banner6

"Annemi, 6 kardeşimi kucaklaşmayı hayal ederken tümünü toplu mezarlarda buldum"

Güncel 20.12.2021, 15:40
196
"Annemi, 6 kardeşimi kucaklaşmayı hayal ederken tümünü toplu mezarlarda buldum"

Muratağa ve Sandallar köylerinde 14 Ağustos 1974 tarihinde terör örgütü EOKA-B tarafından katledilerek, toplu mezarlara gömülen, Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından kimlik tespiti yapılan 11 çocuk şehit devlet töreniyle defnedildi.

Muratağa Sandallar Şehitliği’nde gerçekleştirilen devlet şehit cenaze töreninde acılar bir kez daha tazelendi.

Törende Muratağa Sandallar ve Atlılar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamazken, defin sırasında tabutlara sarılan şehit yakınlarının gözyaşları yürekleri dağladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin hala devam ettiğini vurguladı.

Devlet şehit cenaze törenine, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat, Başçeri, KTBK Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk, GKK Komutanı Tümgeneral Zorlu Topaloğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay, Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, bazı milletvekilleri, şehit yakınları ile Türkiye’den Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de katıldı.

Şehitlerin cenaze namazını tek tek Din İşleri Başkanı Ahmet Ünsal kıldırdı. Şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı.

Şehitlerin defnedildiği kabirlere Türk ve KKTC bayrakları ile karanfiller konulurken, tabutlara sarılı olan bayraklar şehit ailelerine teslim edildi.

AŞIR’DAN BM BARIŞ GÜCÜ’NE “70 YAŞINDAKİ ANNEMİ KORUYAMAYACAKSANIZ BURADA İŞİNİZ NE?”

Muratağa Sandallar ve Atlılar Şehitlerini Yaşatma Derneği Başkanı Ahmet Aşır yaptığı konuşmada, soykırımın 47’inci yılında barışın değerinin ve savaşın acı yüzünün daha kolay anlaşıldığını ifade etti.

Aşır, Kıbrıs Türkü’nün 1974’ten bugüne Anavatan Türkiye sayesinde barış içinde savaşsız günler yaşadığını ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında Rumların saldırıları sonucunda 103 köyden göç ettirldiğini hatırlatan Aşır, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da yaşayanların Mücahit koruması olmaksızın her türlü baskı ve saldırlara karşı av tüfekleriyle kendini savunduğunu kaydetti.

Aşır 1974 Barış Harekatı sırasında Rumlar tarafından bu 3 köydeki erkekler esir alındıktan sonra, savunmasız kalan çocuklar ve kadınların vahşice ve topluca katledilmesinin insanlık için yüz karası olduğunu vurguladı.

Aşır, savaştan sonra başka yerde olup da kurtulanlar ile esirlikten kurtulanların çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini, anne ve babalarını kucaklamak hayaliyle köylerine geldiklerinde kucaklayacak hiçbir yakınlarını bulamadıklarını söyledi.

“İÇİMİZ YANIYOR”

Aşır duygularını şöyle aktardı:

“11 çocuğumuza son görevimizi yapıyoruz, içimiz yanıyor. Kalkın çocuklar, o yaşadığınız köyünüz sizin cıvıltılarınızla çınlıyordu. Bugün sessizlik hakim köylerimizde. Hayallerimizde yaşıyorsunuz. Bu olayları düşündükçe çıldırıyorum. Bu acıyı ancak yaşayan anlar. Bu acıyı yaşmayanlar da kendilerini bizim yerimize koyup düşünsün. 1974’ten önce Muratağa, Atlılar Sandallar köyleri cıvıl cıvıl çocuklarla doluydu. 14 Ağustos 1974 günü ölüm eşiğinde o çocukların korku dolu yüzleri ve attıkları o son çığlıklar… Anneler ne yaptı acaba o korkunç olay yaşanırken…Düşüncesi bile insanın tüylerini diken diken etmeye yetiyor.”

1974’te Mağusa Kalesi’nde Mücahit olduğunu belirten Aşır, köyüne geldiğinde annesi 6 kardeşi ve komşuları ile kucaklaşmayı hayal ettiğini ancak tümünü toplu mezarlarda bulduğunu söyledi.

“48 yıl bu acıyla nasıl yaşadığımızı düşünün” diyen Aşır, acılarını ilk günkü gibi yaşadıklarını ifade etti.

“Dünya mısın? Medeniyet misin? İnsanlık mısın? ne isen gel de gör “ diyen Aşır, “Birleşmiş Milletler misin, insanlık mısın? Kalk ve hesap ver. Benim 70 yaşında annemi, analarımızı, kardeşlerimizi, canlarımızı koruyamayacaksan işin ne burada.” diye devam etti.

