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Nov 2020 19:28:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/kanda_en_buyuk_risk_grubu_a_ve_bde_h67593_d51c1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz antibiyotik kullanımı sağlık problemlerine neden olabilir]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-saglik-problemlerine-neden-olabilir-h67584.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">&nbsp;&nbsp; <span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Lefke Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yağmur Ekenoğlu </span></span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">&nbsp;18-24 Kasım 2020 Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası nedeniyle bilgilendirmelerde bulundu. “Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları önlemek ve tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Bakteriyel enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı açısından büyük öneme sahip antibiyotik ilaçlar bakterilerin çoğalmasını önlemekte ve/veya bakterileri öldürerek etki göstermektedir. Antibiyotikler doğadaki mikroorganizmalardan doğal olarak üretilebileceği gibi laboratuvarlarda kimyasal yollarla yapay olarak da üretilmektedir” diyen Ekenoğlu, günümüzde antibiyotiklerin gereksiz ve akılcı olmayan kullanımının önemli bir sağlık sorunu olarak ortaya çıktığını belirtti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">“Toplumun ‘Akılcı ilaç kullanımı’ bilincini edinmesi, uygunsuz antibiyotik kullanımı sonucu oluşan bireysel ve büyük çoğunlukla halk sağlığı sorunlarını azaltabilir” diyen Ekenoğlu, antibiyotiğin gereksiz kullanıldığı durumları şöyle ele aldı;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ateş yüksekliği antibiyotik gereksiz kullanımının en sık sebebidir. Antibiyotikler ateş düşürücü değildir. Ancak ateş yükselmesinde uzmana danışılmadan antibiyotik kullanımı çok yaygındır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Enfeksiyon hastalıkları sonucu oluşan ateş&nbsp; en sık üst solunum yolu enfeksiyonları olan; farenjit, larenjit, tonsillit, sinüzit gibi tablolarda görülür. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının % 75’ine virüsler neden olmakta ve antibiyotikler sadece bakteriyel hastalıklarda etkin olduğundan çoğunlukla antibiyotik kullanımı gereksizdir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İshal vakalarının % 10-20’sinde antibiyotik verilmesi gerekir; gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsaklarımızda bulunan faydalı ve bizim sağlığımızı koruyan bakterilerin dengesini olumsuz etkileyeceği için uygunsuz kullanımında ishalin iyileşme sürecini uzatabilir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Grip, nezle gibi viral hastalıkların belirtileri gözlendiğinde genellikle doktora danışmadan kullanılan antibiyotikler yine en sık karşılaşılan uygunsuz antibiyotik kullanım biçimidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ekenoğlu, bilinçsiz antibiyotik kullanımının çeşitli sağlık problemlerine neden olabileceğine söyleyerek olabilecek sağlık problemlerini şöyle belirtti;&nbsp; </span></span></span></b></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Karaciğer ve böbreklerde harabiyet gelişmesi: Bazı antibiyotiklerin böbrekte kalıcı hasarlar bırakabildiği bilinmekte ve bu nedenle doktor önerisi olmaksızın gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.</span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Antibiyotiklere karşı direnç gelişimi: Antibiyotiklere karşı direnç gelişmesinde ve yayılmasındaki en önemli neden uygunsuz antibiyotik kullanımıdır. </span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Mantar enfeksiyonlarının oluşumu: Vücudumuzla bizle birlikte yaşayan milyarlarca bakteriler ve mantarlar gibi mikroorganizmalar sağlığımızın korunması açısından önemlidir. Fakat antibiyotiklerin etkileri normal flora olarak adlandırdığımız bu mikrop yapısını bozmaktadır.