banner26

“Ayda 4 milyon dolar cebe”

banner47

banner57
Güncel 27.01.2026, 16:33
25
“Ayda 4 milyon dolar cebe”
banner52
banner32

Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (TEL- SEN), telefon dairesinin hükümet tarafından Türk Telekom’a 25 yıllığına "peşkeş çekilmek" istendiği gerekçesiyle Telekomünikasyon Dairesi tüm şubelerinde grev ve Meclis önünde eylem düzenledi.

TEL-SEN, eyleme destek veren sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi partilerin temsilcileri saat 11.00’de Meclis önünde hükümet uygulamalarını protesto ederek, hükümeti istifaya davet etti.

Eylemde “Ayda 4 Milyon Dolar Kasaya Değil Cebe”, “İstihdam Yerine İşsizlik”, “Boyun Eğmeyeceğiz” pankartları açıldı, “Hükümet İstifa” sloganları atıldı. Eylemcilerin lastik yakma girişimi itfaiye tarafından, Meclise girme girişimleri de polis tarafından engellendi.

TÜRK-SEN Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, polis önlemine ve eylemcilerin Meclise alınmamasına, “Biz ne sahte diploma aldık ne hırsızlık yaptık ne de rüşvet aldık, neden korkuyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdi.

Bıçaklı, ismi yolsuzluğa, rüşvete, usulsüzlüğe, peşkeşe karışan herkesin gün gelip yargılanacağını söylediği konuşmasında, "yüzde 35’lik oy oranıyla iktidarda bulunan ve tüm sektörleri huzursuz eden hükümetin", 3-5 aylık ömrü kaldığını iddia etti, istifa çağrısında bulundu.

"Sınır kapısına ikinci el X-Ray cihazı konulması, ek maaş ödeneği ve asgari ücret" üzerinden eleştirdiği hükümetin Çalışma Bakanı'nı, TV programında tartışmaya davet eden Bıçaklı, Telefon Dairesi'ni satmak isteyenleri “vatan hainliğiyle” suçladı.

ÜREDİ

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi de ülkenin öz varlıklarını satmak isteyenlerin önceki gün milli direniş gününü kutlama mesajları yayınladıklarını kaydederek, eylemci ve çalışanların bugün sokakta olmasının gelecekteki tehlikeyi görmesinden kaynaklı olduğunu söyledi.

Fiber protokolünün altyapı yatırımı kamuflajı altında Türk Telekom’a “peşkeş protokolü” olduğunu savunan Üredi, bunun aynı zamanda tüm giderlerin Maliyenin sırtına bindiği ve istihdamın önünün tıkandığı bir yapı yaratacağını da söyledi.

Üredi, bunların yanında Türk Telekom’un da el değiştirdiği zaman Telekomünikasyon Dairesi'nin karşısında kimi muhatap bulacağının da muallakta kalacağını ifade etti.

Kamusen Başkanı Metin Atan da, "İhalesiz alım, sahte diploma, peşkeş" iddialarının ayyuka çıktığı bir dönemde gerek UBP gerekse diğer küçük ortaklardan kim söz konusu protokole imza koyarsa “kendi idamını imzalamış” olacağını öne sürdü.

Atan, sendika ve sivil toplumun hazır kıta beklemede olduğunu, herkesin adımlarını dikkatli atması gerektiğini, ülkesini satanın da hain olduğunu ifade ederek, Ercan’ın zaten Kıbrıslı Türklerin olmadığını, Elektrik Dairesi’nin direndiğini, her yerin parsel parsel satıldığını iddia etti.

EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu da, rüşvet söylentileri ve yargılamalarının arasında, ülke kurumlarının "peşkeş çekilmeye çalışıldığına" işaret ederek, TEL-SEN’in mücadelesinde yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu önceki gün kamuoyuna Meclis Başkanı hakkında yansıyan iddialara dikkat çekerek, ülkenin öz varlıklarına sahip çıkılmaması ve bu tür iddialara karışanların “taşlanmaması” durumunda, halkın da yok olup gideceğini ifade etti.

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, başında “Kıbrıs Türk” ifadesi bulunan hiçbir kurumun satılamayacağını, toplumların kendi varlıklarıyla geleceğe yürüdüğünü kaydetti.

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, demokrasinin gereği olarak ülkeyi kötü yönetenleri götürmenin yolunun sandıktan geçtiğini söyleyerek, “halk düşmanı, vatan düşmanı, emek düşmanı” diye nitelediği hükümetin, koltukta oturduğu sürece telafisi mümkün olmayan zararlar vermeye devam edeceğini savundu.

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem de Kıbrıs Türk toplumunun kuşatma ve abluka altında olduğunu, çeşitli rüşvet söylentileri arasında kurumların, kıyıların, dağların peşkeş çekildiğini ve ülkenin “alt yönetim” haline geldiğini iddia etti.

Eylem, Kıbrıs Türkü'ne, "özgürlüğü, bağımsızlığı ve uluslararası hukuku getirecek tek yolunsa Kıbrıs’ın birleştirilmesinden geçtiğini" iddia etti.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar, İncirli memlekete nasıl sahip çıkılması gerektiğini bildiklerini, gençlerin kendilerinden sonra gelip sahip çıkmasını beklediklerini fakat hükümetin telekomünikasyonu 25 seneliğine peşkeş çekmeye çalışarak Kıbrıs Türk halkının münhasır haklarını teslim etmeye çalıştığını söyledi.

İncirli, çürümüşlük ve yozlaşmışlığa bir gün daha devam etmek uğruna hükümetin “erken seçim” söyleminden kaçtığını öne sürdü ve eylemcilerin mücadelesini selamladığını belirtti.

Konuşmaların ardından eylemciler Meclise girmek istedi fakat polis engeliyle karşılaşınca eylemi sonlandırdı.

banner36
Yorumlar (0)
banner6
Günün Anketi Tümü
Sizce KKTC’nin en büyük sorunu nedir?
Sizce KKTC’nin en büyük sorunu nedir?