CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, hükümete “Zamlardan sonra enflasyon daha da yükselecek. Bu enflasyona karşı insanların kalkanı olan hayat pahalılığı da verilmeyecek. Bu insanların alım gücünün nasıl koruncağını hiç merak etmiyor musunuz?” diye sordu
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, hükümetin hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin kararını ve ekonomik politikalarını eleştirdi.
İncirli, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin girişimiyle kamu çalışanlarına 3 ay için hayat pahalılığı verileceğini, daha sonraki 9 ay için bu ödemenin olmayacağına dikkat çekerek, “Savaşı bahane etmeyin. Zaten savaş başlamazdan çok önce kamu maliyesi kötü yönetiliyordu” dedi.
İncirli, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Savaştan önce de bu memlekette yüksek enflasyon vardı. Kamu maliyesi yine sürekli borçlanıyordu. İnsanların yüzüne bakıp bunları söylemeyin. Kimse size inanmaz. İnsanlar niye bu halde olduğumuzu ve bundan sonra da başımıza nelerin geleceğini çok iyi biliyorlar. Zamlardan sonra enflasyon daha da yükselecek. Bu enflasyona karşı insanların kalkanı olan hayat pahalılığı da verilmeyecek. Bu insanların alım gücünün nasıl koruncağını hiç merak etmiyor musunuz? Asıl zor olan, sizin gibi bir hükümet tarafından bu memleketin yönetilmesidir. Biz hükümete geldiğimiz zaman sizin yarattığınız yıkımı durduracağız. Memleketi adım adım tamir edeceğiz. Giderayak her türlü zararı vermeyi de göze almışsınız.”
Hükümetin açık bir şekilde ekonomiyi yönetemediğini kabul etmesi gerektiğini söyleyen İncirli, kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını, borçlanmanın arttığını ve faiz yükünün toplumun üzerine bırakıldığını belirtti.
Ekonomik sıkıntıların temelinde uzun süredir devam eden yanlış politikaların bulunduğunu ifade eden İncirli, savaşın bu tabloyu açıklamak için yeterli bir gerekçe olmadığını kaydetti.
Hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin düzenlemeye değinen İncirli, yapılan planlamanın çalışanlar açısından ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi.
Mevcut düzenlemeye göre üç ay boyunca hayat pahalılığı ödeneğinin verileceğini, ardından dokuz ay boyunca ise bu ödeneğin yansıtılmayacağını ifade eden İncirli, bunun doğrudan alım gücünü etkileyeceğini vurguladı.
Savaş öncesinde de yüksek enflasyon, bütçe açığı ve borçlanma sorunlarının bulunduğunu hatırlatan İncirli, bu koşullarda alınan kararların toplum üzerindeki etkisinin daha ağır olacağını dile getirdi.
Enflasyonun artmaya devam edeceğini, buna karşılık hayat pahalılığı ödeneğinin devre dışı bırakılmasının vatandaşın korunmasız kalmasına yol açacağını belirtti.
İncirli, hükümetin ekonomik yaklaşımının zamlar üzerinden şekillendiğini savundu.
Henüz zamların tam olarak yansıtılmadığını ancak önümüzdeki süreçte artışların devam edeceğini ifade eden İncirli, bu artışların ardından enflasyonun daha da yükseleceğini söyledi.
Bu süreçte vatandaşın en önemli koruma mekanizması olan hayat pahalılığı ödeneğinin kaldırılmasının alım gücünü ciddi şekilde zayıflatacağını belirten İncirli, bu durumun özellikle sabit gelirli kesimler üzerinde ağır sonuçlar doğuracağını dile getirdi.
Elektrik, kira ve temel ihtiyaçların nasıl karşılanacağı sorusunun ortada olduğunu vurgulayan İncirli, bu kararların geniş kesimleri doğrudan etkileyeceğini ifade etti.
İncirli, konuşmasının son bölümünde mevcut ekonomik tablonun sorumluluğunun hükümete ait olduğunu belirtti.
Kamu görevlilerinden emeklilere, sigortalılardan tüm ücretli kesimlere kadar herkesin alınan kararlardan etkileneceğini ifade eden İncirli, mevcut yönetim anlayışının ülkeyi daha kırılgan hale getirdiğini söyledi.