</span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Bağırsaktaki probiyotiklerin kaybedilmesine neden olmaktadır: Antibiyotik kullanımı yine bağırsaklarımızda yaşayan yararlı bakterilerin de ölümüne neden olarak bağırsaklarımızdaki mikrobiyal dengenin bozulmasına ve dolayısıyla ishallere neden olabilmektedir. Bu durumu engellemek adına hekime danışmadan antibiyotik kullanmamak ve antibiyotik kullanırken probiyotik içerikli besinler tüketmek yararlı olur. </span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Mali kayıplar: Uygunsuz ve gereksiz antibiyotik kullanımı hastanın sağlığının bozulmasına, tedavi süresinin uzamasına ve hastanın hastane yatış süresinin uzaması gibi nedenler sonucu iş gücü ve ciddi düzeyde tıbbi masraf artışına neden olmaktadır. </span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Ekenoğlu, bireylerin, akılcı antibiyotik kullanımı için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı; </span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Antibiyotik kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışınız, antibiyotikleri doktorunuzun söylediği miktar ve sürelerde kullanınız, doktorunuz antibiyotiğe ihtiyacınız olmadığını söylediğinde asla antibiyotik talep etmeyin,&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; başkası için yazılmış antibiyotiği asla kullanmayın, antibiyotikler soğuk algınlığı, nezle ve gribi iyileştirmez ve başkasına bulaşmasını engellemez, kendinizi daha iyi hissetseniz bile tedaviniz tamamlanmadan antibiyotik kullanmayı kesmeyin, tedavi bittiğinde kalan antibiyotikleri saklamayın, paylaşmayın veya kullanmayın, enfeksiyonlardan korunmak için önlemler alın, hastalık sırasında ellerinizi ve çocuklarınızın ellerini sık sık yıkayın.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:105%"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Uygun antibiyotik kullanım bilincinin kazanılması ve yaygınlaşmasında toplumun tüm katmanlarının rolünün bulunmakta olduğunu belirten Ekenoğlu, “Bu nedenle gereksiz antibiyotik kullanımına karşı herkesin el ele vermesi önem arz etmektedir” dedi.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-saglik-problemlerine-neden-olabilir-h67584.html</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Nov 2020 17:35:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/bilincsiz_antibiyotik_kullanimi_saglik_problemlerine_neden_olabilir_h67584_5040b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüs aşısının fiyatı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-asisinin-fiyati-belli-oldu-h67516.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Avrupa Birliği,&nbsp;Pfizer&nbsp;ve BioNTech'in geliştirdiği aşının her dozu 15,5 euro karşılığında anlaşma sağladı. Uluslararası topluluk, 300 milyon doz sipariş için 4,65 milyar euro ödeme yapacak.<br />
Covid-19'a karşı&nbsp;Pfizer&nbsp;ve BioNTech tarafından geliştirilen aşının fiyatı belli oldu.</p>

<p>AB'nin&nbsp;koronavirüs&nbsp;aşısı üreten firma&nbsp;ile anlaşması kapsamında, 300 milyon doz karşılığında 4,65 milyar euro (Yaklaşık 42 milyar Türk lirası) ödeyeceği açıklandı. İki doz halinde uygulanan aşının maliyeti Avrupa ülkelerinde yaklaşık 31 euroya (280 TL) denk geliyor<strong>.</strong><br />
<br />
Pfizer/BioNTech'in aşısının üçüncü aşama&nbsp;&nbsp;klinik denemelerinin sonuçlarında yüzde 95'ten fazla koruma sağladığı açıklanmıştı. Pfizer tarafından yapılan açıklamada, aşı için Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi'ne (FDA) gelecek cuma günü acil kullanım onayı için başvuru yapılacağı belirtilmişti.</p>

<p><br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/koronavirus-asisinin-fiyati-belli-oldu-h67516.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Nov 2020 18:55:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/koronavirus_asisinin_fiyati_belli_oldu_h67516_922bf.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korona virüs aşısında bir müjde daha]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/korona-virus-asisinda-bir-mujde-daha-h67431.