banner26

“Kıbrıs Türk halkı tarımla, sanayiyle coşacak”

Güncel 20.10.2023, 16:21
43
“Kıbrıs Türk halkı tarımla, sanayiyle coşacak”
banner32

Feyzioğlu: “KKTC bir kalıcı devlettir, küçük bir Cumhurbaşkanlığı binası ve Meclis ile olmaz. Bu yüzden Meclis yerleşkesi ve Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi yapılmaktadır. Ve daha nice projeler… Asrın Projesi’nde Güzelyurt ve binlerce yıldır sulama görmemiş olan orta Mesarya’ya gidecek. Siz o zaman görün, o zaman izleyin. Kıbrıs Türk halkı tarımla ve tarıma dayalı sanayi ile coşacak”

Büyükelçi Metin Feyzioğlu, Rum yönetiminin kafasındaki federasyon modelinde Kıbrıs Türkünü azınlıktan öteye, kurucu unsur olarak görmeyi reddeden bir zihniyet olduğunu da bildirdi.

“Rum yönetimi ırkçıdır. Irkçılığını her vesileyle ispat etmiştir” diyen Feyzioğlu, çocuklara ve gençlere de ‘sen Helen’sin’ diye eğitim verildiğini belirterek şunları söyledi:

“Burada sözde istenen tırnak içinde söylüyorum ‘federasyon’, federasyonu bilimsel olarak tanımlayan hiçbir unsuru tanımayan bir federasyondur. Adı federasyondur. 1960 modeli işlemez diyorlar, 1960’da Türklere verilen kamusal yetkilerin bugün için verilemeyeceğini savunuyorlar. Geliyoruz Annan planına, ‘iyi ki reddedilmiş, o plan da işlemez’ diyorlar. Crans Montana’da masayı sen devirdin, tekmeyi atan sensin. Aslında bunlarda Türklerin haklarına birçok kısıtlama gelmesine rağmen, onları bile kabul etmedin. Ama ben federasyon istiyorum diyorsun. Ama kalmadı ki federasyon modelin senin. Burada Kıbrıs Türkünü azınlıktan öteye, kurucu unsur olarak görmeyi reddeden bir zihniyet var. Rum yönetimi ırkçıdır. Irkçılığını her vesileyle ispat etmiştir. 60’ta kurulmuş devleti ırkçılıkla gaspetmişir, Annan planını ırkçılıkla reddetmiştir, Crans Montana’da ırkçılığına yenilip masayı devirmiştir. Çocuklarına, gençlerine de ‘sen Helen’sin’ diye eğitim veriliyor, yetiştiriliyor. Ama aynı kişiler Kıbrıs Türklerinin çocuklarına dönüp, ‘sakın ırkçılık yapmayın siz Kıbrıslısınız’ diyor. Elbette Kıbrıs’ta yaşayanlar, Kıbrıs’ta yaşadıkları için coğrafi anlamda Kıbrıslıdır. Ama Kıbrıs’ta iki ayrı halk vardır. Kıbrıs’ta hiçbir zaman Kıbrıslı diye bir millet asla varolmamıştır.”

“Aslında Kıbrıs meselesi diye bir mesele yok. Kıbrıs meselesi 1974’te çözülmüştür” diyen Feyzioğlu “Bizim Kıbrıs davamız var” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türklerinin sahte vaatlerin, yalanların peşinde koşmaktan bıktığını söyleyen Türkiye Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, artık bu oyuna gelinmediğini ve Kıbrıs Türklerinin bağımsız, egemen, eşit bir devlet olarak varlığını sürdüreceğini ilan ettiğini kaydetti. Feyzioğlu, bu çerçevede yapılanları ve yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Bunun için bu adanın, KKTC’nin, enerji meselesinin kalıcı şekilde çözülmesi lazımdır. Enterkoneksiyon sistem budur. KKTC’nin, bir devletin sahip olması gerektiği şekilde, o modernlikte bir havalimanına sahip olması lazımdır. Yeni terminali budur. KKTC’nin e-devlete ihtiyacı vardır. Refah içinde yaşayabilmenin şartlarından biri de halkın işlemlerini devlet dairelerinden sıra beklemeden online yapabilmektir. Şeffaflık da, demokrasi de bunu gerektirir. Bu yüzde birlikte e-devletin altyapısını kuruyoruz.

