banner6

banner5

Tatar: Orta vadeli hedefimiz her yıl 5 milyar TL yatırım ve yüzde 5 büyüme

Başbakan Ersin Tatar, Türkiye basınına demeçler verdi. Milliyet gazetesinin, “Marka Ada Olacağız” başlığıyla manşetten verdiği demecinde, Başbakan Tatar’ın ekonomi konusundaki değerlendirmelerde bulundu.

Güncel 11.11.2019, 16:35 11.11.2019, 16:35
1
Tatar: Orta vadeli hedefimiz her yıl 5 milyar TL yatırım ve yüzde 5 büyüme

Başbakan Ersin Tatar, Türkiye basınına demeçler verdi.





Milliyet gazetesinin, “Marka Ada Olacağız” başlığıyla
manşetten verdiği demecinde, Başbakan Tatar’ın ekonomi konusundaki
değerlendirmelerde bulundu.





Tatar demecinde, ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde
duran bir Kuzey Kıbrıs hedeflediklerini söyledi.





KKTC’ye yılda 1 buçuk milyon turist geldiğini, yüksek
öğrenimde 100 binin üzerinde öğrenci olduğunu anımsatan Tatar, ayakları
üzerinde durmak için tasarruf etmek ve ekonomiyi büyütmek gerektiğini belirtti.





Başbakan Tatar, yatırım ikliminin iyileştirilmesine vurgu
yaparak, “KKTC’nin marka değerini artırmalıyız. Doğu Akdeniz’de Türkiye için de
önemli bir devletiz” şeklinde konuştu.





Türkiye’nin Akdeniz’de hidrokarbon aramasıyla başka bir
sürece girildiğine işaret eden Tatar, “KKTC kendini daha iyi tanımlamalı. Muhalier
farklı düşünebilir ama Türkiye’nin garantörlüğü çok önemli. Bütün bunlar
istikrarın bir unsuru” dedi.





Her yıl 5 milyar TL yatırımın yüzde 5 büyüme sağlayacağına
da dikkati çeken Tatar, orta vadeli hedeflerinin bu olduğunu vurguladı.





Başbakan Ersin Tatar’ın, Sabah gazetesinde yayımlanan demeci
de “Türkiye ile her alanda eş güdüm halindeyiz” başlığıyla yayımlandı.





Doğu Akdeniz’deki kararlı duruş dahil her kritik konuda
Türkiye ile uyum içinde olduklarını kaydeden Tatar, “KKTC için Türkiye nasıl
önemliyse Türkiye için de KKTC’nin varlığının ve güçlü olmasının bir o kadar
önemli olduğuna inanıyoruz” dedi.





Kıbrıs konusunda değerlendirmede bulunan Başbakan Tatar,
şunları kaydetti:





“Yapılan son görüşmede hiçbir sonuç çıkmaması, başka bir
zemin oluşmadığı takdirde aynı zeminde görüşme sürecinin devam ettirilmesinin
hiç bir anlam taşımadığı gerçeğini de beraberinde getirdi. Kıbrıs Türk halkına
dayatılan şey sıfır asker, sıfır garantidir. Bunun üzerine ne müzakere
edebiliriz ki? Kaldı ki, Rum tarafı açık ve net diyor ki, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki
sondaj faaliyetleri sona ermezse biz görüşmelere devam ermeyiz!”





Federal temelli bir zeminin yanında iki devletli yapının ve
konfederasyonun da masada olacağına dikkat çeken Tatar, sol cenahtaki bir başka
aktör ve Annan Planı’nın kabulünün mimarı Mehmet Ali Talat’ın bile bu zirvenin
gayri resmî olacağını ve hiçbir sonuca ve amaçla yönelik olmadığını
açıkladığını hatırlattı.





Ulusal Birlik Partisi olarak “siyasal eşitlik” söyleminin
içinin boş olduğunu belirten Tatar, şöyle devam etti:





“Rumlar 800 bin biz 350 bin nüfusluyuz. Onların ekonomisi
daha güçlü, toprak meselesi zaten büyük sıkıntı yaratmaya aday.. Rum malları
komisyona havale edilecek ve bize çıkacak faturayı biz nasıl ödeyeceğiz? 50 yıl
sonra adada serbest dolaşım, serbest yerleşim, serbest sermaye hareketini Türk
tarafı olarak kaldıramayız. Bakınız İngiltere bile kaldıramadı.”





Türkiye ile birlikte ulusal siyaseti iyi tahlil etmek
gerektiğini kaydeden Tatar, KKTC’yi güçlendirerek bu topraklarda var olmaktan
başka bir seçenek olmadığını söyledi.





UBP olarak KKTC’nin haklarını savunduklarını vurgulayan
Tatar, “KKTC için Türkiye nasıl önemliyse, Türkiye için de KKTC’nin varlığının
ve güçlü olmasının bir o kadar önemli olduğuna dikkat çekti.





(BRT)


Yorumlar (0)
25°
sisli