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerikan ilaç devi Pfizer, Alman BioNtech SE ile birlikte geliştirdiği korona virüs aşısının son aşama klinik deneme sonuçlarında, yüzde 95'ten fazla koruma sağladığını duyurdu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer/BioNTech'in aşısının üçüncü aşama klinik denemelerinin sonuçlarında yüzde 95'ten fazla koruma sağladığı açıklandı. Pfizer tarafından yapılan açıklamada, aşı için Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi'ne (FDA) birkaç gün içinde acil kullanım onayı için başvuru yapılacağı belirtildi. Biontech'in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, aşının nispeten düşük dozlu olduğu için hafif ve orta dereceli yan etkiler göstediğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Amerikan ilaç devi Pfizer, Alman BioNtech SE ile birlikte geliştirdiği aşının 6 ülkede 43 binden fazla gönüllü üzerinde yapılan son aşama kilinik deneme sonuçlarında, yüzde 95'ten fazla koruma sağladığını duyurdu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">"BNT162b2" adlı aşının 27 Temmuz ile 13 Kasım tarihleri arasında ABD, Almanya, Türkiye, Güney Afrika, Brezilya ve Arjantin'de yapılan üçüncü aşama klinik denemelerine 43 bin 661 kişi katıldı. Şirketten yapılan açıklamada, aşının tüm yaş ve etnik gruplarda istikrarlı sonuçlar verdiği ve önemli düzeyde yan etkiye neden olmadığı bildirildi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Aşının birinci veya ikinci dozunun uygulanmasının ardından gönüllülerin yüzde 3,8'inde yorgunluk, yüzde 2'sinde baş ağrısı gözlemlendiği, ikinci dozun uygulanmasının ardından ise yaşlı katılımcılarda ateş ve hafif yan etkilerin meydana geldiği aktarıldı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte, aşının, Covid-19 nedeniyle yüksek risk altında bulunan 65 yaş üstünde etkinliğinin yüzde 94 olduğu bildirildi. Aşının virüsü etkisiz hale getirilmesi için gereken antikor seviyesini ise 29 günde sağladığı ifade edildi.<br />
Bununla birlikte, corona virüs aşısı için ABD'de acil kullanım başvurusunun günler içinde gerçekleşmesi planlanıyor. Şirketten daha önce yapılan açıklamada, yıl sonuna kadar iki doz halinde uygulanması gereken aşının 50 milyon doz, gelecek yılın sonuna kadar ise 1,3 milyar doz üretileceği duyurulmuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer/Moderna geçen hafta geliştirdiği aşının ara klinik verilerinde yüzde 90'dan fazla koruma sağlandığını duyurmuş, ardından ABD'li ilaç şirketi Moderna önceki gün kendi aşısının yüzde 94,5 koruma sağladığını açıklamıştı. Pfizer'ın yeni açıklaması şu anda onu piyasadaki en etkin potansiyel aşıya sahip şirket konumuna getirdi. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Financial Times'a konuşan BioNTech SE’nin kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, aşının nispeten düşük dozlu olduğu için hafif ve orta dereceli yan etkiler göstediğini söyledi. Şahin, aşıyı yaparken kullanılan haberci ribonükleik asitin “yeni bir ilaç sınıfı” (mRNA) yaratabileceğini söyledi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Şahin tarafından yapılan açıklamada, "Hedefimiz en başından beri tüm yaş gruplarında tolere edilebilecek bir aşı dizayn etmek ve geliştirmekti. BNT162b2 adlı aşı adayımızda başarıyla amacımıza ulaştığımızı inanıyoruz. Şu anda düzenleyici kuruluşlarla çalışamızın detaylarını paylaşmak için iletişimdeyiz. Bu tarihi başarıya kendisini adayan k tüm insanlara teşekkür ederim. Aşının dünyaya dağıtımı için partnerlerimiz ve hülkümetlerle işbirliği içinde çalışmaya devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Söz konusu duyurunun ardından, Pfizer’ın hisseleri yüzde 7 artarken, BioNTech’in ABD’de işlem gören hisseleri de yüzde 7,3 oranında arttı.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/korona-virus-asisinda-bir-mujde-daha-h67431.html</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Nov 2020 18:51:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/korona_virus_asisinda_bir_mujde_daha_h67431_d68e7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya&#039;dan kurutulmuş aşı çözümü]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/rusya-dan-kurutulmus-asi-cozumu-h67356.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs aşılarının eksi 70 santigrat derece gibi düşük sıcaklıklarda muhafaza edilmesi zorunluluğu, dozların tüm dünyaya sevkinin nasıl gerçekleştirilebileceği ve nasıl depolanacağı sorusunu beraberinde getirdi.<br />
&nbsp;Rusya'nın, geliştirdiği Sputnik V aşısının sevkini kolaylaştırmak üzere aşının dondurularak kurutulması (liyofilizasyon) yöntemine başvurmayı planladığı bildirildi. Aşıyı geliştiren Gamelaya Enstitüsü'ne göre Rus aşısının eksi 18 derece ve altında muhafaza edilmesi gerekiyor. BionTech ve Pfizer'in aşısının muhafazası için gerekli sıcaklık eksi 70 derece olarak açıklanmıştı.<br />