TATAR: “KIBRIS TÜRK HALKININ MÜCADELESİ, HALA DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin hala devam ettiğini vurgulayarak, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşması’ndan sonra Makarios’un “antlaşmayı Enosis’e bir sıçrama tahtası olarak gördüğü için imza attığı” şeklindeki sözlerini hatırlattı.

Tatar, Kıbrıs’ta Kıbrıs Türklerine uygulanan katliamlara değinerek, “Kıbrıs Türk halkını adada etnik temizlikten geçirdikten sonra buranın Yunaistan’a bağlanacağını sanıyorlardı ama biz tabi ki direndik. 1974’ te Türkiye Cumhuriyeti’nin müdahalesiyle artık Kıbrıs’ta özgür, bağımsız ve hürriyet içerisinde onurlu ve şahsiyetli biçimde yaşamaya devam etmekteyiz” dedi.

“BÜYÜK ACI”

Bugünkü cenaze töreninin büyük bir acı olduğunu ve Ahmet Aşır’ın konuşmasını büyük bir hasasiyetle dinlediğini kaydeden Tatar, “Bu ailelerin acılarını biz elbette hala daha taşıyoruz. Bu çocuklar, 3 yaşında 5 yaşında, en büyüğü 17 yaşında. Gerçekten bir insnalık dramı yaşanmıştır Kıbrıs’ta “ dedi.

“Karşımızdaki zihniyet, ne çocuk, ne bebek, ne yaşlı ne ihtiyar hiç dinlememiş” diyen Tatar, insanlık dışı, belkide dünya tarihinde görülmemiş bir katliamla Kıbrıs Türk halkının yok edilmek istendiğini vurguladı.

“1974 ÖNCESİNE DÖNMEK İSTEMİYORUZ”

Tatar, “Bizim şehitlerimizin manevi huzurunda söyleyeceğimiz; asla 1974 öncesine dönmek istemediğimiz, bizlerin bağımsız hür, özgür yaşayabilmemiz için mutlaka (Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’deki gelişemelere baktığımızda) Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü devam ettirmesi…Türk askeri varlığının da bu huzur ve güvenin yegane teminatı olduğunu bir kez daha dünya kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının, uzun zamandır baskı, ambargo ve izolasyonlarla diz çöktürülerek, emrivakiyle empoze edilecek bir çözüme evet demesi ve uzun vadede aynı katliamlardan soykırımlardan geçirmek suretiyle Kıbrıs‘ı yunan adası yapmak hayaliyle siyaset izlendiğini vurguladı.

“GÜVENMİYORUM””

Cumhurbaşkanı Tatar, “Dolayısıyla ben güvenmediğimi buradan tekrar ifade ediyorum. Ben Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğüne, ve Türk askerinin varlığına elbette yürekten inanan bir cumhurbaşkanı olarak bunları halkımla bütün dünyayla şehitlerimizin huzurunda paylaşmayı bir vazife bildim” dedi.

Tatar 22 yıl kesintisiz Şehitler Komitesi’nin başkanlığını yapan babası RüstemTatar’ın ölmeden önce yayımladığı kitabın ilk sayfalarında Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde şehit edilen çocukların fotoğraflarına yer vererek, katliamın acısının yüreğinde olduğunu gösterdiğini söyledi. Tatar kitabın ilk sayfasında çocukların sınıfının fotoğrafına yer verildiğini, katliamdan bir yıl sonra ise o sınıfta katlaim nedeniyle okuyacak çocuk kalmadığını belirtti.

“MÜCADELEYİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Tatar, “Yapacağımız; mücadelemizi devam ettirmektir, Anavatan’ımız Türkiye’ye güvenmektir ve çoluk cocuğumzla geleceğimiz için barış huzur ve güven içerisinde yaşayabilmemiz için sonuna kadar ulusal davamızı savunmak ve ona göre doğru pozisyonu en iyi şekilde müzakere masalarına taşımak ve orada hakkımızı hukukumuzu korumaktır, bize düşen” dedi.

En küçüğü 3, en büyüğü 17 yaşında olan şehitlerin isimleri ve yaşları şöyle:

Uğur Hasan (5), Özcan Hasan (3), Ersoy Hasan (12), Talat Mehmet Tavukçu (5), Mustafa Mehmert Tavukçu (10), Songül Mehmet (6), Mustafa Mehmet (17), Semral Mehmet (14), Hasan Mehmet (13), Savaş Mehmet (11), Cengiz Topel Mehmet (10).

Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu