banner6

banner26

"İki çocuğun yaşadığı travmanın bir karşılığı yok"

Güncel 26.07.2022, 15:15
442
"İki çocuğun yaşadığı travmanın bir karşılığı yok"

Gazeteci Aysu Basri Akter’in Türkiye’ye girişine izin verilmedi. Akter, tatil amacıyla gittiği Antalya’da havalimanında polis gözetimde geceyi geçirdi ve adaya geri gönderildi. Akter “Haftalardır tatilleri için gün sayan 5 ve 7 yaşındaki 2 küçük çocuğun yaşadığı travmanın bir karşılığı yok” dedi

Gazeteci, eski Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRT) müdürlerinden Aysu Basri Akter’in Türkiye’ye girişine izin verilmedi.

Akter, iki çocuğu ve eşiyle birlikte tatil amacıyla gittiği Antalya’da dün saat 11.00’den itibaren nezarete alındığını, polis gözetimde geceyi geçirdiğini, dün sabah 06.00’da adaya geri gönderildiğini söyledi.

“N82” kodu ile girişine izin verilmeyen Aysu Basri Akter’e “vize zorunluluğu” ile Türkiye’ye gidebileceği söylenirken, TC Lefkoşa Büyükelçiliği’nin ise böyle bir vize verilmediği yönünde bilgi aktardığı belirtildi.

Aysu Basri Akter son olarak YENİDÜZEN’de “Demokrasi, İrade, Müdahale” başlıklı özel bir dosya hazırlamış, Kıbrıs’ın kuzeyine yönelik müdahaleleri ele almıştı.

Daha önce de eski Cumhurbaşkanlığı Basın Koordinatörü Ali Bizden, Araştırmacı Ahmet Cavit An, eski parlamenter Okan Dağlı, Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir ve Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan’ın Türkiye’ye girişine izin verilmemişti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı olarak atanan Tahsin Ertuğruloğlu, bu yöndeki kararların Türkiye’ye ait olduğunu söylemişti.

Öte yandan Türkiye’ye girişine izin verilmeyen Gazeteci Aysu Basri Akter, yaşadıklarını anlattı, 19 saat geçirmek zorunda kaldığı ‘sağlıksız’ ortamın fotoğraflarını paylaştı.

Yasağın hangi gerekçe ile alındığını bilediğini ifade eden Akter, “Haftalardır tatilleri için gün sayan 5 ve 7 yaşındaki 2 küçük çocuğun yaşadığı travmanın bir karşılığı yok!” dedi, ülkedeki demokrasi yoksunluğu için, süreçle ilgili yasal haklarını sonuna kadar zorlayacağına vurgu yaptı.

“Bu birilerinin yaptığı yanlış bir şeyin haklı karşılığı değil, stratejik bir bitirme politikasının parçası!” diyen Akter’in ifadeleri şöyle:

“Dün sabah (önceki sabah) 1 haftalık tatil için ailece gittiğimiz Antalya Havalimanı’nda ne yazık ki ben de Türkiye’ye alınamayacağım gerekçesiyle nezarette bekletilerek ülkeye geri gönderildim.

Yani, inadmissable- istenmeyen insan olarak, deport edildim!

Bekleme sürem net 19 saat!

İlgili bütün polis memurları ve görevliler son derece nazik ve yardımsever olsa da gözetim altında hiç kimsenin hak etmeyeceği, sağlıksız bir ortamda olmanın ama bütün bunların ötesinde haftalardır tatilleri için gün sayan 5 ve 7 yaşındaki 2 küçük çocuğun yaşadığı travmanın bir karşılığı yok!

Ülkemizdeki demokrasi yoksunluğu için hep birlikte çok geç kaldığımızı düşünsem de süreçle ilgili yasal haklarımı sonuna kadar zorlayacağım.

Bu yasağın hangi gerekçeyle alındığını bilmiyorum! Önceki yasak kodlarından (G82) farklı olarak N82 kodu, vize şartlı giriş olarak tarif ediliyor. Gerekçe sunulmuyor, hukuki zemini yok ancak pratikte giriş yasağı olarak kullanıldığı için vize de verilmiyor!

20 yılı aşkın bir süredir etik ve ahlaki değerler doğrultusunda sadece kendi işini, gazeteciliğini yapmış ve aslında ekranlarda, gazete sayfalarında bu toplumun her bireyinin gözü önünde büyümüş, yaşamış biri olarak, bu dava sürecinin sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Yoksa çocuklarımın hayatları boyunca her uçak yolculuğunda, her pasaport kontrolünde hatırlayacakları bu travmanın hiçbir karşılığı yok!

Kararın benim için kaldırılması da bir başkasına uygulanabilme olasılığı ortada olduğu sürece hiçbir anlam ifade etmiyor!

Ama bu toplum bireylerine dayatılmak istenen otosansür duygusu ve damla damla özellikle yaşatılan, acizlik karşısındaki bir güç gösterisi olduğunu düşünüyorum. Yoksa tabii ki her ülke kendi sınırlarıyla ilgili kararları kendi alır ve uygular ama istense daha bilet işlemleri yapılırken, o ülkeye giriş yasağınız olduğu ya da vize ihtiyacınız olduğu söylenebilecekken, bu özellikle yapılmıyor ki, yaşanacak mağduriyetler karşısındaki her duruş da her susuş da bu gövde gösterisine hizmet edebilsin!

Yani aslında bu birilerinin yaptığı yanlış bir şeyin haklı karşılığı değil, stratejik bir bitirme politikasının parçası!

Yorumlar (0)
33°
parçalı az bulutlu