Rus aşısının geliştirilmesi ve pazarlanmasında faaliyet gösteren Rus Doğrudan Yatırımlar Fonu'nun Başkanı Kiril Dimitriyev, konunun kısa süre içinde ana odak noktası haline geleceğini belirterek kaç dozun kurutulacağının henüz belli olmadığını kaydetti.<br />
Reuters haber ajansına konuşan Dimitriyev, "Yaklaşık olarak Şubat ayından itibaren büyük ölçüde kurutulmuş aşı üretimine geçilmesini bekliyoruz. Çoğunluk olmasa da önemli miktarlarda aşı kuru şekle dönüştürülecek" dedi. Dimitriyev, aşının kurutulmuş halinin sıvı haliyle aynı bağışıklık tepkisini verdiğinin araştırmalarla kanıtlandığını ifade etti.<br />
Dondurularak kurutulan aşının 2 ila 8 santigrat derecelik sıcaklıkta muhafaza edilebileceği, aşılama işlemi öncesinde yeniden sulandırılacağı belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/rusya-dan-kurutulmus-asi-cozumu-h67356.html</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Nov 2020 10:29:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/rusya_dan_kurutulmus_asi_cozumu_h67356_88573.jfif" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşıda bir müjde daha]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/asida-bir-mujde-daha-h67343.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">ABD'li ilaç şirketi Moderna Inc tarafından yapılan klinik araştırmada, üretilen corona virüs aşısının yüzde 94,5 etkili olduğu açıklandı</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:black">BioNTech ve Pfizer'ın geliştirdiği aşıdan sonra ABD merkezli Moderna da geliştirilen Covid-19 aşısının etkili olduğunu duyurdu. Yapılan açıklamada üçüncü faz sonuçlarına göre aşının yüzde 94.5 oranında koruyuculuk etkisi olduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">ABD'nin Massachusetts kenti merkezli biyoteknoloji şirketi Moderna Inc, geliştirdiği corona virüs aşısının COVID-19'u önlemede oldukça etkili olduğunu söyledi. 30 bin kişiye yapılan iki dozluk aşı çalışmasının yüzde 94,5 etkili olduğu açıklandı.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Moderna CEO'su Stephane Bancel, Business Insider'a yaptığı açıklamada "Bunlar, birçok ABD ve dünyadaki birçok insana yardımcı olacak iki mükemmel aşı" dedi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Bancel ürettikleri aşının Pfizer Biontech aşısıyla kıyaslanmasının saflık olacağını nitelerken henüz kıyaslamak için çok erken olduğunun altını çizdi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Bancel, Moderna'nın aşısının Pfizer/Biontech aşısına göre önemli bir avantajı olduğunu söyledi. Moderna'nın aşısının tipik buzdolabı sıcaklıklarında (2-8 derece) bir ay muhafaza edilebildiği belirtilirken, Pfizer'in atışının kuru buz ve özel kaplar gerektiren -70 derece sıcaklıkta saklanması gerektiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Moderna CEO'su Stephane Bancel, Haziran ayına kadar isteyen her ABD vatandaşına corona virüs aşısının hazır olacağını söyledi. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">ABD’nin 2021 yazında normale dönmesi hakkında tahminlerini paylaşan Bancel, "Anma Günü'ne kadar ABD'de aşı isteyen herkesin güvenli ve etkili bir aşıya ulaşacağına inanıyorum" dedi.<br />
ABD için yazın resmi olmayan başlangıcına işaret eden Anma Günü, önümüzdeki yıl 31 Mayıs'ta gerçekleştirilecek. Daha önce ABD’de ülkenin en iyi bulaşıcı hastalık uzmanı olarak görülen Dr. Anthony Fauci ve Sağlık ve İnsan Hizmetleri Sekreteri Alex Azar, corona virüs aşısının Nisan 2021'e kadar yaygın olarak bulunacağını söylemişti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Moderna'nın aşısı şimdiye kadar yalnızca yetişkinlerde test edilmiş olsa da, şirket denemelerini gençlerde de denemeyi planlıyor. Bancel, aşının önümüzdeki yaz gençlere verilmesinin onaylanacağını ve gençlerin Temmuz veya Ağustos aylarında aşılanabileceğini umduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Bancel, "Okula dönüş için Eylül 2021 normal olur" şeklinde konuşurken aşıdan sonra “İnsanlar alışverişe gidebilir, eşyalarını, sırt çantalarını alabilir ve maskesiz okula dönebilirler. Ve hepimizin bildiği normal hayata geri dönebilirler" dedi.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Moderna ve Pfizer, Kasım ayı sonlarında ABD aşıları için Acil Kullanım Yetkisi (EUA) için başvurmayı planlıyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi'nin inceleme süreci muhtemelen haftalar sürecek. </span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Bancel, "Muhtemelen Aralık ayında, EUA kapsamında FDA tarafından onaylanan her iki aşıyı da alabileceğiz" dedi.<br />