KKTC bir kalıcı devlettir, o yüzden bir yönetim merkezine ihtiyaç vardır. O yüzden İngiliz’den kalma ve artık işlevinin yerine getiremeyecek kadar küçük bir Cumhurbaşkanlığı binası ve Cumhuriyet Meclisi ile olmaz. Bu yüzden Cumhuriyet Meclisi yerleşkesi ve Cumhurbaşkanlığı yerleşkesi yapılmaktadır.

Ve daha nice projeler otoyollar vs. Asrın Projesi. 35 milyon metreküp kullanıma verildi. 35 milyon metreküp ise Güzelyurt ve binlerce yıldır sulama görmemiş olan orta Mesarya’ya gidecek. Siz o zaman görün, o zaman izleyin. Kıbrıs Türk halkı tarımla ve tarıma dayalı sanayi ile coşacak.”

“Düzeleceğine yüzde yüz gözüyle bakmamız gereken birtakım aksamaların ardına geçip devletle gurur duymak lazım” diyen Feyzioğlu, babası Turan Feyzioğlu ve Denktaş’ın Filistin lideri Yaser Arafat’la bir anısını da aktardı:

“Rahmetli Arafat, rahmetli Denktaş’a ve babama da söylemişti. Bir gün New York’ta ‘Sayın Arafat’ der babam, size imreniyorum. Bütün dünya Filistin davasını tanıyor. Diyor ki sayın Arafat, ‘hiç imrenmeyin. Keşke bizim de, bize ait bir ülkemiz olsaydı da kimse bizi tanımasaydı. Bu öyle derin bir cümle ki. Filistinliler öldürülüyor, kimse kılını kıpırdatmıyor. Onların anavatanı yok çünkü. Kıbrıs Türkü’nün anavatanı var.”

Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğine ve Libya ile yaptığı anlaşmalara da değinen Büyükelçi Feyzioğlu, tüm bunların KKTC’nin geleceğine, varlığına, bağımsız, egemen, eşit uluslararası statüde bir devlet olarak varlığını devam ettirmesine de etkisinin son derece açık olduğuna vurgu yaptı.

Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün ortaya konmak istenen ne? Seni Anadolu’ya hapsediyorum, güneynde bir PKK devleti kurduruyorum, Doğu Akdeniz’i de ben alıyorum. Ege denizinden dışarıya burnunu uzatamaz hale getiriyorum. Amaç buydu.

Bu planın en önemli yerlerinden birinde tabii ki Kıbrıs var. 1960 Cumhuriyetini Rumların gaspettiği o kadar açıkken, soykırıma varan saldırlar o kadar açıkken, EOKA’nın, Enosis’in ne olduğu ortadayken, megalo ideanın neyi kapsadığı ortadayken, Rum yönetimi hala EOKA’cılar bizim kahramanımız diyor.

Azerbaycan ve Libya ile yapılanların, dış poltikaya yansımaları çok büyük. Bütün bunların KKTC’nin geleceğine, varlığına, bağımsız, egemen, eşit uluslararası statüde bir devlet olarak varlığını devam ettirmesine de etkisi son derece açıktır.

Burada Kıbrıs Türklerinin kendi devleti var, kendi hakları var, kendi egemenlikleri var. Rum yönetimi ise ne istiyor? Kuzeyde de egemen olmak. Bunlar Türk milletini, Kıbrıs Türkünü tanımıyorlar. İngilizin işgal ettiği, yönetmediği, ancak boyunduruk altına alamadığı tek halk, tek yer burasıdır. 80 yıldan fazla burayı yönetmişsin ama Evkaf’ın önündeki Türk bayrağını göstermek için dedenin torununu merkep sırtında 2 gün taşımasını sağlayan milli bilincini elinden alamamışsın. Kıbrıs Türkü’ne kimse boyun eğdiremez.”

banner36
Yorumlar (0)
banner6