DAÜ-SEN, Rektör Hasan Kılıç’ın akademik yönetim görevlendirmelerinde liyakate göre değil sadakate göre atamalar yaptığı gerekçesiyle Rektörlük önünde eylem yaptı
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın akademik yönetim görevlendirmelerinde özerk ve demokratik üniversite ilkeleri ile mevzuatın dışında hareket ederek liyakate göre değil sadakate göre atamalar yaptığını savundu.
DAÜ-Sen Yönetim Kurulu bunun son örneğinin DAÜ Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Araştırma Enstitüsü’nde yaşandığını ileri sürerek Rektörlük önünde eylem yaptı.
Eylemde konuşan DAÜ-SEN Başkanı Doç. Dr. Ercan Hoşkara DAÜ’de ülkede yaşanan yönetim anlayışı sorununun aynısının yaşandığını belirterek, bu anlayışın; bütün yöneticilerin liyakate dayalı olmayan tamamen sadakat ilişkisi içerisinde görevlendirilmesi olduğunu iddia etti.
Hoşkara, “Liyakat hiç söz konusu olmuyor bu bağlamada da istisnai olmayan, geçici olmayan fiili bir durum oluştu. İdari yöneticilerin 74 pozisyonunun 70’i uzun yıllardır vekaleten görev yapıyor, tamamen bir itaat ilişkisi kurulmak isteniyor. Liyakat tamamen göz ardı ediliyor. Bir süredir akademik yönetici pozisyonlarında da Rektörümüz aynı anlayışı yerleştirmeye çalışıyor.” dedi.
Büyük mücadeleler vererek akademik yönetici pozisyonlarının demokratik özerk üniversite ilkelerine uygun olarak atanmasını sağladıklarını kaydeden Hoşkara, Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun (VYK) dahi bu ilkeyi benimseyen noktaya geldiğini söyledi. Hoşkara, yıllardır VYK’nın atama yetkisini Senato ile birlikte kullandığını, Senato’nun önerisine göre rektör atadığını ifade etti. Bu önerinin dışına çıkmama konusunda dahi VYK'nın hassasiyet gösterdiğini belirten Hoşkara, Prof. Dr. Hasan Kılıç’ın atanmasında da aynı hassasiyetin gösterildiğini söyledi.
“VYK’nın bu ilkeye bağlılığını maalesef Rektör bugün diğer birimler için göstermiyor.” diyen Hoşkara, Rektör’ün iktidar coşkusu ve iktidar sarhoşluğu içerisinde bütün dekanları ve müdürlükleri kendisinin belirlemek istediğini savundu.
Hoşkara, Rektör’ün görev süresi 2 Ocak’ta dolan Enstitü Müdürü’nün yenilenmesini asaleten yapmak; eğilim yoklamasını yapıp Enstitü Kurulu’nun görüşünü almak yerine vekaleten atamayı tercih ettiğini 5 Ocak’ta vekaleten atama yaptığını, üniversiteyi ve Enstitü’yü belirsizliğe iten bir pozisyon yarattığını iddia etti.
VYK’nın yazılı talimat göndererek Rektörlükten asaleten öneri istediğini söyleyen Hoşkara Rektörlüğün süreci oyaladığını, 23 Ocak’a kadar işlemi gerçekleştirmediğini Enstitü Kurulu’nun olağanüstü imzayla toplanmak zorunda bırakıldığını iddia etti.
Hoşkara ne kadar yüksek devlet katkısı alırsa alsın, iyi yönetilmeyen bir üniversitede istikrarın olmasının mümkün olmadığını söyledi.
Mali istikrarın sağlanması için üniversitenin liyakate dayalı olarak iyi yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Hoşkara, yandaş, itiraz etmeyecek, kurulları devre dışı bırakacak sistem kurma çabasının üniversiteyi yorduğunu bunun demokratik özerk üniversite ilkelerini hiçe saymak olduğunu söyledi.
Rektörü “Bu inadınızdan vazgeçin.” diyerek uyarmak istediklerini söyleyen Hoşkara, “Kurulların iradesini dikkate almak zorundasınız yasa ve tüzükler size müdür ve dekanları tek başına atama yetkisi vermemektedir. Demokratik özerk üniversite ilkeleri buna olanak tanımamaktadır.” dedi.
DAÜ’de ciddi yönetim zafiyeti yaşandığını savunan Hoşkara, demokratik özerk üniversite ilkelerinin, mevzuatın ve hukukun hiçe sayıldığını ileri sürdü.