ABD hükümetinin Warp Speed ​​Operasyonu baş danışmanı Moncef Slaoui, geçtiğimiz günlerde, her iki aşının da onaylanması halinde Aralık ayında 20 milyon ABD’linin aşılanabileceğini ön görmüştü.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#022032">Moderna, 2021'in ilk çeyreğinin sonuna kadar 100 milyon doz aşı üretmeyi, bu aşılarla da 50 milyon insanın aşılanacağını tahmin ettiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/asida-bir-mujde-daha-h67343.html</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Nov 2020 18:45:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/asida_bir_mujde_daha_h67343_b9b11.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyayı umutlandıran aşı yola çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.gazetda.com/saglik/dunyayi-umutlandiran-asi-yola-cikiyor-h67214.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Covid-19 karşı yüzde 90’dan fazla ekinlik gösterdiği duyurulan Pfizer/BioNTech aşısı dağıtıma hazırlanıyor</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dünya genelinde 5O milyonu aşkın kişinin enfekte olmasına ve yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin ölümüne yol açan corona virüs (Covid-19) pandemisine karşın geliştirilen aşı çalışmalarında sona yaklaşılıyor. Covid-19 karşı yüzde 90’dan fazla ekinlik gösterdiği duyurulan Pfizer/BioNTech aşısı dağıtıma hazırlanıyor ve yaz aylarından bu yana yüz binlerce doz aşı üretildiği belirtiliyor. İngiltere ve ABD’de yıl sonundan önce kritik durumdaki insanlara dağıtılması planlanan aşının, üretim hattından kargolanmasına kadar olan tüm süreci gösteren fotoğraflar yeni bir aşının geliştirilmesi ve toplu üretimi için gösterilen büyük çabayı gözler önüne seriyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Pfizer’dan tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamada , Alman BioNTech SE firmasıyla geliştirilen deneysel corona virüs aşısının, klinik denemelerin son aşamasında başarılı olduğu duyuruldu. 43 binden fazla gönüllüyle yapılan çalışmanın ara verilerinde de aşının yüzde 90’dan fazla etkili olduğu görüldü. Aşının başarısının son testlerde tekrarlanması halinde bu durum birçok insanın haftalar sonra corona virüse karşı aşılanabileceği anlamına geliyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Bununla birlikte İngiltere ve ABD, karar merciileri tarafından onaylanması halinde aşının yıl sonundan önce kritik durumda bulunan insanlar için kullanılabileceğini duyurdu. Pfizer’ın ABD ile 100 milyon doz, İngiltere ile 10 milyon dozluk bir aşı anlaşması bulunuyor.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">YAZ AYLARINDAN BU YANA YÜZ BİNLERCE DOZ AŞI ÜRETİLDİ</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Diğer yandan, pandemi öyle bir acil durum yarattı ki Pfizer de dahil olmak üzere Oxford/AstraZeneca, Sinovac ve daha pek çok ilaç şirketi, aşılarının işe yarayacaklarına dair herhangi bir kanıt bulunmadan önce dozları üretmeye başladı. Bu nedenle, Pfizer/BionTech’in yaz sonunda, üretime başladığından beri yüz binlerce doz aşısı oluştu. Belçika'nın Puurs kentinde doldurulan şişeler, Amerika'ya tedarik sağlayan Michigan'daki Kalamazoo şehri ile Avrupa'da piyasaya sürülecek. </span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">TONLARCA KURU BUZLA NAKLİYE</span></span></strong></p>

<p class="MsoNoSpacing"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan, iki doz halinde uygulanan ve -70 derecede saklanması gereken bu aşının dağıtımının geleneksel aşılara veya oda sıcaklığında toz halinde tutulabilenlere kıyasla daha zor olacağı düşünülüyor. Tonlarca kuru buz, dozları gerekli sıcaklıkta tutacak ve termal sensörler bu değerli kargonun sıcaklığını sürekli takip edecek.</span></span></p>
]]></content:encoded>
      <guid>https://www.gazetda.com/saglik/dunyayi-umutlandiran-asi-yola-cikiyor-h67214.html</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Nov 2020 19:43:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.gazetda.com/images/haberler/2020/11/dunyayi_umutlandiran_asi_yola_cikiyor_h67214_dca8d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>gazetda</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
